PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN

FORUMA GİT : MARJİNALLEŞEN PKK!.. TAŞERON PKK!..


nailamudi
07-11-2007, 06:20
MARJİNALLEŞEN PKK!.. TAŞERON PKK!..
PKK, giderek daraltılan diplomatik ve askeri ablukada dikkatleri Kandil dışına çekmek ve tabana moral vermek için terörü tırmandırmaya çalışıyor.

PKK'nın, son iki haftada 12’si sivil 30 vatandaşı öldürmesi, örgütün son 9 ay içinde aldığı darbelerden önemli oranda etkilendiğini de kanıtlıyor.


PKK'nın son haftalarda şiddeti neden arttırdığını görmek için aslında aldığı darbelere ve kayıplarına bakmak yetiyor. PKK’nın giderek saldırganlaşmasında ve insanlık dışı eylemlere yönelmesinde büyük etken olan bu veriler, örgütün aslında var olma savaşına yöneldiğini de açığa çıkarıyor. Basın-yayın organlarına yansıyan bilgilere göre, 1 Ocak-7 Ekim tarihleri arasında büyük bölümü Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, 297'si ölü olmak üzere 527 örgüt mensubunun etkisiz hale getirildiği açıklandı.

Bu rakamlar PKK'nın son 5 yılda en çok kaybı 2007'de verdiğini de gösteriyor. Ancak aynı dönemde çok yüksek oranda patlayıcının ele geçirilmesi ise, örgütün salt cephaneliğini değil, özellikle Kuzey Irak'tan aldığı desteği ve eylemlerini artık tuzak ve vur-kaç stratejisi üzerine geliştirdiğini de gösteriyor.
Örgütün artık tamamen bu stratejiyi esas aldığını görmek için PKK'nın patlayıcılarla gerçekleştirdiği eylemlerin bilançosuna da bakmak yetiyor. PKK son 9 ayda 141 bombalı eylem gerçekleştiriyor. Genelkurmay’ın basına yansıyan verileri, bu eylemlerde 650 kilo patlayıcı ile 9 anti-personel mayını kullandığını gösteriyor. Ancak TSK birliklerinin aynı dönemdeki çabaları ve alınan yoğun önlemlerin, örgütü bombalı eylemlerde de artık zora soktuğu anlaşılıyor. Örgütün ocak-eylül arasında Güneydoğu Anadolu kırsalında araziye yerleştirdiği 204 bomba patlamadan etkisiz hale getiriliyor. Engellenen bu eylemlerde ele geçirilen mühimmatlar salt PKK'nın artık güvenlik güçleriyle çatışmaktan kaçındığını değil, mühimmat stoklarının boyutlarını da gözler önüne seriyor.
Son dönemde çok sayıda asker ve sivil öldürülmesi, PKK'nın şiddeti arttırdığını gösterse de, aslında veriler örgütün hem militan hem de malzeme açısından büyük kayıp verdiğini, bu nedenle iyice köşeye sıkıştığını ve saldırganlaştığını ortaya çıkarıyor. Çünkü 23 yıldır kanlı saldırılar gerçekleştiren bir örgütün son iki yılda eylem stratejisini tuzağa endekslemesi ciddi bir erozyon yaşadığını da deşifre ediyor.
Şüphesiz PKK'nın bu stratejiye yönelmesinde TSK birliklerinin nisan ayından bu yana yoğunlaştırdığı operasyonların da çok büyük katkısı bulunuyor. Örgüt vur-kaç saldırılarının ardından operasyonlardan kurtulmak için son iki yıldır artık tamamen Hakkâri ve Şırnak'ın Irak-İran sınırında üsleniyor. Aslında TSK'nin son dönemde ısrarla dile getirdiği sınır ötesi operasyon planını işte örgütün bu stratejisi zorunlu kılıyor. Yurtiçinde lojistik unsurları ile milis yapılanması güçlense de, mühimmat ve malzeme sıkıntısı çekmese de, PKK artık askeri açıdan büyük kayıp veriyor, önemli oranda zayıflıyor ve tuzaklarla gerçekleştirdiği katliamlarla varlık savaşı veriyor.

Hacettepe Üniversitesi Öğretim üyesi ve terör uzmanı Prof.Dr. Ali Çağlar da, PKK’nın bombalama ve baskın eylemleriyle tabanına “ayaktayım” mesajı vermeye çalıştığına işaret ediyor. Prof.Çağlar, “Militan yetiştirmek kolay değil. Dağda yaşamı, keskin nişancılığı, ağır silahları kullanmayı öğreteceksin ve en fazla 2 yıl sonra bu kadar çaba gösterilen militan ölecek. Bundan dolayı örgüt, ciddi manada insan kaynağı, kadro sıkıntısı çekiyor. PKK, zaman zaman kanlı eylemlere kalkışarak, tabanına, yıkılmadım, ayaktayım mesajını vermek istiyor” diyor.

Evet, son iki haftadaki kanlı eylemler PKK’nın kıpırdanış değil, aslında çöküş içinde olduğunu ortaya koyuyor. Dağ kadroları yorgun; 23 yıldır anlamsız bir ideoloji uğruna dolanıp şiddet saçıyorlar. Örgüt “Kürt milliyetçisi” olmaktan çıkıp, “Öcalan’ı kurtarma örgütü” haline gelmiş durumda. İdeolojik olarak iflas ettiklerini biliyor, altlarındaki gençleri tutmakta zorlanıyorlar. İmralı’da ömür boyu hapse mahkum Abdullah Öcalan, PKK’ya destek verenler için önemli bir sembol olmaya devam etse de, örgütün kontrolü onda değil. Dağdaki Murat Karayılan ya da Fehman Hüseyin, Cemil Bayık gibi isimler, hem kendi aralarında, hem İmralı, hem DTP, hem de Avrupa’daki kadrolar ile güven bunalımı yaşıyorlar.

En önemlisi de, PKK içindeki birçok grup yılgınlık içinde silah bırakmak istiyor. Kısacası PKK güçlü değil, zayıf. İşte bu yüzden de silahı bırakıp dağdan inme aşamasına geldi. Son dönemdeki kanlı eylemlerin ardında da bu yatıyor. Örgütün dağılmaya ne kadar müsait olduğunu bilen PKK içindeki şiddet yanlısı şahinler, örgütü bir arada tutmak için sürekli eylem emri veriyor.

Demokrasi adına bir fırsat daha kaçıyor!.. Milyonlarca Kürt ve milyonlarca Türk ve de milyonlarca değişik, ırk, dil ve dinden Türkiye’de yaşayan yurttaşlar bu sonuçları hak ediyor mu? Bence hak etmiyor, ya sizce?...

Nail Amudi
nailamudi@yahoo.com