xtrails
02-04-2007, 02:24
Cumhuriyet bile sonunda inandı; Erdoğan Köşk'e çıkacak!
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]
Mustafa Balbay: AKP'nin 3 Aşamalı Planı...
Ve nisan ayına girdik. Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. cumhurbaşkanını seçmek için 16 Nisan'da resmi takvim başlayacak. Gayri resmi takvim zaten aldı başını gidiyor. Başbakan Erdoğan , her kesimdeki kökten destekçilerinin de yardımıyla kafasındaki planları yaşama geçirmek için kritik bir döneme girdi.
Son günlerde özellikle AKP'ci medyanın öncülüğünde kamuoyu gündemine sokulan haberleri sağ
lıklı irdelemek için, AKP'nin 2005 yılının ikinci yarısında netleştirdiği 3 aşamalı planını aktaralım.
Birinci aşama...
Orgeneral Yaşar Büyükanıt 'ın Genelkurmay Başkanı olmamasını sağlamak. O dönemde Kara Kuvvetleri Komutanı olan Org. Büyükanıt için 2005 yılı Kasım'ından itibaren başlatılan yıpratma kampanyası sanırım herkesin belleğindedir.
Org. Büyükanıt'la ilgili plan kendi içinde iki alt dala ayrılıyordu:
1. Öyle ya da böyle Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturmaması... Bunun için akla gelebilecek hemen her yöntem uygulandı.
2. Eğer bu engellenemezse, Genelkurmay Başkanlığı yapamaz hale getirmek. Bu amaçla 2006 Ağustosu'ndan önce başlatılan girişimlerin sonra da devam ettiğini, bugün de sürdüğünü görüyoruz!
Sonuç olarak, AKP'nin birinci aşamadaki hedefi tutmadı.
***
İkinci aşama...
11. cumhurbaşkanının mutlaka AKP tarafından seçilmesini sağlamak.
Erdoğan, 4 yıllık iktidarı devirdikten sonra daha öncesinden de kafasında yer eden bu hedefini usul usul perçinledi. İşin zor olan kısmı tamamlanmış, kendini pek çok kesime kabul ettirme süreci bitmişti. Dış destek de buna eklendi mi, tutma gitsin.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda yakın tarihimizin bize gösterdiği temel gerçek şu:
Köşk'e çıkma şansını eline geçiren hiç kimse bunu başkasına bırakmadı.
Erdoğan da aynı yolu izlemek istiyor. Daha Mart 2003'te Başbakanlık koltuğuna oturduğu gün orayı gözüne kestirmiş, "acaba çıkmadan önce Köşk'le ilgili ön düzenlemeleri yapabilir miyim" sorusuna yanıt aramaya girişmişti.
Görünen o ki, Erdoğan'ın Çankaya konusundaki öncelikli yaklaşımı şu:
Ya ben ya hiç!
Hiç derken, eğer kendisi çıkmayacaksa, oraya tamamen kendisinin yönlendirebileceği bir kişinin çıkmasını isteyecek.
Böylece siyasi tarihimizde ilk kez bir kişi, bir seçimle 12 yıl iktidarda kalmayı başarmış olacak. 5 yıl başbakanlık, 7 yıl cumhurbaşkanlığı. Neyle? Tek seçimle...
***
Üçüncü aşama...
Cumhurbaşkanlığı koltuğunun ele geçirilmesiyle birlikte genel seçimlerde de AKP'nin, olabilirse yine anayasayı değiştirebilecek çoğunlukla, ama mutlaka tek başına yeniden iktidara gelmesi...
Üçüncü aşamanın ayrıntıları için doğal olarak şu anda elimizde fazla veri yok. Ama şu var:
Eğer Erdoğan ikinci aşamayı istediği gibi geçerse, üçüncü aşamanın kolay olduğunu düşünüyor!
O nedenle en kritik süreç Cumhurbaşkanlığı seçimi.
AKP kadroları, çekirdek tabanlarının " rejimi tümüyle kuşatıp devleti ele geçirme " hedefi için şunu söylüyorlar:
Biraz daha sabır, az kaldı!
İşte biraz daha sabır, Köşk seçimi. Sonrasına kolay gözüyle bakıyorlar.
Hem AKP'nin hem de Ankara'daki devlet katlarının genel geriliminin altında yatan bu. Cumhurbaşkanlığı seçimini bir bakıma " final " yapan da bu!
AKP bu finali istediği gibi yönlendirebilecek mi?
Her şeyden önce psikolojik savaş yöntemlerini çok iyi öğrendikleri ya da bu yöntemi kullananların desteğini çok iyi aldıkları kesin!
Ancak birinci aşamadaki hesaplarının tutmamasını da göz ardı edemeyiz!
Siyasette sık yaşanan gerçeklerden biri şudur:
Partideki hesap devlete uymaz!
MUSTAFA BALBAY - CUMHURİYET
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]
Mustafa Balbay: AKP'nin 3 Aşamalı Planı...
Ve nisan ayına girdik. Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. cumhurbaşkanını seçmek için 16 Nisan'da resmi takvim başlayacak. Gayri resmi takvim zaten aldı başını gidiyor. Başbakan Erdoğan , her kesimdeki kökten destekçilerinin de yardımıyla kafasındaki planları yaşama geçirmek için kritik bir döneme girdi.
Son günlerde özellikle AKP'ci medyanın öncülüğünde kamuoyu gündemine sokulan haberleri sağ
lıklı irdelemek için, AKP'nin 2005 yılının ikinci yarısında netleştirdiği 3 aşamalı planını aktaralım.
Birinci aşama...
Orgeneral Yaşar Büyükanıt 'ın Genelkurmay Başkanı olmamasını sağlamak. O dönemde Kara Kuvvetleri Komutanı olan Org. Büyükanıt için 2005 yılı Kasım'ından itibaren başlatılan yıpratma kampanyası sanırım herkesin belleğindedir.
Org. Büyükanıt'la ilgili plan kendi içinde iki alt dala ayrılıyordu:
1. Öyle ya da böyle Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturmaması... Bunun için akla gelebilecek hemen her yöntem uygulandı.
2. Eğer bu engellenemezse, Genelkurmay Başkanlığı yapamaz hale getirmek. Bu amaçla 2006 Ağustosu'ndan önce başlatılan girişimlerin sonra da devam ettiğini, bugün de sürdüğünü görüyoruz!
Sonuç olarak, AKP'nin birinci aşamadaki hedefi tutmadı.
***
İkinci aşama...
11. cumhurbaşkanının mutlaka AKP tarafından seçilmesini sağlamak.
Erdoğan, 4 yıllık iktidarı devirdikten sonra daha öncesinden de kafasında yer eden bu hedefini usul usul perçinledi. İşin zor olan kısmı tamamlanmış, kendini pek çok kesime kabul ettirme süreci bitmişti. Dış destek de buna eklendi mi, tutma gitsin.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda yakın tarihimizin bize gösterdiği temel gerçek şu:
Köşk'e çıkma şansını eline geçiren hiç kimse bunu başkasına bırakmadı.
Erdoğan da aynı yolu izlemek istiyor. Daha Mart 2003'te Başbakanlık koltuğuna oturduğu gün orayı gözüne kestirmiş, "acaba çıkmadan önce Köşk'le ilgili ön düzenlemeleri yapabilir miyim" sorusuna yanıt aramaya girişmişti.
Görünen o ki, Erdoğan'ın Çankaya konusundaki öncelikli yaklaşımı şu:
Ya ben ya hiç!
Hiç derken, eğer kendisi çıkmayacaksa, oraya tamamen kendisinin yönlendirebileceği bir kişinin çıkmasını isteyecek.
Böylece siyasi tarihimizde ilk kez bir kişi, bir seçimle 12 yıl iktidarda kalmayı başarmış olacak. 5 yıl başbakanlık, 7 yıl cumhurbaşkanlığı. Neyle? Tek seçimle...
***
Üçüncü aşama...
Cumhurbaşkanlığı koltuğunun ele geçirilmesiyle birlikte genel seçimlerde de AKP'nin, olabilirse yine anayasayı değiştirebilecek çoğunlukla, ama mutlaka tek başına yeniden iktidara gelmesi...
Üçüncü aşamanın ayrıntıları için doğal olarak şu anda elimizde fazla veri yok. Ama şu var:
Eğer Erdoğan ikinci aşamayı istediği gibi geçerse, üçüncü aşamanın kolay olduğunu düşünüyor!
O nedenle en kritik süreç Cumhurbaşkanlığı seçimi.
AKP kadroları, çekirdek tabanlarının " rejimi tümüyle kuşatıp devleti ele geçirme " hedefi için şunu söylüyorlar:
Biraz daha sabır, az kaldı!
İşte biraz daha sabır, Köşk seçimi. Sonrasına kolay gözüyle bakıyorlar.
Hem AKP'nin hem de Ankara'daki devlet katlarının genel geriliminin altında yatan bu. Cumhurbaşkanlığı seçimini bir bakıma " final " yapan da bu!
AKP bu finali istediği gibi yönlendirebilecek mi?
Her şeyden önce psikolojik savaş yöntemlerini çok iyi öğrendikleri ya da bu yöntemi kullananların desteğini çok iyi aldıkları kesin!
Ancak birinci aşamadaki hesaplarının tutmamasını da göz ardı edemeyiz!
Siyasette sık yaşanan gerçeklerden biri şudur:
Partideki hesap devlete uymaz!
MUSTAFA BALBAY - CUMHURİYET
