hulya
13-04-2008, 11:39
Divançe
Divançe, Küçük divan anlamındadır. Düzen ve konuları divanlarla aynıdır. Yine kaside, tarih, musammat, gazel ve kıta sırasını izler. Ama bir divançede bu bölümlerden en az biri eksik olur. Divançe, belli türleri seven şairlerin bilinçli bir seçimi olabildiği gibi, bir şairin divan dolduracak kadar şiir yazamadan ölmesi nedeniyle de oluşabilir. Figânî ve Fâzlı’nin divançeleri bu türdendir.
Fahriye
Fahriye, bir edebiyat terimi.
Divan edebiyatında şairin övünmek için yazdığı şiir türüne fahriye adı verilir. Bir şairin yazmış olduğu özel bir şiirde uzun uzadıya kendini övmesi garip bir davranış olarak kabul edilebilir. Ancak bu övgünün şairin kişiliğini değil, onun sanatının ve yaratıcılığı ile ortaya çıkardığı şiir eserinin övgüsü olarak düşünmek imkanı olduğu için bir fahriye eseri için olan negatif yargıyı biraz yumuşatmış oluruz.
Fahriye ayrıca Divan edebiyatı şiirinin önemli bir şiir türü olan kaside içinde şairlerin kendilerini övdükleri beyitlerin bulunduğu beşinci özel bir bölüm olarak da görülür. Bu halde bir kaside içinde, iki ayrı değişik biraz tezatlı ama birini tamamlayan övgü bölümü, medhiye ve fahriye, bulunduğu aşikardır. Medhiyefahriye bölümü ise bölümü şairin kasidesini sunduğu kişiyi yüceltip övmesidir; kaside şairinin kendini övmesidir. Bu bir çeşit tezatlı tutum olarak görülebilir. Diğer taraftan, bu iki bölüm birbirini tamamlayıp destekler. Zira kaside şairi kasidesini sunduğu kişiye "seni öven, sıradan bir şair değil; böyle değerli, böyle büyük bir şairdir" demiş olmaktadır ve böylece değerli bir kişinin övgüsü (fahriye), medhiye ile övülenin değerini daha da yüceltmektedir.
Hamse
Hamse, Bir şairin beş mesnevisinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan yapıttır.
Hamse yazarı şairler hamse şairi ya da hamsenüvis diye bilinir. Türk edebiyatında 16. yüzyılda gelişmeye başlamıştır. İlk hamseyi Çağatay şairi Ali Şir Nevai yazmıştır. Divan edebiyatının ilk hamsesini yazan şair de Hamdullah Hamdi’dir. Hamse türüne düzyazının girişi ise 17. yüzyılda gerçekleşti. Nergisidivan y hamseye düzyazıyı sokan ilk yazardır. Çoğunlukla hüzünlü aşkların konu edinildiği hamselerde soyut kavramları işleyen mesnevilere de yer verilir. Hamse sahibi azarları edebi çevrelerde büyük saygı görürdü.
Hicviye
Halk edebiyatındaki "taşlama"ya denk düşen divan edebiyatı şiir türü. Hicviyeler gazel, kaside, murabba, muhammes gibi nazım biçimleriyle yazılabilirler.
Divan edebiyatındaki en önemli temsilcisi Nef'i'dir. Siham-ı Kaza Nef'i'nin hicviyelerinden oluşan ünlü eseridir. Son derece sanatlı ve zeka mahsulü hicviyeleri olduğu gibi galiz küfürler içerenleri de vardır ve bu nedenle eserler edebi bir bütünlük arzetmez. Şeyhülislam Yahyâ Efendi ile Nef'i arasındaki aşağıdaki atışma bu türün başyapıtlarından sayılır.
Mersiye
Bir edebiyat terimi.
Divan edebiyatında ölen bir kimsenin yiğitliğini, cömertliğini iyiliğini, yaptıklarını övmek ve ölümünden duyulan acıyı dile getirmek için yazılan şiir türüne mersiye adı verilir. Kutsal günlerde, ölüm törenlerinde mersiye okuyan kişiye de mersiyehan denir. Mersiyeler genellikle mesnevi ve terkib-i bent nazımBaki'nin Kanuni Sultan Süleyman'ın ölümü üstüne yazdığı Kanuni Mersiyesi, bu türün en güzel örneklerindendir. 8 beyitten oluşur. Arapça ve Farsça kelimeler çok olduğundan dili ağırdır. Aruz biçimlerinde yazılmıştır. Ünlü divan şairi ölçusüyle yazılmıştır.
Münacat
Münacaat terimi olarak ise Allaha yakarmak ve istekte bulunmak amacıyla yazılmış şiirlere denir., hakiki manasıyla "yakarma, dilekte bulunma" anlamı taşır. EdebiyatMesnevilerin giriş kısımlarında Tevhid'den sonra Münacaatlar yer alır. Divan Edebiyatında çoğunlukla her şair belirli bir sıra gözeterek münacaatları divanlarına eklemişlerdir. Münacaat bir tür olarak değerlendirilir.
MünŞeat
Münşeat, Divan Edebiyatında nesir yazarlarının yazdıkları yazılara ve bu yazıların toplandığı mecmualara (dergilere) denir.
Divan nesri üç bölümde incelenir:
I. Sade nesir:
Halk için yazılan sade anlatımlı nesirlerdir. Bu nesirle halka yönelik masal, efsane, öykü, destan, dini ve tasavvufi konular anlatılır. Mercimek Ahmet’in Kabusname’si, Kul Mesut’un Kelile ve Dimne çevirisi bu nesrin önemli örnekleridir.
II. Orta nesir:
Tarih ve bilim kitaplarında gördüğümüz nesirdir. Ustalık göstermek amacı güdülmediği halde dili sade nesirden ağırdır. Katip Çelebi’nin bazı eserleri ve Naima’nın kendi adıyla anılan tarihi bu nesre örnektir.
III. Süslü ve Sanatlı Nesir:
Seciler, söz ve anlam sanatları, bağlaçlarla uzayıp giden cümleler bu nesrin ayırıcı özelliğidir. Dili, yabancı söz ve tamlamalarla yüklüdür. Süslü nesir, ahlak ve felsefe konularını işler ve bazı mektuplarda görülür. Sinan Paşa’nın Tazarruname’si, Veysi ve Nergisi’nin nesirleri bu türün örnekleridir.
Nesir Türleri:
Münşeat: Mektuplar ve düzyazı örnekleri.
Tarih: Olayların tarihini anlatan eserler.
Siyer: Muhammed'in hayatı ve savaşları.
Tezkire: Çeşitli sınıftan meşhur insanların biyografileri.
Surname: Büyük düğün törenleri.
Gazavatname: Çeşitli kahramanların savaşları.
Seyahatname: Gezi yazıları
Hilye: Peygamberimizin iç ve dış özellikleri. Nazire
Nazire, bir şairin şiirine başka bir şair tarafından aynı şekil, vezin, kafiye ve redifle yazılan şiir. Divan edebiyatı nazım türüdür. Kelime Arapça "eş, değer" anlamlarındaki nazir’den gelir. Nazire yazma, tanzir, tanzir etme diye anılır. Nazire geleneği Türk edebiyatına İran edebiyatından geçmiştir. İranlı şairler nazireye cevâb adını verirler. Alay ve şaka yollu yazılmış nazirelere tezhil veya hezl denir.
Alinti
Divançe, Küçük divan anlamındadır. Düzen ve konuları divanlarla aynıdır. Yine kaside, tarih, musammat, gazel ve kıta sırasını izler. Ama bir divançede bu bölümlerden en az biri eksik olur. Divançe, belli türleri seven şairlerin bilinçli bir seçimi olabildiği gibi, bir şairin divan dolduracak kadar şiir yazamadan ölmesi nedeniyle de oluşabilir. Figânî ve Fâzlı’nin divançeleri bu türdendir.
Fahriye
Fahriye, bir edebiyat terimi.
Divan edebiyatında şairin övünmek için yazdığı şiir türüne fahriye adı verilir. Bir şairin yazmış olduğu özel bir şiirde uzun uzadıya kendini övmesi garip bir davranış olarak kabul edilebilir. Ancak bu övgünün şairin kişiliğini değil, onun sanatının ve yaratıcılığı ile ortaya çıkardığı şiir eserinin övgüsü olarak düşünmek imkanı olduğu için bir fahriye eseri için olan negatif yargıyı biraz yumuşatmış oluruz.
Fahriye ayrıca Divan edebiyatı şiirinin önemli bir şiir türü olan kaside içinde şairlerin kendilerini övdükleri beyitlerin bulunduğu beşinci özel bir bölüm olarak da görülür. Bu halde bir kaside içinde, iki ayrı değişik biraz tezatlı ama birini tamamlayan övgü bölümü, medhiye ve fahriye, bulunduğu aşikardır. Medhiyefahriye bölümü ise bölümü şairin kasidesini sunduğu kişiyi yüceltip övmesidir; kaside şairinin kendini övmesidir. Bu bir çeşit tezatlı tutum olarak görülebilir. Diğer taraftan, bu iki bölüm birbirini tamamlayıp destekler. Zira kaside şairi kasidesini sunduğu kişiye "seni öven, sıradan bir şair değil; böyle değerli, böyle büyük bir şairdir" demiş olmaktadır ve böylece değerli bir kişinin övgüsü (fahriye), medhiye ile övülenin değerini daha da yüceltmektedir.
Hamse
Hamse, Bir şairin beş mesnevisinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan yapıttır.
Hamse yazarı şairler hamse şairi ya da hamsenüvis diye bilinir. Türk edebiyatında 16. yüzyılda gelişmeye başlamıştır. İlk hamseyi Çağatay şairi Ali Şir Nevai yazmıştır. Divan edebiyatının ilk hamsesini yazan şair de Hamdullah Hamdi’dir. Hamse türüne düzyazının girişi ise 17. yüzyılda gerçekleşti. Nergisidivan y hamseye düzyazıyı sokan ilk yazardır. Çoğunlukla hüzünlü aşkların konu edinildiği hamselerde soyut kavramları işleyen mesnevilere de yer verilir. Hamse sahibi azarları edebi çevrelerde büyük saygı görürdü.
Hicviye
Halk edebiyatındaki "taşlama"ya denk düşen divan edebiyatı şiir türü. Hicviyeler gazel, kaside, murabba, muhammes gibi nazım biçimleriyle yazılabilirler.
Divan edebiyatındaki en önemli temsilcisi Nef'i'dir. Siham-ı Kaza Nef'i'nin hicviyelerinden oluşan ünlü eseridir. Son derece sanatlı ve zeka mahsulü hicviyeleri olduğu gibi galiz küfürler içerenleri de vardır ve bu nedenle eserler edebi bir bütünlük arzetmez. Şeyhülislam Yahyâ Efendi ile Nef'i arasındaki aşağıdaki atışma bu türün başyapıtlarından sayılır.
Mersiye
Bir edebiyat terimi.
Divan edebiyatında ölen bir kimsenin yiğitliğini, cömertliğini iyiliğini, yaptıklarını övmek ve ölümünden duyulan acıyı dile getirmek için yazılan şiir türüne mersiye adı verilir. Kutsal günlerde, ölüm törenlerinde mersiye okuyan kişiye de mersiyehan denir. Mersiyeler genellikle mesnevi ve terkib-i bent nazımBaki'nin Kanuni Sultan Süleyman'ın ölümü üstüne yazdığı Kanuni Mersiyesi, bu türün en güzel örneklerindendir. 8 beyitten oluşur. Arapça ve Farsça kelimeler çok olduğundan dili ağırdır. Aruz biçimlerinde yazılmıştır. Ünlü divan şairi ölçusüyle yazılmıştır.
Münacat
Münacaat terimi olarak ise Allaha yakarmak ve istekte bulunmak amacıyla yazılmış şiirlere denir., hakiki manasıyla "yakarma, dilekte bulunma" anlamı taşır. EdebiyatMesnevilerin giriş kısımlarında Tevhid'den sonra Münacaatlar yer alır. Divan Edebiyatında çoğunlukla her şair belirli bir sıra gözeterek münacaatları divanlarına eklemişlerdir. Münacaat bir tür olarak değerlendirilir.
MünŞeat
Münşeat, Divan Edebiyatında nesir yazarlarının yazdıkları yazılara ve bu yazıların toplandığı mecmualara (dergilere) denir.
Divan nesri üç bölümde incelenir:
I. Sade nesir:
Halk için yazılan sade anlatımlı nesirlerdir. Bu nesirle halka yönelik masal, efsane, öykü, destan, dini ve tasavvufi konular anlatılır. Mercimek Ahmet’in Kabusname’si, Kul Mesut’un Kelile ve Dimne çevirisi bu nesrin önemli örnekleridir.
II. Orta nesir:
Tarih ve bilim kitaplarında gördüğümüz nesirdir. Ustalık göstermek amacı güdülmediği halde dili sade nesirden ağırdır. Katip Çelebi’nin bazı eserleri ve Naima’nın kendi adıyla anılan tarihi bu nesre örnektir.
III. Süslü ve Sanatlı Nesir:
Seciler, söz ve anlam sanatları, bağlaçlarla uzayıp giden cümleler bu nesrin ayırıcı özelliğidir. Dili, yabancı söz ve tamlamalarla yüklüdür. Süslü nesir, ahlak ve felsefe konularını işler ve bazı mektuplarda görülür. Sinan Paşa’nın Tazarruname’si, Veysi ve Nergisi’nin nesirleri bu türün örnekleridir.
Nesir Türleri:
Münşeat: Mektuplar ve düzyazı örnekleri.
Tarih: Olayların tarihini anlatan eserler.
Siyer: Muhammed'in hayatı ve savaşları.
Tezkire: Çeşitli sınıftan meşhur insanların biyografileri.
Surname: Büyük düğün törenleri.
Gazavatname: Çeşitli kahramanların savaşları.
Seyahatname: Gezi yazıları
Hilye: Peygamberimizin iç ve dış özellikleri. Nazire
Nazire, bir şairin şiirine başka bir şair tarafından aynı şekil, vezin, kafiye ve redifle yazılan şiir. Divan edebiyatı nazım türüdür. Kelime Arapça "eş, değer" anlamlarındaki nazir’den gelir. Nazire yazma, tanzir, tanzir etme diye anılır. Nazire geleneği Türk edebiyatına İran edebiyatından geçmiştir. İranlı şairler nazireye cevâb adını verirler. Alay ve şaka yollu yazılmış nazirelere tezhil veya hezl denir.
Alinti
