DelİRemzİ
01-06-2006, 11:58
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]
TBMM Başkanı Bülent Arınç, laiklik ilkesine 'evet' dediğini ancak, Anayasa'da laikliğin tarif edilmediğini söyledi. Arınç'a göre laikliğin tarifinin yapılması gerekiyor.
TBMM Başkanı Bülent Arınç, Meclis bahçesinde CNN TÜRK'ün sorularını yanıtladı. TBMM Başkanı Bülent Arınç, laiklik ilkesine 'evet' dediklerini bildirerek, ''ama bu ilke nasıl yorumlanacak? Anayasa'da laiklik tarif edilmemiştir. 'Laiklik ilkesi' söz konusudur'' dedi.
Arınç, ''şimdi ben gazetecilerin önüne çıksam ve 'merhaba' desem, bana soracakları ilk soru şu: 'Akşam İsveç Kralı'nın yemeğinde davetliydiniz, eşinizin de başında örtü vardı. Bu nasıl bir şey?' Ya da 'Cumhurbaşkanı niye gelmedi?' diye, ona soracaklarını bana soracaklar. Ama Türkiye bunu geçmeli, aşmalı…”dedi.
"Hangi kurumdan geldiğini biliyoruz"
Arınç, Danıştay'a düzenlenen silahlı saldırıda ölen İkinci Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in cenaze törenine gitmekten son anda vazgeçtiğini söyledi.
Danıştay’daki saldırı sonrasında yaşanan gelişmelere değinen Arınç,cenaze törenindeki gerginliğe çok üzüldüğünü ifade etti.
Cenaze törenine gitmek için aracında beklediğini, gelişmeler karşısında Kocatepe Camii’ne gitmediğini söyleyen Arınç, "bunların hangi kurumdan geldiğini, kimler tarafından organize edildiğini biliyoruz" diye konuştu.
"Yuhalatacaklardı Parlamento Başkanını"
''Yuhalatacaklardı Parlamento Başkanını" diyen Arınç, "utanmaz birkaç kişi belki pet şişe fırlatacaktı... Yuhalayan, alay etmeye kalkan, bir avuçi nsanın organize olmasıyla bir Meclis Başkanı görmek birilerini belki mutlu edebilir ama 70 milyon insanı çok üzecekti. Böyle bir oyuna gelmedik. Oradaki tabloyu görünce, irkildim. Korkmadım; utandım, sıkıldım..." diye görüş belirtti.
"Ortaya çıkanlar birilerini çok üzmüşe benziyor"
Arınç, ''Danıştay saldırısının niçin, nasıl olduğuna yargı karar verecek... Şu anda ortaya çıkan birtakım ilgiler, bağlantılar birilerini çok fena üzmüşe benziyor. Çünkü birileri, o eylemin bir kişi tarafından tekbirler getirilerek işlendiği ve bunun, onun bazı kişilerin konuşmalarından etkilenmiş olabileceği mizanseni kurmuşlardı. Bir çete işi olduğu, örgüt işi olduğu hemen hemen ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.
Arınç'ın 23 nisan konuşması...
Arınç, 23 nisan konuşmasında 15 konuya temas ettiğini hatırlatarak, bunlardan sadece laiklik konusunu birkaç kişinin tartıştığını söyledi.
Türkiye'de eskiden beri tartışılan konulara hukuk bağlamında açıklık getirmek istediğini vurgulayan Arınç, "ben bir hukukçuyum. Hukukçu olarak şunu biliyorum. Anayasa'da laiklik tarif edilmemiştir. Laiklik ilkesi söz konusudur. Başka hiçbir kanunda da laiklik ilkesi tarif edilmemiştir... Ben bu hukuk fakültesini boşuna okumadım. 25 yıl bunun üzerine çalışmam var. Herkes benim iyi bir hukukçu olduğumu da söyler” şeklinde görüş belirtti.
“Ben o gerekçeye sahibim”
Arınç Anayasa’da laiklik ilkesine ilişkin diğer maddelere de değindi.
Meclis Başkanı, “dördüncü maddede gösterilen husus, 14’üncü maddeyle de bağlantılı olarak laiklik ilkesinin istismar edilemeyeceği, bölünmez bütünlüğümüze karşı gelinemeyeceği, hatta 14’üncü maddedeki istisnaların dışında ibadetlerin serbest olduğu konusudur. Anayasa'nın ikinci maddesindeki laiklik ilkesi, bu maddenin gerekçesinde tarif edilmiştir. Maddenin gerekçesinde yoktur. Ben o gerekçeye sahibim'' dedi.
“Aklımı kaçırmadım”
Arınç, “ben, 'laiklik ilkesini kaldıralım' diye bir teklifte bulunmuyorum. Ben 'laiklik ilkesi fuzulidir' demiyorum. Aklımı kaçırmadım. Böyle bir niyetim de yok. Ben sadece, bu 73 milyon insan, nasıl bir laiklik ilkesi ve prensibi içinde hayat tarzını, devletle olan ilişkilerini, parlamentoyla olan ilişkilerini tanzim etmelidir. Nasıl huzur, mutluluk ve refah içinde yaşamalıdır laikliğe bağlı kalarak? 'Bunu bana söyleyin' diyorum…” diye konuştu.
Bülent Arınç, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın bu yönde kararları bulunduğunun hatırlatılması üzerine de Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın, var olan hukuk kuralları üzerinden karar verdiklerini söyledi.
“Neye temas edeceğimi ben belirlerim”
Arınç, ''bu konuların gündeme tutulmasında katkınız olduğunu düşünüyor musunuz? 23 nisanda laiklik konusunda önemli mesajlar verdiniz?'' sorusu üzerine ''benim 23 nisanda özel gündemli toplantıda konuşma yapmam, benim görevimdir. Bu konuşmalarda hangi konulara temas edeceğimi ben belirlerim. Mesela Anayasa Mahkemesi Başkanı gibi... Anayasa Mahkemesi Başkanımız her yıl kuruluş yıldönümünde konuşma yapar. Kimsenin onun konuşmasına müdahale etmek, 'onu söyleme, bunu söyle' deme hakkı yok…” sözlerini kullandı.
“Türkiye son üç yılda büyük başarılar elde etti”
Türkiye’nin özellikle son üç yılda büyük atılımları, büyük başarıları gerçekleştirdiğini söyleyen TBMM Başkanı, “enflasyon belki 100 yıllık bir hayalin gerçekleştiği noktaya geldi.
Türkiye, büyüme hızında iki senedir rekorlar kırıyor. Türkiye, bizi çok utandıran bol sıfırlı paralardan, büyük bir reform yapıp 6 sıfırı atarak belli bir noktaya geldi” diye konuştu.
"Türban, laiklik, başörtüsü çok konuşuldu"
Bülent Arınç, Türkiye'nin büyük sorunlarla baş ettiğini ve istikrarlı şekilde ilerlediğini belirterek, ''Türkiye'nin bu şekilde güçlenmesini ya hazmedemeyen ya kıskanan ya bundan rahatsız olan iç ve dış mihraklar var. Sanıyorum ki yine onların bir yerlerden düğmeye basmasıyla biz bu tür gerginliklerin içinde kendimizi buluyoruz'' dedi.
Türban, laiklik, başörtüsü ve rejim konularının çok konuşulduğunu ifade eden Arınç, bu konularla ilgili anayasal hükümler bulunduğunu, hukuk devleti olmanın verdiği argümanlar bulunduğunu söyledi.
Bu konuların artık dışarıda bırakılmasını isteyen Arınç, ''her meseleyi rejim sorunu haline getirmek yerine, Türkiye'nin 2006 yılında elindeki imkanlarla nasıl bir küresel aktör konumuna geleceğini düşünmemiz lazım'' yorumunu yaptı.
“Yasaları ben yaparım, Anayasa Mahkemesi hüküm koyamaz”
Meselenin çarpıtılmamasını isteyen Arınç, Anayasa Mahkemesi’nin hüküm koyamayacağını ifade etti.
Yasama yetkisinin Parlamento’da olduğuna dikkati çeken Arınç, ''yasaları ben yaparım, Anayasa Mahkemesi bunu denetler. Yüksek Mahkeme, benim yaptığım kanunu Anayasa'ya aykırı bulursa iptal eder. Kendisi hüküm koymaz.
Bana gönderir, ben onun bozma gerekçelerini yerinde bulursam, kanunu bir başka türlü çıkarırım. 'Hayır o yanlış' diye düşünürsem ya çıkarmam veya eskisi çıkartırım. Bunlar benim yetkimde olan şeyler'' diye konuştu.
“Çok partili dönemde laiklik anlayışı farklı olmalı”
Türkiye'nin çok partili dönemi de tek partili siyasi hayatı da yaşadığını anlatan Arınç, ''tek partili dönemdeki laiklik anlayışı ile çok partili dönemdeki laiklik anlayışının birbirinden farklı olması gerekir ve birbirinden farklı da zaten...'' görüşünü savundu.
TBMM Başkanı Arınç, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin, Bilgi Edinme Kanunu'na göre alınamayacağını da hatırlatarak, ''bana verilmeyen, 'gizli' denen şey, çetelerin kasasından çıkıyor. Gazetelerin birinci sayfasından yayınlanıyor'' diye konuştu. ''Meclis Başkanı isterse getiririz...'' denildiğini ifade eden Arınç, bu bilgileri kendi adına istemediğini söyledi.
"Cumhurbaşkanı'na saygısızlık yapmam"
''Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e kızgın mısınız? Hep bir çekişme varmış gibi görüntü var. Kızgın olduğunuz oluyor mu?'' sorusu üzerine Arınç, ''bu, nasıl bir soru? Sayın Cumhurbaşkanı'na kızmak... Bunu telaffuz etmek bile nezaketsizlik olur. Doğru bulmam bunu. Ama bazı olaylar nedeniyle üzüldüğümü rahatlıkla söyleyebilirim" dedi.
Bülent Arınç sözlerini "Cumhurbaşkanı'nın 2000 yılında adaylığı konusunda da Grup Başkanvekili olarak en olumlu çalışmayı yapmış bir insanım. Aday gösterilmesinde benim de imzam vardır. Partide ona oy verilmesinde büyük katkım vardır. Üzüldüğüm bazı konular var ama Sayın Cumhurbaşkanı'na şimdiye kadar bir saygısızlık yapmadım, bundan sonra da yapmam'' diye sürdürdü.
TBMM Başkanı Bülent Arınç, laiklik ilkesine 'evet' dediğini ancak, Anayasa'da laikliğin tarif edilmediğini söyledi. Arınç'a göre laikliğin tarifinin yapılması gerekiyor.
TBMM Başkanı Bülent Arınç, Meclis bahçesinde CNN TÜRK'ün sorularını yanıtladı. TBMM Başkanı Bülent Arınç, laiklik ilkesine 'evet' dediklerini bildirerek, ''ama bu ilke nasıl yorumlanacak? Anayasa'da laiklik tarif edilmemiştir. 'Laiklik ilkesi' söz konusudur'' dedi.
Arınç, ''şimdi ben gazetecilerin önüne çıksam ve 'merhaba' desem, bana soracakları ilk soru şu: 'Akşam İsveç Kralı'nın yemeğinde davetliydiniz, eşinizin de başında örtü vardı. Bu nasıl bir şey?' Ya da 'Cumhurbaşkanı niye gelmedi?' diye, ona soracaklarını bana soracaklar. Ama Türkiye bunu geçmeli, aşmalı…”dedi.
"Hangi kurumdan geldiğini biliyoruz"
Arınç, Danıştay'a düzenlenen silahlı saldırıda ölen İkinci Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in cenaze törenine gitmekten son anda vazgeçtiğini söyledi.
Danıştay’daki saldırı sonrasında yaşanan gelişmelere değinen Arınç,cenaze törenindeki gerginliğe çok üzüldüğünü ifade etti.
Cenaze törenine gitmek için aracında beklediğini, gelişmeler karşısında Kocatepe Camii’ne gitmediğini söyleyen Arınç, "bunların hangi kurumdan geldiğini, kimler tarafından organize edildiğini biliyoruz" diye konuştu.
"Yuhalatacaklardı Parlamento Başkanını"
''Yuhalatacaklardı Parlamento Başkanını" diyen Arınç, "utanmaz birkaç kişi belki pet şişe fırlatacaktı... Yuhalayan, alay etmeye kalkan, bir avuçi nsanın organize olmasıyla bir Meclis Başkanı görmek birilerini belki mutlu edebilir ama 70 milyon insanı çok üzecekti. Böyle bir oyuna gelmedik. Oradaki tabloyu görünce, irkildim. Korkmadım; utandım, sıkıldım..." diye görüş belirtti.
"Ortaya çıkanlar birilerini çok üzmüşe benziyor"
Arınç, ''Danıştay saldırısının niçin, nasıl olduğuna yargı karar verecek... Şu anda ortaya çıkan birtakım ilgiler, bağlantılar birilerini çok fena üzmüşe benziyor. Çünkü birileri, o eylemin bir kişi tarafından tekbirler getirilerek işlendiği ve bunun, onun bazı kişilerin konuşmalarından etkilenmiş olabileceği mizanseni kurmuşlardı. Bir çete işi olduğu, örgüt işi olduğu hemen hemen ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.
Arınç'ın 23 nisan konuşması...
Arınç, 23 nisan konuşmasında 15 konuya temas ettiğini hatırlatarak, bunlardan sadece laiklik konusunu birkaç kişinin tartıştığını söyledi.
Türkiye'de eskiden beri tartışılan konulara hukuk bağlamında açıklık getirmek istediğini vurgulayan Arınç, "ben bir hukukçuyum. Hukukçu olarak şunu biliyorum. Anayasa'da laiklik tarif edilmemiştir. Laiklik ilkesi söz konusudur. Başka hiçbir kanunda da laiklik ilkesi tarif edilmemiştir... Ben bu hukuk fakültesini boşuna okumadım. 25 yıl bunun üzerine çalışmam var. Herkes benim iyi bir hukukçu olduğumu da söyler” şeklinde görüş belirtti.
“Ben o gerekçeye sahibim”
Arınç Anayasa’da laiklik ilkesine ilişkin diğer maddelere de değindi.
Meclis Başkanı, “dördüncü maddede gösterilen husus, 14’üncü maddeyle de bağlantılı olarak laiklik ilkesinin istismar edilemeyeceği, bölünmez bütünlüğümüze karşı gelinemeyeceği, hatta 14’üncü maddedeki istisnaların dışında ibadetlerin serbest olduğu konusudur. Anayasa'nın ikinci maddesindeki laiklik ilkesi, bu maddenin gerekçesinde tarif edilmiştir. Maddenin gerekçesinde yoktur. Ben o gerekçeye sahibim'' dedi.
“Aklımı kaçırmadım”
Arınç, “ben, 'laiklik ilkesini kaldıralım' diye bir teklifte bulunmuyorum. Ben 'laiklik ilkesi fuzulidir' demiyorum. Aklımı kaçırmadım. Böyle bir niyetim de yok. Ben sadece, bu 73 milyon insan, nasıl bir laiklik ilkesi ve prensibi içinde hayat tarzını, devletle olan ilişkilerini, parlamentoyla olan ilişkilerini tanzim etmelidir. Nasıl huzur, mutluluk ve refah içinde yaşamalıdır laikliğe bağlı kalarak? 'Bunu bana söyleyin' diyorum…” diye konuştu.
Bülent Arınç, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın bu yönde kararları bulunduğunun hatırlatılması üzerine de Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın, var olan hukuk kuralları üzerinden karar verdiklerini söyledi.
“Neye temas edeceğimi ben belirlerim”
Arınç, ''bu konuların gündeme tutulmasında katkınız olduğunu düşünüyor musunuz? 23 nisanda laiklik konusunda önemli mesajlar verdiniz?'' sorusu üzerine ''benim 23 nisanda özel gündemli toplantıda konuşma yapmam, benim görevimdir. Bu konuşmalarda hangi konulara temas edeceğimi ben belirlerim. Mesela Anayasa Mahkemesi Başkanı gibi... Anayasa Mahkemesi Başkanımız her yıl kuruluş yıldönümünde konuşma yapar. Kimsenin onun konuşmasına müdahale etmek, 'onu söyleme, bunu söyle' deme hakkı yok…” sözlerini kullandı.
“Türkiye son üç yılda büyük başarılar elde etti”
Türkiye’nin özellikle son üç yılda büyük atılımları, büyük başarıları gerçekleştirdiğini söyleyen TBMM Başkanı, “enflasyon belki 100 yıllık bir hayalin gerçekleştiği noktaya geldi.
Türkiye, büyüme hızında iki senedir rekorlar kırıyor. Türkiye, bizi çok utandıran bol sıfırlı paralardan, büyük bir reform yapıp 6 sıfırı atarak belli bir noktaya geldi” diye konuştu.
"Türban, laiklik, başörtüsü çok konuşuldu"
Bülent Arınç, Türkiye'nin büyük sorunlarla baş ettiğini ve istikrarlı şekilde ilerlediğini belirterek, ''Türkiye'nin bu şekilde güçlenmesini ya hazmedemeyen ya kıskanan ya bundan rahatsız olan iç ve dış mihraklar var. Sanıyorum ki yine onların bir yerlerden düğmeye basmasıyla biz bu tür gerginliklerin içinde kendimizi buluyoruz'' dedi.
Türban, laiklik, başörtüsü ve rejim konularının çok konuşulduğunu ifade eden Arınç, bu konularla ilgili anayasal hükümler bulunduğunu, hukuk devleti olmanın verdiği argümanlar bulunduğunu söyledi.
Bu konuların artık dışarıda bırakılmasını isteyen Arınç, ''her meseleyi rejim sorunu haline getirmek yerine, Türkiye'nin 2006 yılında elindeki imkanlarla nasıl bir küresel aktör konumuna geleceğini düşünmemiz lazım'' yorumunu yaptı.
“Yasaları ben yaparım, Anayasa Mahkemesi hüküm koyamaz”
Meselenin çarpıtılmamasını isteyen Arınç, Anayasa Mahkemesi’nin hüküm koyamayacağını ifade etti.
Yasama yetkisinin Parlamento’da olduğuna dikkati çeken Arınç, ''yasaları ben yaparım, Anayasa Mahkemesi bunu denetler. Yüksek Mahkeme, benim yaptığım kanunu Anayasa'ya aykırı bulursa iptal eder. Kendisi hüküm koymaz.
Bana gönderir, ben onun bozma gerekçelerini yerinde bulursam, kanunu bir başka türlü çıkarırım. 'Hayır o yanlış' diye düşünürsem ya çıkarmam veya eskisi çıkartırım. Bunlar benim yetkimde olan şeyler'' diye konuştu.
“Çok partili dönemde laiklik anlayışı farklı olmalı”
Türkiye'nin çok partili dönemi de tek partili siyasi hayatı da yaşadığını anlatan Arınç, ''tek partili dönemdeki laiklik anlayışı ile çok partili dönemdeki laiklik anlayışının birbirinden farklı olması gerekir ve birbirinden farklı da zaten...'' görüşünü savundu.
TBMM Başkanı Arınç, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin, Bilgi Edinme Kanunu'na göre alınamayacağını da hatırlatarak, ''bana verilmeyen, 'gizli' denen şey, çetelerin kasasından çıkıyor. Gazetelerin birinci sayfasından yayınlanıyor'' diye konuştu. ''Meclis Başkanı isterse getiririz...'' denildiğini ifade eden Arınç, bu bilgileri kendi adına istemediğini söyledi.
"Cumhurbaşkanı'na saygısızlık yapmam"
''Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e kızgın mısınız? Hep bir çekişme varmış gibi görüntü var. Kızgın olduğunuz oluyor mu?'' sorusu üzerine Arınç, ''bu, nasıl bir soru? Sayın Cumhurbaşkanı'na kızmak... Bunu telaffuz etmek bile nezaketsizlik olur. Doğru bulmam bunu. Ama bazı olaylar nedeniyle üzüldüğümü rahatlıkla söyleyebilirim" dedi.
Bülent Arınç sözlerini "Cumhurbaşkanı'nın 2000 yılında adaylığı konusunda da Grup Başkanvekili olarak en olumlu çalışmayı yapmış bir insanım. Aday gösterilmesinde benim de imzam vardır. Partide ona oy verilmesinde büyük katkım vardır. Üzüldüğüm bazı konular var ama Sayın Cumhurbaşkanı'na şimdiye kadar bir saygısızlık yapmadım, bundan sonra da yapmam'' diye sürdürdü.
