PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN



FORUMA GİT : Dünyada yalnız mıyız? İlginç bir filim: Donny Darko


Erzurumlu
20-06-2006, 12:14
http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/donniedarko.JPG

Sayı: 446 | Nihal Bengisu Karaca - n.bengisu@aksiyon.com.tr
Donnie Darko
Yön: Richard Kelly
Oyn: Jake Gyllenhaal (Donnie Darko), Jena Malone (Gretchen Ross), Mary McDonnell (Rose Darko), Drew Barrymore (Karyn Pomeroy), Patrick Swayze (Jim Cunningham)
Sen: Richard Kelly

'Zamanda yolculuk" teması ile "yalnızlık korkusu" arasında nitelikli bir bağlantı var. İnsanoğlunun uzaya, uzaysal zaman ve mekanla ilgili araştırmalara yönelen ilgisi hep bu "bağlantıdan" çıkmıyor mu? Soru şu: "Evrende yalnız mıyız?"

Donny Darko sarsıntı yaratan filmlerden; bir kere olayların merkezinde ergenliğin tehlikeli ve sancılı döneminde bir de şizoid sorunlarla boğuşan son derece zeki ve hüzünlü bir genç var; görüşü açık, ufku geniş ama bunlar onu "istikbali parlak" bir genç yapmıyor. Çünkü 80"lerde, istikbali parlak olmanın yolu "korkunu aş" "sevgiye kucak aç" türü antin kuntin sloganlara inanmaktan ve bütün bunları talep ettiğin iktidara ulaşmak için örgütleyebilmekten geçiyor.Üzgünüz Donny "yalnızlık ne menem bir şeydir?" ya da "Zamanda yolculuk mümkün müdür?" gibi sorular soran ve hayali arkadaşı tavşan Frank"le uyurgezerlik nöbetlerinde volta atan doğuştan hüzünlülere verebileceğimiz bir pay yok; sana, sırf "aykırı" fikirlere sahip olduğu için dışladığımız şu edebiyat öğretmenine ve şu şişman Çinli kıza, verebileceğimiz hiçbir şey yok!

Anlatacaklarımızın filmi izlememiş olanlara bir şeyler ifade etmesi zor. Bir yazar, yazarlığı "çocukluğa olgunlaşmak" diye tarif etmiş. Bu söz sinema için Donny Darko"ya uyarlanabilir: Donny Darko"yu izleyince "sinema gençliğe olgunlaşmaktır" diyor insan. Donny Darko, eleştirisi ve tanıtımı yapılabilecek bir film olmaktan çok üzerinde analiz yapılmayı gerektiren filmlerden. David Lynch"in "Mullholand Çıkmazı" ile aynı düzeyde değilse de aynı kulvarda olduğunu söyleyelim, siz anlayın.

Donny Darko psikiyatri tedavisi gören, ergenliğin bitiminde ilk gençliğin başlarında sorunlu bir çocuk, "iyi" bir ailesi, "iyi" bir doktoru var. Daha bu noktada bile insanın gözü kamaşıyor; çünkü bu bir bağımsız yapım değil de sıradan bir gençlik filmi olsaydı, ya da sıradan sloganları pelesenk etmiş "anarşist" bir tavrı benimsemiş olsaydı, Donny"nin hastalığının anlayışsız ve cahil ailesine ya da aptal doktoruna bağlanması kaçınılmaz olurdu. Oysa tıbbi veriler açısından da "doğru" bir şekilde, Donny eğitimli ve anlayışlı ailesine rağmen ve onun için gerekeni yapma noktasında elinden geleni esirgemeyen doktoruna rağmen hasta. Çünkü hastalıkları belli bir ya da iki merkezin kusuru imiş gibi göstermek "ehlileştirilmiş eleştiri"nin bir oyunu. Oysa bu öylesine büyük ve girift bir oyun ki, "sağlıklı" bir insan değilsen, normal değilsen, hemen yabancılaşıp dışına kaçamıyorsan hayatın, Donny gibi sadıksan sorulara, başın büyük belada demektir. Şizofreni tedavisi gören Donny"ye doğru sorular yalnızca "uykuda" gelmekte; Donny gündüzlerini makul dozlardaki isyan ve sorgulamalarla geçiştirebiliyor; devrim uykuda gerçekleşiyor. Donny bir uyurgezer ve bir arkadaşı da var; garip bir tavşan kostümü giymiş Frank adında hayali biri. Bir ara ona "Neden bu aptal tavşan kostümünü giyiyorsun?" diyor, Frank ise "Ya sen neden o aptal insan kostümünü giyiyorsun?" diye cevap veriyor. Sorularla ve Frank"in manipülasyonlarıyla geçen gecelerin bir çözümlemesi, bir açıklaması var mı?

Donny Darko hayali arkadaşı Frank"in soft başlayan ama giderek dozu yükselen "yıkım" önerilerini yerine getirirken bir yandan da okula yeni gelen bir kız arkadaş ediniyor. Son derece naif bir düzlemde ilerleyen bu gönül ilişkisi Donny"nin nihai kararında, en çok da Stephan Hawking"in solucan deliği teorisine göre "mümkün olabilen" zamanda yolculuk takıntısının varacağı noktada önemli bir rol oynuyor. Zamanda yolculuk saplantısı üzerinden "kader" ile, "zaman" ile bir çok felsefi tartışmaya göz kırpıyor film. Gotik edebiyatı, dahası Hollywood mahreçli gençlik filmlerini çağrıştıran ama suratımıza fırlatmayan referansları da var. Ama tüm bunların ötesinde en hoş olanı, filmin türünü teyid etme noktasında da işimizi zorlaştıran, "zamanda yolculuk" teması ile Donny"nin altında ezildiği türden bir gerçeklik olan "yalnızlık korkusu" arasındaki nitelikli bir bağlantı. İnsanoğlunun uzaya, uzaysal zaman ve mekanla ilgili araştırmalara yönelen ilgisi hep bu "bağlantıdan" çıkmıyor mu, soru şu: "Evrende yalnız mıyız?"

Donny Darko bana göre nihai olarak "ağır takılan" değil, gerçek anlamda "ağır" bir "gençlik" filmi. Psikolojik, fantastik, dini ve felsefi eğilimlerine rağmen, aslında ele aldığı insanın ancak genç yaşlarında kapıldığı ancak büyüdükçe yitirdiği sorulara coşkuyla bağlanması ihtimalinde yaşanabilecek zihinsel serüven. Bu trajik olduğu kadar diğerkam olabilecek bir süreç. Donny Darko"nun bu hikayeyi anlatmak için 80"leri seçmesi ayrıca ilginç. Muhafazakâr politikalarla, tek tipleştirici/aynileştirici Amerikan tarzı banliyö yaşamıyla sarmalanan dönem filmin eleştiri oklarından payını alıyor. Ancak film meselenin sadece politik atmosfer ile ve gençlik filmlerinin sandığı şekilde aile ve çevre baskısı, uyuşturucu satıcıları ya da şiddet filmleri ile ilgili olmadığını da söylüyor. Sorun "dışarıdan" gelen uyarılarla tetikleniyor, ama asıl kaynak "içeride".

Erzurumlu
20-06-2006, 12:15
http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/solucangecit.gif

Bu işin dönüşü yok!

Ünlü fizikçi Stephen Hawking'in karadeliklere ilişkin yeni açıklamalarının ardından zaman yolculuğunun mümkün olup olmadığını araştırdık. Radikal Cumartesi'ye özel açıklama yapan Stanford Üniversitesi'nden profesör Susskind'e göre geleceğe gitmek kolay, ama geri dönmesi imkansız

SEVGİ YÜKSEL (Arşivi) - 2004-07-31

Stephen Hawking geçen çarşamba günü Dublin'de bir konferansta bilimkurgu dünyasını hüsrana uğratarak karadelikler aracılığıylazamanda yolculuk zamanda yolculuk yapılamayacağını açıkladı. Yıllardır tekerlekli sandalyeye mahkûm olup, bir bilgisayar sayesinde iletişim kurabilen ünlü fizikçinin anlattıklarına göre bir karadeliğin içine çektiği maddelere ilişkin bilgi yok olmuyor, değişime uğramış olarak ışık formunda geri püskürtülüyor. Böylece dünyanın değişik ülkelerinde parmakla sayılır akıllı birkaç adamı geceleri uykusuz bırakan paradokslardan biri daha çözüm bulmuş oldu. Peki hepimizin çocukluk hayali zaman yolculuğuna ne oldu?
Bir gün vişne rengi kıyafetlerle Osmanlı döneminin Pera'sında dolaşabilir miyim?

Erzurumlu
20-06-2006, 12:16
http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/timewarppJPG.JPG

Hem var hem yok
Bilim adamları fizik yasalarının zamanda yolculuğa izin verip veremeyeceğini tartışırken, bazı filozoflar böyle bir yolculuğun her şeyden önce mantığa aykırı olduğunu düşünüyor. Geçmişe yolculuğun çelişkili sonuçlar doğuracağını, bunun da böyle bir yolculuğun imkansızlığını kanıtladığını savunuyorlar. Büyükbaba Paradoksu'nu örnek verebiliriz. Ergenlik çağında depresyona girmiş bir arkadaşımız
-adını Ali koyalım -geçmişe gider ve büyükbabasını büyükannesi ile tanışmadan öldürür ve böylece kendi doğumunu engellemiş olur. Bu durumda Ali'nin hem var olduğu, hem de var olmadığı sonucu çıkar. Bu en temel mantık yasalarımız ile çelişir. Filozoflar mantık yasalarının çiğnenemeyeceğini ve bu yüzden zaman yolculuğunun ancak tarih içerisinde tutarlılık korundukça olabileceğine inanıyor.
Geleceğe Dönüş filminin kahramanı Marty McFly Ali'ninkine benzer bir problemle karşılaşmıştı. Annesiyle babasının gençlik yıllarına yolculuk yapan Marty'e annesi aşık olmuş, böylece annesiyle babasının âşkı ve tabii ki Marty'nin varlığı tehlikeye düşmüştü. Tarih içinde tutarlılık zorunluluğu Marty'nin yavaş yavaş fotoğraflardan silinmesiyle gösterilmişti. Zaman Makinesi filminde de yakışıklı Guy Pearce evlenme teklif edeceği gün ölen nişanlısını kurtarmak için defalarca geçmişe dönmüş, ama ne yaparsa yapsın sevgilisinin ölümüne engel olamamıştı.


Kurtçuk deliği
Ne yazık ki daha zaman makinesi icat edecek bir Doctor Brown veya Guy Pearce çıkmadı. Şimdilik en popüler planlar, "Önce uzayda bir kurtçuk deliği bul," gibi kulağa çılgın gelen ifadelerle anlatılıyor. Gerçekten de Einstein'dan sonra ilk Kurt Gödel'in fark ettiği gibi genel görelilik kuramı aslında fiziksel bir maddenin ışık hızından daha düşük bir hızla yolculuk yaparak kendi geçmişine geri dönmesini mümkün kılıyor.
MIT profesörü Alan Guth, Genel Görelilik kuramını özetliyor: "Uzay-zaman kütleye nasıl hareket edeceğini söylüyor. Kütle uzay-zamana nasıl büküleceğini söylüyor." Uzay-zaman kavramını en kolay dört ucundan gerilerek tutulmuş bir çarşafa benzeterek düşünebiliriz. Çarşafın ortasına yerleştirilen bir futbol topu kütlenin uzay-zamanı büktüğü gibi çarşaf yüzeyinin şeklini değiştirir. Eğer çarşafın üzerine bir tenis topu daha koyarsak, oluşan çukurdan dolayı futbol topuna doğru yuvarlanmaya başlar. Bu da uzay-zamanın kütleye nasıl hareket etmesi gerektiğini söylemesidir. Kara delikler de, yerleştirilen bir bowling topunun çarşafı delmesi gibi uzay-zaman yüzeyinde oluşan sonsuz çukurlardır.

Zamanda yolculuk yolculuğun gerçekleşebilmesi için uzay-zaman yüzeyinin iki noktasının birbirine değecek şekilde bükülmüş olması gerekir. Evrenin bu bölümünde zaman kapalı olarak tanımlanıyor, çünkü zamanda ilerliyoruz ilerliyoruz sonra bir bakıyoruz başladığımız yere geri dönmüşüz. İşte fizikçilerin kurtçuk deliği dedikleri de böyle bir şey. Boğaziçi Üniversitesi fizik profesörü Metin Arık anlatıyor: "Elmanın yüzeyini evren gibi düşünürsek, kurt deliği gibi evren bir yerinden deliniyor ve öbür tarafından birleşiyor." Böylece teorik olarak bu delikleri kullanarak bir zaman diliminden diğerine geçiş yapmak mümkün. Fakat heyecanlanmak için daha erken çünkü daha evrende bir kurtçuk deliği gözlemlenememiş.


Zaman oku
İnsan zamanda yolculuğun nasıl bir şey olacağını düşlerken bile zorlanıyor.
Sanki zamanın akışı hakkında en iyi bildiklerimize aykırı. Zamanın sadece bir doğrultuda aktığının farkındayız çünkü herkes yaşlanırken kimse gençleşmiyor veya çaya atılan şeker hep bin bir parçacık olup eriyor, ama hiçbir zaman çaydan küp şeker çıkmıyor. Geleceğe şu an, şu ana da geçmiş neden oluyor, şimdi daima geçmişe dönüşüyor, ama geçmişi gelecek açıklamıyor. Evden şemsiyesiz çıktığım için açık hava konserinde
ıslanıyorum, ama ıslandığım için evden şemsiyesiz çıkmıyorum. Geçmişe yolculuğu düşlemek zor çünkü bildiğimiz dünyada nedensellik sadece bir yönde işliyor. Ali'nin büyükbabasını öldürmesinde de olduğu gibi geleceğin geçmişi etkilemesi deneyimlerimize ters. Stanford Üniversitesi teorik fizik profesörü Leonard Susskind bu nedenle geçmişe yolculuğun mümkün olamayacağına inanıyor: "Eğer geçmişe gidebilseydik domuzların DNA'sıyla oynar, onları kanatlı bile yapabilirdik. Ama bu imkansız."
Prof. Arık'a göre Ali'nin büyükbabasını öldürmesi felsefi bir çelişki. Önemli olan fizik kuramlarının felsefeye değil matematiğe uygun olması. Arık, nedensellik ilkesinin Kuantum Alanları teorisinden çıkarıldığını ve Einstein'ın genel görelilik kuramında yer almadığını belirtiyor. Zaten şu an teorik fiziğin problemi bu iki önemli teorinin birleştirilememesi. Arık zaman yolculuğu ile ilgili soruların ancak bu gerçekleştikten sonra yanıtlanabileceğine inanıyor.
Diğer yandan Susskind'e göre geleceğe yolculuk gayet kolay. İşte bize gönderdiği özel tarifi: "Önce kendini bir karadeliğin etrafında dönmekte olan bir uzay gemisinin içinde bul. Gemiye bağladığın sağlam bir halatla kendini tam ufuk çizgisinin biraz üstünde kalacak şekilde karadeliğe bırak. Kendi saatine göre burada on beş dakika takıl. Daha sonra kendini yukarı geri çektiğinde yaklaşık 1000 yıl geçtiğini göreceksin. Geleceğe gitmek kolay, zor olan geri dönmek. Ben bunun imkansız olduğuna inanıyorum." 

Zamanda  Yolculuk eğer mümkünse, insan neden daha önce hiç ziyaretçimiz olmadığını düşünmeden edemiyor tabii. Hawking gibi birkaç karamsar bunu bizim zamanımızın pek bir sevimsiz olduğuna ve zaman turistlerinin başka dönemleri tercih ettiğine bağlıyor. Bana kalırsa Angelina Jolie gibi güzelleri, Brad Pitt gibi yakışıklıları, Mehmet Ali Erbil gibi sunucuları, Ayşe Hatun Önal gibi şarkıcıları, Popstar gibi yarışmaları, futbol gibi hayat felsefesi ile görmeye değer bir zamanda yaşıyoruz. Kim bilir belki de kimliklerini gizli tutan ziyaretçiler -zaman casusları-aramızda dolaşıyor...


Zamanın tarihçesi
Tarih boyunca fizikçiler ve filozoflar-zaten eskiden bu ikisini ayrılmak zormuş- zamanı anlamaya çalıştılar. Eflatun zamanın göklerdeki dairesel hareket olduğunu söylemiş, Aristo ise zamanın bu hareketlerin ölçüsü olduğunu eklemişti. 17. yüzyılda Newton zaman ve değişim arasında kurulan bağlantıya karşı çıkarak zamanın herhangi bir hareketten bağımsız var olduğunu savundu. 1687'de Principia Mathematica adlı kitabında zaman ve uzay için ilk matematiksel modeli oluşturan Newton'a göre zaman, hep var olduğu ve var olacağından yola çıkılarak, uzaydan ayrı olarak iki yöne doğru sonsuza kadar giden bir doğru gibi düşünülmeliydi. Buna karşın birçok insan evrenin yaratıldığına inanıyordu. Bu yaratılıştan önce sonsuz bir bekleyiş olduğu anlamına gelirdi. Eğer, evren her zaman var olduysa, gerçekleşecek her şey neden önceden gerçekleşmemişti?
Alman düşünür Kant bu problemi "saf aklın çelişkisi" ("antimony of pure reason") olarak adlandırdı ve farklı bir bakış açısından, zamanı insan aklının dış dünyadaki nesneleri algılarken kullandığı form olarak düşündü.
Einstein 20. yüzyılın başında genel görelilik kuramı ile uzay ve zamanı, olayların içersinde gerçekleştiği bir kap olmaktan çıkarıp, evrenin dinamikleri arasında etkin katılımcılara dönüştürdü. Çok sayıda deneyle uyum gösteren kuram uzay ve zamanının birbirine ayrılmaz biçimde bağlı olduğunu ifade ediyor.

Yorumlar:

Fiziğin Estetiği Yazan : Ozan Emre ŞENER
Konudan ziyade yazı ve estetiği ile ilgilenen bir yorum olacak benimkisi.Oldukça teknik ve de bilimsel olan bir haberden gayet keyifli bir yazı çıkarmış Sevgi YÜKSEL.Örnekleri ve anekdotlarıyla,bir an gözleri gazeteden öteye çevirip,bir kaş hareketi eşliğinde,o anı kafamda canlandırmaya çalışırken,istemeden gülümsememe neden oldu.Osmanlı devrinde dolaşmak aklımdan geçmiştir,ama 'vişne' rengi kaftan...Açıkhava'da ıslanmak ve Şeker Küpü paradoksları da,özel olarak, mutlu eden diğer örneklerdi.Yalnız,zaman turistleri -casus biraz entrika katıyor- için,M.A.Erbil gibi sunuculardan gayrı,A.Çakar,E.Toroğlu gibi TV 'yıldız'larının,ya da Teksoy haberciliğinin!! daha ilginç ve çekici olacağını düşünüyorum.Ayrıca,hariçten gazel okumak gibi olsa da,ben zaman yolculuğunun yapılabileceğine inanıyorum,en azından böyle olabileceğini düşünmek daha çok hoşuma gidiyor, ve bu yüzden daha çok işime geliyor. Ama dediğim gibi, ben Stanford Üniversitesinde teorik fizik profesörü değilim!

zaman casusları Yazan : taner taner
Imkansiz olan hicbir sey yoktur.Fazla degil, 50 yil once buyukanneme TV denen nesneyi anlatsam bana deli derdi.Ben sahsen insanoglunun dusleyebildigi her seyi bir gun gerceklestirebilecegini dusunuyorum.
Aramizda dolasan 'zaman casuslari' olup olmadigini bilmiyorum ama UFO'larin gelecekten geldikleri ile ilgili ciddi suphelerim var. Belki gelecekten gelip bizi gozetliyorlardir, kim bilir? Bu arkadaslardan bir-iki tanesini birgun yakalarsam soracagim ilk soru bu olacak sanirim :)

Erzurumlu
20-06-2006, 12:21
Uzay Yolu IV - Star Trek IV: The Voyage Home

http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/startrek4.jpg

Bilim Kurgu / Uzay
Yönetmen
Leonard Nimoy
Senaryo
Leonard Nimoy , Harve Bennett , Steve Meerson
Görüntü Yönetmeni
Donald Peterman
Müzik
Leonard Rosenman , Alexander Courage

1986, ABD , 119 dk

http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/kaptankirk.jpg

Oyuncular
William Shatner (Admiral/Captain James T. Kirk) , Leonard Nimoy (Captain Spock) , DeForest Kelley (Dr. Leonard McCoy) , James Doohan (Captain Montgomery Scott) , George Takei (Commander Hikaru Sulu) , Walter Koenig (Commander Pavel Andreievich Chekov) , Nichelle Nichols (Commander Nyota Uhura)

Kirk ve ekibi Dünya gezegeninde yargılanmayı beklemektedir. Suçları Yıldızgemisi Atılgan'ı kaçırmaktır (Uzay Yolu 3). Ancak birdenbire yeni bir maceraya sürükleneceklerdir.

http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/startrek4c.jpghttp://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/startrek4b.jpg
Uzaydan gelen bir nesne dünyayı yoketmek istemektedir çünkü çok uzun zamandır iletişim kurduğu bir uzaylı memeli türün 23. yüzyılda soyu tükenmiştir. Garip bir şekilde bu canlı türünün dev balinalar olduğu ortaya çıkar.

Kirk, Spock ve ekibin geri kalanı 1986 yılının San Fransisco'suna zaman yolculuğu yaparlar. Burada kültür şoku yaşayan kahramanlarımız bir yandan kimliklerini gizlemek bir yandan da yanlarında geleceğe götürmek için dostcanlısı bir balina bulmak zorundadır.

Sıradışı konusu ve bilimkurgu ile dramanın tüm öğelerini başarılı biçimde kaynaştıran bu dördüncü Uzay Yolu filmi, dizinin en başarılı sinema adaptasyonlarından biri kabul ediliyor.

1986'da En İyi Görüntü ve Özgün Senaryo dallarında Oscar'a aday gösterilmişti.

http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/startrek4a.jpg

http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/startrek4e.jpg

http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/startreak4d.jpg

http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/startrek4f.jpg

http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/startrek4kx.jpg



Yasal Uyarı: !!

Hiçbir yazı/ resim izinsiz olarak kullanılamaz!! Telif hakları uyarınca bu bir suçtur..! Tüm hakları Çetin BAL' a aittir.

Kaynak gösterilmek şartıyla siteden alıntı yapılabilir. / Copyright (c) Cetinbal