tacmahal
12-12-2007, 11:49
S.A
Arkadaşlar malumunuz bu gece Zilkade ayı bitiyor ve Zilhicceyi aralıyoruz. Zilhicce ayı ve onu faziletli kılan nedir, kısaca onlara değinelim.
Eşhürü’l-hurum yani savaşmanın yasak kılındığı mübarek aylardan biri olan Zilhicce, hicri takvime göre ayların on ikincisidir. Allah Resulu (s.a.v)’in birer yıldız diye tanıttığı o değerli ashablarından biri olan Abbas (r.a), Peygamber efendimiz (s.a.v)’in şöyle dediğini rivayet eder:
- Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan ibadetler, diğer aylarda yapılan iyi amellerden, Allah nezdinde daha makbüldür.
Bu konuda Peygamberimizin zevcesi Hafsa (r.a) şöyle der:
- Resulullah (sav) dört seyi terk etmezdi: Asure günü orucu, Zilhicce’nin on günü orucu, her ay üç gün orucu ve sabahin iki rekât sünneti.
Ebu’d-Derda (r.a) Zilhicce ayının önemini şöyle anlatıyor: "Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmali, çok sadaka vermeli, çok dua ve istigfar etmelidir. Çünkü Resulullah (sav):
- Bu on günün hayir ve bereketinden mahrum kalana yaziklar olsun." buyurdu.
"Zilhicce’nin ilk dokuz günü oruç tutanin, ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çocugu belâlardan korunur, günahları affedilir, iyiliklerine kat kat sevab verilir, ölüm anında ruhunu kolay teslim eder, kabri aydınlanır, Mizan’da sevabı ağır basar ve cennette yüksek derecelere kavusur." (Sir’a)
Ayrıca kitabullahta "O on geceye yemin olsun ki..." (Fecr,89/2) diye övülen 10 gece alimlerin genel görüşüne göre Zilhicce ayının ilk on gecesidir. Allah Resulu (a.s) bu günlerde gündüzleri oruçla, geceleri de ibadetle ihya etmeye özen göstermiştir. Gelin hadislerle bu ayın önemine değinelim;
“Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya, bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir.” (Tirmizi, Savm, 52; İbn Mace, Sıyam, 39)
“Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap verilir.”
“Bu on günün hayrından mahrum olan kimseye yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu (Arefe) günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.”
“Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.” (Tirmizi, Savm, 52)
“Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!” (Abd b. Humeyd, Müsned, 1/257) Tesbih, SübhanAllah; Tahmid, Elhamdülillah; Tehlil, Lâ ilâhe illAllah; Tekbir ise Allahu ekber demektir.
Resulullah’ın "yazıklar olsun!" dediği bedbahtlardan olmamak, Allah’ın övgüler yağdırdığı mübarek bir ayda O’nun rahmetinden uzakta olanlardan olmamak için bu ayda biz aciz müslümanlar neler yapmalıyız? Elimizden neler gelir?
~ Biz her ne kadar da söz verdiğimiz gibi dosdoğru yol üzerinde olmasak da, imanımızı her zaman aynı ölçüde tutamasak da, günah bataklığına batsak da, O’nun "yapma!" dediklerini zaman zaman yapsak da unutmayalım ki öyle bir Rabbimiz var ki kullarını bağışlamak için bahane arar. Bu mübarek aylarda kullarına rahmet kapısını sonuna kadar aralar, yeter ki kulları yüzünü ona doğrultsun, onun rahmetine nail olanlardan olsun diye. Bizi bu kadar seven bir Allah’a sırt çevirmek ne denli aptallık olurdu. O halde ayet ve hadislerle övgülere mazhar olan bu ikram günlerini, günahların boğucu ikliminden fecre uyanmak, gönül dünyamızı çepeçevre saran karanlık bulutları fecir ışıklarıyla aydınlatmak için bir fırsat bilip değerlendirmeliyiz.
Allah bizleri mübarek kıldığı ay ve gecelerden yararlanmasını bilen salihlerden eylesin.
Arkadaşlar malumunuz bu gece Zilkade ayı bitiyor ve Zilhicceyi aralıyoruz. Zilhicce ayı ve onu faziletli kılan nedir, kısaca onlara değinelim.
Eşhürü’l-hurum yani savaşmanın yasak kılındığı mübarek aylardan biri olan Zilhicce, hicri takvime göre ayların on ikincisidir. Allah Resulu (s.a.v)’in birer yıldız diye tanıttığı o değerli ashablarından biri olan Abbas (r.a), Peygamber efendimiz (s.a.v)’in şöyle dediğini rivayet eder:
- Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan ibadetler, diğer aylarda yapılan iyi amellerden, Allah nezdinde daha makbüldür.
Bu konuda Peygamberimizin zevcesi Hafsa (r.a) şöyle der:
- Resulullah (sav) dört seyi terk etmezdi: Asure günü orucu, Zilhicce’nin on günü orucu, her ay üç gün orucu ve sabahin iki rekât sünneti.
Ebu’d-Derda (r.a) Zilhicce ayının önemini şöyle anlatıyor: "Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmali, çok sadaka vermeli, çok dua ve istigfar etmelidir. Çünkü Resulullah (sav):
- Bu on günün hayir ve bereketinden mahrum kalana yaziklar olsun." buyurdu.
"Zilhicce’nin ilk dokuz günü oruç tutanin, ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çocugu belâlardan korunur, günahları affedilir, iyiliklerine kat kat sevab verilir, ölüm anında ruhunu kolay teslim eder, kabri aydınlanır, Mizan’da sevabı ağır basar ve cennette yüksek derecelere kavusur." (Sir’a)
Ayrıca kitabullahta "O on geceye yemin olsun ki..." (Fecr,89/2) diye övülen 10 gece alimlerin genel görüşüne göre Zilhicce ayının ilk on gecesidir. Allah Resulu (a.s) bu günlerde gündüzleri oruçla, geceleri de ibadetle ihya etmeye özen göstermiştir. Gelin hadislerle bu ayın önemine değinelim;
“Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya, bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir.” (Tirmizi, Savm, 52; İbn Mace, Sıyam, 39)
“Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap verilir.”
“Bu on günün hayrından mahrum olan kimseye yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu (Arefe) günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.”
“Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.” (Tirmizi, Savm, 52)
“Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!” (Abd b. Humeyd, Müsned, 1/257) Tesbih, SübhanAllah; Tahmid, Elhamdülillah; Tehlil, Lâ ilâhe illAllah; Tekbir ise Allahu ekber demektir.
Resulullah’ın "yazıklar olsun!" dediği bedbahtlardan olmamak, Allah’ın övgüler yağdırdığı mübarek bir ayda O’nun rahmetinden uzakta olanlardan olmamak için bu ayda biz aciz müslümanlar neler yapmalıyız? Elimizden neler gelir?
~ Biz her ne kadar da söz verdiğimiz gibi dosdoğru yol üzerinde olmasak da, imanımızı her zaman aynı ölçüde tutamasak da, günah bataklığına batsak da, O’nun "yapma!" dediklerini zaman zaman yapsak da unutmayalım ki öyle bir Rabbimiz var ki kullarını bağışlamak için bahane arar. Bu mübarek aylarda kullarına rahmet kapısını sonuna kadar aralar, yeter ki kulları yüzünü ona doğrultsun, onun rahmetine nail olanlardan olsun diye. Bizi bu kadar seven bir Allah’a sırt çevirmek ne denli aptallık olurdu. O halde ayet ve hadislerle övgülere mazhar olan bu ikram günlerini, günahların boğucu ikliminden fecre uyanmak, gönül dünyamızı çepeçevre saran karanlık bulutları fecir ışıklarıyla aydınlatmak için bir fırsat bilip değerlendirmeliyiz.
Allah bizleri mübarek kıldığı ay ve gecelerden yararlanmasını bilen salihlerden eylesin.
