PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN



FORUMA GİT : PKK'nın Kandil kampından çarpıcı görüntüler - Yeni Aktüel dergisi


osenmer
17-05-2007, 04:55
PKK'nın Kandil kampından çarpıcı görüntüler
http://www.ensonhaber.com/images/news/43444.jpg
Yeni Aktüel dergisi terör örgütü PKK'nın Kandil Dağı'ndaki kamplarına girdi ve PKK'nın faaliyetlerini yerinde izledi.


Kandil'de hedef Türkiye'yi Kuzey Irak'a çekmek!

Kandil Dağı'ndaki PKK'lılar 50'şer kişilik gruplar halinde sürekli yer değiştiriyor. Ağaçların altına kurdukları çadırlarda barınıyorlar. Sabit barınak çok az ve hemen hepsi dağınık. Kamplarda iletişim radyo ya da uydu telefonlarıyla sağlanıyor. Militanlar arasında 15'inde çocuklar da var, Avrupalılar da...

http://www.ensonhaber.com/images/news/43437.jpg
Sangasser, Kandil Dağı yolundaki son köy. Bir kontrol noktası Kürtler'in denetimindeki bölgenin sonunu işaret ediyor. Vadiyi izleyen yol kıvrılarak dağlar arasındaki geçide kadar yükselirken, manzara da vahşileşiyor. İşte PKK'nın ilk kontrol noktası! Yolun iki yanında iki bayrak ve bir nöbetçi kulübesi var. Dekor, devasa Öcalan posterinden ibaret. Dışarıda, plastik sandalyelerde iki kişi satranç oynuyor. Bir araç geçerken sandalyenin üzerindeki Kalaşnikof alınarak nöbete devam ediliyor! Ama geçiş az, köylülerden başka pek uğrayan yok.
PKK'nın denetimindeki bu bölge İran sınırında bulunan Kandil Dağı'nın eteklerindeki bir yerleşim yeri. Bölge resmi olarak Kürt bölgesel yönetiminde ve Peşmergelerin kontrolünde, fakat ayak basmıyorlar. Kuralları koyan PKK! Belli bir sınırı da olmayan alan, İran sınırı boyunca Peşmerge denetimindeki Hacı Ümran Köyü'nün ardına kadar uzanıyor. 1990'lardan itibaren bu dağlara yerleşmişler ve Iraklı Kürtler'in üstü kapalı desteğinden yararlanıyorlar. Eğitim kampları ve sığınaklar kurmuşlar. Faaliyetlerini saklamıyor, bütün gün gizlenmeden dolaşıyorlar. Fakat Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın son sözleri rahatlarını bozmuş. Saldırıdan korktukları için kamplarını taşımışlar.
Askeri ve siyasi olarak iki kola ayrılıyorlar. Askeri kanat silahlı militanlardan oluşuyor, siyasi kanatsa ideologlar, kurucular ve lojistikçilerden. Birinci grup yaklaşılması en zor olanlar. Elli kişilik gruplar halinde sürekli yer değiştiriyorlar. Barınakları ağaçların altındaki çadırlar. Uçaklar tarafından yerlerinin belirlenmemesi için hızla sökülebiliyorlar. Sabit barınak çok az ve hemen hepsi dağınık. Önlemlerden biri de telefon hatlarının kesilmesi. İletişim ihtiyacını radyo ya da uydu telefonları karşılıyor. İtalya'dan gelen genç bir kız militan, ailesiyle eskisi kadar görüşemediğini, üç haftadır onları arayamadığını söylüyor.

Atış talimi ve teorik dersler!
Bazı toprak yollarda arazi aracı olmadan yol almak mümkün değil. Bir militan "Kampa kilometrelerce yürüyerek gidiyoruz, bu en iyi antrenman" diyor. Çadırların çatısı ağaçlar. Diğer tarafta bir ekmek fırını var. Rojin 10 yıldır bu hayatı yaşıyor: "Doğaya yakın, gereksiz hiçbir şeyin olmadığı bu yaşantıyı sürdürmek istiyorum" diyor ama anlatımından pek de eğlenceli bir hayat olmadığı anlaşılıyor. "Sabah beşte eğitime başlıyoruz, atış talimleri ve zorunlu teori dersleri yapıyoruz."
http://www.ensonhaber.com/images/news/43438.jpg
Fotoğraflarını çekebildiğimiz grup sadece temel silahlara sahip; özellikle de Kalaşnikoflar. 70'li yıllarda üretilen ABD ya da Çin yapımı eski tip el bombaları, biraz RPG tanksavarları, anti-tank roketatarlar, sniper'lara benzeyen eski tip keskin nişancı tüfekleriAma herkesin silahı var ve nasıl kullanılacağını biliyor. Grubun lideri Ahmed, bu silahların helikopterlere karşı pek etkili olmayacağını kabul ediyor. "Eşit silahlarla savaşmıyoruz ama araziyi çok iyi tanıyoruz" diyor.
Kamptakilerden biri ağır silah ve füzeleri de olduğunu söylüyor. Ama fazla değil! Eski militanlardan bazıları grubu yönetiyor; çoğu hiç çatışmaya girmemiş. Grup liderlerinden biri, militanlar arasından "gururla" en gencini gösteriyor; en fazla 15 yaşında. O da eski iki el bombasını belinde sergiliyor. Bombalar özellikle onun için tehlikeli. Örgüte katılmak için yaş limitinin 15 olduğu söyleniyor ama belli ki denetimler çok sıkı değil! 15 yaşında bir kız çocuğu, bu kuralı ihlal ederek gruba bir yıldan fazla bir süre önce katıldığını söylüyor.

Avrupa'dan gelen kırk militan
http://www.ensonhaber.com/images/news/43440.jpg
Bütün işler dönüşümlü yapılıyor; herkes yemek hazırlamak zorunda. Bugün bezelye ve pilav var. Nadiren et de yeniyor. Kızlar bir tarafa erkekler diğer tarafa ayrılıyor. Rojin kendini ideolojiye adamış, "Bir ev kadınının hayatını yaşadığımı düşünemiyorum, özellikle de bu bölgede. Kadınların hiçbir hakkı yok" diyor. Bu yaklaşım kadınları örgüte çekmede etkili. Bu grupta yirmi kadar kadın var. PKK'nın beşte biri kadınlardan oluşuyor fakat kilit görevler erkeklerin elinde. Eşitlik söylemine karşın feodal alışkanlıklar sürüyor.
Marksist-Leninist ideolojinin etkisini yitirmesi PKK'nın ideolojisini de etkilemişSosyalist ideoloji hâlâ geçerli ama üretim araçlarının ortak kullanımına artık atıfta bulunulmuyor.
Öte yandan Kandil kamplarında Avrupa'dan gelmiş kırk kadar militan var. Kampa geldiklerinde her biri yetenekleriyle ilgili bir alana yöneliyor ve bir kod adı alıyorlar. Mediam adını taşıyan Alman kadın, örgüt üyeleriyle tanıştıktan kısa bir süre sonra her şeyi; ailesini, işini ve onunla gitmezse eşini bırakmaya karar vermiş. Bu tercihini ailesine açıklamak bir yılını almış. 10 yıldır örgütte ve mesleğini yapıyor: Doktorluk. Ama fotoğrafının çekilmesine izin vermiyor. Küçük rahatsızlıklar ya da yaralılar dağlardaki dört hastanede tedavi ediliyor. Bunların yerleri konusunda büyük bir gizlilik var. Ağır yapılar oldukları için koğuş çadırları gibi kolayca sökülemiyorlar. Mediam "Cumaları civar köylerden hastalar geliyor ve onları ücretsiz tedavi ediyoruz" diyor.

PEJAK ile birarada

Kandil Dağı'nda bir örgütün daha üyeleri var; 2 bin militanıyla PEJAK. PKK'dan bağımsız olduklarını ve İran'daki Kürt azınlığın haklarının tanınması için savaştıklarını söylüyorlar. Ancak arazide onları diğerlerinden ayırabilecek hiçbir şey yok. PEJAK'ın geçmişi de polemik konusu. 1997'de radikallere yakın bir grup pasifist eylemci İran'ın batısında gösteriler organize etti. Baskılar onları yeraltına itti ve 1999'da şimdiki örgütün kurucu üyeleri PKK'nın koruması altında Irak'a iltica etti. O zamandan beri, PKK kadroları onlara önemli lojistik, askeri ve ideolojik eğitim desteği veriyor. Bugün her iki grup da benzer bir ideolojiyi paylaşıyor ve aynı lideri işaret ediyor: Abdullah Öcalan. PEJAK kendini finanse ettiğini ve bağışlarla varlığını sürdürdüğünü savunuyor. Ama Kasım 2006'da New Yorker dergisinde yayımlanan bir makalede, Seymour Hers, İsrail ve ABD'yi Tahran'ı istikrarsızlaştırmak için bu harekete finansal destek vermekle suçlamıştı. Finansman konusu çok net olmasa da, PKK kadroları 2003'te ABD'nin özel mesajcılarıyla görüştüklerini onaylıyor. Fakat teçhizat ve silahların yıpranmışlığı, dışarıdan önemli bir finansman olmadığını gösteriyor. Militanlar arasında Suriye ve Türkiye'den gelenler var ama İranlı yok. Kardeşlerini İran diktatörlüğünden kurtarmak istediklerini öne sürüyorlar. "Askeri bir zafer beklemiyoruz. Stratejimiz farklı. Yerel nüfusun desteklenmesi, demokratik haklar ve cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesi konusunda etkili bir propagandaya dayanıyor." Bununla birlikte PKK'lılar gibi çuvaldan giysiler giyiyor, benzer silahlar kullanıyorlar. Türkiye bir operasyon düzenlerse PEJAK ve PKK'nın birlikte hareket edeceğine kuşku yok.
http://www.ensonhaber.com/images/news/43439.jpg

Sınır ötesi operasyon raporu

Kandil Dağı ancak 50 bin askerle kuşatılabilir

Türkiye'nin Irak sınırından kuş uçuşu 89,4 kilometre, karayoluyla 100 kilometre uzaklıkta olan Kandil Dağı'na araziden gidildiğinde mesafe dağlar, tepeler ve vadiler yüzünden 250 kilometreye çıkıyor. PKK'nın üstlendiği vadinin rakımı yer yer 1300 ile 1500 metreye ulaşıyor. Vadiyi kuşatan dağların yüksekliği ise 2900 metre. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu'nun Sınır Ötesi Operasyon raporuna göre dağın çevresi çok geniş olduğu için 50 kilometre çaplı bir kuşatma gerekiyor. Raporda bunun için 50 bin asker gerektiği ancak az sayıda ve hareketli profesyonel askerler kullanılabileceği belirtiliyor. Rapora göre Kandil Dağı'na operasyonu güçleştiren diğer nedenler şunlar:

"Kandil Dağı, Türkiye sınırına uçakla 5 dakika mesafede ancak sınıra yakın hava üssü kurulmadığı için en yakın üs (Diyarbakır - Malatya) 456 kilometre ötede bulunuyor. Bu da hava desteğini zayıflatıyor."

"Dağ, dar geçitleriyle pusu kurulmasını kolaylaştıracak türden. Askerler
1 kilometre boyunca tuzaklar içinden yürümek zorunda. Kandil Dağı, vadi ve çevre tepeler çok sayıda mağara ve kaya oyuklarıyla dolu. Vadi düzenli bir ordunun ilerlemesini zorlaştıracak zig zaglar içeriyor. Maddi boyutu bir tarafa düzenli ordu için böylesine olumsuz şartlarda 'çok sayıda kayıp verip az sayıda PKK'lı yakalama' riski de var."

dj_muco
19-05-2007, 05:52
http://www.nihalatsiz.org/photogallery/photo32723/prev.gif http://www.nihalatsiz.org/photogallery/photo32723/per02.jpg (http://javascript<b></b>:fp_ShowImg(document['fpphoto_8369'],'750','509','9596',0);) http://www.nihalatsiz.org/photogallery/photo32723/Per03.jpg (http://javascript<b></b>:fp_ShowImg(document['fpphoto_9684'],'750','506','9596',1);) http://www.nihalatsiz.org/photogallery/photo32723/Per4.jpg (http://javascript<b></b>:fp_ShowImg(document['fpphoto_1336'],'750','507','9596',2);) http://www.nihalatsiz.org/photogallery/photo32723/per05.jpg (http://javascript<b></b>:fp_ShowImg(document['fpphoto_6338'],'750','685','9596',3);) http://www.nihalatsiz.org/photogallery/photo32723/Per06.jpg (http://javascript<b></b>:fp_ShowImg(document['fpphoto_7773'],'750','522','9596',4);) http://www.nihalatsiz.org/photogallery/photo32723/Per07.jpg (http://javascript<b></b>:fp_ShowImg(document['fpphoto_5152'],'750','517','9596',5);) http://www.nihalatsiz.org/photogallery/photo32723/Per08.jpg (http://javascript<b></b>:fp_ShowImg(document['fpphoto_3934'],'750','515','9596',6);) http://www.nihalatsiz.org/photogallery/photo32723/Per09.jpg (http://javascript<b></b>:fp_ShowImg(document['fpphoto_5322'],'750','506','9596',7);) http://www.nihalatsiz.org/photogallery/photo32723/Per10.jpg (http://javascript<b></b>:fp_ShowImg(document['fpphoto_2998'],'750','508','9596',8);) http://www.nihalatsiz.org/photogallery/photo32723/per11.jpg (http://javascript<b></b>:fp_ShowImg(document['fpphoto_7744'],'750','506','9596',9);) http://www.nihalatsiz.org/photogallery/photo32723/per01.jpg (http://javascript<b></b>:fp_ShowImg(document['fpphoto_2542'],'750','506','9596',10);) . http://www.nihalatsiz.org/photogallery/photo32723/next.gif http://www.nihalatsiz.org/Per4.jpg


Aşağıdaki sözler İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'e aittir:"Kürt sorununa çözüm demokratik, federal, emekçi cumhuriyetidir. Türk milliyetçisi ve piyasacı düzen partileri Kürt illerinde iflas etti... Kürt milleti kaderini tayin hakkına kayıtsız şartsız sahiptir. Eğer isterlerse ayrı bir devlet kurabilir. Emekçilerin çıkarı, tam hak eşitliği ve özgürlük temelinde, gönül birliği gerçekleştirmektedir. Kürt illerinde referandum yapılmalıdır. Referandumda ayrılığı savunanlar da özgürce propaganda yapabilmelidir..." (Doğu Perinçek, 2000'e Doğru Dergisi, 15 Eylül 1991)

30 bin insanın katili bölücü terörist Abdullah Öcalan'ın DGM savcıları tarafından İmralı Cezaevi'nde alınan ifadelerindeki şu sözleri, Perinçek'in kimliğini en iyi şekilde gözler önüne seriyor:

"Doğu Perinçek'in 1991 yılında kampımıza geldiği ve benimle görüşmeler yaptığı doğrudur. Doğu Perinçek bana 'siz bu şekilde muvaffak olamazsınız, benim siyasi yapılanmam içinde yer almanız daha doğru olur' şeklinde telkinlerde bulunuyordu."

Vatan haini Perinçek, 1991 seçimleri öncesinde çeşitli yerlerde ve televizyonda yaptığı bu gibi konuşmalarda, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine propaganda" suçu işlediği için Ankara 1 No'lu DGM'de hapis cezasına çarptırılmıştı. Daha sonra doğu ve güneydoğu illerindeki İşçi Partisi teşkilat binalarına PKK bayrağı ve Abdullah Öcalan'ın resmini astırmaktan hüküm giyerek bir kez daha hapis yattı...

Henüz birkaç sene öncesine kadar oy uğruna kürtçülükten medet uman, üstüne üstlük 30 bin kişinin katili bölücü terörist Abdullah Öcalan'a siyasi işbirliği dahi teklif eden vatan haini Perinçek, tüm bu çabalarına rağmen katıldığı tüm seçimlerde %0.2 (binde iki)'den yüksek alamayınca, çareyi taktik değiştirmekte bulup "ulusalcılık" diye adlandırdığı milliyetçilik maskesini takındı ama 3 Kasım seçimlerinde de ancak %0.5 (binde beş) oy kapabildi. 35 yıllık siyasi hayatı boyunca aldığı en yüksek oy budur; yani Türk Milleti gömlek değiştirir gibi fikir değiştiren bu ne idüğü belirsiz kişiyi kaale almadığını göstermektedir.

Dün maocu, kürtçü; bugün ise "ulusalcı" olan bir kişinin yarın başka birşey olmayacağının garantisi var mı?... Yok...

İleride Türkiye'de şartlar değişirse, başka bir akım yükselişe geçerse, Perinçek'in oraya transfer olacağını tahmin edebilmek için kâhin olmak gerekmiyor. Tüm hayatı bu şekilde geçmiş, günün şartlarına göre ideoloji değiştirmiştir.

Gelelim 12 Eylül öncesine... O dönemde Maocu olan Perinçek'e ait Aydınlık adlı paçavrada resimleri ve açık kimlikleri teşhir edilmek suretiyle hedef gösterildikleri için, dev-sol ve dev-yol mensubu kızıl köpekler tarafından şehit edilen subaylarımızı, polislerimizi ve ülkücü gençlerimizi unutmadık. Perinçek ve yandaşlarının Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin mevcut anayasal düzenini silah zoruyla değiştirerek komünist rejimi tesis etmek amacıyla oluşturdukları terör örgütlerini ve bölücü - yıkıcı faaliyetlerde bulunmak için kurdukları siyasi partileri de unutmadık...

"Cinayete azmettirmek" suçunu yüzlerce kez işleyen Perinçek'in yaptırdığı katliamlardan bir tanesini örnek vermek istiyoruz:

http://www.nihalatsiz.org/aydinlik_kapak.jpg1980 öncesi dönemde vatan haini Perinçek'e ait Aydınlık adlı paçavrada "faşistlerin lideri" ve "amerikan 6. filosunun İstanbul'a geldiği zaman yaşanan olayların sorumlusu" şeklinde hedef gösterilen Türkçü gazeteci-yazar İlhan Darendelioğlu (http://www.nihalatsiz.org/ilhan_darendelioglu.htm)'nun Adalet Partisi milletvekili olduğu dönemde, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan adlı teröristlerin idam dosyalarının meclis onayına sunulduğu gün T.B.M.M. kürsüsünde yaptığı konuşma esnasında sarfettiği "Bugün burada karara bağlayacağımız konu, elini kana bulamış, hıyaneti ve mutasavver cinayeti tespit edilmiş üç komünist anarşist hakkındaki idam cezasının uygulanması, bir formalitenin yerine getirilmesidir..." şeklindeki sözleri yıllar boyunca Aydınlık adlı paçavrada kasıtlı olarak sık sık yayınlanmıştır. Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği Genel Başkanı, 37 yıl boyunca kesintisiz yayınlanan aylık Türkçü dergi Toprak'ın sahibi, Ortadoğu Gazetesi'nin başyazarı ve "Türkiye'de Milliyetçilik Hareketleri", "Türk Milliyetçiliği Tarihinde Büyük Kavga", "Nazım Hikmet Vatan Şairi mi, Vatan Haini mi?", "Türkiye'de Komünizm Hareketleri" gibi eserleriyle Türk gençliğine ışık tutan yiğit Türk evladı İlhan Darendelioğlu'nun 1979 yılında komünist katiller tarafından şehit edilmesinin başlıca sebebi, Aydınlık adlı paçavrada yapılan yayınlar suretiyle hedef gösterilmesidir...

Buna benzer yüzlerce örnek vermek mümkündür...

Yukarıda saydığımız tüm bu icraatların sahibi Perinçek, günümüzün en hızlı milliyetçilerinden (!) biri haline geldi. Henüz birkaç sene önce parti teşkilatlarının binalarına PKK bayrağı astırdığı için cezaevinde yatan bu tescilli vatan hainini, bugün elinde Türk bayrağı, dilinde "ulusalcı" söylemler ile her ortamda sıkça görmekteyiz. Sadece Perinçek'i görsek gene iyi; beş - altı sene öncesine kadar marksizmi savunduğu halde birdenbire Türkçü kesilen kerameti kendinden menkul "Türk aynştaynları", MHP'den çeşitli sebeplerle dışlanan yanardönerler ve kendi ideolojilerinin çöktüğünü görünce milliyetçilik mefkuresini iyice sulandırıp yumuşatılmış sol ile sentezlemek suretiyle icad ettikleri "ulusal solculuk" fikrini piyasaya sürerek "Türkçülük" adı altında pazarlamaya çalışan bilumum sahte Türkçü takımının Aydınlık adlı paçavrada toplandığını görüyoruz. Bu kişiler Perinçek'in kim olduğunu, geçmişteki icraatlarını ve bugünkü amacını bilmiyorlar mı? Elbette biliyorlar. Bildikleri halde Perinçek gibi tescilli bir vatan haini ile işbirliği içerisine girmelerinin sebebi nedir? Cevabı çok basit: Doğru düzgün bir lidere sahip olmadığı için lider arayışı içerisine giren milliyetçi kesimi kendi eksenlerine çekerek sandıktaki oy haline dönüştürebilmek...

Nitekim Perinçek'in dört koldan birden milliyetçi gençlere çengel attığını görmekteyiz. Konuya hakim arkadaşlarımız, İşçi Partisi teşkilatlarında "Türk'e kefen biçenin ölümü korkunç olur!" sloganlarının atılmaya başladığını söylüyorlar. Bu sözün sahibi büyük Türkçü Nihâl Atsız eğer bugün yaşasaydı, Perinçek'in suratına tükürmeye bile tenezzül etmezdi ama 20'li yaşlardaki gençlerimiz bu sahte söylemlere kolayca kanıyorlar. Okumuyorlar, araştırmıyorlar; bugün elinde Türk Bayrağı ile Kıbrıs mitinglerinde vatanseverlik gösterileri yapan bu sahtekarların beş sene önce kimlerle ne yaptığını öğrenme ihtiyacı hissetmiyorlar. Bir kısmı ise neyin ne olduğunu bildiği halde maalesef hiç aldırış etmiyor, "dün dündür, bugün bugündür" mantığıyla hareket ederek Perinçek'e hoş gözle bakıyor.

Hülasa, Aydınlıkçı takımı milliyetçilerin arasına fena sızmıştır, kirli bir oyun oynanmaktadır... Bu acizane satırları okuyan genç kardeşlerimize tek bir tavsiyemiz olur: Perinçek'e hiçbir şekilde inanmayın, güvenmeyin. Onunla birlikte hareket edenlere de güvenmeyin... 1960'lı yıllardan bu yana önce sol terör, sonra da PKK terörüne şehit verdiğimiz binlerce Türk evladını unutmayın. Tescilli vatan haini Perinçek, tüm bu olayların içerisinde doğrudan veya dolaylı bir şekilde yer almıştır. Bunu sakın unutmayın...