PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN

FORUMA GİT : Sultan 2.Mahmut'un Islahat Hareketleri


hulya
25-01-2008, 05:11
Sultan III. Selim ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'in yanında yetişmiş olan Sultan II. Mahmut ondan etkilenmiş, padişahlığı döneminde de ıslahatlar yapmanın gerekliliğine inanmıştı. Askeri ve İdari alanda ıslahatlar yapmaya çalışan Sultan II. Mahmut,Sekban-ı Cedid ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler];C4%B1_Cedid) adı verilen yeni bir askeri teşkilat kurdu (14 Ekim ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])1808 ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])). Ancak yeniçeriler ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) kendilerine tehlike olabilecek alternatif bir askeri kuvvet istemiyorlardı. Ayaklanarak Sekban-ı Cedid ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'in kaldırılmasını sağladılar.
([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
Eşkinci adı verilen yeni bir askeri teşkilat kuran Sultan II. Mahmut'a karşı yeni bir yeniçeri ayaklanması oldu. Sultan II. Mahmut, artık Osmanlı Devleti ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) için kanayan bir yara haline gelen yeniçeri ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) ocaklarını Vaka-i Hayriye ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) adı verilen olayla ortadan kaldırıldı (15 Haziran ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])1826 ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])). Yeniçeri ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) ocağı kaldırıldıktan sonra, onun yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) adı verilen yeni bir askeri teşkilat oluşturuldu.
Yapılan yeniliklerin merkezden uzakta bulunan valiler ve idareciler tarafından da benimsenmesi gerektiğine inanan Alemdar Mustafa Paşa ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) Sultan II. Mahmut döneminde Ayanlarla Sened-i İttifak ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'ı imzaladı. Buna göre ayanlar ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) merkeze sadık kalacak ve yenilik hareketlerini destekleyecek, padişahlar da ayanların elde etmiş oldukları hakları tanıyacaktı. Sened-i İttifak ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) ile ayanlar, padişahın ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) mutlak otoritesine karşı siyasi bir meşruiyet kazanmış oluyorlardı. Padişah ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) otoritesinin başka herhangi bir güçle ortaklık kabul etmesi mümkün değildi ve Osmanlı ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) idari yapısının hem ruhuna hem de tabiatına aykırıydı. Bu sebeple zaten ölü doğan Sened-i İttifak ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) çok uzun ömürlü olmadı. Kısa bir süre sonra Sultan II. Mahmut, idareyi tamamen eline alarak ayanları bir bir ortadan kaldırarak merkezi otoriteyi güçlendirmeye çalışmıştır.
Osmanlı Devleti'ndeki çöküşü farkeden II. Mahmut, hayatı boyunca imparatorluğu batı düzenine uydurmaya çalıştı. Böylece, olumsuz gidişi durduracağını düşünüyordu. Bunun için çıkarttığı kıyafet kanunuyla (3 Mart ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])1829 ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])) devlet memurlarının kavuk, sarık, şalvar ve çarık giymelerini yasakladı. Bunların yerine fes, pantolon, ceket giyilecekti. Buna karşı çıkanları şiddetle cezalandırdı. Saray yaşayışını değiştirerek Avrupalı hükümdarlar gibi davrandı; setre pantolon giydi, sakalını kısa kestirdi, resmini devlet kurumlarına astırdı. Bu değişikliklerin lüzumunu anlayamayan halk, II. Mahmut'u "gavur padişah" diyerek andı. Batılı kurumların çalışmalarından esinlenerek yalnız erkekleri belirten nüfus sayımı yaptırttı (1831 ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])). Böylece yeni kurduğu ordunun devamını sağlayacak insan ve servet durumunu öğrendi. Bu sayım sonucunda 4 milyon Hristiyan ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) ve 8 milyon Müslüman ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) tespit edildi. AyrıcaAnadolu ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'da 2.500.000'dan fazla, Rumeli ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'de de 1.500.000 erkek vatandaşın yaşadığı tespit edildi.
Avrupa ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'nın önemli şehirlerinde daimi elçilikler kurdurttu. İlk resmi gazete olan Takvim-i Vekayi ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'nin çıkmasını sağladı(1 Kasım ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])1831 ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])). Medreselerin yanında Avrupalı ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) tarz eğitim veren yeni okullar açıldı ve Avrupa ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'ya öğrenciler gönderildi. Avrupa hükumet düzenini benimseyerek Divan teşkilatını kaldırdı ve onun yerine bakanlıklar (nazırlık) kurdu. 30 Mart ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])1838 ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])'de Sadrazamlık ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) makamına "Başvekalet", Sadrazama ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) "Başvekil" denilmesi kararlaştırıldı. Ölen ya da azledilen devlet memurlarının mallarına el konması anlamına gelen "Müsadere" usulünü kaldırdı. Ayrıca Devlete ıslahat hareketlerinde yardımcı olmak, yeni teklifler getirmek, memurların terfi ve yargılanmasıyla uğraşmak üzere Darü'ş Şuray-ı Bab-ı Ali kuruldu. Başvekalet, Maliye, Dahiliye, Hariciye, Evkaf nezaretleri gibi teşekküller hep onun emriyle kuruldu. Askeri konuları görüşmekle görevli Dar-ı Şura-yı Askeri, sivil görevlilerin yargılanması ve hükumetle halk arasında davaların görüşülmesi için Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye kuruldu. Bir fermanla ilköğrenimin zorunlu ve parasız olduğunu ilan etti. Rüştiyeler (orta okul) ve devlet memurlarının yetişmesi için Mekteb-i Maarif-i Adliye kuruldu. Tıbbiye ve Harbiye okulları açıldı. Bu okullar için yabancı kaynaklı eserler Osmanlıca'ya çevrildi.
Posta teşkilatının kurulması ve Karantina uygulaması da yine Sultan II. Mahmut döneminde gerçekleştirildi. Avrupalı ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) tüccarlarla rekabet edebilmeleri için Türk ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]) tüccarlara gümrük kolaylıkları getirildi. Ülke içinde ve dışında yapılacak seyahatlar için, bazı esaslar kabul edildi. Buna göre ülke içinde seyahat yapacak yurttaşlar mürur teskeresi (geçiş belgesi) taşıyacaklar, ülke dışına çıkacak yurttaşlar da Hariciye Nezaretinden (Dış İşleri Bakanlığı) pasaport alacaklardı.
Böylece II. Mahmut ıslahata yönelik icraatıyla Tanzimatın ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])kapısını açmıştır.