PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN

FORUMA GİT : NURBANU SULTAN


hulya
29-10-2007, 10:36
Nurbanu Sultan (1525 ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])-1587 ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]))

Osmanlı ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) padişahı III. Murat ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'ın annesi, Valide Sultan ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) ve II. Selim ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'in eşidir.
1520lerde ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) henüz 10 yaşlarında bile değilken Osmanlı ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) korsanları tarafından kaçırılmış ve İstanbul ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'da dönemin en ünlü ticaret merkezi olan Peradaki ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) köle tacirlerinden birine satılmıştı. Tam adı ve kaçırıldığı ülke kesin olarak bilinmemekle birlikte Osmanlı ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) kaynaklarında Yahudi ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) bir ailenin çocuğu olduğundan bahsedilirken bazı tarihçiler onun Venedikli ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) olduğunu iddia ederler.
Onlu yaşların başındaki bu küçük kız bir saray görevlisi tarafından hizmetli yetiştirmek maksadıyla satın alınır. Henüz çok küçük yaşta kendisini sarayda bulan kız saraydaki diğer hizmetçiler gibi eğitimden geçirilir. Bu eğitimlerden biri sırasında dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'ın eşi Haseki Hürrem Sultan ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'ın dikkatini çeker. Bu zayıf çelimsiz kız zekasıyla Hürrem ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'i çok etkiler ve Hürrem Sultan ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) tarafından Manisa ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) sancağına eğitime yollanır. Birkaç yıl sonra Hürrem ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])Manisa ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) sancağını ziyareti sırasında sarayın bahçesinde gezerken uzun boylu hafif balık etli ve mükemmel gözlere sahip bir kız görür kızın güzelliği hürremi o kadar etkiler ki Haseki Sultan uzun süre kendine gelemez hemen yanına çağırdığı kızın uzun yıllar önce İstanbul ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'dan yolladığı o kız olduğunu öğrenince çok sevinir. O andan itibaren Hürrem Sultan ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'ın aklında tek bir düşümce vardır bu kız mutlaka oğullarından biriyle evlenmelidir. Hürrem ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) kızın geleceğinden o kadar emindir ki onun adını "Nurbanu" koyar yani tanrının ışığını saçan kraliçe.
Hürrem ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'in dediği olur Nurbanu Hürremin ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) oğlu Şehzade Selim ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) ile evlenir. Fakat Selim ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) Nurbanu'yu ilk defa evlendikleri gün görmesine karşın ona büyük bir aşkla bağlanır. Selim ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'in Nurbanu için yazdığı şiirler divan edebiyatının ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) en güzel eserleri arasında gösterilir. Selim ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'in nurbanu için dediği gibi 'önümden geçip giderken ayağının bastığı yerler bir gül bahçesine dönüşüyor ve sana seslendiğimde bana baktığın zaman sanki zaman duruyor'. Bunu takip eden yıllarda olmayacak olur ve Selim ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'in tüm kardeşlerinin ölmesiyle Selim ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) önce Kanuni ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'nin varisi sonra da Osmanlı ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) imparatoru olur, Nurbanu da bir kraliçe. Sarı Selim ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'in hayatına ilerleyen yıllarda pek çok kadın girsede hiç biri Nurbanu'nun Selim ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) üzerindeki etkisini kıramaz. Selim ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) ve Nurbanu'nun oğlu Murat ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])Selim ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'in ölümüyle Osmanlı ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) padişahı olur ve Nurbanu hayatına valide sultan olarak devam ederken Hürrem ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'den sonra uzun yıllar Osmanlı ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) imparatorluğunu kapı arkasından yönetir. Yaşlılığında oğlunun karısı Safiye Sultan ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) ile haremde girdiği hakimiyet mücadelesiyle adından söz ettirir. Safiye Sultan ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'ın dediği gibi 'Nurbanu'yu ilk defa kırklı yaşlarının ortasında görmüştüm ama ilerlemiş yaşına rağmen benim o ana ve bugüne kadar gördüğüm en güzel kadındı'.
Nurbanu Sultan 1587 ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) yılında oğlunun saltanatı sırasında öldü. Cenazesi İstanbul ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])Ayasofya ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) Camii'nde II. Selim Türbesine gömüldü.