!
FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN
FORUMA GİT
: Erzurum (Dadaşlar Diyarı)
Erzurumlu
21-05-2007, 10:58
TARİHÇESİ
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/1141670484_1.jpg
Bugünkü Erzurum şehrinin bulunduğu yerde, daha önce tarihin çeşitli dönemlerinde Karin, Karna, Garin, Kornoi, Kalai ve Karnak şeklinde isimlendirilen bir şehir bulunduğu bilinmektedir. Yine aynı tarih dönemlerinde Erzurum Ovası’nın batı bölümünde Erzen, Erzeron isimli bir şehrin var olduğu tarihi kaynaklarla sabittir.
Bizanas İmparatorlarından II. Teodosious (M.S. 408-450) zamanında Erzurum Ovası’nı doğudan gelen İran saldırılarından korumak amacıyla, Karin şehrine hakim bir tepe üzerinde bir kale inşa edilmiş olup, kale içindeki şehre de imparatorun adına izafeten “ Teodosiopolis” adı verilmiştir. Bugünkü Erzurum şehrinin yerinde kurulmuş olan Karin (sonradan Teodosiopolis ) ile Erzurum Ovası’nın batı bölümündeki Erzen şehri iki ayrı şehirdir.
Bizans kaynaklarında Teodosipolis olarak geçen şehre, Araplar Kalikala adını vermişlerdir. Kalikala Arapça’da “Kali’nin ihsanı” anlamına gelmektedir. Arap tarihçilerden Belazuri (ölümü 892) ye göre, şehir bu adını kurucusundan almıştır. Bizans döneminde bölgeyi ele geçiren bir beyin karısı olan Kali, bir şehir yaptırmış ve şehre de Kalikala adını vermiştir. Araplar bu isim kendilerine göre Kalikala şehrinde kullanmışlardır.
M.S.1048 ‘de Doğu Anadolu’yu fethetmek üzere Bizans topraklarına giren Selçuklu Türkleri , Yinal oğlu İbrahim Bey komutasında, ovanın batısında ki Erzen (Arze) i zaptetmişlerdir. Erzen’in bu kuşatmada bi harabe halini almasından sonra, geride kalanlar bugünkü Erzurum şehrinin bulunduğu yerdeki Kalikala’ya sığınmışlar ve şehre de Erzen adı vermişlerdir. Saldırılar sonucunda harap olmuş asıl Erzen şehrine ise Türkler , Kara Erzen demişlerdir. Bu isim zamanla halk dilinde Kara Arza, Kara Arz ve nihayet Karaz şeklinde söylene gelmiştir.
Erzurum’la ilgili muhtelif tarihi metinlerde, kitabelerde ve basılan paralarda Erzi-i Rum, Erzen-ir Rum , Arz-ı Rum isimleri kullanılmıştır. Erzurum adı bu isimlerin halk dilinde kullanılmasına göre şekil almış ve günümüze kadar gelmiştir.
BİZANS DÖNEMİNDE ERZURUM
Roma İmparatorluğunun M.S. 395’ de ikiye ayrılması sonucunda kurulan Doğu Roma İmparatorluğu döneminde, Erzurum ve çevresi bu İmparatorluğun egemenliği altına girmiş, ancak Doğu Roma egemenliği sürekli olamamıştır.M.S. 395’ den VII. yüzyılın sonlarına kadar bölge üzerinde Bizans ile Sasani Devletinin mücadeleleri olmuştur.
M.S. 408 - 450 yılları arasında Bizans İmparatoru olan ikinci Teodosious zamanında, Erzurum ve çevresi işgal edilmiş ve İmparatorun komutanlarından Anatolius tarafından bugünkü Erzurum şehrinin bulunduğu yerde bir tepe üzerine, bugünkü Erzurum kalesi inşa ettirilmiştir.O zamana kadar Kalikala olarak adlandırılanErzurum şehri, bu tarihten sonra İmparatorun adına izafeten Teodosiopolis şeklinde isimlendirilmiştir.
Şehir ve çevresi 504 yılında İran’ dan gelen Sasanilerin eline geçmiş, ancak kanlı çarpışmalardan sonra, Bizanslılar şehri tekrar geri almışlardır.
SELÇUKLULAR DÖNEMİNDE ERZURUM
Selçukluların bölgede ilk olarak belirmeleri XXI. Yüzyılın başlarına rastlar. Bizans yönetiminin yöre halkına iyi davranmaması nedeniyle bozulan idari ve siyasi ortam, Selçukluları küçük topluluklar halinde bölgenin muhtelif kesimlerine yerleşmelerine imkan sağlamıştır.
Selçuklular tarafından Erzurum ve çevresine yöneltilen ilk askeri hareket 1048 yılında gerçekleştirilmiştir. Büyük Selçuklu Sultanı tarfından Erzurum ve çevresini fethetmekle görevlendirilen Azerbaycan valisi İbrahim Yınal ve Gence valisi Kutalmış Beyler, Eleşkirt üzerinden Pasinler ovasına inmiş ve oradan Erzurum üzerine yürüyerek, Erzurum kalesini kuşatmışlardır. Ancak, kuşatmanın uzun süreceğini gördüklerinden Erzurum Ovası’ nın batı bölümünde yer alan zengin Erzen şehrine yönelmişlerdir. 6 gün süren bir kuşatmadan sonra Erzen Selçuklu ordusu tarafından ele geçirilmiştir.Erzen halkı, Teodosiopolis olarak isimlendirilen bugünkü Erzurum şehri kalesine sığınmak zorunda kalmıştır. Erzen şehri bu kuşatmadan sora yıkılıp yakılmış ve bir kez daha imar edilmeyerek harabe şehir halini almıştır.Bu yıkımdan sonra şehre Kara Erzen denilmeye başlanmıştır.Bu sözcük, halk dilinde zamanla Karaz şeklinde telaffuz edilegelmiştir.
Selçukluların Erzurum üzerine düzenledikleri ikinci büyük sefer, 1054 yılında Büyük Selçuklu Hükümdarı Tuğrul Bey tarafından gerçekleştirilmiştir.Ordusuyla Pasinler Ovasına geçen Tuğrul Bey, Erzurum’a gelmiş ancak Erzurum kalesinin surlarını aşamayacağını anlayarak kuşatmadan vazgeçmiştir.Bu tarihten, Anadolu’ nun kapılarını Türklere açan ve Doğu Anadolu’ da kesin Türk hakimiyetini getiren günlerin müjdecisi olan Malazgirt zaferine kadar, Selçuklular tarafından Erzurum üzerine askeri bir sefer düzenlenmemiştir.
1071 Malazgirt zaferinden sonra, Erzurum ve çevresi büyük Selçuklu Sultanı Alparslan tarafından Ebl – ul Kasım’ a verilmiştir.Eb – ul Kasım ,Melik Danişment Ahmet Gazi ve Emir Mengücek gibi, Doğu Anadolu’ nun fethi için Büyük Selçuklu Sultanı tarafından görevlendirilen ve yaralı hizmetleri olan bir Selçuklu komutanı idi. Erzurum’ da kurulacak ve sonradan Eb- ul Kasım’ ın torunlarından birisi olan Saltuk Bey’ in adı ile anılacak olan beyliğin kurucusu olan Eb – ul Kasım, yörenin Selçuklu egemenliğine girmesi yönünde büyük çabalarda bulunmuştur. Merkezi Erzurum olan Saltukoğulları Beyliğinin sınırları içine zamanla Bayburt , İspir, Koçmaz, Micingert, Oltu ve Tercan gibi önemli kale ve yerleşim yerleri dahil edilmiştir.
İLHANLILAR DÖNEMİNDE ERZURUM
Erzurum’ un tam olarak İlhanlı hakimiyeti altına girmesi,Gazan Mahmut Han zamanında ( 1304 – 1317 ) rastlar.Gazan Han’ dan sonra başa geçen Olcaytu Han zamanında, Erzurum şehri büyük ölçüde imar edilmiştir. Bu döneminde yine bir çok tarihi eser inşa ettirildi. Olcaytu Han’ dan sonra başa geçen Ebu Said Bahadır Han zamanında, Erzurum’ un yönetimi Sultanın veziri Emir Çoban’ ın oğlu Timurtaş’ a verildi.Emir Çobanla İlhanlı Sultanının arası bozulunca, Bahadır Han, İrencin Noyan adlı komutanını Erzurum üzerine gönderdi, bu durumdan korkan Timurtaş Mısır’ a kaçtı. Erzurumun yönetimi de sonradan Eretna Bey’ e verildi. 50 yıl kadar Eretna Beyleri tarafından yönetilen Erzurum ve 1385 yılında Karakoyunlu Beyi Kara Mehmed’ in eline geçti.
KARAKOYUNLULAR VE AKKOYUNLULAR DÖNEMİNDE ERZURUM
Karakoyunlu egemenliği uzun sürmedi.1387’ de, Timur Kara-Koyunlu egemenliğine son verdi.Erzurum’ a vali olarak torunu Gıyaseddin Sagar’ ı tayin etti.Bu sırada şehirde yönetime karşı başkaldırılar süregeldiğinden, Timur 1400’ de tekrar Erzurum’ a geldi.Yönetime karşı çıkan halkın bir kısmını kılıçtan geçirdi. Timur’ un ölümünden sonra ( 1404), Erzurum şehri, Karakoyunlular ve Akkoyunlularla, Timur’ un oğlu Şahruh arasındaki kanlı çarpışmalara sahne oldu. Bu dönemde şehir önemli ölçüde tahrip edildi.
Doğudan gelen istilacıların Anadolu’ ya girişte karşılaştıkları en önemli askeri üs olma özelliğine sahip Erzurum’ un, Anadolu tarihinin en kanlı ve kargaşalarla dolu bu yüzyılında birkaç kez daha yağmaya uğradığı, tahrip edildiği ve halkının kılıçtan geçirildiği bilinmektedir.Bu saldırılar şu şekilde özetlenebilir.
1421’ de Timur’ un oğlu Şahruh, Erzurum ve çevresini zaptetti, ve kaleyi kuşattı, ancak şehri alamayarak geri döndü.
1434’ de Karakoyunlularla olan mücadelelerinde Şahruh’ u destekleyen Akkoyunlu Beyi Kara Yülük Osman, Erzurum’ u kuşattı ve ele geçirdi.
1435’ de bu kez Karakoyunlu hükümdarı İskender Bey’ in eline geçti.
1458 ve 1466’ da Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan, Gürcistan seferi sırasında Erzurum’ dan geçti, 1468 yılında ise şehre hakim oldu.
OSMANLI DÖNEMİNDE ERZURUM
Erzurum ve çevresinin Safevi Devletinin etki alanı içinde kalması sadece 15 yıl sürdü.Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, Mısır seferinden dönüşte Kars ve Pasinler üzerinden Erzurum’ a geldi ve şehir çevresi 1517 yılında Osmanlı topraklarına katıldı. Yüzyıllar boyunca şehrin kaderine hakim olan kargaşa, yerini Osmanlı Devletinin, huzur ve sükun dolu yönetimine terk etmiştir.
Kanuni Sultan Süleyman zamanında Erzurum kalesi tahkim edildi ve şehir baştan başa imar edildi.Kanuni’ nin birincisi 1534, ikincisi 1548 yıllarında İran üzerine düzenlediği seferlerde, Erzurum şehri, Osmanlı ordusuna önemli bir askeri üs vazifesi gördü.
Kanuni, İran seferinden dönüşte (1535) Dulkadirli Mehmed Han’ ı Erzurum Beylerbeyliğine tayin etti.Erzurum şehri ise o dönemde beylerbeyliğine bağlı bir sancak durumundaydı. Erzurum Beylerbeyliğinin sınırları, kuzeyde Doğu Karadeniz Dağlarından Ordu’ daki Bolaman Deresine batıda Reşadiye, Zara, Koçhisar ve Kemah’ a, güneyde Pülümür, Kiğı ve Malazgirt’ e doğuda Tahir Geçidi ve Pasin Ovasına kadar uzanan bölgeleri içine almaktaydı.Erzurum Sancağı da 10 nahiyeden müteşekkildi.Bunlar, Erzurum Merkezi, Karaz, Geçik, Tekman, Karaş – kali, Aşkale, Serçeme, Cinis, Çermeli ve Ovacık nahiyeleriydi.
Kanuni Sultan Süleyman’ ın ikinci İran seferinde (1548)beylerbeyliğinin sınırları daha da büyütüldü ve kuzeydeki Gürcü kalıntıları ortadan kaldırıldı.1552 yılında şehir İranlılar tarafından ele geçirilmek istendi, Erzurum Beylerbeyi İskender Paşa komutasındaki beylerbeyi ordusunun yenilmesine rağmen, Erzurum kalesi İranlılara teslim edilmedi.Artan İran baskıları karşısında Kanuni Sultan Süleyman 1553 yılında İran üzerine yeni bir sefer düzenledi, sefer dönüşü (1554) Erzurum’ a gelerek şehrin yıkılan kalesini tamir ettirdi.
MİLLİ MÜCADELEDE ERZURUM
Anadolu'nun hiçbir yerinde I. Dünya Savaşı'nın dehşeti Erzurum'daki kadar görülmemiştir. Harp, göç, katliamlar, tifüs gibi çeşitli felaketler her şeyi yok etmişti.
30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi' nin imzalanmasıyla bölgede yeni bir durum ortaya çıkmış, mütarekenin 7 ve 24. maddeleri Erzurum halkını büyük bir telaş ve kuşkuya sevk etmiştir. Bu maddeler Vilayet-İ Şarkıye' yi adeta Ermenilere peşkeş çekiyordu. Doğu Anadolu'da Ermenilerin büyük Haycsdan (Ermenistan) idealleri karşısında Erzurum insanı kendi üzerine düşen milli görevi yerine getirerek, 10 Mart 1919'da Vilayet-i Şarkıye-i Müdataa-i Hukuk-u milliye Cemiyeti' nin bir şubesini Erzurum' da açtı.
MUSTAFA KEMAL PAŞA ERZURUM'DA
İstanbul Hükümeti, İtilaf Devletleri'nin baskıları sonucu, Anadolu'da asayişi sağlamak amacıyla ordu müfettişlikleri teşkil etli. Bu tasarı gereğince. Doğu Anadolu' da ki 9. Ordu Müfettişliğine Mustafa Kemal Paşa tayin edildi. Mustafa Kemal Paşa' ya verilen talimata göre, Trabzon, Erzurum, Sivas, Van Vilayetleriyle Erzincan ve Canik müstakil livalarına gereken emirleri verebileceklerdir. Mustafa Kemal Paşa' ya verilen bu geniş talimattan da anlaşılacağı üzere, O' nun görevi yalnızca Samsun ve havalisindeki asayişsizliğe son vermenin ötesinde idi. Anadolu' ya ayak basar basmaz yapmaya başladığı işlerde bunu ortaya koymaktadır.
Mustafa Kemal Paşa 3 Temmuz 1919'da Erzurum'a geldi, ilk karşılama merasimi Erzurum'un batısında on yedi kilometre uzaklıktaki Ilıca' da yapıldı.
Mustafa Kemal Paşa Erzurum'a gelişinin ertesi günü 4 Temmuz'da Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni ziyaret etti.
Mustafa Kemal Paşa, 5 Temmuz 1919'da yakın arkadaşları ile bir toplantı yaptı. Toplantıya Karabekir Paşa, Rauf Bey, Eski Vali Münir Süreyya, Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanı Kazım Beyler katılmışlardı. Toplantıda bulunanlar, Mustafa Kemal Paşa' ya sonuna kadar yardım edeceklerine, onu lider olarak kabul ettiklerine dair söz verdiler.
ERZURUM KONGRESİ
(23 TEMMUZ - 7AĞUSTOS 1919)
Erzurum Kongresi, I. Dünya Savaşı’nın uğursuzluğunu acımasız maddeleri ile tamamlayan Mondros Mütarekesi’nin (30 Ekim 1918) uygulanmaya başlandığı tarihlere rastlamaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun imzalamak zorunda kaldığı mütarekenin 24. Maddesi: “Vilâyat-ı Sitte’de karışıklık çıktığı takdirde, bu vilâyetlerin herhangi bir kısmının işgal hakkını İtilâf Devletleri muhafaza ederler” şeklinde düzenlenmişti. Söz konusu vilâyetler: Erzurum, Van, Bitlis, Elazığ, Diyarbakır ve Sivas vilâyetleridir ve mütareke belgesinin İngilizce olan metninde bu vilâyetler “Ermeni Vilâyetleri” olarak ifade edilmiştir. Bu durum, öteden beri varlığı hissedilen Ermeni tehlikesini tekrar gündeme getirmiş ve meseleye yönelik duyarlılık ilk olarak kendini, İstanbul’da, “Vilâyat-ı Şarkıyye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti”nin kurulmasıyla göstermiştir.(Aralık 1918) Daha sonra Mart 1919’da Erzurum’da bu cemiyetin bir şubesinin açılmasıyla beraber bölgedeki teşkilatlanmanın öncülüğü yapılmış, bundan sonra Erzurum, Milli Mücadele’nin temellerinin atıldığı önemli merkezlerden biri haline gelmiştir. Şehrin Ermenilere verileceği söylentileri bir panik havası yaratmış, bu ortamda halk cemiyete sıkı sıkıya bağlanıp bölgenin ve vatanın kurtuluşu için çare yolları aramaya başlamıştır.
Bu süreç içerisinde toplanan Erzurum Kongresi, savaşlar, antlaşmalar ve mücadelelerle uzayıp gelen tarih zincirinin önemli bir halkasını oluşturmuştur.
Kongrenin ilk günü yapılan oylama ile Mustafa Kemal Paşa, Kongre başkanı seçilmiştir. 23 Temmuz’da başlayıp, 7 Ağustos’a kadar süren kongrede alınan kararlar şu şekilde özetlenebilir:
1- Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür ayrılık kabul edilemez;
2- İşgal ve müdahaleler sonucu Osmanlı Devletinin dağılması halinde millet tek vücut olarak yurdunu savunacaktır;
3- Vatanın bağımsızlığını korumaya İstanbul Hükümeti’nin gücü yetmediği takdirde, geçici bir hükümet kurulacaktır.
4- Bu hükümet milli kongre tarafından seçilecektir;
5- Kongre toplantıda değilse bunu Heyet-i Temsiliye üstlenecektir;
6- Kuvâ-yı Miliyeyi etken ve milli iradeyi hakim kılmak esastır;
7- Hıristiyan azınlıklara siyasî hakimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez;
8- Manda ve himaye kabul edilemez; Milli Meclis’in hemen toplanmasını ve hükümet işlerinin meclis denetiminde yürütülmesini sağlamak için çalışılacaktır
Erzurumlu
21-05-2007, 10:59
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/1141671001_1.jpg
Yeraltı zenginlikleri bakımından şanslı bir görünümde olan Erzurum İli'nin bakır varlığını İspir ve Pasinler çevresindeki damarlar oluşturmaktadır. Zaman zaman üretim yapılmış olan damarlardan bir başkası da, Şenkaya ilçesi yakınlarındaki bakırlı pirit yataklarıdır. Tuz ise Aşkale, Çat, Hınıs, Narman, Şenkaya, Tekman ve Tortum ilçelerinde çıkarılmaktadır. Erzurum İli'nin önemli yeraltı zenginliklerinden olan 51 milyon ton toplam rezervli Linyit ise, Merkez ilçe, Aşkale, Hınıs, Horasan, İspir, Oltu, Tortum ve Pasinler dolaylarında yer almakta, bu damarların bir bölümünde üretim yapılmaktadır.
İlin öteki madenleri arasında Oltu'daki manganez, Aşkale'deki çimento hammaddesi manyezit, Pasinlerde'ki Tuğla-Kiremit hammaddesi sayılabilir.
Oltu Taşı
Erzurum’un yer altı zenginliklerinden biri de Oltu Taşı’dır. Oltu İlçesinin sınırları içinde, yaklaşık 300 ocakta çıkartılan taşlar, yanlızca süs eşyası yapımında kullanılmaktadır.
Erzurumlu
21-05-2007, 11:01
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/1141670931_1.jpg
Erzurum, Doğu Anadolu bölgesinde 39°- 55 kuzey enlemi 41-16 doğu boylamı üzerinde bulunmaktadır. İl, kuzeyden Artvin-Rize, batıdan Gümüşhane-Erzincan, güneyden Bingöl-Muş, doğudan Ağrı -Kars illeri ile çevrilmiş olup genel sınırları içinde 24.768 km2 dir. Merkez ilçesinin alanı 2.892 km2 dir. Erzurum, Fırat nehrinin başlangıcı olan Karasu'nun yukarı havzasında kendi adı ile anılan geniş Erzurum Ovası'nın güneydoğusundaki Palandöken dizisinin Eğerli Dağ (2974 m.) eteğinde ve deniz seviyesinden 1850-1980 m. yükseklikte eğimli bir yüzeyde bulunmaktadır. Doğu-batı yönünde ovalık "Pasinler-Erzurum ovaları" kuzey-güney yönünde dağlık görünüştedir. Her iki ova, tektonik olaylar sonucu kırılmalardan meydana gelmiş çöküntü ovalarıdır. Kuzeydeki dağlar: Doğudan batıya doğru Çilligül, Yeniköydüzü, Ziyaret Tepesi, Kargapazarı, Gavur Dağları "Dumlu Tepesi" Yeşerçöl, Kop dağlarıdır. Güneydekiler: Akbaba, Sakaltutan, Nalbant, Şahveled, Alibaba, Dumanlı, Turnagöl, Palandöken ve Karagöl dağlandır. Kent, Anadolu-Kafkasya-İran demiryolu bağlantısında olup ortaçağdan beri, İran-Hind ve ortaasya ticaretinin Akdeniz ülkelerine giden yol boyu üzerinde çok önemli bir konaklama ve canlı bir alış veriş "Ticaret" merkezi oluşmuştur. Tiflis-Kars üzerinden gelen Kafkas yolu ve Tebriz-Doğubeyazıt'tan geçen Kuzey İran yolu; diğer taraftan Sivas üzerinden Diyarbakır-Irak-Suriye-Basra körfezine ve Akdeniz kıyılarına giden yollar ile, yine Sivas üzerinden Ankara-İstanbul, Ankara-İzmir'e giden yollar burada birleşir. Kuzey Anadolu dağlarını Kop ve Zigana geçitleri üzerinden aşarak Trabzon'da Karadenize ulaşan transit yoluda Erzurum’dan geçmektedir. Bu tarihi yollara ilaveten Erzurum "İspir" üzerinden Rizeye, "Bingöl" üzerinden Diyarbakır iline bağlanmış durumdadır.
SICAKLIK
Erzurum'da en sıcak ay Ağustos, en yüksek sıcaklık ortalaması 19° 6C. dir. Yıllık yüksek sıcaklık ortalaması 11° 5C. dir. Yapılan istatistiklere göre Temmuz ayında en yüksek sıcaklık ortalaması 26° Ağustosta en yüksek ortalaması 26° 6C. dir. Toprak üstü ortalama sıcaklık: 5°C 204.4 gün, lO°C 149.2 gündür. Donlu günler ortalaması 156,6 dır. Aralık ve Ocak ayları bütünü ile donlu geçmektedir. Şiddetli donlu günler Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart aylarında devam etmektedir. 0° ve altındaki en erken donlu gün Ekim sonunda başlar, Mayıs ortalarında biter. Erzurum'da şiddetli ve uzun bir kış mevsimi hüküm sürmektedir.
RÜZGAR
Bölge ekseriyetle Sibirya antisiklonu ve Basra siklonu etkisi altındadır. Kış aylarında Sibirya antisiklonunun etkisinde bulunmaktadır. Rüzgar SE(Keşişleme), SW(Lodos), S(Kıble) yönlerindendir. ilkbaharda, Sibirya antisiklonunun etkisi yavaş yavaş azalmaya başlar, kararsız bir rüzgar ve sıcaklık hüküm sürer. Mayıs sonlarından itibaren kararsız haller de ortadan kalkar. Yaz mevsiminde Asya'da geçici olarak teşekkül eden termal siklon merkezinin etkisi altındadır. Rüzgarlar "Güneydoğusu”, "Poyraz" ve "Yıldız" yönlerindendir. Sonbaharda Basra termal siklonunun etkisi altındadır. Rüzgarlar "Keşişleme" ve "Kıble" yönlerindendir. Özet olarak şehirdeki rüzgarlar çok yönlü ise de hakim rüzgar "Lodos" yönlerindendir.
NEM
Nisbi nem ortalaması %6l dir. Kenti etkileyen basınç merkezlerinin sık sık değişmesi, sıcaklığın fazla düşük olması nedeniyle nem aynı seviyede kalabilmektedir.
KAR YAĞIŞI
En erken 20 Ekim'de yağmaya başlar, 15 Mayıs'a kadar devam eder. Merkez ilçe'de yılın 79.7 günü açık, 200.8 günü bulutlu, 84.7 günü ise kapalı geçmektedir. Kar yağışlı günler sayısının 50.1 olduğu Erzurum il merkezi, yılın 113.6 günü karla kaplı kalmaktadır. Yine Merkez ilçe'de 15.9 günün sisli, 7.5 günün dolulu, 41.5 günün ise kırağılı geçtiği belirlenmiştir.
AKARSULAR
Erzurum akarsu kaynakları bakımından çok zengindir. Türkiyenin en yüksek yerlerinden olan il toprakları, sıradağlar ve yüksek yaylalarla kaplıdır. Karların erimeye başladığı Mart sonlarından Haziran sonlarına değin akarsular için "Kabarma" dönemidir. Akarsu yataklarının derin olması nedeniyle genellikle su taşkınlığı meydana gelmez. Erzurum İli, Çoruh, Aras ve Fırat havzalarının birleşme noktasındadır. Üç havza ana akarsu kaynaklarını Erzurum dağlarından alır.
- Karasu Fırat ırmağının en önemli koludur. Erzurum ovasının kuzeydoğusundaki Dumlu Dağı'nın eteklerinden doğar. Gürcü boğazını geçtikten sonra, Kargapazarı Dağ'ından gelen küçük bir çayla birleşerek Erzurum Ovası'na girer daha sonra güneybatı yönünde akarak Erzurum Ovasını geçer. Ovanın batısında, Ovacık yaylalarından gelen Serçeme deresini alır ve 60 km uzunluğundaki Aşkale Boğazına girer. Erzincan istikametine akan Karasu daha sonra Erzurum'un Palandöken dağlarından kaynayan Tuzla suyunu da kendisine katarak yolculuğuna devam eder.
- Çoruh Irmağı: Mescit Dağı'nın batı yamaçlarından doğar, fazla derin olmayan bir vadide batıya doğru akar. Daha sonra Gümüşhane il toprakları içerisine girer, kuzeye yönelerek Bayburt iline geçer. Sonra doğuya yönelir, Erzurum İl sınırları içine girer. Çoruh ırmağı, bu noktadan sonra Çoruh vadisi boyunca akar ve Çamlıkaya yöresinde Artvin il topraklarına girer.
- Oltu Çayı: İki ana koldan oluşan Oltu Çayı, geniş bir havzanın sularını toplamaktadır. Birinci kol, Kargapazarı dağlarının kuzeydoğu yamaçlarından çıkar. Oltu ilçesini geçtikten sonra, Kars-Sarıkamış ilçesinin batısında Allahüekber dağlarından çıkan ve Şenkaya ilçe merkezinin içinden geçen ikinci kolla birleşir. Olur ilçesinin güneyinde kuzeybatıya yönelerek Artvin il sınırlarına girer ve Çoruh Irmağı ile birleşir.
- Tortum Çayı: Mescit dağlarından çıkan Tortum Çayı, Tortum ilçesi'nin de bulunduğu havzanın bütün sularını toplar ve Tortum Gölü'ne dökülür. Gölün kıyısında büyük bir çağlayan oluşturur. Daha sonra Artvin il sınırında Oltu Çayı ile birleşir.
- Aras Irmağı: Bingöl dağlarının Erzurum il sınırları içinde kalan kuzey yamaçlarından doğar. Tekman Yaylası'nın bütün sularını toplayan Aras Irmağı Sakaltutan Dağları'nın doğusundaki havza içerisinde kuzey yönünde akar. Sakaltutan dağı ile Topçu dağı arasında kalan, derin ve sarp Mescitli Boğazı'nı geçtikten sonra Pasinler Ovası'na iner. Burada Yukarı Pasin havzasının sularını toplayarak gelen Hasankale (Pasinler) Çayı'nı alır ve kuzeydoğu yönünde akarak il sınırları dışına çıkar.
- Hınıs Çayı: Tekman Yaylası'nın güneyini sınırlayan Bingöl Dağları'nın doğu yamaçlarından çıkan Hınıs Çayı yaylanın sularını topladıktan sonra doğu yönünde akar. Hınıs ovasının ortasından geçtikten sonra il sınırları dışında Murat Irmağı ile birleşir.
GÖLLER
Erzurum İli göller bakımından zengin değildir. Bölgenin en önemli gölü Tortum Gölü'dür. Tortum çayının çevresindeki Kemerlidağ'dan inen bir toprak kayması sonucu kapanmasıyla oluşmuştur. Tortum Çayı toprak kaymasıyla oluşan seddin doğusunda dolaşır ve burada yaklaşık 50m yüksekliğinde bir çağlayan oluşturur. Hidroelektrik enerji üretimi için değerlendirilen bu göl, turistik yönden de büyük önem taşımaktadır
Erzurumlu
21-05-2007, 11:03
Erzurum İlinin büyük kısmı tabii step sahalarını içine alır.
Erzurum merkezini güneyden kuşatan Palandöken silsilelerindeki ormanın tabii hududu 1900-2000m olmakla beraber, bazı tarihi deliller ve orman kalıntıları (Palandöken silsilesinin doğu kısımları) bitki örtüsünün insan eliyle çok eski devirlerden tahrip edildiğini göstermektedir. Ayrıca dağ yamaçları ve tepelerde mer'aların fakirliği de dikkat çekicidir.
Erzurumlu
21-05-2007, 11:03
Erzurum, arazi büyüklüğüne koşut bir nüfus barındırmaz. Gerçi 1927’ de 270.400 dolayında olan il nüfusu, 2000 yılı itibariyle, 942.300’ e ulaşmıştı. Demek ki, 73 yıllık teorik artış, 3.5 katı dolayında gerçekleşmişti. Ancak, bu süre içinde Türkiye nüfusunun beş kat dolayında arttığı hatırlanırsa, il nüfusunun yavaş artmakta olduğu anlaşılır. Bu durum ilin nüfus yoğunluklarına da yansımıştır. Örneğin, 1927’ de km² başına 10.8 kişi düşerken (Türkiye 16.7), 2000 yılında bu yoğunluk 37.6’ ya çıkabilmişti (Türkiye 79.8 idi). İl nüfusunun az oluşu, nüfus artış hızının düşük olmasıyla ilgili değildir. Aksine, gerek ilde ve gerekse Doğu Anadolu’ da doğal nüfus artış hızı, Türkiye ortalamasının (2000’ de % 1.5) çok üstündedir (1950’ de % 3, 2000’ de % 2.6 kadardı). Artışın çok yavaş cereyan etmesinde esas rolü, ilden göçler oynamaktadır. Gerçekten de, 1950-2000 devresinde ilden ayrılarak başka ilde oturan nüfus, yaklaşık 490.000’ i bulmuştu.
Erzurumlu
21-05-2007, 11:05
Erzurum ilinin ulaşımı karayolu, havayolu ve demiryolu ile yapılmaktadır.
İlimizin eski ipek Yolu üzerinde bulunması nedeniyle; karayolu ağırlık kazanmakta olup, Avrupa ülkelerinden Asya ülkelerine yapılan yolcu ve eşya (TIR) taşımaları ilimizden geçen E 80 Karayoluyla yapılmaktadır.
Ayrıca, ilimizden havayoluyla Ankara ve İstanbul' a direkt seferler olup, diğer illere ise aktarmalı olarak uçak seferleri düzenlenmektedir.
Demiryolları ile Erzurum-Kars ve Erzurum-Erzincan istikametlerine düzenli olarak yolcu ve eşya taşımacılığı yapılmaktadır.
KARAYOLLARI
Erzurum ili konum itibariyle komşu illerin karayollarının kesiştiği bir noktada bulunmaktadır.
İlimiz; doğuda Kars, Ağrı, Ardahan, batıda Erzincan, güneyde Bingöl ve Muş; kuzeyde ise Bayburt, Rize ve Artvin illeriyle karayolu bağlantısına sahiptir.
Bu illerle ulaşım; ağır kış şartlarına rağmen kar mücadele ekiplerinin yoğun çalışmaları sonucunda, aralıksız sağlanmaktadır.
Erzurum ili sınırları içerisinde 1125 Km. devlet, 563 km. il yolu olmak üzere toplam 1688 km. karayolu mevcuttur.
DEMİRYOLU TAŞIMACILIĞI
İlimizin komşu illerle demiryolu bağlantısı 1939 yılında sağlanmış olup, ilimiz hudutları içindeki demiryolu ağı 200 km' dir. İlimizin Erzincan, Kars ve Malatya illeriyle direkt demiryolu bağlantısı vardır.
HAVAYOLU TAŞIMACILIĞI
Hava trafiğine 1966 yılında açılan Erzurum Havaalanı, Türk Hava Kuvvetleri ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü arasında İmzalanan protokole göre sivil ve askeri uçuşlara, 1993 yılından beri de uluslararası hava trafiğine açılmıştır- Şehir merkezine 10 km. mesafede bir havaalanıdır.
Erzurum havaalanında 3810/30 ve 3810/45 m ölçülerinde iki adet pist mevcuttur. Pistin yıllık kapasitesi 17.000 adet uçağın iniş ve kalkışma müsaittir. Yıllar itibariyle artış gösteren bu kapasite 1997 yılı için 2200'dür. Ayrıca 140/70 m. ölçülerinde iki uçak kapasiteli apron mevcuttur. Rakım 1757 metredir.
Erzurumlu
21-05-2007, 11:06
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/1141673701_1.jpg
Çermikler (Hasankale Kaplıcaları)
Pasinler Kalesinin güneyinde Hasankale çayının iki yanında birbirlerinden yaklaşık 50 m uzaklıkta yanyana iki ılıca bulunmaktadır Güneyindekine "Büyük Çermik" kuzeydekine "Küçük Çermik" denilmektedir.
Büyük Çermik
Kitabesine göre 1565 yılında Dulkadiroğullarından Şah Bey tarafından yaptırılmış olan yapının içinde şifalı soğuk su kaynağı bulunmakta olup üzeri 14.50 m çapında bir kubbeyle örtülüdür. 1749 yılında Sultan 1. Murad tarafından onartılarak eklemeler yapılmıştır.
Küçük Çermik
Büyük Çermik' in 50 m. kadar kuzeyinde Hasankale çayının diğer kıyısındadır. Ortasındaki 1.5 m. derinlikteki havuzu örten 8 m. boyutlarında kubbeli bir mekân bulunmaktadır. Küçük Çermik' i Şah Bey' in kardeşi Mirza Ali’ nin yaptırdığı kabul edilmektedir.
Ilıca Kaplıcaları
Selçuklular tarafından yaptırılan kaplıca, 1965 yılında İller Bankası tararından tekrar inşa edilmiş, banyo kısımları ve havuz önlerine hamam eklenmiştir.
Müze
1942 yılında Çifte Minareli Medrese' de faaliyete geçen Erzurum Müzesi, 1967 yılında yeni binasına taşınmıştır. Bugüne kadar çeşitli yollarla çevreden toplanan arkeolojik ve etnoğrafik eserlerle oluşturulmuştur.
Arkeolojik eserlerin çoğunu Karaz, Pulur ve Güzelova buluntuları teşkil eder. Burada Taş Çağı aletleri. Tunç çağı çanak çömlekleri, kutsal ocakları, bahalar, Urartu kapları, madeni levhalar ve Klasik, Roma, Bizans çağlarına ait küçük buluntular yer alır.
Etnoğrafik eserler salonunda, değerli altın, gümüş eserler, kemerler, başlıklar, yüzükler, bilezikler, giyim eşyaları, yazma kitaplar, sikkeler vb. görmek mümkündür.
Palandöken Kayak Tesisleri
Uluslararası Kayak Federasyonunca dünyanın ikinci büyük kayak merkezi olarak nitelendirilen Palandöken dağındaki 6.5 km.'lik profesyonel kayak merkezi yılın 180 günü (Kasım' dan Haziran' a kadar) kayak yapma imkânı tanımaktadır.
İlk olarak Kiremitlik mevkiindeki bir salon, bir atlama trampleni, küçük bir de kayak eviyle faaliyete geçen kayak tesisleri, zamanla bu ihtiyaca cevap veremeyince pist ve tesisler Hınıs boğazına doğru genişletilmiştir.
Tortum Şelâlesi
Bu doğu harikası, Erzurum ilinin 103 km. kuzeyinde, Tortum gülünün kuzey kenarındadır. Çağlayan da dahil, bu çevrede çok yüksek bir su sporları (rafting) ve dağ sporları (kamping) turizmi potansiyeli vardır. 48.5 m. den dökülen çağlayanın heybeti, görkemli bir doğa manzarası sergilemekledir.
http://www.erzurum-bld.gov.tr/img/space.gifhttp://www.erzurum-bld.gov.tr/img/space.gif
Erzurumlu
21-05-2007, 11:07
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/1141728119_1.jpg
Giyim Kuşam
Her çevrenin kendine özgü ortak hareket tarzı vardır. Bu ortak zevk giysilere de yansımıştır. Erzurum giysilerini, yöresel giysiler ve oyun giysileri olmak üzere iki başlık altında toplayabiliriz:
Yöresel Giysiler
Eski Erzurum’ da giysilerin giyim ve hazırlanması “abacı” denilen esnaf tarafından dikilirdi. Kıyafet kanunundan önce (1925) kullanılan ve bugün bir çoğu unutulmuş olan giyim-kuşam eşyası arasında; kalpaklar, serhatlık (silahlık), kuşaklar, gömlekler, kazekiler, zığvalar, şalvarlar, yelekler vb. sayılabilir.
Geçmişte Erzurum’ da kadın giysileri de yöresel özellikler taşır. “Üç etek” ve “kadama” denilen bindallı elbiseler en yaygın olanlardı.
Oyun Giysileri
Erzurum halk oyunlarında kullanılan giysiler, mor ve beyazla süslenmiştir. Dağ ve kır güzelliklerinin bilinçli bir şekilde giysilerde motiflendiği görülür. Erzurum barlarında giyilen giysileri erkek ve kadın giysileri diye iki başlık altında toplayabiliriz:
Erkek Giysileri
- Cistik: Bar oynarken ayağa giyilen ayakkabı.
- Zığva: Uçkurlu, beli lacivert kumaştan yapılan şalvar.
- Yelek: Kenarları ve cep ağızları siyak kaytanla süslenmiştir.
- Gömlek (işlik): Beyaz renkli dik yakalıdır.
- Kazeki: Uzun kallo kısa cekettir. Kolları geniş kaytanla süslüdür.
- Kuşak (şal): Renkli ipliklerden örülmüştür. Bele sarılır.
- Gümüş köstek: Yeleğin üstüne takılan bir nevi aksesuardır.
- Bazubent: Kola takılır, boncuktan örülür, içerisine ayet konur.
- Mendil: Barbaşı veya pöçük oyunsusunun elinde bulunur.
- Diğer Aksesuarlar: Zıbın (içlik), yün çorap, çapula, yemeni vb.
Kadın Giysileri
- Bindallı: Kadife üzerine simle Türk motifleri işlenen giysidir.
- Leçek (yazma): Pullar ve boncuklarla süslü baş örtüsüdür.
- Gümüş Kemer: Üzerinde muhtelif işlemeler olan, çengellerle birbirine bağlanan, gümüşten yapılmış kemerdir.
- Papuç: Yumuşak deriden yapılmış olan, oyunda giyilen ayakkabıdır.
- Dizleme: Beyaz yünden örülmüş, diz kapaklarına kadar uzanan çoraptır.
- Mendil ve Diğer Aksesuarlar: Mendil, barbaşı ve pöçük oyuncusunda bulunur. Ayrıca aksesuar olarak boyuna, beşibirlik, altıntaş (toplu), oltu taşı, işleme kolye, burma bilezik, parmaklara da altın yüzük takılır.
HALK OYUNLARI (BARLARI)
Erzurum ve çevresinde oynana halk oyunlarına “bar “denir. Bar, davul-zurna eşliğinde açık ve kapalı olmak üzere iki şekilde oynanır. Açık barda, oyuncular birbirlerine uzak durarak dağılır ve el ele tutuşurlar. Kapalı barda ise, oyuncular birbirlerinin bellerini kavrayarak dizilirler.
Erkek Barları
En çok oynana erkek barları, başbar, dikine bar, hoş bilezik, daldan dala, çingeneler, tanzara, deliloy, temirağa, turna, hançer barı vb. barlar vardır.
Kadın Barları
Erzurum ve çevresinde oynana kadın barlarından en önemlileri şunlardır: Çift beyaz güvercin, tersine, Bayburt sallaması, aşağıdan gelirem, habudiyar , atın üstünde eğer vb.
BAR
Yüzyılların ardından kopup gelen bir vakar.
Kahramanlık, yiğitlik, erlik destanıdır bar.
Bu oyunda gör bizi, geçme sakın ıraktan.
Gözün varsa seçersin, bar'da karayı ak'tan.
Bir savaş seyri vardır, dadaşın her bar'ında.
Görünce kanın kaynar, o an damarlarında.
Doyum olmaz bir görsen, Köroğlu'nun barı'nı
Güvenirsin görünce, düşünmezsin yarını.
Dumlu'dan taa Basra'ya çağlayan selimiz var.
Bahtımız kara değil, bugün Karasu kadar.
Bingöl yaratmadı mı, kan çağlayan Aras'ı ?
Hazar çalkalanırken, kanar Türk'ün yarası.
Aman Aras, han Aras, Bingöl'den kalkan Aras.
Al başımdan sevdanı, Hazar'da çalkan Aras.
Dadaş, çelik bir yaydır, onu germeye gelmez.
Çağlayan bir sel olur, dağlara da baş eğmez.
Yayla bulutu gibi, yükselir yavaş yavaş.
Sonra birden sel olur, köpürür coşar dadaş.
Doğu'nun sınır taşı, Erzurum'un dadaşı.
Efesi var İzmir'in, eğilmez Türk'ün başı.
Bar başlıyor!
Barbaşı sallarken mendilini
Gözüne al dadaşım, gönülden sevdiğini.
Dinle, davul ne diyor dan dan dan.
Ben bu sese vurgunam, can can can.
Canlar yurdundur elbet, her can vatana kurban.
Atalar ,yurt sevmeyi davuldan öğrendiler.
Bu ilk bar'ın adına sarhoş barı dediler.
Elele tutuştular,
Dadaşlar ağır ağır bir halka çevirdiler.
Yurda kurban yiğitler, bu halkaya girdiler.
Gönülden tutuşanlar, hepsi de sarhoştular
Seven sarhoştur elbet, içse de içmese de.
Ses yok, donmuş dudaklar, gözler şimşekleniyor.
Kırat kişniyor, neden toprakları eşiyor?
Dan dan dan
Kanlar kaynaştıran bir ses çıktı zurnadan
Dağlar gibi dadaşlar, kımıldandı durmadan
Tanrım, bu ne duruştur, gözler şimşekleşiyor
Ufuk bayraklaştı, cihan dalgalanıyor.
Silkin Ey Palandöken, dök başından kar'ını
Dadaş oynarken, senin gösterir vakarını
Vur !davulcu, candan coşsun dadaşım
Çal zurnacı, oynasın dadaş, dönüyor başım.
Sadeddin AKATAY
Erzurumlu
21-05-2007, 11:08
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/1141729539_1.jpg
Doğu Anadolu Bölgesinin Kuzeydoğu kesiminde yer alan ilimiz 25066 Km2'lik alanıyla Bölgenin en büyük İlidir (Kapladığı alan itibariyle). Çoruh Fırat ve Aras havzalarının başlangıç noktasında yer alan il,Kuzeyde Rize,Artvin batıda Bayburt ve Erzincan,güneyde Bingöl ve Muş doğuda Kars ve Ağrı kuzeydoğuda Ardahan ve Kuzeybatıda Trabzon ile komşudur.
Erzurum'da "Turizmin Çeşitlendirilmiş" potansiyelim aşağıdaki başlıklar altında sıralayabiliriz.
-Kültür Turizmi
-înanç Turizmi
-Termal Turizmi
-Akarsu Sporları (Rafting) ve Doğa Yürüyüşleri
-Kış Turizmi
Kültür Turizm
Turizm olayım meydana getiren önemli sebeplerden biriside farklı kültürlerin ve uygarlıkların kalıntılarının,izlerini görme isteğidir. Çeşitleri kavimlere ait Milletlerin bir çok Devlet kurduğu Anadoluda muhtelief uygarlıklara ait tarihi ve kültürel kalıntıların önemli bir bölümüde Erzurumda bulunmaktadır.
Erzurum'a turist çeken eserlerin en önemlileri merkez ilçede bulunmaktadır.Bu eserleri şöyle sıralayabiliriz:
Erzurum Arkeoloji Müzesi, Erzurum Kalesi, Saat Kulesi(Tepsi Minare), Kale Mescidi, Çifte Minareli Medrese, Ulu Camii, Üç Kümbetler, Yakutiye Medresesi, Rüstem Paşa Bedesteni
(Taş Han), Lala Paşa Camii, Gümüşlü Kümbet(Kentin doğusunda Kars Kapı civarında bulunan Kümbet.), Karanlık Kümbet(Devrişağa Mahallesindeki kümbet),Cimcime Sultan Kümbeti(Cumhuriyet caddesinde Ulu Cami'nin kuzeyindeki kümbet)Rabiahatun Kümbeti(Hasan Basri Mahallesindedir)
Kış Turizmi
Palandöken’e tırmanış
Palandöken Dağları Erzurum'un güneyinde yer alır ve doğu-batı yönünde uzanır.Dağların yükseltileri tabanda 2000 m den başlayarak 3176 m ye kadar çıkar Erzurum/ Palandöken dağlarında üç bölgede kaya sporuna en uygun alanlar olarak tespit edilmiştir.
Bu bölgede tespit edilen üç alan uluslararası kayak merkezi geliştirmek üzere potansiyeli belirlenecek alanlar olarak tanımlanmıştır. Üç alan üzerinde günde toplam 32.000 kişinin kayak yapabileceği,uluslararası yarışmalar hatta kış olimpiyatlarının düzenlenebileceği, 6000 kişinin doğrudan istihdam edilebileceği öngörülmektedir.Bunlar Erzurum Boğazı,Gez Yaylası,Konaklı alt bölgeleridir.
Cirit
Türkler tarih sahnesine çıktıkları günden beri atlı sporlara çok önem vermişlerdir. Bu gelenek Alparslan’ ın 1071 de Orta Asya Türklerine Anadolu’ nun kapılarım açtığı günden bu yana Erzurum'da da devam etmiştir.
Ciritte asıl unsur cirit atları üç yaşından itibaren eğitilmeye başlanılır, önce ağzı kantarlaya, dizgine daha sonra sırtı eyere alıştırılır, üstüne binilecek duruma gelen taylara cirit oyunu sırasında ne zaman koşacağı, nerede duracağı, ne zaman hangi tarafa döneceği eğitimle öğretilir ki binicinin her hareketi yetişmiş bir at için bir işarettir.
Ciritte Erlik yaşar, Mertlik yaşar, Sportmenlik yaşar, ama her şeyden önce bir tarih yaşar.
Oda; Bir tarih olan Erzurum'da yaşar.
Orta Asya'dan Anadolu'ya At sırtında gelir Erzurum kapısından geçerek yerleşen ve zaman zaman tuna kıyılarına dayanan Ata sporu cirit, ilk defa Erzurum'da yerleşmiş , Mayası Erzurum'da tutmuş, Erzurum'da sevilmiş, burada unutulmaktan kurtulmuş bir Milli Sporumuzdur.
Cirit Sporunun oynandığı nizami cirit oyun alanı Dünya'da ve Türkiye’mizde tek Erzurum' dadır.
Erzurumlu
21-05-2007, 11:21
Aşkale
TARİHİ
Konumu itibariyle, doğu illerini batıya ve kuzeye bağlayan yolların kesiştiği noktada yer alan ve tarihi açıdan eski bir yerleşim yeri olan Aşkale, tarihi boyunca çeşitli kavimlerin ve milletlerin istilasına uğramış ve otuz beş kez el değiştirmiştir.Bugünkü ismini Türk devresinde alan Aşkale' nin tarihi, MÖ 1700 yılında Hititler' le başlamış, 1081 yılında Türkler' in , Çaldıran Savaşı (1514) ile de Osmanlı Devleti'nin hakimiyetine girmiştir.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 35.388
Şehir Nüfusu: 15.374
Köy Nüfusu: 20.014
Belde Sayısı: 2
Köy Sayısı: 67
Yüzölçümü(km2): 1.500
İl'e uzaklığı (km): 56
Çat
TARİHİ
Çat İlçesi XVIII Asrın başlarında Osmanlı Sipahileri Tarafından İlçeye 17 Km uzaklıkta bulunan Yavi Kasabası civarında kurulmuş XIX. Asrın başlarında Dersim tarafından gelen Türk Aşiretleri ile birleşmişlerdir. Birinci Dünya Savaşından sonra-Kığı İlçesine bağlanmış daha sonra coğrafi konumu sebebiyle Tercan İlçesine bağlanmıştır. Yavi Bucak Merkezi iken 1936 yılında Aşağıçat Köyü İlçe Merkezi olmuş, 1939 yılında idari bağlılığı değiştirilerek Aşkale ilçesine bağlanmıştır. 1946 yılında Oyuklu Köyü adı altında Erzurum İline bağlanmıştır. 1954 yılında ise Oyuklu Köyü Çat adı altında İlçe merkezi haline dönüştürülmüştür.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 27.104
Şehir Nüfusu: 8.131
Köy Nüfusu: 18.973
Belde Sayısı: 1
Köy Sayısı: 41
Yüzölçümü(km2): 1386
İl'e uzaklığı (km): 52
Hınıs
TARİHİ
Hınıs İlçesinin tarihi kesin olmamakla beraber İlçenin Kuruluş tarihi M. Ö. 1400 Yılına dayanmaktadır. Uzun süre İranlıların hakimiyetinde kalan İlçe, daha sonra Bizanslıların eline geçmiş. 1071 Malazgirt Zaferi ile Türk hakimiyetine girmiştir. Daha sonra İranlılar’ın eline geçen Hınıs, Osmanlı İmparatorluğunun büyüme döneminde Türk hakimiyetine girmiştir. Kısa bir süre Rus işgalinde kalmış ise de 14 Mart 1918 tarihinde düşman işgalinden kurtarılarak vatan topraklarına katılmıştır.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 50.750
Şehir Nüfusu: 31.132
Köy Nüfusu: 19.618
Belde Sayısı: 1
Köy Sayısı: 81
Yüzölçümü(km2): 1799
İl'e uzaklığı (km): 150
Horasan
TARİHİ
Horasan, Doğuyu Batıya bağlayan eski ipek yolu üzerinde bulunan ve M.Ö. 4000 yılına kadar uzanan bir geçmişe sahip olup, Büyük Roma,Asur, Uranu, Med, Pers Devletlerinin istilalarına uğramış, milattan sonraki dönemde ise, Sasani, Arap ve Bizans hakimiyetinde kalmıştır. 1071 Malazgirt Savaşıyla birlikte Selçukluların Bizans,Gürcü ve Ermeni krallıklarına karşı kesin üstünlükleri Doğu Anadolu' nun zaptı başlamış oldu. Bu süreçte İran Horasan' ından gelen Türk topluluklar, o zamana kadar ismi ÜSKÜHAT olan yere Horasan ismini vererek yerleştiler.Erzurum ve civarında Osmanlı hakimiyeti 1514 yılında yapılan Çaldıran Seferiyle kurulmuş ve Horasan, Erzurum Sancağı Pasinler Kazasına bağlı 16 köyden ibaret bir Osmanlı Nahiyesi olmuştur.1877-1878 Osmanlı-Rus harbi sırasında, Ahmet Muhtar Paşa kumandasındaki ordu her ne kadar kısmi başarılar elde ettiyse de Horasan - Köprüköy - Pasinler hattı Rus işgali altına girdi ve ordu Erzurum hattına çekildi.1917 yılında Rusya'da meydana gelen ihtilal üzerine Rus'lar, işgal ettikleri yerleri Ermenilere bırakarak bölgeden çekildiler.Rusların çekilmesinden sonra Doğu illerini kurtarmak üzere harekete geçen ordumuz, Kazım Karabekir Paşa komutasında 12 mart 1918 de Erzurum' u kurtarmıştır. Horasan' ın Ermeni zulmünden kurtuluşu ise 25 mart 1918’dir.Horasan İlçesi, Cumhuriyet devrinde Pasinler İlçesine bağlı Zanzak (Akçataş) nahiyesinin bir köyü iken 1940 yılında nahiye merkezi şimdiki Horasan' a nakledilmiş ve 30 köy bağlanmıştır. 4 Aralık 1953' de 6191 sayılı kanunla ilçe olmuştur.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 44.884
Şehir Nüfusu: 15.578
Köy Nüfusu: 29.306
Belde Sayısı:
Köy Sayısı: 77
Yüzölçümü(km2): 1669
İl'e uzaklığı (km): 81
Ilıca
TARİHİ
Ilıca İlçesinin ilk yerleşme yeri, Karasu ile Pulur çayı arasındaki verimli bölgedir. Bu bölgenin sınırları içinde yer alan Karaz (Kahramanlar Köyü ) da yapılan kazılar ve arkeolojik araştırmalar buradaki hayatın M. Ö. 4000 yıllara kadar uzandığını göstermektedir.Ilıca sırasıyla; Huriler, Hayasa, Azzi krallığı, Urartular (MÖ. 900-600), İskitler, Metler ve Perslerin istilasına uğramıştır. M.Ö. 65 yıllarında Romalıların hakimiyetine geçmiştir. M. S. 1040 ile 1063 yıllarında Büyük Selçuklu Devleti Komutanlarından İbrahim Yınal ile Kutalmış, Erzurum 'u ele geçirmek için Ilıca'da ordugah kurmuşlardır. Malazgirt Zaferi’nden sonra Ilıca tamamen Türklerin eline geçmiştir.Birçok kez işgal ve istilaya uğrayan Ilıca, l Cihan Harbinde General Yudeniç kumandasındaki Rus ordusunun 16 Şubat 1916 günü Erzurum'u işgaliyle geri çekilen Türk ordusunu takip ederken 16-17 Şubat 1918 gecesi vuku bulan şiddetli çarpışmalardan sonra Rusların eline geçti.Kazım Karabekir Paşa kumandasındaki Türk ordusunun saldırışı karşısında Ermenilerin kaçması neticesinde 11 Mart 1918 günü Ilıca yeniden Türkler’in eline geçti.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 30.328
Şehir Nüfusu: 12.909
Köy Nüfusu: 17.419
Belde Sayısı: 1
Köy Sayısı: 63
Yüzölçümü(km2): 1.702
İl'e uzaklığı (km): 14
İspir
TARİHİ
Oldukça eski bir yerleşim alanı olan ilçemiz ve çevresi, tarih boyunca Perslerin, İskender, Roma ve Bizans İmparatorluklarının hakimiyetinde bulunmuş, zaman zaman da Müslüman Arapların eline geçmiştir. 1015'ten itibaren Anadolu’ya başlayan Türk akınlarının tesir sahasında kalan yöremiz, 1071 Malazgirt Zaferinden sonra Türk topraklarına katılmıştır. Fatih'ten sonra Anadolu da kurulan ilk Türk beyliği olan Saltukoğulları beyliği sınırları içerisinde kalan İlçemiz, 1202 Anadolu Selçukluların eline geçmiştir. Bu devletin yıkılmasından sonra birkaç kez daha el değiştiren ilçemiz ve çevresi 1517'de Yavuz Sultan Selim'in Mısır sefer dönüşünde kesin olarak Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır.Birinci Dünya savaşı döneminde ilçemiz 1914 - 1918 yılları arasında Rus işgali ve Ermeni mezalimine uğramış, 25 Şubat 1918'de Kazım Karabekir Paşa Komutanlığında l. Kafkas Kolordusuna bağlı birliklerce vatan topraklarına katılmıştır.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 30.260
Şehir Nüfusu: 11.244
Köy Nüfusu: 19.016
Belde Sayısı: 3
Köy Sayısı: 88
Yüzölçümü(km2): 2.100
İl'e uzaklığı (km): 137
Karaçoban
TARİHİ
Karaçoban ilçesinin tarihi M.Ö. 1400 yıllarına dayanmaktadır. Uzun yıllar İranlıların egemenliği altında kalmış, daha sonra Bizanslıların eline geçmiştir. 1071 yılında Selçuklu Sultanı Alparslan'ın Malazgirt savaşını kazanmasıyla, Karaçoban Türk hakimiyetine geçmiş, daha sonra tekrar İranlıların eline geçmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselme döneminde Anadolu birliği sağlanırken, tekrar Karaçoban Türk hakimiyetine girmiştir. Kısa bir süre Rus işgalinde kalan İlçe, işgalcilerin temizlenmesiyle vatan topraklarına katılmıştır
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 32.300
Şehir Nüfusu: -
Köy Nüfusu: -
Belde Sayısı: 1
Köy Sayısı: 19
Yüzölçümü(km2): -
İl'e uzaklığı (km): 183
Karayazı
TARİHİ
İlçenin M.Ö, III, yüzyılda kurulduğu Aras nehri civarında, Salyamaç , Yolgören ve Çelikli köylerinde bulunan tarihi eserlerden anlaşılmaktadır. Eski adı Bayraktar’dır. Bucak iken Hınıs İlçesine bağlı olan ve daha sonra Pasinler İlçesine bağlanan Bayraktar Bucağı’nın ismi 1937 yılmda Karayazı olarak değiştirilmiş, müstakil ilçe haline getirilmiştir.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 35.785
Şehir Nüfusu: 7.532
Köy Nüfusu: 28.253
Belde Sayısı: -
Köy Sayısı: 70
Yüzölçümü(km2): 2.372
İl'e uzaklığı (km): 120
Köprüköy TARİHİ
Türkler acısından Köprüköy İlçesinin tarihi 1071 Malazgirt Savaşı öncesine kadar uzar. Bugün için sınırları içerisinde bulunan Avnik (Güzelhisar) Kalesinin stratejik önemi çok büyüktür. 1054-1055 yıllarında Türk Boylarının Anadolu' ya ilk fetih hareketlerinin başladığı sıralarda Avnik Kalesinde bulunan Bizans yöneticileri, İslamiyet’le tanışmışlar ve İslamiyet’i kabul etmeleri neticesinde kendilerine bağlı 27 pare köyü Türklere satmışlardır. Türkler tarafından satın alınan bu köylerden bir tanesi de Köprüköy’ dür. 1829' da Ruslar’ın Erzurum'u işgal etmeleri ile Rus işgaline girmiş olan Köprüköy, Ermeni katliamlarından da nasibini almıştır
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 20.500
Şehir Nüfusu: 5.583
Köy Nüfusu: 14.917
Belde Sayısı: 1
Köy Sayısı: 38
Yüzölçümü(km2): 665
İl'e uzaklığı (km): 57
Narman
TARİHİ
Narman yöresi sırasıyla (MÖ. 680-655 yıllarında) Sakalan daha sonra Arapların ve Bizanslıların hakimiyetine girmiştir. Selçuklu Hanı Alparslan'ın Malazgirt Zaferiyle Tortum, Oltu, Şenkaya, Olur ilçeleri ile birlikte Narman'da Türk hakimiyetine girmiştir.Selçuklulardan sonra Osmanlılar’ın hakimiyetine giren Narman, 1877-1878 Osmanlı Rus Harbinde Ruslar’ın işgaline uğramış, 1914-1918 yıllarında 1. Dünya Savaşında Ruslar’ın eline geçmiştir. 1917 yılında başlayan Bolşevik ihtilali sebebiyle Ruslar Narman’ı terk etmişlerdir. Ruslar’ın bölgeye yerleştirdikleri Ermeniler’in Türkler’e saldırarak katliam yapmaya başlamaları nedeniyle Narman halkı, kendilerini müdafaaya karar vermişlerdir.Yapılan çarpışmalar sonucunda 18 Mart 1919 günü İlçe düşman işgalinden kendi halkı tarafından kurtarılmıştır. Tarihi seyri içerisinde Narman Bizans hakimiyetinde iken NAMURVAN olarak adlandırılmış, Arapların bir bayram günü ele geçirmeleri nedeniyle "İD" olarak adlandırılan Narman Türk hakimiyetine geçtikten sonra NARMAN olarak adlandırılmıştır.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 34.372
Şehir Nüfusu: 13.042
Köy Nüfusu: 21.330
Belde Sayısı: 1
Köy Sayısı: 42
Yüzölçümü(km2): 1.275
İl'e uzaklığı (km): 98
Oltu
TARİHİ
Oltu ismi Kıpçakların bir boy veya oymağından gelmektedir. Ayrıca bu ad Dağıstan' ın güneyinde oturan Küçük Şirvan Bölgesi' nde bir kasaba ve küçük bir köye de verilen isimdir. 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Alpaslan' ın komutanlarından Ebul-Kasim Erzurum yöresinde Saltuklu' lar Beyliğini kurunca, 1080 tarihinde Emir Ahmet Oltu' yu işgal ederek Türklerin eline geçmesini sağlamıştır. 1878 Ayestefanos Antlaşması ile Oltu Rusya' ya bırakılmıştır.1917 Bolşevik ihtilali ile Ruslar çekilirken burasını Ermenilere bırakmıştır. Ruslar tarafından Oltu'ya yerleştirilen Ermeniler, 40 yıl boyunca yerli halka zulüm etmişlerdir. 1918 yılında işgalden kurtulmak amacıyla Oltu İslam Komitesi kurulmuş ve 25 Mart 1918'de Ermeniler sınır dışı edilmiştir. Bu tarih Oltu' nun kurtuluşu olarak kutlanmaktadır. Kurtuluş mücadelesi sonrası kurulan Oltu Şura Hükümeti 17 Mayıs 1920' de TBMM Hükümetine katılmıştır. 1926 yılında Oltu ilçe statüsüne kavuşmuştur.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 46.518
Şehir Nüfusu: 30.073
Köy Nüfusu: 16.445
Belde Sayısı: -
Köy Sayısı: 65
Yüzölçümü(km2): 1.380
İl'e uzaklığı (km): 124
Pasinler
TARİHİ
Pasinler Urartular döneminde ( M.Ö.900-600) önemli bir yerleşim birimidir. Sonraları, Karadeniz' in kuzeyinden Kimmerler ve İskitler inmişlerdir. İskitlere bağlı Phassis'ler Aras' ın verimli ve sulak vadisine yerleşerek kendi isimlerini verdiler. Böylece Phasis'lerin memleketi anlamına gelen Pasin kelimesi ortaya çıkmıştır.Pasinler, tarihten günümüze kadar bir "kilit” rolünü üstlene gelmiştir. 1071 Malazgirt Savaşı’ndan önce 1048'de " Pasinler Savaşı” olması bu rolün en ilgi çekici örneklerindedir. Pasinler ovaya hakim bir noktada kurulu kalesi sebebiyle "Hasankale" olarak da adlandırılmıştır.1828-1829 yıllarında ilk 1877 1878 yıllarında ikinci defa Rus işgali yaşamıştır.Üçüncü işgal 1716 Şubatında başlamıştır ve Birinci Dünya Savacı sonunda Ermeni işgalinden kurtuluşu 13 Mart 1918'dir.1954 yılında Horasan, 1991 yılında Köprüköy Pasinler'den ayrılarak ilçe olmuşlardır.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 44.644
Şehir Nüfusu: 22.706
Köy Nüfusu: 21.938
Belde Sayısı: 1
Köy Sayısı: 56
Yüzölçümü(km2): 1.460
İl'e uzaklığı (km): 37
Pazaryolu
TARİHİ
Çok eski bir tarihe sahip olan Pazaryolu' nun eski adı "Norgah" olup, bu "Yenişehir" veya "Sulak Yer" anlamına gelmektedir. Pazaryolu' nun kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. M. Ö.' ki yıllarda Sasper Türkleri’nin Doğubayazıt ile Çoruh Vadisi arasında yerleştikleri ve uzun süre bu yörede yaşadıkları, tarihçiler tarafından ifade edilmektedir. Daha sonra bir süre Cenevizlilerin idaresinde kalan Pazaryolu, sonra Selçuklu Türkleri’nin himayesine girmiş, bilahare Anadolu Selçuklu Beyliklerinden Saltukoğullarına, Fatih' in Trabzon' u fethi ile de Osmanlı İmparatorluğu'na intikal etmiştir.Bugün ilçede Selçuklular ve Cenevizlilere ait Kale ve hamam gibi eserlere rastlanmaktadır.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 9.595
Şehir Nüfusu: 4.812
Köy Nüfusu: 4.783
Belde Sayısı: -
Köy Sayısı: 35
Yüzölçümü(km2): 750
İl'e uzaklığı (km): 121
Şenkaya
TARİHİ
Şenkaya İlçesi tarihi süreç içerisinde çok değişik milletlerin egemenliği altında kalmıştır .Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran Zaferi’ne giderken 23 ağustos 1514 yılında Erzurum' u Akkoyunlulardan alıp Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katmasıyla Osmanlı egemenliği altına girmiştir. 1828-1878 yıllarında Rus istilasına uğrayan bölge "1877-1878" Osmanlı Rus harbinde (93 harbi ) Gazi Ahmet Muhtar Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetlerinin yenilmesi üzerine 1879 yılında imzalanan "Ayastefonos antlaşması " ile Kars vilayetine bağlanarak Rus yönetimine girmiştir, İlçe, Bardız Deresi Rusya ile Osmanlı devleti arasında 1917 yılına kadar sınır teşkil etmiştir.1917 yılında Rusya'da Bolşevik ihtilali üzerine işgalci Rus birlikleri bölgeyi terk etmişler ve Rus hakimiyeti son bulmuştur.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 16.740
Şehir Nüfusu: 3.647
Köy Nüfusu: 13.093
Belde Sayısı: 5
Köy Sayısı: 47
Yüzölçümü(km2): 1.423
İl'e uzaklığı (km): 185
Tekman
TARİHİ
İlçenin kuruluş tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 1517 yılında Osmanlı yönetimine katılmıştır. 1946 yılına kadar Hınıs ilçesine bağlı bir köy iken, aynı yıl ilçe olarak teşkilatlandırılmıştır.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 34.685
Şehir Nüfusu: 6.584
Köy Nüfusu: 28.101
Belde Sayısı: -
Köy Sayısı: 69
Yüzölçümü(km2): 2.197
İl'e uzaklığı (km): 151
Tortum
TARİHİ
Tortum’un tarihi hakkında çeşitli kaynaklarda bilgiler mevcuttur. Selçuklular zamanında Saltukoğullardan Tortum llgan ve îmadeitin beylerin ilçenin ilk yerleşimcileri olduğundan bu adı aldığı sanılıyor. Ayrıca Selçuk dilinde Tortum Bağlık bahçelik anlamına gelmektedir.Tortum tarihte Med, Pere, ve Romalıların hakimiyetinde kamus 1018 yılında Türk hakimiyetine geçmiştir. Selçuklular, Karakoyunlular ve Osmanlı hakimiyetinde kalmış 1828-1829 Rus savaşından sonra Rus istiladan kurtarılmıştır. Erzurum’ dan geri çekilen Ruslar silah ve cephanelerini buralarda yaşayan Ermeniler’e bırakmışlar ve zamanla Ermeni saldırıları başlamıştır. İlçe 16 Mart 1918 tarihinde düşman işgalinden kurtarılmıştır.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 20.949
Şehir Nüfusu: 7.856
Köy Nüfusu: 13.093
Belde Sayısı: 5
Köy Sayısı: 47
Yüzölçümü(km2): 1.423
İl'e uzaklığı (km): 52
Olur
TARİHİ
İlçe,1922 yılında bucak merkezi haline getirilmiştir. Bu günkü ilçe merkezimiz 1958 tarihine kadar OLTU İlçesine bağlı bucak iken, 1958 tarihinde Oltu' dan ayrılarak ilçe olmuştur. Bölgedeki gözetleme kuleleri, kaleler aynı zamanda kiliseler yörede yerleşimin çok eskiye dayandığını kanıtlamaktadır. İlçe Keçili köyünde Van Kalesi, bunun yanında Yıldızkaya köyünde tabii mağara gezilip görülmeye değer yerlerdendir. Ayrıca İlçeye bağlı Köprübaşı, A.Karacasu,Beğendik köylerinde gözetleme kaleleri bulunmaktadır. Kale, Kilise ve tarihi eserlerin hangi devirden kaldığına dair tam bir tarih belirtmek mümkün değildir. Olur çevresi 1877 -1878' de Osmanlı - Rus savaşı sonunda Berlin antlaşması ile savaş tazminatı olarak Ruslar’a bırakılan yörelerimizden biridir. 40 yıl esarette kalmıştır. Bölgeye intikal eden düzenli birliklerin mücadelesi sonunda ilçe 28 Mart 1918' de İstiklaline kavuşmuştur.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 10.833
Şehir Nüfusu: 3.260
Köy Nüfusu: 7.573
Belde Sayısı: -
Köy Sayısı: 40
Yüzölçümü(km2): 820
İl'e uzaklığı (km): 174
Uzundere
TARİHİ
İlçenin 3000 yıla yakın bir tarihi olduğu tahmin edilmekte olup, tarih boyunca pek çok devletin egemenliği altına girdiği bilinmektedir. M.S. 1018-1036 yıllarında Türkler’in eline geçen Uzundere ,1071 Malazgirt savaşından sonra Türkler’in Anadolu'ya girmesiyle Saltukoğullan Beyliğine katılmıştır. Eskiden beri ismi Azort olan ilçe daha sonra Uzundere bucağı olarak teşkilatlanmış, 1955 yılında belediye, 19.06.1987 tarih ve 3392 Sayılı Kanunla daha önce bağlı olduğu Tortum ilçesinden ayrılarak ilçe statüsüne kavuşmuştur.
İLÇENİN GENEL DURUMU
Toplam Nüfusu: 11.621
Şehir Nüfusu: 4.277
Köy Nüfusu: 7.344
Belde Sayısı: -
Köy Sayısı: 10
Yüzölçümü(km2): 840
İl'e uzaklığı (km): 85
Erzurumlu
21-05-2007, 11:22
Erzurum’da mevcut ekonomik durum üç sektör (tarım, sanayi ve hizmetler) çerçevesinde ele alınmaktadır.
Tarım Sektörü
Tarım sektörü bitkisel üretim, hayvancılık, su ürünleri ve ormancılık olmak üzere dört ana başlık altında ele alınır. Toplam 25 066 Km2 yüzölçümüne sahip il arazisinin %56. 2'si dik, %23. 8'i orta eğimli, '%14’ü sarp °/o5. 9'u düz bir konuma sahiptir. Tarımsal amaçlı kullanılabilir arazinin içerisindeki payı %15. 17'dir. Ancak bu alanın da tamamı bölge çiftçileri tarafından kullanılamamaktadır. 1977 yılında bu alanın %73. 2'si tarımsal üretim amacıyla kullanılmıştır. Kullanılan bu alanında %38'i sulu %62'si ise kuru tarım arazisidir. Arazinin kullanım biçimi, coğrafi şartlar ve iklim koşulları dikkate alındığında ilde seracılıktan genel tarla ziraatına meyvecilikten sebzeciliğe ve su ürünlerinden hayvancılığa, tarımın hemen hemen tüm alanlarında faaliyetler yürütülebilmektedir.
Sanayi
Erzurum'da sanayileşme çabaları günümüze kadar olan dönemde istenen gelişmeyi gösterememiş, il hem kamu hem de özel sektör açısından uygun bir sanayi merkezi konumuna gelememiştir. 1979-1986 döneminde sanayinin alt sektörü olan enerji sektörü ilin GSYIH'sı içinde %0, 98'lik bir paya sahip iken, madencilik sektörünün payı %1. 45, imalat sanayinin payı da %24 olarak gerçekleşmiştir, imalat sanayinin payında yıllar itibariyle dalgalanmalar olmasına rağmen, giderek arttığı görülmektedir. Ancak il imalat sanayinin katma değerinin Türkiye imalat sanayi katma değeri içindeki payı giderek azalmaktadır. îl de faaliyet gösteren imalat sanayi işletmelerinden %79'u tarıma dayalı sanayi işletmeleridir.
Hizmetler Sektörü
Erzurum ili hizmetler sektörünü;ulaştırma, inşaat, turizm, bankacılık, eğitim, sağlık ve ticaret sektörü olarak yedi alt başlık altında incelemek mümkündür. Ulaştırma sektörü;kara, hava, deniz ve demiryolları taşımacılık faaliyetleri ile haberleşme, radyo ve televizyon sistemlerinin teknik, ekonomik ve sosyal gereklere uygun olarak kurulup geliştirilmesi ve yürütülmesi faaliyetlerini kapsar. Erzurum'da diğer illere taşımacılık faaliyeti karayolu, havayolu ve demiryolu ile yapılmaktadır. Bunlardan en önemlisi karayoluyla yapılan taşımacılıktır. Erzurum İI sınırları içinde 1125 km. devlet, 563 km. il yolu olmak üzere toplam 1688 km kara yolu mevcuttur.
Erzurumlu
21-05-2007, 11:28
Havuz Başında Gün Batımı
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141846332_1.jpg
Palandöken'de Kayak Keyfi
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141846273_1.jpg
T.C. Devlet Demiryolları Erzurum Gar Binası
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141846227_1.jpg
Kadayıf Dolması
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141846158_1.jpg
Palandöken'de Zirve (Ejder)
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141846133_1.jpg
Palandökenin eteklerinde bir şehir Erzurum
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845923_1.jpg
Palandöken
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141846034_1.jpg
Erzurum'da Bahar
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845852_1.jpg
Çitfe Minareler'in içten görünüşü
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845825_1.jpg
Üç Kümbetler'den sekiz köşeli plan üzerine oturtulmuş olanının Saltuklu Devleti'nin kurucusu Emir Saltuk'a ait olduğu tahmin edilmektedir
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845791_1.jpg
Erzurumlu
21-05-2007, 12:30
Kardelenler Arasında Kayak
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845615_1.jpg
Kış Çilesi
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845574_1.jpg
Kadın Barları
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845475_1.jpg
Çoçuklar
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845455_1.jpg
Kış Çilesi
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845409_1.jpg
Yakutiye Medresesi
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845377_1.jpg
Konge Binası
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845290_1.jpg
Erzurumspor
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845168_1.jpg
Tortum Cağ Kebabı
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845141_1.jpg
Erzurum'da Günbatımı
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845115_1.jpg
Erzurumlu
21-05-2007, 12:43
Palandöken'e Tırmanış
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845081_1.jpg
Erzurum’a 120 kilometre uzaklıktaki 48 metre yüksekliğindeki Tortum Şelalesi görenleri büyülüyor.
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141845058_1.jpg
Erzurum'da Rafting
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141833375_1.jpg
Erzurum Evleri
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141831953_1.jpg
Hançer Barı
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141831856_1.jpg
Kardelen
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141831831_1.jpg
Narman Peribacaları
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141831799_1.jpg
Erzurum'da Kış
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141831597_1.jpg
Cumhuriyet Caddesi üzerinde Lala Mustafa Paşa Câmii’nin batısında bulunmaktadır. İlhanlı hükümdarı Sultan Olcaytu zamanında Gazan Han ve Bolugan Hatun adına, Cemaleddin Hoca Yakut Gazani tarafından 1310 yılında yaptırılmıştır. (Yakutiye Medresesi)
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141831507_1.jpg
Tortum Gölü
http://www.erzurum-bld.gov.tr/res/album/1141831450_1.jpg
Tüm Hakları Saklıdır ©
Turkceforum.biz

Powered by vBulletin® Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.