PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN

FORUMA GİT : PKK MI, EL KAİDE Mİ?


helindem
08-08-2008, 12:27
PKK MI, EL KAİDE Mİ?

İstanbul Güngören’de art arda patlayan ve 18 kişinin yaşamını yitirdiği, 150’den fazla kişinin de yaralandığı bombalı saldırının ardından, olayın faillerinin yakalandığı, 8 şahsın tutuklandığı, tutuklananlar arasında yer alan iki kişinin de olay yerinde görgü tanıklarınca görülen kişiler oldukları bildirildi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay yaptığı açıklamada; delillerin şüpheye mahal bırakmadığını, olaya karışanların ve onlara yataklık yapanların da tutuklandığını söyledi. Atalay, “Bulgularımız kanlı eylemin ardında bölücü örgütün olduğunu gösteriyor” derken, katliamın El Kaide esinlikli bir örgütün İstanbul’daki ABD Konsolosluğu’na yaptığı kanlı saldırının ardından gerçekleşmesi, şüpheleri farklı yönlere çevirdi.

Alman Haber Alma Teşkilatı (BND), saldırının terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilmediğini öne sürdü. BND Başkanı Ernst Uhrlau, “Bild” gazetesine verdiği demeçte, “İstanbul’da gerçekleştirilen bombalı saldırının PKK’nın tarzı olmadığını, saldırının teknik açıdan yer ve mekan olarak İslami terörün tarzı olduğunu” söyledi. Uhrlau ayrıca, “Olayın El Kaide terör örgütünce işlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyoruz. Çünkü İslami teröristlerin Türkiye’de faal olduğunu biliyoruz” dedi. Bu açıklamalardan da, Temmuz ayında PKK tarafından kaçırılan Alman dağcıların serbest bırakılmasından sonra Almanya’nın PKK üzerine fazla gitmek istemediği, olayı El Kaide’ye yönlendirdiği yönünde kamuoyunda bir kanaat oluştu.

Alman Südwest Presse Gazetesinin 4 Ağustos 2008 tarihli sayısında Gerd Höhler imzasıyla yayınlanan bir yazıda ise; Bu saldırının, Alman dağcıların kaçırılması olayında olduğu gibi Kuzey Irak’taki PKK yöneticilerinin örgütü ne derece kontrol altında tutabileceği ve eylemlerini koordine edebileceği sorusunu yeniden gündeme getirdiğine değinildi. Terörizm uzmanlarının, bazı grupların kendi inisiyatifiyle saldırı düzenlediğini, PKK yönetiminin Ocak ayında Diyarbakır’da düzenlenen ve yedi kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırıdan dolayı özür dilediğini, saldırının ardından açıklama yapan PKK’nın, olayın yönetim tarafından onaylanmayan bağımsız bir grup tarafından gerçekleştirdiğini belirttiklerine işaret edildi.

Bu arada PKK içerisinde aylardır, ihanetler, suçlamalar ve yer altı manevraları ile birlikte Suriye kanadı ile geleneksel kanat arasında kan davasının sürdüğü, önemli bazı yöneticilerin öldüğü hakkındaki haberler de, dikkatleri anlaşılmaz bir tablonun varlığına yöneltti. Kalabalık semtlerde aşırılık yanlısı hücrelerin saklandığı, yüzdükleri sularda müritlerin yakalandığı, PKK’nın kendi adamlarıyla harekete geçmediği zaman 80’li yıllardan itibaren kendi imzalarıyla şehirlere dehşet saçan aşırı sol fraksiyonların üyelerine güvendiği, kendini şiddet kullanımına adamış ve anlaşılmaz siyasi ajandası olan genellikle küçük gruplara ayrılmış fraksiyonların varlığı, tartışmaların diğer bir önemli boyutunu oluşturdu. Aşırı sağcılar ve dincilerle çatışan bir gerçeğe dikkat çekildi.

Sonuç olarak, terör eyleminin hangi örgüt tarafından yapılırsa yapılsın acılara sebep olduğu, hiç kimse tarafından kabul edilemeyeceği ve herkes tarafından kınanması gerektiği olgusu karşımızda duruyor. Teröre karşı sağ duyulu ama kararlı davranmak, olmazsa olmaz bir koşul olarak kendini gösteriyor.

Helin Demir
helindem@mynet.com