C£mAL
20-07-2006, 01:35
HAZIR CEVAPLAR
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telâşla der ki:
- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor.
Alparslan şöyle cevap verir:
- Biz de onlara yaklaşıyoruz.
***************************
Sokrat, ölüme mahkûm edilince, eşi; “Haksız öldürülüyorsun!” diye ağlamaya başlar. Sokrat şöyle cevap verir: - Ne yani, bir de haklı
yere mi öldürülseydim!
***************************
Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona der ki:
- Sen sır saklamayı bilir misin?
Vezirin
“Evet hünkârım, bilirim”
Demesi üzerine, Yavuz cevabı yapıştırır:
- Ben de bilirim.
***************************
Fransa hükümet üyelerinden biri, parmağını haritada gezdirerek, “Önce şurasını almalıydınız, sonra ötesini zapdetmeliydiniz.” diye Napolyon’u tenkide kalkışır. Napolyon şu cevabı verir:
- Evet, onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.
***************************
Bir filozofa sorarlar:
- Şansa inanır mısınız?
Filozof cevabı yapıştırır:
- Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını ne ile açıklardım.
***************************
Bir toplantıda bir genç Mehmet Akif’i küçük düşürmek için şöyle der:
- Afedersiniz, siz veteriner misiniz?
Akif hiç istifini bozmadan cevap verir:
- Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?
***************************
Filozof Diyojen, birgün çok dar bir sokakta, zengin, kibirli bir adamla karşılaşır. Biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir...
Mağrur zengin, filozofa; “Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem” der.
Diyojen, kenara çekilerek şu karşılığı verir:
- Ben çekilirim!
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telâşla der ki:
- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor.
Alparslan şöyle cevap verir:
- Biz de onlara yaklaşıyoruz.
***************************
Sokrat, ölüme mahkûm edilince, eşi; “Haksız öldürülüyorsun!” diye ağlamaya başlar. Sokrat şöyle cevap verir: - Ne yani, bir de haklı
yere mi öldürülseydim!
***************************
Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona der ki:
- Sen sır saklamayı bilir misin?
Vezirin
“Evet hünkârım, bilirim”
Demesi üzerine, Yavuz cevabı yapıştırır:
- Ben de bilirim.
***************************
Fransa hükümet üyelerinden biri, parmağını haritada gezdirerek, “Önce şurasını almalıydınız, sonra ötesini zapdetmeliydiniz.” diye Napolyon’u tenkide kalkışır. Napolyon şu cevabı verir:
- Evet, onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.
***************************
Bir filozofa sorarlar:
- Şansa inanır mısınız?
Filozof cevabı yapıştırır:
- Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını ne ile açıklardım.
***************************
Bir toplantıda bir genç Mehmet Akif’i küçük düşürmek için şöyle der:
- Afedersiniz, siz veteriner misiniz?
Akif hiç istifini bozmadan cevap verir:
- Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?
***************************
Filozof Diyojen, birgün çok dar bir sokakta, zengin, kibirli bir adamla karşılaşır. Biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir...
Mağrur zengin, filozofa; “Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem” der.
Diyojen, kenara çekilerek şu karşılığı verir:
- Ben çekilirim!
