helindem
23-10-2007, 01:23
PKK’LIDAN HAREM İTİRAFI
PKK/Kongra-Gel’in şiddet eylemlerine her kesimden gelen tepkiler giderek yoğunlaşırken, bir zamanlar örgütle yakın ilişkili olan kişilerden de isyankâr sesler yükseliyor.
Hakkari’nin Çukurca ilçesinde güvenlik güçlerine teslim olan Suriye uyruklu “Çiya Zagros” kod adlı PKK’lı terörist M.B, ilginç itiraflarda bulundu. “Yaklaşık 5 ay örgütün dağ kadrosuna yer aldığını” belirten M.B, “PKK’nın sözde komutanlarının kadın teröristlerden kendilerine harem kurduklarını” söyledi. “Birbirini seven erkek ve kadın teröristlere izin verilmediğini” aktaran M.B, “Örgüt içinde panik ve güvensizliğin hakim olduğunu” kaydederek, “Mağaralarda aç ve susuz yaşıyorduk. Yatacak yerimiz ve zamanımız olmuyordu. Bir çok örgüt mensubu da kaçmayı düşünüyor. Ben, ailemi ve sevdiğim kızı özledim, bu yüzden kaçtım” dedi.
Suriye’nin Halep şehrinde 21 Mart 2007’de düzenlenen Nevruz kutlamalarına katıldığı sırada tanıştığı PKK’lı teröristler tarafından kandırılarak Kuzey Irak’ta bulunan Gare kampına götürüldüğünü açıklayan PKK’lı terörist, bir fırsatını bularak örgütten kaçmayı başardığını” belirtti. “Örgüt içinde insanlık dışı muamele yapıldığını” vurgulayan M.B, şöyle konuştu: “Örgüte katıldığım günden beri kaçmayı düşünüyordum. Bana çok iyi şartlarda hayat yaşatacaklarını söylediler. Kamplarda hayat şartları çok kötüydü. Yiyecek ve içecek çok az olduğundan karnımız doymuyordu. Günlük olarak sadece yufka ekmek ve peynir veriyorlardı. Gece gündüz ağır işlerde çalıştırılıyorduk. Banyo ve temizlik ihtiyaçlarımızı bile karşılayamıyorduk. Yatacak veya istirahat edecek kapalı bir yer yoktu. Mağaralarda yaşıyorduk. Örgüt içerisinde ibadete müsaade edilmiyordu. Kadınlara yaklaşamıyorduk bile. Sürekli gözetim altında tutuluyorduk. Kaçmaya çalışanlar yakalandıklarında bir veya iki ay süreyle mağara içinde hapsediliyordu. İkinci defa kaçıp yakalananlar öldürülüyordu. Örgütte kimse birbirine güvenmiyor ve moralleri hiç iyi değil. Benim oradaki hayatım daha önceki hayatımı özlemekle geçti. Beni, içinde bulunduğum psikolojik durumu kullanarak kandırdılar. Diğer örgüt üyelerine sesleniyorum. Gelin Türkiye’ye sığının!”
Teslim olduktan sonra güvenlik güçlerinin kendisine çok iyi muamele ettiğine işaret eden M.B, yetkililerin kendisine yemek verdiğini, sigara ve çayını kendisiyle paylaştığını” anlattı.
M.B’nin itiraflarından da anlaşılacağı üzere terörün çıkmaz bir yol olduğu, teröre bulaşanların ise pişmanlıklarla dolu yaşadığı görülüyor. İnsanlıkla ilgisi olmayan ve kanla beslenen bir yapının bütün pisliklerinin karaya vurmasıyla, gizli kalmış tüm gerçekler aydınlanıyor. Bu itiraflardan bir nebze olsun ders almayı başaranların da, doğru yolu benimseyerek örgütten ayrılmaları ve adaletin kollarına sığınmaları bekleniyor.
Helin Demir
helindem@mynet.com
PKK/Kongra-Gel’in şiddet eylemlerine her kesimden gelen tepkiler giderek yoğunlaşırken, bir zamanlar örgütle yakın ilişkili olan kişilerden de isyankâr sesler yükseliyor.
Hakkari’nin Çukurca ilçesinde güvenlik güçlerine teslim olan Suriye uyruklu “Çiya Zagros” kod adlı PKK’lı terörist M.B, ilginç itiraflarda bulundu. “Yaklaşık 5 ay örgütün dağ kadrosuna yer aldığını” belirten M.B, “PKK’nın sözde komutanlarının kadın teröristlerden kendilerine harem kurduklarını” söyledi. “Birbirini seven erkek ve kadın teröristlere izin verilmediğini” aktaran M.B, “Örgüt içinde panik ve güvensizliğin hakim olduğunu” kaydederek, “Mağaralarda aç ve susuz yaşıyorduk. Yatacak yerimiz ve zamanımız olmuyordu. Bir çok örgüt mensubu da kaçmayı düşünüyor. Ben, ailemi ve sevdiğim kızı özledim, bu yüzden kaçtım” dedi.
Suriye’nin Halep şehrinde 21 Mart 2007’de düzenlenen Nevruz kutlamalarına katıldığı sırada tanıştığı PKK’lı teröristler tarafından kandırılarak Kuzey Irak’ta bulunan Gare kampına götürüldüğünü açıklayan PKK’lı terörist, bir fırsatını bularak örgütten kaçmayı başardığını” belirtti. “Örgüt içinde insanlık dışı muamele yapıldığını” vurgulayan M.B, şöyle konuştu: “Örgüte katıldığım günden beri kaçmayı düşünüyordum. Bana çok iyi şartlarda hayat yaşatacaklarını söylediler. Kamplarda hayat şartları çok kötüydü. Yiyecek ve içecek çok az olduğundan karnımız doymuyordu. Günlük olarak sadece yufka ekmek ve peynir veriyorlardı. Gece gündüz ağır işlerde çalıştırılıyorduk. Banyo ve temizlik ihtiyaçlarımızı bile karşılayamıyorduk. Yatacak veya istirahat edecek kapalı bir yer yoktu. Mağaralarda yaşıyorduk. Örgüt içerisinde ibadete müsaade edilmiyordu. Kadınlara yaklaşamıyorduk bile. Sürekli gözetim altında tutuluyorduk. Kaçmaya çalışanlar yakalandıklarında bir veya iki ay süreyle mağara içinde hapsediliyordu. İkinci defa kaçıp yakalananlar öldürülüyordu. Örgütte kimse birbirine güvenmiyor ve moralleri hiç iyi değil. Benim oradaki hayatım daha önceki hayatımı özlemekle geçti. Beni, içinde bulunduğum psikolojik durumu kullanarak kandırdılar. Diğer örgüt üyelerine sesleniyorum. Gelin Türkiye’ye sığının!”
Teslim olduktan sonra güvenlik güçlerinin kendisine çok iyi muamele ettiğine işaret eden M.B, yetkililerin kendisine yemek verdiğini, sigara ve çayını kendisiyle paylaştığını” anlattı.
M.B’nin itiraflarından da anlaşılacağı üzere terörün çıkmaz bir yol olduğu, teröre bulaşanların ise pişmanlıklarla dolu yaşadığı görülüyor. İnsanlıkla ilgisi olmayan ve kanla beslenen bir yapının bütün pisliklerinin karaya vurmasıyla, gizli kalmış tüm gerçekler aydınlanıyor. Bu itiraflardan bir nebze olsun ders almayı başaranların da, doğru yolu benimseyerek örgütten ayrılmaları ve adaletin kollarına sığınmaları bekleniyor.
Helin Demir
helindem@mynet.com
