PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN

FORUMA GİT : KALENDERİDİS’İN YALANLARI


helindem
07-11-2007, 02:07
KALENDERİDİS’İN YALANLARI
Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 16 Şubat 1999 tarihinde yakalanarak Türkiye'ye getirilmesinin yankıları pek çok ülkede sürerken, belki de en dramatik gelişmeler Kenya ve Yunanistan'da yaşandı.
Yunanistan'da hükümete yönelik baskılar tam anlamı ile bir siyasi bunalıma yol açtı. Başbakan Simitis, Öcalan'ın Yunanistan'a sokulması ve ardından Kenya'ya götürülmesi sürecindeki sorumluluklarından ötürü üç bakanın istifasını kabul etti.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Pangalos, İçişleri Bakanı ve Kamu Düzeni Bakanı, Başbakan Simitis'in isteği üzerine görevlerinden ayrıldılar ve böylece PKK liderinin yakalanışı ardından, Yunanistan hükümeti ilk kurbanlarını da vermiş oldu.
Türkiye’yi bölmek isteyen bu şiddet örgütüne yakın geçmişte büyük destek vermiş olan ülkelerin hepsi kaynamaya başladı. Yalnız Yunanistan’da değil, İtalya’da, Almanya'da ve birçok Avrupa başkentinde, özellikle Londra'da, terör örgütü mensupları gösteriler düzenlediler.
Bu arada Öcalan’ı Kenya’ya götüren Yunan istihbarat ajanının şok açıklamaları da büyük yankılar uyandırdı. Kalenderidis, Öcalan’ı Türk makamlarına teslim etmeyi reddettiğini, ve bu nedenle Atina’dan dört Yunan ajanının daha gönderildiğini ileri sürdü. Kalenderidis, Öcalan’ın Türk makamlarına Yunan makamlarının onayı ile teslim edildiğini söylerken, bir açıklama da, Öcalan’ın korumalarından geldi. Kenya’daki Yunan Büyükelçiliği’ne sığınan PKK üyeleri, Öcalan’ın Yunan Dışişleri Bakanı Pangalos tarafından kandırılarak Türk makamlarına teslim edildiğini öne sürdüler.
Öcalan’ın yakalanmasıyla ilgili açıklamalar ve tepkiler 1999 yılından bu yana devam ediyor. Bu konuda en son örnek de Savvas Kalenderidis’in yazmış olduğu bir kitap…
Yunanistan Milli İstihbarat Teşkilatı (EYP) eski mensubu Savvas Kalenderidis tarafından kaleme alınan ve Mart 2007 tarihinde Infognomon Yayınları tarafından basılan “Öcalan’ın Teslim Edilmesi- Gerçeğin Zamanı” isimli kitap incelendiğinde; “…Yavuz Sultan Selim’in zalim adıyla tarihe geçtiği, Jön Türklerin ‘aşağı uluslar’ olarak gördüğü Kürt, Arap, Çerkez, Laz ve Boşnakları asimile, Ermeni, Yunan ve Süryanileri yok etmeye çalıştığı, Kemalizmin hedefinin tek din olduğu, tüm Hıristiyanların yok edilmesini amaçladığı, ırkçı, acımasız, faşist, hantal ve kokuşmuş mutlakiyetçi bir rejim olduğu” şeklinde tehditkar ifadeler içerdiği görülüyor. Terör örgütü PKK ile aynı jargonu kullanan ve Kürtleri mazlum olarak gösteren Kalenderidis, ‘Kürtlerin ulusal kurtuluş hareketi’ ve ‘Türk Kürdistanı’nın Urfa vilayeti’ gibi tanımlamaların yanı sıra, utanmadan ‘Türkiye’nin doğu vilayetlerinin Kürdistan’a ait olduğu ve Türk işgali altında bulunduğu, Türk Ordusu’nun Kürtlere karşı kitlesel şiddet ve intikam almayı amaçlayan metotlara yöneldiği, bu kapsamda PKK’nın işkence ve baskılara maruz kaldığı’ şeklinde yorumlar yapabiliyor.
Savvas Kalenderidis’in kitabı, Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı geleneksel husumetini muhafaza ettiğini ve bu ülkenin Türkiye aleyhtarı unsurlara duyduğu yakınlığı bir kez daha açıkça ortaya koyuyor.
Öte yandan Turkish Daily News gazetesinde 24 Şubat 1999 tarihinde yayınlanan bir haberde ise, Abdullah Öcalan'ın Kenya'da yakalanmasının, Yunanistan'ın uzun zamandır ortaya çıkmasından çekindiği PKK ile bağlantısını gündeme getirdiği kaydediliyor. Türkiye'nin uzun yıllar boyunca Yunanistan'ı PKK'ya destek vermemesi konusunda uyardığı ancak Atina'nın her seferinde bu suçlamaları reddettiği ancak sonunda Yunan yetkililerin PKK liderini korumak için ellerinden geleni yapmalarına rağmen onun, tavsiyeleri dinlemeden hareket ettiğini açıkça ifade ettikleri belirtiliyor. Öcalan'ın, 23 Aralık 1998 tarihli Eksusia gazetesi'ne verdiği ropörtajda; Yunan dostları sayesinde Avrupa'ya gidebildiğini ifade ettiği, Yunanistan ile olan yakınlığının ona bu cesareti verdiğini, bunu başardığı takdirde soruna siyasi bir çözümün de bulunmuş olacağını ve dolayısıyla Yunanistan'ın da siyasi bir başarı kazanmış olacağını vurguladığı bildiriliyor. Yunanistan'da; PKK'nın propaganda kanadı ERNK'nın iki burosu, iki Kürdistan komitesi, bir Kürdistan Kültur Merkezi ve bir de Kürt Kızılayı bürosunun bulunduğu hatırlatılıyor. Haberde; PKK militanlarının Yunanistan'da mülteci merkezleri ve çiftlik evlerinde barındıkları, orada sabotaj ve patlayıcılar üzerine eğitildikten sonra kanun dışı yollarla Türkiye'ye gönderildikleri, itirafçı PKK militanlarının Yunanistan'daki eğitimlerini ve Yunanlı yetkililerle bağlantılarını açıkladıkları kaydediliyor. Askeri eğitim desteğinin yanısıra Yunanistan'da PKK'nın medya ve propaganda faaliyetlerine izin verildiği, Kürt bildirisi ve Kürdistan'ın sesi isimli iki Kürt gazetesinin de Yunanistan'da yayınlandığı, ayrıca Suriye ve Lübnan'a gönderilmek üzere Arapça kitaplar ve broşürler basıldığı vurgulanıyor.

Yunan parlamenterlerin PKK'ya verdikleri maddi desteklere işaret edilen haberde; Yunanistan aracılığı ile Avrupa'ya illegal göçlerin sağlandığı, mülteci kamplarında bulunan özellikle Irak'lı Kürtlerden PKK vergisi ya da koruma parası adı altında zorla para toplandığı kaydediliyor. Yunanistan'ın PKK'ya verdiği desteğin 1998 yılının Nisan ayında en yoğun düzeye ulaştığı ve bu tarihte Atina'da "PKK Balkan temsilciliği" açıldığı bildiriliyor. Yunanistan'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi George Nicolaidis'in Riyad gazetesinde 8 Aralık 1998 tarihinde verdiği röportajda; PKK'nın siyasi ve askeri bir organizasyon olduğunu belirterek bunun bir özgürlük hareketi olduğunu ve Yunanistan'da da bürosu bulunduğunu açıkladığı ifade ediliyor. 22 Aralık 1998 tarihinde de Yunanistan eski Dışişleri Bakanı Thedoros Pangalos'un Lavrion kampındaki gösterilere katıldığı ve burada ellerinde Türkiye karşıtı pankartlar ve Öcalan fotoğrafları olan militanların karşısında Türkiye'ye asılsız suçlamalar içeren bir konuşma yaptığı hatırlatılıyor. Yunan parlamenterlerin PKK ile yakın ilişkilerinden örneklerin verildiği haberde; sadece Türkiye'nin değil, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yayınladığı raporlarda da Yunanistan'ın terörist örgütler olan PKK ve DHKP/C'ye verdiği desteğin açıklandığı belirtiliyor. Haberde; PKK itirafçılarından Seydo Hazar isimli militanın 28 Eylül 1997 tarihinde The Observer gazetesine yaptığı açıklamalarda, Yunan İstihbarat Servisi’nin PKK'ya verdiği askeri eğitim, pasaport temini gibi destekleri bildirdiği kaydediliyor.
Pangalos’un 16 Şubat 1999 tarihinde açıkladığı gibi, Yunanistan Hükümeti’nin amacı ne olursa olsun şiddet, ayrımcılık, silahlı mücadele ve terör eylemlerine karşı çıktığı ve Kürt sorununa da barışçıl bir çözüm bulunması yönündeki ilkelerine aynen bağlı kalacağı biliniyor. Tarihten beri süregelen bazı şeyleri hazmedememiş olan Kalenderidis’in de, yalanlarından artık vazgeçmesi ve bütün dünyanın çok yakından takip ettiği Öcalan’la ilgili gerçekleri inkar etmemesi bekleniyor. Çünkü gerçekler gerçektir ve değiştirilemez.
Helin Demir
helindem@mynet.com