xtrails
31-07-2006, 09:52
-1986-1998 döneminde CIA'nin Istanbul bölgesi sef yardimcisi olarak görev yapan eski CIA ajani Philip Giraldi, Türkiye'deki yasadiklarini anlatirken 'Ben orada iken Istanbul, Avrupa'nin en büyük CIA üssü idi' dedi.
-Ruslarin aksine ABD'nin Türk istihbarat servislerine sizamadigini öne süren Giraldi, bunu bir nedeni olarak da Türklerin karsi istihbarat konusunda 'çok agresif' olmalarina bagladi. Buna karsin, Giraldi, CIA'dan para alan bir tek 'üst düzey bir Türk yetkilisi' konusunda bilgisi oldugunu ancak bu kisinin büyük paralarin karsiliginda CIA için çalismaya 'gönüllü' oldugunu iddia etti.
1980 yillarinda CIA'nin Istanbul bölgesi sef yardimcisi olarak görev yapan eski CIA ajani Philip Giraldi, 'Ben orada iken Istanbul, Avrupa'nin en büyük CIA üssü idi' dedi. Ruslarin aksine CIA'nin Türk istihbarat servislerine sizamadigini öne süren Giraldi, buna karsin 'üst düzey bir Türk yetkilisi'nin büyük paralar karsiliginda CIA için çalismaya 'gönüllü' oldugunu iddia etti.
Çesitli Amerikan dergi ve yayinlarinda yayinlanan yazilari ile taninan eski CIA ajani Philip Giraldi, Balkanalysis adli internet sitesinde yayinlanan söyleside, CIA'nin Istanbul bölgesi sef yardimcisi olarak çalistigi 1986-1989 döneminde Istanbul'daki durumu degerlerdirirken 'Ben orada iken Istanbul, Avrupa'nin en büyük CIA üssü idi. Soguk savas devam ettigi için çogu ajanlar, Bogaz'dan Akdeniz'e geçen Sovyet Deniz Kuvvetlerini izlemekle mesguldu' dedi.
ÇOK TEHLIKELI IDI
Söz konusu dönemde basta Ruslar ve Misirlilar olmak üzere, Istanbul'da faaliyet gösteren diger ülkelerin ajanlarini da dikkatle izlediklerini anlatan Giraldi, Ruslar ve Misirlilar için de 'Her ikisi Türk istihbarat servislerine sizmayi basarmisti. Bu bizim yapamadigimiz bir seydi' ifadesini kullandi.
ABD'nin neden yapamadiginin sorulmasi üzerine 'CIA, Türkler arasinda iyi kaynaklari gelistirmek için büyük bir çaba göstermedi çünkü çok tehlikeli idi' dedi ve bunun nedenlerinden biri olarak 'Türklerin karsi istihbarat konusunda çok agresif' olmalarini gösteren Giraldi, Türkiye'nin NATO'da 'kilit bir oyuncu' oldugunu, bu nedenle 'istihbarat' yönünden 'çok hassas' sayildigini belirtti. Giraldi 'Bir Türk yetkilisini bizim için çalismasini saglamak, desifre olmasi halinde yaratabilecegi potansiyel tepki nedeniyle en yüksek düzeyde koordinasyon gerektirirdi' diye konustu.
16 yil CIA için çalisan terörle mücadele uzmani Philip Giraldi, diger bir soru üzerine CIA'dan para alan bir tek 'üst düzey Türk yetkilisi' konusunda bilgisi oldugunu ancak bu kisinin çok büyük paralar karsiliginda CIA'ya çalismaya 'gönüllü' oldugu iddiasinda bulundu. Bu kisinin adinin sadece en üst düzeye CIA yetkililerinin bildigini söyleyen Giraldi, söz konusu Türk yetkilisi ile temaslarin çok dikkatle ve Türkiye disinda, Türklerin tanimadigi bir CIA görevlisince yürütüldügünü öne sürdü.
Türkiye ile ABD'nin birbiri hakkinda casusluk yapilmayacagi yolunda bir anlasmanin bulunmadigini belirten Giraldi, 'CIA üyesi oldugundan süphelenen Büyükelçilik görevlilerinin disariya çiktiginda izlendigini, telefonlarinin dinlendigi ve oturduklari dairelerine dinleme sistemlerinin yerlestirildigini'ni öne sürdü.
Halen güvenlik konularinda büyük sirketlere, kamu kurululaslarina ve uluslararasi teskilatlara danismanlik yapan bir sirketin kurucusu olan Giraldi, Istanbul'da çalistigi dönemde basta Iranlilar ve Libyalilar olmak üzere, uluslararasi terörizm sorununa da odaklandiklarini anlatti. Bu konuda sik sik Türklerle birlikte çalistiklarini belirten Giraldi, Iran rejiminin mühaliflerini öldürmek istediginde devrim muhafizlarindan olusan ekipleri Türkiye ve Bati Avrupa'ya gönderdigini kaydetti.
ANKARA'DAKI OPERASYON
Istanbul'da görevli oldugu dönemde teröre karsi gerçeklestirdikleri operasyonlardan örnekler veren Giraldi, bu çerçevede iki Libya ajaninin, Ankara'daki ABD hava üssündeki bir dügünü bombalamaya hazirlandigi bir terörist operasyonu etkisiz hale getirmeyi basardiklarini kaydetti. ABD'de 'neocon' olarak taninan, Irak savasinin atesli taraftari olan muhafazakarlarin, Irak savasindan beri Türkiye-ABD iliskileri ile ilgili olumsuz degerlendirmelerine dikkat çekilmesi üzerine Giraldi, sunlari söyledi:
'Elbette ki iliskilerin soguk gibi göründügünü ve Türklerin, özellikle Kuzey Irak'taki PKK faaliyetlerine son veremedigimiz için ABD'ye karsi büyük bir güvensizlik duyduklarini biliyorum. Neoconlarin Türkiye'nin Suriye ve Iran'a karsi yeni bir haçli seferberlige katildigini görmek isterler ancak böyle bir sey yakinda olmayacak.'
-Ruslarin aksine ABD'nin Türk istihbarat servislerine sizamadigini öne süren Giraldi, bunu bir nedeni olarak da Türklerin karsi istihbarat konusunda 'çok agresif' olmalarina bagladi. Buna karsin, Giraldi, CIA'dan para alan bir tek 'üst düzey bir Türk yetkilisi' konusunda bilgisi oldugunu ancak bu kisinin büyük paralarin karsiliginda CIA için çalismaya 'gönüllü' oldugunu iddia etti.
1980 yillarinda CIA'nin Istanbul bölgesi sef yardimcisi olarak görev yapan eski CIA ajani Philip Giraldi, 'Ben orada iken Istanbul, Avrupa'nin en büyük CIA üssü idi' dedi. Ruslarin aksine CIA'nin Türk istihbarat servislerine sizamadigini öne süren Giraldi, buna karsin 'üst düzey bir Türk yetkilisi'nin büyük paralar karsiliginda CIA için çalismaya 'gönüllü' oldugunu iddia etti.
Çesitli Amerikan dergi ve yayinlarinda yayinlanan yazilari ile taninan eski CIA ajani Philip Giraldi, Balkanalysis adli internet sitesinde yayinlanan söyleside, CIA'nin Istanbul bölgesi sef yardimcisi olarak çalistigi 1986-1989 döneminde Istanbul'daki durumu degerlerdirirken 'Ben orada iken Istanbul, Avrupa'nin en büyük CIA üssü idi. Soguk savas devam ettigi için çogu ajanlar, Bogaz'dan Akdeniz'e geçen Sovyet Deniz Kuvvetlerini izlemekle mesguldu' dedi.
ÇOK TEHLIKELI IDI
Söz konusu dönemde basta Ruslar ve Misirlilar olmak üzere, Istanbul'da faaliyet gösteren diger ülkelerin ajanlarini da dikkatle izlediklerini anlatan Giraldi, Ruslar ve Misirlilar için de 'Her ikisi Türk istihbarat servislerine sizmayi basarmisti. Bu bizim yapamadigimiz bir seydi' ifadesini kullandi.
ABD'nin neden yapamadiginin sorulmasi üzerine 'CIA, Türkler arasinda iyi kaynaklari gelistirmek için büyük bir çaba göstermedi çünkü çok tehlikeli idi' dedi ve bunun nedenlerinden biri olarak 'Türklerin karsi istihbarat konusunda çok agresif' olmalarini gösteren Giraldi, Türkiye'nin NATO'da 'kilit bir oyuncu' oldugunu, bu nedenle 'istihbarat' yönünden 'çok hassas' sayildigini belirtti. Giraldi 'Bir Türk yetkilisini bizim için çalismasini saglamak, desifre olmasi halinde yaratabilecegi potansiyel tepki nedeniyle en yüksek düzeyde koordinasyon gerektirirdi' diye konustu.
16 yil CIA için çalisan terörle mücadele uzmani Philip Giraldi, diger bir soru üzerine CIA'dan para alan bir tek 'üst düzey Türk yetkilisi' konusunda bilgisi oldugunu ancak bu kisinin çok büyük paralar karsiliginda CIA'ya çalismaya 'gönüllü' oldugu iddiasinda bulundu. Bu kisinin adinin sadece en üst düzeye CIA yetkililerinin bildigini söyleyen Giraldi, söz konusu Türk yetkilisi ile temaslarin çok dikkatle ve Türkiye disinda, Türklerin tanimadigi bir CIA görevlisince yürütüldügünü öne sürdü.
Türkiye ile ABD'nin birbiri hakkinda casusluk yapilmayacagi yolunda bir anlasmanin bulunmadigini belirten Giraldi, 'CIA üyesi oldugundan süphelenen Büyükelçilik görevlilerinin disariya çiktiginda izlendigini, telefonlarinin dinlendigi ve oturduklari dairelerine dinleme sistemlerinin yerlestirildigini'ni öne sürdü.
Halen güvenlik konularinda büyük sirketlere, kamu kurululaslarina ve uluslararasi teskilatlara danismanlik yapan bir sirketin kurucusu olan Giraldi, Istanbul'da çalistigi dönemde basta Iranlilar ve Libyalilar olmak üzere, uluslararasi terörizm sorununa da odaklandiklarini anlatti. Bu konuda sik sik Türklerle birlikte çalistiklarini belirten Giraldi, Iran rejiminin mühaliflerini öldürmek istediginde devrim muhafizlarindan olusan ekipleri Türkiye ve Bati Avrupa'ya gönderdigini kaydetti.
ANKARA'DAKI OPERASYON
Istanbul'da görevli oldugu dönemde teröre karsi gerçeklestirdikleri operasyonlardan örnekler veren Giraldi, bu çerçevede iki Libya ajaninin, Ankara'daki ABD hava üssündeki bir dügünü bombalamaya hazirlandigi bir terörist operasyonu etkisiz hale getirmeyi basardiklarini kaydetti. ABD'de 'neocon' olarak taninan, Irak savasinin atesli taraftari olan muhafazakarlarin, Irak savasindan beri Türkiye-ABD iliskileri ile ilgili olumsuz degerlendirmelerine dikkat çekilmesi üzerine Giraldi, sunlari söyledi:
'Elbette ki iliskilerin soguk gibi göründügünü ve Türklerin, özellikle Kuzey Irak'taki PKK faaliyetlerine son veremedigimiz için ABD'ye karsi büyük bir güvensizlik duyduklarini biliyorum. Neoconlarin Türkiye'nin Suriye ve Iran'a karsi yeni bir haçli seferberlige katildigini görmek isterler ancak böyle bir sey yakinda olmayacak.'
