hulya
25-06-2008, 08:21
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Aspirin sadece ağrıyı geçirmiyor. 12 hastalığa daha iyi geliyor. İşte mucize ilacın 12 yeni marifeti...
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Prostatı önlüyor: Ünlü sağlık merkezi Mayo Clinic'in uzmanları tarafından 1400 erkek üzerinde 5.5 yıl boyunca yapılan bir araştırma, prostat riskinin her gün Aspirin içen erkeklerde iki kat azaldığını gösterdi.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Kaşıntıyı kesiyor: Birkaç tablet Aspirin'i ezip toz haline getirin. Elde ettiğiniz tozu bir miktar nemlendiriciyle karıştırıp kaşınan bölgeye sürün. Bu losyon Aspirin'in cilde nüfuz etmesini sağlayacak ve kaşıntıyı durduracaktır.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Tansiyonu düşürüyor: İspanyol bilimadamlarının yaptığı bir araştırma, Aspirin'in yüksek tansiyona iyi geldiğini ortaya koydu. Her gün alınan 100 miligram aspirin büyük ve küçük tansiyonu belirgin oranda düşürüyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: Aspirini sabah değil, geceleri içmelisiniz.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Güneş yanığına karşı: Yazın bir anda korunmasız olarak güneşin altında kalmaktan kaynaklanan yanıklar bir hayli can yakıcıdır ve ardından cildin kabarcıklar şeklinde su toplamasına neden olur. Ancak çok fazla güneş altında kaldıktan en az bir-iki saat sonra alınacak iki adet Aspirin hem yanmayı hem de cildin su toplanmasını azaltır.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Kalp dostu: Günde en az 75 miligram Aspirin almak kanı inceltip damar iltihaplanmasını önleyerek kalp hastalıkları riskini yüzde 30 oranında düşürebiliyor. Göğüs ağrısı hissedildiğinde bir Aspirin çiğnemek, olası kalp krizini baştan önlemeye yardımcı oluyor ve kriz geçirilmişse bile bunun yarattığı tahribatı azaltıyor.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Nasıra iyi geliyor: 5-6 adet Aspirin'i toz haline getirip yarımşar çay kaşığı su ve limon suyuyla karıştırın. Nasırlı bölgeye bu karışımı sürdükten sonra üzerini sıcak ve nemli bir bezle 10 dakika örtün. Aspirin'in içindeki asit nasırı yumuşatacak ve süngertaşıyla biraz ovduktan sonra nasırınız düzelecektir.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Kolon kanserini* önlüyor: Aile bireylerinizden biri kolon kanseriyse her gün Aspirin içmenizde büyük fayda var. Zira araştırmalara göre günde 81 miligram Aspirin alan erkeklerde kolon kanseri riski, almayanlara göre yüzde 50 oranında düşebiliyor.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Uçukları geçiriyor: Macar uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmaya göre, her gün alınacak 125 miligram Aspirin uçukların cilt üzerindeki ömrünü ortalama 8 günden 5 güne düşürerek, neredeyse yarı yarıya azaltabiliyor. Aspirin, uçuğa neden olan iltihabı da azaltarak, etkilenmiş bölgenin daha çabuk iyileşmesini sağlıyor.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Alzheimer'dan koruyor: Hollanda'daki Erasmus Tıp Merkezi'nde görevli bilim adamları tarafından yapılan bir araştırmaya göre birkaç yıl boyunca düzenli Aspirin kullananlarda Alzheimer hastalığına yakalanma riski, bu ilacı düzensiz kullananlara göre yaklaşık yüzde 80 oranında daha az ortaya çıkıyor.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Kadında kısırlığa iyi geliyor: Arjantinli uzmanlar, çocuk sahibi olamayan bir grup kadın üzerinde testler yaptı. Kadınlardan bir bölümüne sadece kısırlık ilacı, diğer gruba ise kısırlık ilacıyla birlikte 100 miligram Aspirin verildi. Aspirin, yumurtalıkta kan dolaşımını artırdığı için, ilacı Aspirinle alanların hamile kalma şansı yüzde 40 arttı. Sadece kısırlık ilacı alanlarda ise yüzde 20 artış görüldü.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Siğilleri söküp atıyor: Bir parça bant alın, ortasına yuvarlak bir delik açın ve bu delik tam siğilin üzerine gelecek şekilde bantı cildinize yapıştırın. Ucu banttan dışarı çakan siğilin üzerine, daha önce toz haline getirdiğiniz Aspirin'i sürün ancak cildinizin diğer taraflarına bulaştırmayın. Sonra bunun üzerini başka bir bantla kapatıp aynı işlemi üç gece üst üste uygulayın. Siğiliniz iyileşecektir.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Felçten koruyor: Felcin nedeni kan pıhtılaşması. Aspirin'in en önemli özelliği de pıhtılaşmayı önlemesi. Her gün alınacak bir Aspirin'in, felç geçirmiş erkeklerde yeni bir felç riskini yüzde 25 oranında önlediği biliniyordu. Bundan yola çıkan uzmanlar, genel olarak felç riski taşıyanlarda da aynı oranda etkili olacağını düşünüyor. Hatta bazı araştırmalar bu oranın daha da yüksek olabileceğini gösteriyor.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Üstelik bu kadar faydası olan aspirin yan etkisi en az olan ilaç aynı zamanda...
KALIN BARSAK( KOLON) ve REKTUM KANSERLERİ
Kolo - Rektal kanserler A.B.D. de her iki cinsde en sık görülen 2. kanser türüdür. Yılda ortalama 140.000 kişi hastalığa yakalanmakta ve yılda ortalama 60.000 kişide bu hastalıktan kaybedilmektedir. Yurdumuzda da tanı yöntemlerinin artması, kişilerin hastalık belirtilerini daha iyi algılamaları ve hekime başvurma olanaklarının artması, beslenme alışkanlığımızında giderek daha çok endüstriyel gıdalara kayması sonucu bu kanserlerle daha sık karşılaşmamıza neden olmaktadır. Ancak erken teşhis ve tedavi yöntemleri uygulanabildiği takdirde Kolo - Rektal Kanserler tedaviden ençok yararlanan iç organ kanserleridir. Hatta TARAMA ( Screening) testleri ile hastalık oluşmadan, oluşmuş ise belirtileri daha ortaya çıkmadan saptanabilmekte ve gerekli tedavisi yapılarak tam şifa sağlanabilmektedir. Çünkü genelde ( % 95 ) Kolo-Rektal kanserler POLİP lerden gelişmektedir.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
KOLON KANSERİ ŞEMATİK RESİM
Henüz kanser gelişmeden bu polipler tarama testlerinde saptanarak POLİPEKTOMİ ( Kolonoskop ile polipin barsaktan alınması) ile çıkarılırsa ilerde oluşabilecek veya henüz çok küçük seviyede oluşmuş bir kanser barsaktan uzaklaştırılmış olacaktır.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
KOLON TÜMÖRÜ 1[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
KOLON TÜMÖRÜ 1[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
KOLON TÜMÖRÜ 1 KİMLER RİSK ALTINDADIR ?
Genelde olguların büyük çoğunluğu 45-50 yaş üzerindeki kişilerde görülmektedir.Bu Nedenle;
45-50 yaş üzerindeki kişiler
Anne, baba, kardeş gibi yakın aile bireylerinde kolorektal kanseri veya polipleri olanlar,
Uterus ( rahim ), over ( yumurtalık ) veya meme kanseri olan kadınlar,
Ülseratif Kolit veya Crohn gibi hastalıkları olanlar. RİSKİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR ?
Risk altındaki kişiler, bu riski azaltmak için hastalık belirtileri ortaya çıkmadan yapılması gereken TARAMA (Screening ) testlerini yaptırmalıdırlar. Diyetlerini bol lifli - sebzeli, meyvalı, az yağlı ve az kırmızı etli bir şekile dönüştürmelidirler. Alkol ve sigara alışkanlığı varsa iyice azaltmalı, hatta bırakmalıdırlar. Hergün 20 - 30 dakika hafif egzersiz yapmalıdırlar.
TARAMA TESTLERİ NELERDİR ?
Kolo - Rektal kanserlerin klinik belirtileri ortaya çıkmadan yukarıda belirtilen RİSK altındaki kişilere yapılan testlerdir.Bu kanserlerin oluşmasında esas neden % 95 oranında poliplerdir. Bu polipler zaman içerisinde kansere dönüşebilmektedir. O nedenle tarama tetkiklerinde amaç bu polipleri henüz kansere dönüşmeden, eğer dönüşmüş ise çok erken devrede henüz klinik belirti vermeden teşhis etmek ve POLİPEKTOMİ ile ( kolonoskop yardımı ile polipin barsaktan uzaklaştırılması) çıkarılmalarını sağlamaktır. Bu takdirde bu hastalar % 90 nın üzerinde ki bir oranda tam şifaya kavuşmaktadırlar. Tarama testleri şunlardır :
45 yaş üzerinde yılda bir kez rektal tuşe muayenesi,
50 yaş üzerinde yılda bir kez gaitada gizli kan aranması,
50 yaş üzerinde 3 - 5 yılda bir defa KOLONOSKOPİ veya Sigmoidoskopi,
50 yaş üzerinde 5 yılda bir defa Kolon grafisi,
Ailesinde kolorektal kanseri olanlar 45 yaşdan sonra 2 - 3 yılda bir defa kolonoskopik tetkik,
Ülseratif Koliti olanlar yılda bir defa kolonoskopi ve biyopsi yaptırmalıdırlar. KOLO - REKTAL KANSERLERDE KLİNİK BELİRTİLER NELERDİR ?
Genelde kadın ve erkekte eşit oranda görülen Kalın barsak - Rektum kanserleri sinsi seyreder. Hastalık aşağıdaki belirtilerle ortaya çıkar.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Rektumdan kan gelmesi ( rektal kanama ), gaitanın kanla bulaşık olması,
Tuvalete çıkma alışkanlığında değişiklik
Gaitanın eskiye oranla incelmesi,
Kabızlık – İshal durumlarının ortaya çıkması,
Sık sık tuvalete çıkma isteği, buna rağmen tam boşalamama hissi,
Karında gaz ağrıları,
Kansızlık (anemi),
İzah edilemeyen zayıflama
Bu belirtilerin herhangi birinin 1 - 2 hafta devam etmesi veya aralıklarla tek rarlaması durumunda mutlaka hekime başvurulmalıdır.
TEŞHİS NASIL KONUR ?
Kolo - Rektal kanserlerde kesin teşhis barsak içerisindeki tümörden endoskopik yöntemlerden ( Rektoskopi, Fleksibl Sigmoidoskopi, KOLONOSKOPİ ) biriyle yapılacak tetkik ve alınacak parçanın patolog tarafından mikroskopik tanısı ile konur.
TEDAVİ NASIL YAPILIR?
Kolo-Rektal kanserlerin esas tedavisi tümörlü kısmın ameliyatla çıkarılması ve barsak pasajının sağlanması için çıkarılan kısmın alt ve üst uclarının tekrar karşılıklı ağızlaştırılmalarıdı r.Kolonlar uzun olduğu için bu işlem kolaylıkla uygulanabilir. Ancak REKTUM kanserlerinin tedavisinde bu durum biraz farklıdır. Rektum kısa bir organ (15 cm) olması nedeni ile özellikle anüse yakın yerleşim gösteren tümörlerde ( anüs girişinden 5-6 cm yukarıda) , hastalıklı kısımın çıkarılmasını temin için anüsün tamamen çıkarılıp,iptal edilerek kolon, karın duvarına ağızlaştırılır ( KOLOSTOMİ ).
Daha önceleri çok daha sıklıkla uygulanan bu yöntem, günümüzde gerek teknolojik gelişmeler ( Stappler aleti vs.) ve gerekse bu konuda eğitilmiş ve deneyim kazanmış özellikle Kolo - Rektal cerrahi ile uğraşan cerrahlar tarafından yapılan ameliyatlarda çok az sayıda hastaya uygulanmaktadır.Baze n kolostomi rektumda yapılan ameliyatın iyileşmesini sağlamak için geçici olarak ( birkaç ay ) yapılabilir. Daha sonra bu kolostomi kapatılır. Ameliyata ek olarak, rektum tümörlerinde bazen ameliyattan önce, bazen ameliyattan sonra gerek olursa RADYOTERAPİ de yapılabilir . Kolon tümörlerinde radyoterapinin yeri yoktur. Her iki organın tümörlerinde ameliyattan sonra duruma göre KEMOTERAPİ yapılabilir.
Anüs kanserlerinde genellikle radyoterapi tercih edilmektedir. Bazı durumlarda Cerrahi tedavide yapılabilir.
AMELİYAT SONRASI BU HASTALAR NASIL İZLENMELİ ?
Kolo - Rektal Kanserlerde ameliyat sonrası nüks etme şansı hastalığın evresine göre değişir. Nüksler genellikle ilk 2 yıl içerisinde ortaya çıkarlar. Bu nedenle bu hastaların ameliyat sonrası ilk 2 yıl içerisinde çok sıkı izlenmeleri gerekir. Eğer nüks saptanacak olursa yeni yapılacak girişimlerle hastanın yaşam şansı artırılır. Ayrıca bu hastalarda geriye bırakılan kolon kısmında yeni tümör oluşma şansı azda olsa vardır. Bunların çok küçükken saptanması ve çıkarılması hastaya tam şifa sağlayacaktır.Bu izlemelerde hastalara 3-6 aylık aralıklarla kan testleri tümör belirleyicileri ( CEA ), US, Tomografi; Akciğer grafisi, Kolonoskopi gibi tetkikler dönüşümlü olarak yapılır. 2 yıldan sonra senelik kontroller ile hasta 5 yıl izlenmelidir.
Alinti
Aspirin sadece ağrıyı geçirmiyor. 12 hastalığa daha iyi geliyor. İşte mucize ilacın 12 yeni marifeti...
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Prostatı önlüyor: Ünlü sağlık merkezi Mayo Clinic'in uzmanları tarafından 1400 erkek üzerinde 5.5 yıl boyunca yapılan bir araştırma, prostat riskinin her gün Aspirin içen erkeklerde iki kat azaldığını gösterdi.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Kaşıntıyı kesiyor: Birkaç tablet Aspirin'i ezip toz haline getirin. Elde ettiğiniz tozu bir miktar nemlendiriciyle karıştırıp kaşınan bölgeye sürün. Bu losyon Aspirin'in cilde nüfuz etmesini sağlayacak ve kaşıntıyı durduracaktır.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Tansiyonu düşürüyor: İspanyol bilimadamlarının yaptığı bir araştırma, Aspirin'in yüksek tansiyona iyi geldiğini ortaya koydu. Her gün alınan 100 miligram aspirin büyük ve küçük tansiyonu belirgin oranda düşürüyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: Aspirini sabah değil, geceleri içmelisiniz.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Güneş yanığına karşı: Yazın bir anda korunmasız olarak güneşin altında kalmaktan kaynaklanan yanıklar bir hayli can yakıcıdır ve ardından cildin kabarcıklar şeklinde su toplamasına neden olur. Ancak çok fazla güneş altında kaldıktan en az bir-iki saat sonra alınacak iki adet Aspirin hem yanmayı hem de cildin su toplanmasını azaltır.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Kalp dostu: Günde en az 75 miligram Aspirin almak kanı inceltip damar iltihaplanmasını önleyerek kalp hastalıkları riskini yüzde 30 oranında düşürebiliyor. Göğüs ağrısı hissedildiğinde bir Aspirin çiğnemek, olası kalp krizini baştan önlemeye yardımcı oluyor ve kriz geçirilmişse bile bunun yarattığı tahribatı azaltıyor.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Nasıra iyi geliyor: 5-6 adet Aspirin'i toz haline getirip yarımşar çay kaşığı su ve limon suyuyla karıştırın. Nasırlı bölgeye bu karışımı sürdükten sonra üzerini sıcak ve nemli bir bezle 10 dakika örtün. Aspirin'in içindeki asit nasırı yumuşatacak ve süngertaşıyla biraz ovduktan sonra nasırınız düzelecektir.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Kolon kanserini* önlüyor: Aile bireylerinizden biri kolon kanseriyse her gün Aspirin içmenizde büyük fayda var. Zira araştırmalara göre günde 81 miligram Aspirin alan erkeklerde kolon kanseri riski, almayanlara göre yüzde 50 oranında düşebiliyor.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Uçukları geçiriyor: Macar uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmaya göre, her gün alınacak 125 miligram Aspirin uçukların cilt üzerindeki ömrünü ortalama 8 günden 5 güne düşürerek, neredeyse yarı yarıya azaltabiliyor. Aspirin, uçuğa neden olan iltihabı da azaltarak, etkilenmiş bölgenin daha çabuk iyileşmesini sağlıyor.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Alzheimer'dan koruyor: Hollanda'daki Erasmus Tıp Merkezi'nde görevli bilim adamları tarafından yapılan bir araştırmaya göre birkaç yıl boyunca düzenli Aspirin kullananlarda Alzheimer hastalığına yakalanma riski, bu ilacı düzensiz kullananlara göre yaklaşık yüzde 80 oranında daha az ortaya çıkıyor.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Kadında kısırlığa iyi geliyor: Arjantinli uzmanlar, çocuk sahibi olamayan bir grup kadın üzerinde testler yaptı. Kadınlardan bir bölümüne sadece kısırlık ilacı, diğer gruba ise kısırlık ilacıyla birlikte 100 miligram Aspirin verildi. Aspirin, yumurtalıkta kan dolaşımını artırdığı için, ilacı Aspirinle alanların hamile kalma şansı yüzde 40 arttı. Sadece kısırlık ilacı alanlarda ise yüzde 20 artış görüldü.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Siğilleri söküp atıyor: Bir parça bant alın, ortasına yuvarlak bir delik açın ve bu delik tam siğilin üzerine gelecek şekilde bantı cildinize yapıştırın. Ucu banttan dışarı çakan siğilin üzerine, daha önce toz haline getirdiğiniz Aspirin'i sürün ancak cildinizin diğer taraflarına bulaştırmayın. Sonra bunun üzerini başka bir bantla kapatıp aynı işlemi üç gece üst üste uygulayın. Siğiliniz iyileşecektir.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Felçten koruyor: Felcin nedeni kan pıhtılaşması. Aspirin'in en önemli özelliği de pıhtılaşmayı önlemesi. Her gün alınacak bir Aspirin'in, felç geçirmiş erkeklerde yeni bir felç riskini yüzde 25 oranında önlediği biliniyordu. Bundan yola çıkan uzmanlar, genel olarak felç riski taşıyanlarda da aynı oranda etkili olacağını düşünüyor. Hatta bazı araştırmalar bu oranın daha da yüksek olabileceğini gösteriyor.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Üstelik bu kadar faydası olan aspirin yan etkisi en az olan ilaç aynı zamanda...
KALIN BARSAK( KOLON) ve REKTUM KANSERLERİ
Kolo - Rektal kanserler A.B.D. de her iki cinsde en sık görülen 2. kanser türüdür. Yılda ortalama 140.000 kişi hastalığa yakalanmakta ve yılda ortalama 60.000 kişide bu hastalıktan kaybedilmektedir. Yurdumuzda da tanı yöntemlerinin artması, kişilerin hastalık belirtilerini daha iyi algılamaları ve hekime başvurma olanaklarının artması, beslenme alışkanlığımızında giderek daha çok endüstriyel gıdalara kayması sonucu bu kanserlerle daha sık karşılaşmamıza neden olmaktadır. Ancak erken teşhis ve tedavi yöntemleri uygulanabildiği takdirde Kolo - Rektal Kanserler tedaviden ençok yararlanan iç organ kanserleridir. Hatta TARAMA ( Screening) testleri ile hastalık oluşmadan, oluşmuş ise belirtileri daha ortaya çıkmadan saptanabilmekte ve gerekli tedavisi yapılarak tam şifa sağlanabilmektedir. Çünkü genelde ( % 95 ) Kolo-Rektal kanserler POLİP lerden gelişmektedir.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
KOLON KANSERİ ŞEMATİK RESİM
Henüz kanser gelişmeden bu polipler tarama testlerinde saptanarak POLİPEKTOMİ ( Kolonoskop ile polipin barsaktan alınması) ile çıkarılırsa ilerde oluşabilecek veya henüz çok küçük seviyede oluşmuş bir kanser barsaktan uzaklaştırılmış olacaktır.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
KOLON TÜMÖRÜ 1[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
KOLON TÜMÖRÜ 1[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
KOLON TÜMÖRÜ 1 KİMLER RİSK ALTINDADIR ?
Genelde olguların büyük çoğunluğu 45-50 yaş üzerindeki kişilerde görülmektedir.Bu Nedenle;
45-50 yaş üzerindeki kişiler
Anne, baba, kardeş gibi yakın aile bireylerinde kolorektal kanseri veya polipleri olanlar,
Uterus ( rahim ), over ( yumurtalık ) veya meme kanseri olan kadınlar,
Ülseratif Kolit veya Crohn gibi hastalıkları olanlar. RİSKİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR ?
Risk altındaki kişiler, bu riski azaltmak için hastalık belirtileri ortaya çıkmadan yapılması gereken TARAMA (Screening ) testlerini yaptırmalıdırlar. Diyetlerini bol lifli - sebzeli, meyvalı, az yağlı ve az kırmızı etli bir şekile dönüştürmelidirler. Alkol ve sigara alışkanlığı varsa iyice azaltmalı, hatta bırakmalıdırlar. Hergün 20 - 30 dakika hafif egzersiz yapmalıdırlar.
TARAMA TESTLERİ NELERDİR ?
Kolo - Rektal kanserlerin klinik belirtileri ortaya çıkmadan yukarıda belirtilen RİSK altındaki kişilere yapılan testlerdir.Bu kanserlerin oluşmasında esas neden % 95 oranında poliplerdir. Bu polipler zaman içerisinde kansere dönüşebilmektedir. O nedenle tarama tetkiklerinde amaç bu polipleri henüz kansere dönüşmeden, eğer dönüşmüş ise çok erken devrede henüz klinik belirti vermeden teşhis etmek ve POLİPEKTOMİ ile ( kolonoskop yardımı ile polipin barsaktan uzaklaştırılması) çıkarılmalarını sağlamaktır. Bu takdirde bu hastalar % 90 nın üzerinde ki bir oranda tam şifaya kavuşmaktadırlar. Tarama testleri şunlardır :
45 yaş üzerinde yılda bir kez rektal tuşe muayenesi,
50 yaş üzerinde yılda bir kez gaitada gizli kan aranması,
50 yaş üzerinde 3 - 5 yılda bir defa KOLONOSKOPİ veya Sigmoidoskopi,
50 yaş üzerinde 5 yılda bir defa Kolon grafisi,
Ailesinde kolorektal kanseri olanlar 45 yaşdan sonra 2 - 3 yılda bir defa kolonoskopik tetkik,
Ülseratif Koliti olanlar yılda bir defa kolonoskopi ve biyopsi yaptırmalıdırlar. KOLO - REKTAL KANSERLERDE KLİNİK BELİRTİLER NELERDİR ?
Genelde kadın ve erkekte eşit oranda görülen Kalın barsak - Rektum kanserleri sinsi seyreder. Hastalık aşağıdaki belirtilerle ortaya çıkar.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Rektumdan kan gelmesi ( rektal kanama ), gaitanın kanla bulaşık olması,
Tuvalete çıkma alışkanlığında değişiklik
Gaitanın eskiye oranla incelmesi,
Kabızlık – İshal durumlarının ortaya çıkması,
Sık sık tuvalete çıkma isteği, buna rağmen tam boşalamama hissi,
Karında gaz ağrıları,
Kansızlık (anemi),
İzah edilemeyen zayıflama
Bu belirtilerin herhangi birinin 1 - 2 hafta devam etmesi veya aralıklarla tek rarlaması durumunda mutlaka hekime başvurulmalıdır.
TEŞHİS NASIL KONUR ?
Kolo - Rektal kanserlerde kesin teşhis barsak içerisindeki tümörden endoskopik yöntemlerden ( Rektoskopi, Fleksibl Sigmoidoskopi, KOLONOSKOPİ ) biriyle yapılacak tetkik ve alınacak parçanın patolog tarafından mikroskopik tanısı ile konur.
TEDAVİ NASIL YAPILIR?
Kolo-Rektal kanserlerin esas tedavisi tümörlü kısmın ameliyatla çıkarılması ve barsak pasajının sağlanması için çıkarılan kısmın alt ve üst uclarının tekrar karşılıklı ağızlaştırılmalarıdı r.Kolonlar uzun olduğu için bu işlem kolaylıkla uygulanabilir. Ancak REKTUM kanserlerinin tedavisinde bu durum biraz farklıdır. Rektum kısa bir organ (15 cm) olması nedeni ile özellikle anüse yakın yerleşim gösteren tümörlerde ( anüs girişinden 5-6 cm yukarıda) , hastalıklı kısımın çıkarılmasını temin için anüsün tamamen çıkarılıp,iptal edilerek kolon, karın duvarına ağızlaştırılır ( KOLOSTOMİ ).
Daha önceleri çok daha sıklıkla uygulanan bu yöntem, günümüzde gerek teknolojik gelişmeler ( Stappler aleti vs.) ve gerekse bu konuda eğitilmiş ve deneyim kazanmış özellikle Kolo - Rektal cerrahi ile uğraşan cerrahlar tarafından yapılan ameliyatlarda çok az sayıda hastaya uygulanmaktadır.Baze n kolostomi rektumda yapılan ameliyatın iyileşmesini sağlamak için geçici olarak ( birkaç ay ) yapılabilir. Daha sonra bu kolostomi kapatılır. Ameliyata ek olarak, rektum tümörlerinde bazen ameliyattan önce, bazen ameliyattan sonra gerek olursa RADYOTERAPİ de yapılabilir . Kolon tümörlerinde radyoterapinin yeri yoktur. Her iki organın tümörlerinde ameliyattan sonra duruma göre KEMOTERAPİ yapılabilir.
Anüs kanserlerinde genellikle radyoterapi tercih edilmektedir. Bazı durumlarda Cerrahi tedavide yapılabilir.
AMELİYAT SONRASI BU HASTALAR NASIL İZLENMELİ ?
Kolo - Rektal Kanserlerde ameliyat sonrası nüks etme şansı hastalığın evresine göre değişir. Nüksler genellikle ilk 2 yıl içerisinde ortaya çıkarlar. Bu nedenle bu hastaların ameliyat sonrası ilk 2 yıl içerisinde çok sıkı izlenmeleri gerekir. Eğer nüks saptanacak olursa yeni yapılacak girişimlerle hastanın yaşam şansı artırılır. Ayrıca bu hastalarda geriye bırakılan kolon kısmında yeni tümör oluşma şansı azda olsa vardır. Bunların çok küçükken saptanması ve çıkarılması hastaya tam şifa sağlayacaktır.Bu izlemelerde hastalara 3-6 aylık aralıklarla kan testleri tümör belirleyicileri ( CEA ), US, Tomografi; Akciğer grafisi, Kolonoskopi gibi tetkikler dönüşümlü olarak yapılır. 2 yıldan sonra senelik kontroller ile hasta 5 yıl izlenmelidir.
Alinti
