xtrails
09-08-2006, 11:36
İsrail'in Lübnan saldırıları 29'uncu gününe girerken, ölenlerin sayısı bini buldu. İsrail kabinesi bugün kara harekatını genişletme ve Lübnan'ın iç bölgelerine daha fazla asker gönderme kararı aldı.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]
İsrail Başbakanı Ehud Olmert ve kabinenin 'sözü geçen' bakanları, 'Hizbullah'ın roket saldırılarını önlemek ve uluslararası gücün yerleşeceği bir tampon bölge oluşturmak' gerekçesiyle, askerlerin Lübnan'ın 20 kilometre içindeki Litani nehrine kadar ilerlemesine karar verdi.
İsrailli Bakan Eli Yishai, yeni kara harekatının 30 gün sürmesini beklediklerini, ancak BM'deki ateşkes çabalarına zarar vermemek için kara harekatını hemen genişletmeyeceklerini belirtti.
Başbakan Olmert'in "fazla kayıp veririz" endişesiyle kara harekatını genişletme talebine sıcak bakmadığı belirtiliyordu. Güney Lübnan'da hala 10 binden fazla İsrail askeri bulunuyor.
ABD'den İsrail'e uyarı
ABD de, İsrail güvenlik kabinesinin kara harekatını genişletme kararından sonra İsrail'e sivil kayıplardan kaçınmak için 'azami dikkat' göstermesi çağrısında bulundu.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Sean McCormack, ABD'nin, İsrail'in güney Lübnan'daki Hizbullah gerillalarından kendini koruma hakkının bulunduğu yönündeki tutumunu yineledi.
Ancak sözcü, ABD'nin insani durumdan büyük endişe duyduğunu dile getirdi.
Bu arada, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı David Welch Lübnan'a ani bir ziyarette bulunarak Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora ile ikinci kez biraraya geldi.
David Welch, ABD'lilerin Lübnan halkının dostu olduğunu ve krizi çözmek için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.
Lübnanlı bir üst düzey hükümet yetkilisi ise, David Welch'in, iki kez görüştüğü Sinyora'ya, İsrail'in 'bir uluslararası barış gücü gelmedikçe İsrail askerlerinin Güney Lübnan'dan çekilmeyeceği'ne ilişkin mesajını ilettiğini söyledi.
Lübnan ve Arap ülkeleri, ABD ve Fransa'nın hazırladığı karar tasarısında, 'İsrail'in ateşkesten hemen sonra askerlerini Güney Lübnan'dan çekmesi' yönünde bir değişiklik yapılmasını istiyor.
Steinmeier İsrail'de
Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier da, İsrail ve Lübnan'dan, Ortadoğu'daki krizi sona erdirecek siyasal fırsatları kaçırmamalarını istedi.
Lübnan'ı ziyaretinin ardından İsrail'e geçerek İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni ile görüşen Steinmeier, Güney Lübnan'da savaş öncesi duruma dönmenin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Steinmeier, BM'deki Lübnan ile ilgili karar tasarısının her iki taraf tarafından kabul edilmesi gerektiğini belirterek, BM Güvenlik Konseyi'nin kararı ne zaman geçireceğini hiç kimsenin bilemeyeceğini anlattı.
İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile de görüşmesi beklenen Steinmeier, yarın da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile biraraya gelecek.
BM hala tartışıyor
ABD ve Fransa'nın BM büyükelçileri, Lübnan'da ateşkes çağrısı yapacak bir karar tasarısı üzerindeki görüş ayrılıklarını aşmak için görüşmelerde bulunuyor.
Diplomatik kaynaklar, iki tarafın, Lübnan'ın İsrail ordusunun Güney Lübnan'dan çekilmesini isteğinin dile getirildiği yeni bir tasarı metni üzerinde uzlaşma arayışında olduğunu söyledi.
ABD'nin BM Büyükelçisi John Bolton ve Fransa Büyükelçisi Jean-Marcde La Sabliere'in, Fransa'nın hafta sonuna oylanmasını öngördüğü bu metin üzerinde ilerleme sağlayıp sağlamadıkları konusunda bir yorum yapılmadı.
Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ise, bugün yaptığı açıklamada tasarı üzerinde ABD ile anlaşmaya varılamazsa Fransa'nın BM'ye 'kendi karar tasarısını' sunacağını söyledi.
Bu arada BM Güvenlik Konseyi, Katar, Lübnan ve İsrail taraflarının Lübnan tasarısıyla ilgili görüşlerini dinledi.
Katar:
Katar Birinci Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Hamad bin Jassim El-Tani, BM Güvenlik Konseyi'nin Lübnan'ı ve bölgedeki tüm ülkeleri etkileyen bu çatışmaları önlemek için aktif bir şekilde davranamadığını, bu çatışmanın bedelini Lübnan halkının ödediğini söyledi. Katar'ın şiddete son verilmesi yolundaki önerileri şöyle:
* BM Güvenlik Konseyi Beyrut'ta dün toplanan Arap Birliği'nin kabul ettiği yedi noktalı planı göz önüne almalı
* Bölgedeki BM Barış Gücü UNIFIL güçlendirilmeli
Katarlı Bakan, ''eğer Lübnan'ın gerçeklerini dikkate almadan bir karar tasarısını kabul edersek, Lübnan'da iç savaş çıkabilir'' dedi.
Lübnan:
Lübnan Kültür Bakanı ve Lübnan Bakanlar Kurulu'nun özel temsilcisi Tarık Mitri, İsrail'in saldırılarının İnsan Hakları Örgütü tarafından 'savaş suçu' olarak adlandırıldığını belirtti ve tasarının İsrail'in yalnızca hücuma yönelik saldırılarını bitirmesini istediğini kaydetti.
Ancak İsrail'in her zaman 'kendini savunma' amaçlı saldırdığını söylediğini ifade eden Mitri, bu durumda İsrail'in saldırılardan vazgeçebileceğinden emin olmadığını söyledi. Lübnan'ın önerileri de şöyle:
* İsrail, derhal Lübnan topraklarından çekilmeye başlamalı
* Lübnan hükümeti 15 bin askerini BM güçlerinin yardımıyla Güney Lübnan'a göndermeye hazır
* BM Barış Gücü UNIFIL güçlendirilmeli
İsrail:
İsrail BM Daimi Temsilcisi Dan Gillerman, İsrail'in Lübnan halkıyla değil Hizbullah ve terörle sorunu olduğunu söyledi. Sorunun toprak değil, terör sorunu olduğunu söyleyen Gillerman, İran ve Suriye'yi Hizbullah'ın destekçileri olarak gösterdi. İsrail'in çözüm önerisi şöyle:
* Bölgede Hizbullah'ı silahsız kılacak güçlü bir uluslararası gücün varlığı
Açık oturumdan sonra Güvenlik Konseyi üyeleri kendi aralarında kapalı bir toplantıya geçti. Bu arada BM diplomatlarından alınan bilgiye göre Fransa ve ABD yeni bir karar tasarısı metni üzerinde çalışıyor. Dolayısıyla yeni bir metnin kabul edilip oylamaya sunulması için daha zaman gerekiyor.
Arap Birliği'nin temasları
BM Güvenlik Konseyi'nin gündeminde olan Lübnan karar tasarısı ile ilgili görüşmelerde bulunmak üzere New York'a gelen Arap dışişleri bakanları heyeti, temaslarına BM Genel Sekreteri Kofi Annan'la görüşerek başladı.
Annan Arap heyetine, tasarıyı hazırlayan ülkelerin BM temsilcileriyle görüşmeleri tavsiyesinde bulundu.
Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, BM'ye Arap Birliği'nden aldıkları yetkiyle 22 Arap ülkesi adına geldiklerini belirtti ve BM Güvenlik Konseyi'nin sorunu çözmek için giriştiği diplomatik çabalar sırasında birçok engelle karşılaştığını ve bu engellerin hala ortadan kalkmadığını söyledi. Musa, 'İsrail mantığının kendilerini ne dün ne de bugün ikna edemediğini' ifade etti.
İsrail BM Daimi Temsilcisi Dan Gillerman ise, BM Güvenlik Konseyi'nde yapılan ve Arap Birliği temsilcilerinin katıldığı toplantının amacını pek de anlamadığını söyledi.
Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Jean Marc de la Sabliere ise karar tasarısının 'herkesin endişelerini dikkate alması' gerektiğini ifade etti ve ''ABD Büyükelçisi John Bolton ile bunu bir an önce yapmaya ve eski metni geliştirerek yeni bir metin hazırlamaya çalışıyoruz'' dedi.
Bölgeden sıcak gelişmeler
* 'Hizbullah'ın savaş gücü kırılamadı'
Lübnan'daki geçici BM gücü (FINUL), Güney Lübnan'ın birçok bölgesinde İsrail ordusu ile Hizbullah arasında kanlı çatışmalar meydana geldiğini bildirdi.
FINUL'dan yayınlanan açıklamada, İsrail ordusunun Güney Lübnan'ın çeşitli bölgelerinde varlığını koruduğu ve Labbune, Kantara ve Hiam yönünde sınırlı ilerleme sağlamaya çalıştığı belirtildi.
* Asker kayıpları artıyor
Hizbullah da, şimdiye kadar ki en şiddetli çatışmaların bugün Debel'de meydana geldiğini ve burada 30 İsrail askerinin öldürüldüğünü veya yaralandığını iddia etti.
Lübnan polisi, İsrail savaş gemilerinin ve helikopterlerinin bu bölgeyi yoğun şekilde bombaladığını açıklarken, Hizbullah'ın silahlı kanadı İslami Direniş de, dört militanını kaybettiğini duyurdu.
Hizbullah ayrıca Debel'in doğusundaki Kantara'da 10 İsrail askerinin öldürüldüğünü ve bir tankın imha edildiğini açıkladı.
İsrail ordusu ise, Celile'nin batısındaki Tayyibe bölgesinde çok şiddetli çatışmalar meydana geldiğini ve burada 15 İsrail askerinin vurulduğunu bildirdi.
* Beyrut'un güneyine füze saldırısı
Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyine Akdeniz'deki İsrail gemilerinden füze saldırısı düzelendi. Füzelerden en az dördünün kentin güneyindeki dış mahallelere isabet etti.
Olası can kaybı hakkında henüz bir açıklama yapılmadı. İsrail'in önceki gün Beyrut'un dış mahallelerinden Şiye'ye düzenlediği hava saldırısında ölenlerin sayısı 41'e yükselmişti.
Bir apartmanın yıkıldığı, bazı binaların da hasar gördüğü Şii nüfusun çoğunlukta olduğu Şiye'ye düzenlenen İsrail hava saldırısında 61 kişi de yaralanmıştı.
* Mülteci kampı vuruldu
İsrail hücumbotları, Lübnan'ın en büyük Filistin mülteci kampını vurdu. Olayda bir kişi öldü, altı kişi yaralandı.
Lübnanlı ve Filistinli yetkililer, İsrail hücumbotlarının iki topçu mermisi fırlattığını, birinin güneydeki liman kenti Sidon'un dışındaki Ein el-Hilveh mülteci kampına, diğerinin ise kentin eğlence parkına isabet ettiğini kaydetti.
İsrail ordusu ise kampa hava saldırısı yapıldığını ve hedefin bir militanının evi olduğunu belirtti.
Lübnan'daki 12 Filistin mülteci kampının en büyüğü olan Ein el-Hilveh kampının, Lübnanlı yetkililerin aradığı birçok kaçağın gizlenme yeri ve militan örgütlerinin sığınağı olduğu sanılıyor. Kampta 75 bin Filistinli mülteci ve 1948 Arap-İsrail savaşıyla yerinden olan kişilerin akrabaları bulunuyor.
* Rusya'dan Lübnan'a destek
Bu arada, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrey Denissov, Lübnan Parlamentosunun çoğunluk lideri Saad Hariri ile yaptığı telefon görüşmesinde, Rusya'nın Lübnan hükümetinin güneye 15 bin asker konuşlandırma kararını desteklediğini açıkladı.
Chavez: "İsrail ile ilişkileri kesebiliriz"
Bu arada Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, İsrail'in Lübnan'daki askeri operasyonunu protesto etmek için ülkesinin, İsrail ile ilişkilerini kesebileceğini belirtti.
Chavez, ''İsrail devletinden diplomatik temsilciliğimizi geri çektik ve onlar da büyükelçilerini geri çağırdı. Bir sonraki adım bizim için diplomatik ilişkileri kesmek olabilir çünkü İsrail gibi bir devletle diplomatik ilişkileri ya da herhangi bir şeyi devam ettirmekle ilgilenmiyorum'' dedi.
İsraillileri Hitler'in Yahudilere yaptığının aynısını uygulamakla suçlayan Chavez, İsrail'in Lübnan'a karşı sürdürdüğü savaşı protesto amacıyla geçen hafta İsrail'deki Venezuela büyükelçisini geri çekmişti. İsrail'de buna karşılık Venezuela'daki büyükelçisini geri çağırmıştı.
İsrail'in hava, deniz ve kara ablukası altındaki Lübnan'da krizin boyutları derinleşiyor. İsrail'in Hizbullah operasyonu 29'uncu gününe girerken ölen Lübnanlıların sayısı bini buldu.
12 temmuzda 2 askerinin Hizbullah tarafından kaçırılmasının ardından Lübnan'a giren İsrail, saldırıların en kanlısını Kana'da düzenlemiş, bombardımanda çoğu kadın ve çocuk 54 sivil ölmüştü.
FRANSA-SURİYE
Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın Suriye'yi 'güvenilmezlikle' eleştirmesi, iki ülke arasında soğuk rüzgarlar esmesine neden oldu. Chirac, tatilini yarıda keserek bugün Fransa'nın güneyindeki Toulon kentinde başbakan, savunma ve dışişleri bakanlarıyla Lübnan konusunda düzenlediği toplantının ardından, şimdiye dek edindiği deneyimlerin Suriye'ye güvenilmeyeceğini gösterdiğini söyledi. Chirac, bu ülkenin geçtiğimiz yıl şubat ayında başkent Beyrut'ta bir suikaste kurban giden eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri soruşturmasını kolaylaştırarak olumlu bir işaret gönderebileceğini bildirdi.
Suriye'den jet yanıt
Chirac'ın bu sözlerine gecikmeden yanıt veren Şam yönetimi, Fransa Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarının 'şaşkınlık verici' olduğunu belirterek, İsrail saldırganlığını durdurmak için tavsiye vermek yerine harekete geçmenin daha iyi olacağını kaydetti. Suriye, Fransa ve uluslararası toplumdan İsrail'in Lübnan'a saldırısını durdurmak için nüfuzunu kullanmaya çağırdı. Suriye Enformasyon Bakanlığı'ndan bir yetkili, ''güven genel olarak, Lübnan'da istikrarı sağlamak için kilit rol oynayan Suriye'nin tarihi ve geçmişteki deneyimler temelinde kurulur'' dedi.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]
İsrail Başbakanı Ehud Olmert ve kabinenin 'sözü geçen' bakanları, 'Hizbullah'ın roket saldırılarını önlemek ve uluslararası gücün yerleşeceği bir tampon bölge oluşturmak' gerekçesiyle, askerlerin Lübnan'ın 20 kilometre içindeki Litani nehrine kadar ilerlemesine karar verdi.
İsrailli Bakan Eli Yishai, yeni kara harekatının 30 gün sürmesini beklediklerini, ancak BM'deki ateşkes çabalarına zarar vermemek için kara harekatını hemen genişletmeyeceklerini belirtti.
Başbakan Olmert'in "fazla kayıp veririz" endişesiyle kara harekatını genişletme talebine sıcak bakmadığı belirtiliyordu. Güney Lübnan'da hala 10 binden fazla İsrail askeri bulunuyor.
ABD'den İsrail'e uyarı
ABD de, İsrail güvenlik kabinesinin kara harekatını genişletme kararından sonra İsrail'e sivil kayıplardan kaçınmak için 'azami dikkat' göstermesi çağrısında bulundu.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Sean McCormack, ABD'nin, İsrail'in güney Lübnan'daki Hizbullah gerillalarından kendini koruma hakkının bulunduğu yönündeki tutumunu yineledi.
Ancak sözcü, ABD'nin insani durumdan büyük endişe duyduğunu dile getirdi.
Bu arada, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı David Welch Lübnan'a ani bir ziyarette bulunarak Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora ile ikinci kez biraraya geldi.
David Welch, ABD'lilerin Lübnan halkının dostu olduğunu ve krizi çözmek için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.
Lübnanlı bir üst düzey hükümet yetkilisi ise, David Welch'in, iki kez görüştüğü Sinyora'ya, İsrail'in 'bir uluslararası barış gücü gelmedikçe İsrail askerlerinin Güney Lübnan'dan çekilmeyeceği'ne ilişkin mesajını ilettiğini söyledi.
Lübnan ve Arap ülkeleri, ABD ve Fransa'nın hazırladığı karar tasarısında, 'İsrail'in ateşkesten hemen sonra askerlerini Güney Lübnan'dan çekmesi' yönünde bir değişiklik yapılmasını istiyor.
Steinmeier İsrail'de
Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier da, İsrail ve Lübnan'dan, Ortadoğu'daki krizi sona erdirecek siyasal fırsatları kaçırmamalarını istedi.
Lübnan'ı ziyaretinin ardından İsrail'e geçerek İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni ile görüşen Steinmeier, Güney Lübnan'da savaş öncesi duruma dönmenin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Steinmeier, BM'deki Lübnan ile ilgili karar tasarısının her iki taraf tarafından kabul edilmesi gerektiğini belirterek, BM Güvenlik Konseyi'nin kararı ne zaman geçireceğini hiç kimsenin bilemeyeceğini anlattı.
İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile de görüşmesi beklenen Steinmeier, yarın da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile biraraya gelecek.
BM hala tartışıyor
ABD ve Fransa'nın BM büyükelçileri, Lübnan'da ateşkes çağrısı yapacak bir karar tasarısı üzerindeki görüş ayrılıklarını aşmak için görüşmelerde bulunuyor.
Diplomatik kaynaklar, iki tarafın, Lübnan'ın İsrail ordusunun Güney Lübnan'dan çekilmesini isteğinin dile getirildiği yeni bir tasarı metni üzerinde uzlaşma arayışında olduğunu söyledi.
ABD'nin BM Büyükelçisi John Bolton ve Fransa Büyükelçisi Jean-Marcde La Sabliere'in, Fransa'nın hafta sonuna oylanmasını öngördüğü bu metin üzerinde ilerleme sağlayıp sağlamadıkları konusunda bir yorum yapılmadı.
Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ise, bugün yaptığı açıklamada tasarı üzerinde ABD ile anlaşmaya varılamazsa Fransa'nın BM'ye 'kendi karar tasarısını' sunacağını söyledi.
Bu arada BM Güvenlik Konseyi, Katar, Lübnan ve İsrail taraflarının Lübnan tasarısıyla ilgili görüşlerini dinledi.
Katar:
Katar Birinci Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Hamad bin Jassim El-Tani, BM Güvenlik Konseyi'nin Lübnan'ı ve bölgedeki tüm ülkeleri etkileyen bu çatışmaları önlemek için aktif bir şekilde davranamadığını, bu çatışmanın bedelini Lübnan halkının ödediğini söyledi. Katar'ın şiddete son verilmesi yolundaki önerileri şöyle:
* BM Güvenlik Konseyi Beyrut'ta dün toplanan Arap Birliği'nin kabul ettiği yedi noktalı planı göz önüne almalı
* Bölgedeki BM Barış Gücü UNIFIL güçlendirilmeli
Katarlı Bakan, ''eğer Lübnan'ın gerçeklerini dikkate almadan bir karar tasarısını kabul edersek, Lübnan'da iç savaş çıkabilir'' dedi.
Lübnan:
Lübnan Kültür Bakanı ve Lübnan Bakanlar Kurulu'nun özel temsilcisi Tarık Mitri, İsrail'in saldırılarının İnsan Hakları Örgütü tarafından 'savaş suçu' olarak adlandırıldığını belirtti ve tasarının İsrail'in yalnızca hücuma yönelik saldırılarını bitirmesini istediğini kaydetti.
Ancak İsrail'in her zaman 'kendini savunma' amaçlı saldırdığını söylediğini ifade eden Mitri, bu durumda İsrail'in saldırılardan vazgeçebileceğinden emin olmadığını söyledi. Lübnan'ın önerileri de şöyle:
* İsrail, derhal Lübnan topraklarından çekilmeye başlamalı
* Lübnan hükümeti 15 bin askerini BM güçlerinin yardımıyla Güney Lübnan'a göndermeye hazır
* BM Barış Gücü UNIFIL güçlendirilmeli
İsrail:
İsrail BM Daimi Temsilcisi Dan Gillerman, İsrail'in Lübnan halkıyla değil Hizbullah ve terörle sorunu olduğunu söyledi. Sorunun toprak değil, terör sorunu olduğunu söyleyen Gillerman, İran ve Suriye'yi Hizbullah'ın destekçileri olarak gösterdi. İsrail'in çözüm önerisi şöyle:
* Bölgede Hizbullah'ı silahsız kılacak güçlü bir uluslararası gücün varlığı
Açık oturumdan sonra Güvenlik Konseyi üyeleri kendi aralarında kapalı bir toplantıya geçti. Bu arada BM diplomatlarından alınan bilgiye göre Fransa ve ABD yeni bir karar tasarısı metni üzerinde çalışıyor. Dolayısıyla yeni bir metnin kabul edilip oylamaya sunulması için daha zaman gerekiyor.
Arap Birliği'nin temasları
BM Güvenlik Konseyi'nin gündeminde olan Lübnan karar tasarısı ile ilgili görüşmelerde bulunmak üzere New York'a gelen Arap dışişleri bakanları heyeti, temaslarına BM Genel Sekreteri Kofi Annan'la görüşerek başladı.
Annan Arap heyetine, tasarıyı hazırlayan ülkelerin BM temsilcileriyle görüşmeleri tavsiyesinde bulundu.
Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, BM'ye Arap Birliği'nden aldıkları yetkiyle 22 Arap ülkesi adına geldiklerini belirtti ve BM Güvenlik Konseyi'nin sorunu çözmek için giriştiği diplomatik çabalar sırasında birçok engelle karşılaştığını ve bu engellerin hala ortadan kalkmadığını söyledi. Musa, 'İsrail mantığının kendilerini ne dün ne de bugün ikna edemediğini' ifade etti.
İsrail BM Daimi Temsilcisi Dan Gillerman ise, BM Güvenlik Konseyi'nde yapılan ve Arap Birliği temsilcilerinin katıldığı toplantının amacını pek de anlamadığını söyledi.
Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Jean Marc de la Sabliere ise karar tasarısının 'herkesin endişelerini dikkate alması' gerektiğini ifade etti ve ''ABD Büyükelçisi John Bolton ile bunu bir an önce yapmaya ve eski metni geliştirerek yeni bir metin hazırlamaya çalışıyoruz'' dedi.
Bölgeden sıcak gelişmeler
* 'Hizbullah'ın savaş gücü kırılamadı'
Lübnan'daki geçici BM gücü (FINUL), Güney Lübnan'ın birçok bölgesinde İsrail ordusu ile Hizbullah arasında kanlı çatışmalar meydana geldiğini bildirdi.
FINUL'dan yayınlanan açıklamada, İsrail ordusunun Güney Lübnan'ın çeşitli bölgelerinde varlığını koruduğu ve Labbune, Kantara ve Hiam yönünde sınırlı ilerleme sağlamaya çalıştığı belirtildi.
* Asker kayıpları artıyor
Hizbullah da, şimdiye kadar ki en şiddetli çatışmaların bugün Debel'de meydana geldiğini ve burada 30 İsrail askerinin öldürüldüğünü veya yaralandığını iddia etti.
Lübnan polisi, İsrail savaş gemilerinin ve helikopterlerinin bu bölgeyi yoğun şekilde bombaladığını açıklarken, Hizbullah'ın silahlı kanadı İslami Direniş de, dört militanını kaybettiğini duyurdu.
Hizbullah ayrıca Debel'in doğusundaki Kantara'da 10 İsrail askerinin öldürüldüğünü ve bir tankın imha edildiğini açıkladı.
İsrail ordusu ise, Celile'nin batısındaki Tayyibe bölgesinde çok şiddetli çatışmalar meydana geldiğini ve burada 15 İsrail askerinin vurulduğunu bildirdi.
* Beyrut'un güneyine füze saldırısı
Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyine Akdeniz'deki İsrail gemilerinden füze saldırısı düzelendi. Füzelerden en az dördünün kentin güneyindeki dış mahallelere isabet etti.
Olası can kaybı hakkında henüz bir açıklama yapılmadı. İsrail'in önceki gün Beyrut'un dış mahallelerinden Şiye'ye düzenlediği hava saldırısında ölenlerin sayısı 41'e yükselmişti.
Bir apartmanın yıkıldığı, bazı binaların da hasar gördüğü Şii nüfusun çoğunlukta olduğu Şiye'ye düzenlenen İsrail hava saldırısında 61 kişi de yaralanmıştı.
* Mülteci kampı vuruldu
İsrail hücumbotları, Lübnan'ın en büyük Filistin mülteci kampını vurdu. Olayda bir kişi öldü, altı kişi yaralandı.
Lübnanlı ve Filistinli yetkililer, İsrail hücumbotlarının iki topçu mermisi fırlattığını, birinin güneydeki liman kenti Sidon'un dışındaki Ein el-Hilveh mülteci kampına, diğerinin ise kentin eğlence parkına isabet ettiğini kaydetti.
İsrail ordusu ise kampa hava saldırısı yapıldığını ve hedefin bir militanının evi olduğunu belirtti.
Lübnan'daki 12 Filistin mülteci kampının en büyüğü olan Ein el-Hilveh kampının, Lübnanlı yetkililerin aradığı birçok kaçağın gizlenme yeri ve militan örgütlerinin sığınağı olduğu sanılıyor. Kampta 75 bin Filistinli mülteci ve 1948 Arap-İsrail savaşıyla yerinden olan kişilerin akrabaları bulunuyor.
* Rusya'dan Lübnan'a destek
Bu arada, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrey Denissov, Lübnan Parlamentosunun çoğunluk lideri Saad Hariri ile yaptığı telefon görüşmesinde, Rusya'nın Lübnan hükümetinin güneye 15 bin asker konuşlandırma kararını desteklediğini açıkladı.
Chavez: "İsrail ile ilişkileri kesebiliriz"
Bu arada Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, İsrail'in Lübnan'daki askeri operasyonunu protesto etmek için ülkesinin, İsrail ile ilişkilerini kesebileceğini belirtti.
Chavez, ''İsrail devletinden diplomatik temsilciliğimizi geri çektik ve onlar da büyükelçilerini geri çağırdı. Bir sonraki adım bizim için diplomatik ilişkileri kesmek olabilir çünkü İsrail gibi bir devletle diplomatik ilişkileri ya da herhangi bir şeyi devam ettirmekle ilgilenmiyorum'' dedi.
İsraillileri Hitler'in Yahudilere yaptığının aynısını uygulamakla suçlayan Chavez, İsrail'in Lübnan'a karşı sürdürdüğü savaşı protesto amacıyla geçen hafta İsrail'deki Venezuela büyükelçisini geri çekmişti. İsrail'de buna karşılık Venezuela'daki büyükelçisini geri çağırmıştı.
İsrail'in hava, deniz ve kara ablukası altındaki Lübnan'da krizin boyutları derinleşiyor. İsrail'in Hizbullah operasyonu 29'uncu gününe girerken ölen Lübnanlıların sayısı bini buldu.
12 temmuzda 2 askerinin Hizbullah tarafından kaçırılmasının ardından Lübnan'a giren İsrail, saldırıların en kanlısını Kana'da düzenlemiş, bombardımanda çoğu kadın ve çocuk 54 sivil ölmüştü.
FRANSA-SURİYE
Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın Suriye'yi 'güvenilmezlikle' eleştirmesi, iki ülke arasında soğuk rüzgarlar esmesine neden oldu. Chirac, tatilini yarıda keserek bugün Fransa'nın güneyindeki Toulon kentinde başbakan, savunma ve dışişleri bakanlarıyla Lübnan konusunda düzenlediği toplantının ardından, şimdiye dek edindiği deneyimlerin Suriye'ye güvenilmeyeceğini gösterdiğini söyledi. Chirac, bu ülkenin geçtiğimiz yıl şubat ayında başkent Beyrut'ta bir suikaste kurban giden eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri soruşturmasını kolaylaştırarak olumlu bir işaret gönderebileceğini bildirdi.
Suriye'den jet yanıt
Chirac'ın bu sözlerine gecikmeden yanıt veren Şam yönetimi, Fransa Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarının 'şaşkınlık verici' olduğunu belirterek, İsrail saldırganlığını durdurmak için tavsiye vermek yerine harekete geçmenin daha iyi olacağını kaydetti. Suriye, Fransa ve uluslararası toplumdan İsrail'in Lübnan'a saldırısını durdurmak için nüfuzunu kullanmaya çağırdı. Suriye Enformasyon Bakanlığı'ndan bir yetkili, ''güven genel olarak, Lübnan'da istikrarı sağlamak için kilit rol oynayan Suriye'nin tarihi ve geçmişteki deneyimler temelinde kurulur'' dedi.
