xtrails
02-04-2007, 02:23
'TSK içinde hâlâ darbe isteyenler var'
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]
Emekli istihbaratçı Bülent Orakoğlu 'andıç' olayını yorumladı.
Cambaza bak taktiği
Kartel gazeteleri; medyada ayrımcılık yapan "andıç" rezaletine yüklenmek yerine, andıçı deşifre edenleri suçlayarak, skandalı örtbas etmeye çalışıyor
Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, ‘andıç’la ortaya çıkan bölücülük suçunun bir kenara bırakılarak, sadece “Andıçı kim sızdırdı?” sorusuna cevap aranması tepki ile karşılanıyor. 28 Şubat sürecinde illegal Batı Çalışma Grubu’nu deşifre eden dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, “Andıçı ortaya çıkartmak, kamuoyunun bilgisine sunmak, asla suç olarak nitelendirilemez. Bu sadece bir taslak ve kamuoyunun bilgilendirilmesinde en ufak bir mahzur yok. Burada üzerinde durulması gereken, bu ‘andıç’ın gözler önüne serdiği zihniyettir. Bu bir hukuksuzluktur ve sorumluları gerekli cezalara çarptırılmalıdır” dedi.
"4 DARBE YAŞAMIŞ MİLLET CİDDİYE ALIR"
Orakoğlu, Deniz Kuvvetleri eski Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu ifade edilen darbe hazırlıklarına ilişkin ‘günlük’ kayıtlarının kamuoyuna yansımasından sonra meydana gelen tartışmalarla ilgili olarak da şunları söyledi:
“Özden Paşa'nın günlüğünde darbe yapmakla suçlanan paşalar, gazeteciler var. Haklarında suçlamalar bulunan herkes sessiz. Birisi çıkıp da benim darbe hazırlığı içerisinde olduğumu iddia etse, hakkımı ararım. Bakıyorum, darbe hazırlığıyla suçlanan Özden Amiral, sadece cılız bir yalanlama ile yetiniyor. Kendisi hakkında bu iddialarda bulunanlar ve günlüğün ona ait olduğunu iddia edenler hakkında niye dava açmıyor? Bunları soran yok. Peki, savcılar neden harekete geçmiyor? Bu millet 4 darbe yaşamış. Bazı generallerin darbe hazırlığı içerisinde olduğuna ilişkin iddiaları niye ciddiye almasın ki?”
"TSK İÇİNDE HÂLÂ DARBE İSTEYENLER VAR"
Andıç ve günlük olayının, 28 Şubat döneminde BÇG’nin faaliyetlerini deşifre edenlerin çabalarının cezalandırılmaya çalışılmasından farksız olmadığını dile getiren Orakoğlu, “28 Şubat sürüyor. İşte bunlar onun işaretleridir. Her zaman aldatılıyoruz. Darbe yapmak isteyen askerlerin olduğu gerçek, ama karşılarında demokrasi adına çok sayıda komutanımız var. O komutanlar, estirilen rüzgârı savuşturuyor. Darbe için şartlar oluşturulmak isteniyor. Bunun önüne geçebilmek için öncelikle tüm kurumların şeffaf olması ve hukuk içinde hareket etmesi gerekiyor. Bu kapsamda da en büyük görev ordu ve Yargıtay’a düşmektedir” dedi.
"AYNI OYUNLAR SAHNEDE"
Bazı emekli paşaların Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde darbeci söylemleri rejim savunması adına körüklediğini kaydeden Orakoğlu, “Dört darbe dönemi öncesi oynanan oyunlar tekrar sahneleniyor. ‘Kurtuluş Savaşı'nı askerler yaptı. Halk seçmeyi bilmez, biz seçelim’ demekten çekinmiyorlar. Hükümet aleyhinde konuşmak artık emekli paşaların rutini haline geldi. Sözde yeni bir kurtuluş savaşını halkına ve hükümetine karşı istemek büyük bir ihanettir. Kurtuluş Savaşı'nın devlet ve milletin el ele kazandığını unutmak ise, tarihe ve atalarımıza saygısızlıktır. Milleti yok sayanlar, her zaman yok olmuşlardır” dedi.
Vakit
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]
Emekli istihbaratçı Bülent Orakoğlu 'andıç' olayını yorumladı.
Cambaza bak taktiği
Kartel gazeteleri; medyada ayrımcılık yapan "andıç" rezaletine yüklenmek yerine, andıçı deşifre edenleri suçlayarak, skandalı örtbas etmeye çalışıyor
Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, ‘andıç’la ortaya çıkan bölücülük suçunun bir kenara bırakılarak, sadece “Andıçı kim sızdırdı?” sorusuna cevap aranması tepki ile karşılanıyor. 28 Şubat sürecinde illegal Batı Çalışma Grubu’nu deşifre eden dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, “Andıçı ortaya çıkartmak, kamuoyunun bilgisine sunmak, asla suç olarak nitelendirilemez. Bu sadece bir taslak ve kamuoyunun bilgilendirilmesinde en ufak bir mahzur yok. Burada üzerinde durulması gereken, bu ‘andıç’ın gözler önüne serdiği zihniyettir. Bu bir hukuksuzluktur ve sorumluları gerekli cezalara çarptırılmalıdır” dedi.
"4 DARBE YAŞAMIŞ MİLLET CİDDİYE ALIR"
Orakoğlu, Deniz Kuvvetleri eski Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu ifade edilen darbe hazırlıklarına ilişkin ‘günlük’ kayıtlarının kamuoyuna yansımasından sonra meydana gelen tartışmalarla ilgili olarak da şunları söyledi:
“Özden Paşa'nın günlüğünde darbe yapmakla suçlanan paşalar, gazeteciler var. Haklarında suçlamalar bulunan herkes sessiz. Birisi çıkıp da benim darbe hazırlığı içerisinde olduğumu iddia etse, hakkımı ararım. Bakıyorum, darbe hazırlığıyla suçlanan Özden Amiral, sadece cılız bir yalanlama ile yetiniyor. Kendisi hakkında bu iddialarda bulunanlar ve günlüğün ona ait olduğunu iddia edenler hakkında niye dava açmıyor? Bunları soran yok. Peki, savcılar neden harekete geçmiyor? Bu millet 4 darbe yaşamış. Bazı generallerin darbe hazırlığı içerisinde olduğuna ilişkin iddiaları niye ciddiye almasın ki?”
"TSK İÇİNDE HÂLÂ DARBE İSTEYENLER VAR"
Andıç ve günlük olayının, 28 Şubat döneminde BÇG’nin faaliyetlerini deşifre edenlerin çabalarının cezalandırılmaya çalışılmasından farksız olmadığını dile getiren Orakoğlu, “28 Şubat sürüyor. İşte bunlar onun işaretleridir. Her zaman aldatılıyoruz. Darbe yapmak isteyen askerlerin olduğu gerçek, ama karşılarında demokrasi adına çok sayıda komutanımız var. O komutanlar, estirilen rüzgârı savuşturuyor. Darbe için şartlar oluşturulmak isteniyor. Bunun önüne geçebilmek için öncelikle tüm kurumların şeffaf olması ve hukuk içinde hareket etmesi gerekiyor. Bu kapsamda da en büyük görev ordu ve Yargıtay’a düşmektedir” dedi.
"AYNI OYUNLAR SAHNEDE"
Bazı emekli paşaların Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde darbeci söylemleri rejim savunması adına körüklediğini kaydeden Orakoğlu, “Dört darbe dönemi öncesi oynanan oyunlar tekrar sahneleniyor. ‘Kurtuluş Savaşı'nı askerler yaptı. Halk seçmeyi bilmez, biz seçelim’ demekten çekinmiyorlar. Hükümet aleyhinde konuşmak artık emekli paşaların rutini haline geldi. Sözde yeni bir kurtuluş savaşını halkına ve hükümetine karşı istemek büyük bir ihanettir. Kurtuluş Savaşı'nın devlet ve milletin el ele kazandığını unutmak ise, tarihe ve atalarımıza saygısızlıktır. Milleti yok sayanlar, her zaman yok olmuşlardır” dedi.
Vakit
