PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN

FORUMA GİT : Hiç Bu Kadar Sevebilir misiniz???


yoksul cöMERT
04-08-2006, 11:36
Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... biri tıpta
>>>okuyordu,
>>>öbürü mimarlıkta. o ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere,
>>>bir
>>>kere
>>>daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı
>>>otobüse
>>>bindiler. gençtiler, çok genç... birbirileriyle konuşacak cesareti
>>>bulmaları
>>>biraz zaman aldı ama sonunda başrdılar. ikisi de her sabah otobüse
>>>bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. delikanlı arkadaşında
>>>kaldığı için
>>>o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... sırf
>>>birbirilerini
>>>görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür
>>>ucundaki o
>>>durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir
>>>süre
>>>sonra...
>>>
>>>
>>> Okullarını bitirince hemen evlendiler. mutluydular hem de
>>>çok
>>>mutlu...
>>>bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı
>>>kenetlenmişti
>>>ki
>>>yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. ayın sonunu zor
>>>getirdikleri
>>>günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep
>>>mutluydular. zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen,
>>>banka
>>>hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da
>>>kabarık
>>>hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi
>>>onlarınki...
>>>günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü,
>>>büyüdü...
>>>tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. zorlu bir tedavi sürecine
>>>rağman
>>>çocuk sahibi olmayınca, "bütün mutlulukların bizim olmasını
>>>beklemek,
>>>bencillik olur" diyerek devam ettiler hayatlarına. çocuk yerine,
>>>sevgilerini
>>>büyüttüler... "senin için ölürüm" derdi kadın, sımsıkı sarılıp
>>>adama
>>>ve adma
>>>"hayır, ben senin için ölürüm" diye yanıt verirdi hep...
>>>
>>> Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü
>>>kadın, "bir
>>>tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak...." kütüphanenin ikinci
>>>rafında başka
>>>bir not olurdu, "mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok
>>>sevdiğimi sakın
>>>unutma" mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları
>>>okuya okuya
>>>koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en
>>>sevdiği
>>>çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı...
>>>aldığı
>>>hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten....
>>>
>>> Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun
>>>olursa
>>>olsun
>>>hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı
>>>yaşların
>>>ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. adam,
>>>hastaneden
>>>ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. kadın da
>>>mimarlık
>>>bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. artık daha
>>>fazla
>>>beraber olabiliyorlardı. bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda
>>>bir ev
>>>gördü kadın, üzerinde "satılık" levhası asılı olan. "ne dersin, bu
>>>evi
>>>alalım mı¿" dedi adama. "bu viraneyi yıktırır, harika bir ev
>>>yaparız.
>>>projeyi kafamda çizdim bile. kocaman terası olan, martıları
>>>kahvaltıya davet
>>>edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..." "sen istersin de ben
>>>hiç
>>>hayır
>>>diyebilirmiyim¿" diye yanıt verdi adam. "amerika´daki tıp
>>>kongresinden döner
>>>dönmez ararım emlakçıyı... kaç para olursa olsun, burası bizimdir
>>>artık...."
>>>
>>> Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde,
>>>ayrılmaları zor
>>>oldu adam amerika´ya giderken. her gün, her saat konuştular
>>>telefonla.
>>>gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. fakat birkaç gün
>>>sonra,
>>>kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. eskisi kadar
>>>mutlu
>>>görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. onu neşelendirmek için,
>>>sahildeki evi
>>>hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir
>>>cevap
>>>aldı: "canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. sen en iyisi o evi
>>>unut..."
>>>
>>> Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı,
>>>daha
>>>da
>>>çekilmez gelir. kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri.
>>>derdini
>>>söylemesi için yalvardı adama, "senin için ölürüm, biliyorsun, ne
>>>olur
>>>anlat" diye dil döktü boş yere... yıllardır sevdiği adam, duyarsız
>>>ve
>>>sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. ona ulaşmaya çalıştıkça,
>>>beton
>>>duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu
>>>yüreği...
>>>
>>> Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının
>>>birlikte
>>>geçtiği arkadaşına dert yanarken, "artık dayanamıyorum, sana
>>>söylemek
>>>zorundayım" diye sözünü kesti arkadaşı. "o, seni aldatıyor. iş
>>>yerimin tam
>>>karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor her öğlen.
>>>sonra
>>>sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...."
>>>
>>> "sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları" diye
>>>bağırdı kadın.
>>>onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı.... ertesi
>>>gün, öğle
>>>vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve
>>>peri
>>>masallarının sadece masal olduğunu anladı... kocasının eskiden
>>>aynı
>>>hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. bazen
>>>evlerinde
>>>ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın...
>>>
>>> Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen
>>>ağlayarak,
>>>bazen
>>>ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her
>>>şeyi. inkar
>>>etmedi adam. zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta
>>>yaşa
>>>geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında
>>>ve
>>>bavulunu
>>>alıp gitti evden. kapıdan çıkarken, "son bir kez kucaklamak
>>>isterim
>>>seni"
>>>diyecek oldu ama kadın, "defol" dedi nefretle...
>>>
>>> İlk celsede boşandılar... modern bir aşk hikayesinin
>>>böyle
>>>son
>>>bulmasına kimse inanamadı. arkadaşlarının desteğiyle ayakta
>>>kalmaya
>>>çalıştı
>>>kadın. adamın, sevgilisiyle birlikte amerika´ya yerleştiğini
>>>öğrendi. bazen
>>>yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri
>>>geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan
>>>nefretin
>>>alması için dua ediyordu.
>>>
>>> Aradan bir yıl geçti... her şeyin ilacı olduğu söylenen
>>>zaman
>>>bile,
>>>kadının derdine çare olamamıştı. bir sabah, ısrarla çalan zilin
>>>sesiyle
>>>uyandı. kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü. "sen, buraya
>>>ne
>>>yüzle
>>>geliyorsun" diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. "lütfen, içeri
>>>girmeme
>>>izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor." dedi genç kadın. kanepeye
>>>ilişti ve
>>>zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı: "hiçbir şey göründüğü
>>>gibi
>>>değil
>>>aslında. çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. geçen yıl
>>>amerika´daki kongre
>>>sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü
>>>kaldğını.
>>>buna
>>>dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek
>>>isteyeceğini
>>>biliyordu. seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi
>>>rolünü
>>>oynamamı istedi. ailesine de haber vermedi. birlikte amerika´ya
>>>yerleştiğimiz yalanını yaydı. oysa ilk karşılaştığınız otobüs
>>>durağının
>>>karşısında bir ev tutmuştu. tedavi görüyor ve kurtulacağına
>>>inanıyordu ama
>>>olmadı. gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim.
>>>sana bu
>>>kutuyu vermemi istedi..." gözlerinden akan yaşları
>>>durduramayacağını
>>>biliyordu kadın. hemen oracıkta ölmek istiyordu. eline
>>>tutuşturulan
>>>kutuyu
>>>açmayı neden sonra akıl edebildi. itinayla katlanmış bir sürü
>>>kağıt
>>>duruyordu kutuda. ilk kağıtta, "lütfen bütün notları sırayla oku
>>>bir
>>>tanem"
>>>diyordu... sırayla okudu; "seni çok sevdim", "seni sevmekten hiç
>>>vazgeçmedim", "senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini
>>>bilirdim."
>>>"fakat benim için ölmeni istemedim" "şimdi bana söz vermeni
>>>istiyorum."
>>>"benim için yaşayacaksın, anlaştık mı¿" son kağıdı eline alırken,
>>>kutuda bir
>>>anahtar olduğunu gördü kadın... ve son kağıtta şunlar yazılıydı:
>>>
>>> "Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım.
>>>kocaman
>>>terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor
>>>olacağım...."