PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN

FORUMA GİT : KUR'AN Başörtüsünün Farziyatı


vipyakup
12-02-2008, 03:34
"Amacım yalnızca rabbimin gerçek yolunu Kur'an'dan bulmaktır" diyen bir okurunuz varsa, ciddiye alırsınız değil mi? Ben de, o dinini ciddiye aldığı için onu ciddiye aldım. Bu okur şöyle diyor:
"Ayette kapatılacak yerin yaka açığı olduğu söylenir, baştan bahsedilmez. "Arapçada kadınların başlarına örttükleri şeyin özel adı "hımar" değil "mikna" (doğrusu mikne'a SH) ve "nasıyf"tır. Hangi Arapça sözlüğe bakılırsa bakılsın "mikna(çoğulu mekani)" ve "nasıyfın" hanımların başlarını örttükleri kumaşın adı olduğu yazılıdır." Allah eğer "hımar" kelimesi ile başın örtülmesini isteseydi "hımarürres" gibi bir vurgulama ile başörtüsü diyebilirdi"
Bunlar, başkalarının kesesinden harcanan yalan-yanlış paketi sevgili okur. Kimin kesesinden almışsanız dolmuşa binmişsiniz. Buna, Kur'an'a uymak yerine Kur'an'ı kendinize uydurma sonucunda düştüğünüz çelişkiler de eklenince, iş içinden çıkılmaz olmuş.
Dert şu: Hımar ile başın örtülmesi kastedilseydi, içinde "baş" kelimesi geçerdi!
Peki, bu durumda bir önceki cümlede hanımların başlarına örttüğü şeyin adının "mikne'a" ve "nasif" olduğunu nasıl söyleyebiliyorsunuz? Nerede bunların içinde baş?
Kişi hiçbir şey bilmese de haddini bilecek. "Hangi sözlüğü bakılırsa bakılsın" iddiası yapacak bir kişinin, asgariden sözlüklere bakması lazım. Baksaydı ne görürdü?
Tabi ki, Arapça'da kadınların kullandığı örtü mikna (doğrusu mikne'a) ve nasif'ten ibaret olmadığını. Şöyle ortalama bir Kur'an talebesi olsaydı, sözlükte şunları görürdü:
1. Burka' (veya burku'): Bütün yüzü örter. (Erkeğin kullandığına kına' denir).
2. Nikab: Bütün yüzü örtmeyip iki gözden birini açarak bağlanan başörtüsüdür.
3. Lifâm: Her iki gözü de burun üstünden itibaren açık bırakan başörtüsüdür.
4. Lisâm: Burun açıkta kalacak şekilde ağız üstünden örtülen örtüdür.
5. Hımar: Yüz hariç başın ve boynun tamamını örten ve Kur'an'da emredilen örtüdür.
6. Nasîf: Hımar'ın daha büyüğü, Anadolu'daki "atkı"ya benzer başörtüsüdür.
7. Mikne'a: Nasif'ten daha büyük olup bel altına kadar uzanan başörtüsüdür.
8. Cilbab: Yüz hariç baştan ayağa her tarafı örten örtüdür.
Hımar, lugat olarak tereddütsüz başla ilgilidir. İçki'ye de aklı örttüğü için aynı kökten "hamr" denilmiştir. İkisi arasındaki ortak nokta "baş" ile ilgili olmasıdır. Mesela küfr de "örtmek" demektir. Ama başa veya akla değil, kalbe nisbet edildiği için farklı kökten kullanılmıştır.
"Hani bunun içinde baş?" sorusu kasıtlı bir tahrif ve saptırma amacı taşımıyorsa, cehaletin daniskasıdır. Yukarıda Arapçada kullanılan tüm başörtüsü isimleri sıralanmıştır. Hiçbirinin içinde "baş" yoktur. Olmasına gerek de yoktur. Türkçede de bu böyledir: Yazma, yaşmak, atkı, bürgü, bürümcek, çarşaf, çar, yağlık, eşarp, tülbent… Bunların tümü de bacak değil başı örter ve içinde "baş" geçmez. Hoş Arapçada na'leyn, huffeteyn, cevrabeyn de ayağa giyilirler, ama içinde "ayak" geçmez. "Hani bunun ayağı?" diyerek bunların ayağa giyilmediğini söylemek ne kadar ciddi ise, "Hani bunun başı?" sorusu da o kadar ciddidir.
Okurumun cebinden harcadığı "kitabına uyduranlar" takımı ne diyor: "Hımar başı örtmez, göğüsleri örter?"
Yani? Yanisi şu: Hımar başörtüsü değil, göğüs örtüsüdür.
Peki, aynı mantıkla sormak gerekmez mi: Bir: Nerede bunun içinde göğüs? İki: Sen, örtü ayeti inmeden kadınların göğsü açık gezdiğini söylemiş oluyorsun, haberin var mı?
Bir alıntı daha yapalım "tüm maksadım Kur'an'ı anlamak" diyen okurumuzdan: Ayette kapatılacak yerin yaka açığı olduğu geçer. Yani hımarın başı kapatması değil, ayette açıkça yaka dekoltesini örtmesi istenir. (Yaka açığı manasına gelen 'cuub' (doğrusu "cuyub" SH) kelimesi hem bu ayette kapanılacak.."
Ey sevgili okur! Kur'an tüm âşıklarına önce haddini bilmeyi öğretir. Çünkü Kur'an haddini bilmezliği "cahiliye" olarak adlandırır ve ebediyen mahkûm eder. Zaten başörtüsü emrini de "haddini bilmezlik çağı" ile "Allah'a kayıtsız şartsız teslim olan insan" anlamındaki "Müslüman" kadına bir kişilik ve kimlik kazandırmak için emreder. Aynı zamanda O'nun "Rabbimin emri başım gözüm üstüne!" deyip demeyeceğini imtihan için emreder.
Ceyb; "aralık, açıklık, yırtık, yırtmaç, kesik, kopuk" anlamlarının tamamını kapsar. Başta aynı kökten türetilmiş olan "cep" olmak üzere, "açık yerler, göğüs yırtmacı, yaka açığı, kol açığı, elbise yırtığı", hülasa elbisenin tek parmağın içine gireceği tüm açık yerlerine denir. Hatta Kur'an, Semud kavminin kayaları yararak vadi oymasını da aynı kökten (cabu's-sahr) bir kelimeyle ifade eder. Soruyu zihinden "kesip" attığı için "cevab" da aynı köktendir.
Nur 31. ayetin başörtüsünü emreden cümlesi aslında neyi emretmektedir?
Açık ve net olarak şunu: Cahiliye döneminde bir aksesuar olarak başın üzerinden sırta atılan örtüyü bütün bir boynu ve gerdanı da kapatacak şekilde mazbutça örtmeyi.
Tabiî ki bu emir Allah'ın kitabına uyacaklar içindir. Kitaba uymak yerine kitabına uydurmaya ne gerek var? Yalan yanlış türrehatı yayıp vebale girmeye ne gerek var?
Unutmayalım İslam "teslim almak" değil "teslim olmak" manasına gelir.
Konu bitmedi, yer bitti. Devamı gelecek yazıya

sivasliali
29-03-2008, 06:52
güzel benim bi kaç sorum olacak namaz kılın çok açık ve seçik ama namaz benim zihnimde geçecek oluşacak her hangi bi kural koymuyor bu sebeple ben namaza oturdum ve başlamasına 1-2 dakika kalan sen seviğim sanatçının konseri var aklımda o acele ile kılıp çıkıyorum.sonuçta namazımı kıldım bana namaz kıl dedi bende kıldım fill gerçekleşti fiziksel olarak ama ruhsal olarak ben konserdeydim ben namaz kıldım mı kıldım çünkü namazı hem fiziksel olarak hemde ruhsal olarak kılın demiyor .

sivasliali
29-03-2008, 07:01
Bir gün akrabalardayız yenge namaz kılıyordu birden fırladı yemek yandı diye sonra tekrar geldi kaldıgı yerden devam etti bana ilginç geldi ama neden olsa zamanı kılmıştı birşey diyemedim pek teslim olmuşa benzemiyor nedersin yani bile biliyorum namaz konusunda kuranda neler yazıyor yani namaz kılıyorsunuz ve aklınıza acil birşey geldi onu yapın sonra kaldığınız yerden devam edin böyle ayetler var mı yoksa bu müslüman kadın namazı bırakıp nereye gidiyor yoksa ne haddine

sevgi
29-03-2008, 03:01
Bir gün akrabalardayız yenge namaz kılıyordu birden fırladı yemek yandı diye sonra tekrar geldi kaldıgı yerden devam etti bana ilginç geldi ama neden olsa zamanı kılmıştı birşey diyemedim pek teslim olmuşa benzemiyor nedersin yani bile biliyorum namaz konusunda kuranda neler yazıyor yani namaz kılıyorsunuz ve aklınıza acil birşey geldi onu yapın sonra kaldığınız yerden devam edin böyle ayetler var mı yoksa bu müslüman kadın namazı bırakıp nereye gidiyor yoksa ne haddine

yengenin namazi bozupmu yoksa
rekat arasindami gidip yemege baktigini bilmiyorum fakat,eger namazi ortadan bozup gittiyse yanlis tabiki
selamlayana kadar beklemeliydi
Sonucta namazda selamlamadan en fazla 4 rekat kilabiliyosun,
o 4 rekatta en fazla 2 dakikasini alir bir insanin
o zaman zarfi icerisinde yemek yanarsa yansin ki ne kadar yanabilirki(benim düsüncem)
benim demek istedigim eger selamlamis ise,rekat arsindaysa gidip altini kapatip gelebilir,(arada konusulmasa daha makbuldür tabiki)

namazi hem fiziken hemde ruhen kilmak gerekir tabiki,
aklim konserdeydi demistinya,o düsünceler seytanin seni namazdan men etmek icin oynadigi oyunlar o oyunlara kanmamak gerekir.anliyorum konsentrasyon zor istir
önemli olan zoru basarmak degilmidir:)
simdi aklin dagiliyo diye namazi kilmicak degilsin tabiki,o düsünceleri yenmeye calisacaksin ve namaza tamamen konsetre olmayi deniceksin,eminin cok istersen olucaktir:)

insan yeterki istesin üstesinden gelemeyecegi sey yoktur:)

alpi001
05-04-2008, 07:39
güzel benim bi kaç sorum olacak namaz kılın çok açık ve seçik ama namaz benim zihnimde geçecek oluşacak her hangi bi kural koymuyor bu sebeple ben namaza oturdum ve başlamasına 1-2 dakika kalan sen seviğim sanatçının konseri var aklımda o acele ile kılıp çıkıyorum.sonuçta namazımı kıldım bana namaz kıl dedi bende kıldım fill gerçekleşti fiziksel olarak ama ruhsal olarak ben konserdeydim ben namaz kıldım mı kıldım çünkü namazı hem fiziksel olarak hemde ruhsal olarak kılın demiyor .
Tekbir getirince kurbanlık koç gibi âlemden çıkarsın. Ey ulu , tekbirin manası şudur : “Yarabbi, huzurunda kurbanız!...” Hani koyun keserken ,”Allahu Ekber-Allahu Ekber ” dersin ya!... O ölesice nefsini keserken de bu söz söylenir. Allahu Ekber de de ; vehmî benliğinin başını kes, ki , can mahvolmaktan kurtulsun. Ten; İsmail’e, Can ; Halil’e benzer. Can, yaptırdığı bu senin bedeninde tekbir getirdiğinde; ten kesilir, yani beden kaydından çıkar, şehvetlerden, hırslardan kurtulur, besmeleyle kesilmiş temiz bir kurban haline gelir.

Kıyamette olduğu gibi Hak huzurunda saf tutulur . Hesaba, rabbi ile konuşup görüşmeye geçilir. Allah huzurunda gözyaşı dökerek ayakta durmak, kıyamet gününde kabirden kalkıp mahşer yerinde dikilmeye benzer.

Hak:

- Sana bunca zamandır mühlet verdim, bana ne getirdin?... Ömrünü ne ile geçirdin , verdiğim gıdayı, ihsan ettiğim kuvveti ne uğurunda harcadın?.. Gözünü, kulağını , aklını, arşa ait bütün cevherleri harcadın... bunlara karşılık ne getirdin?... Sana kazma ve bel gibi el ve ayaklar verdim , bağışladığım bunca şeye karşılık ne var elinde, neler getirdin bana?... der.

Kıyamda iken kula gelen bu haberlerden kul utanır, iki büklüm olur, Rükûa varır. Utanmaktan ayakta duramaya kudreti kalmaz, rükûda Allah’ı tesbih eder.

Allah’tan:

- Başını kaldır, rükûdan kıyama dön de, sorulara birer birer cevap ver , fermanı gelir.

O utanan kul, rükûdan başını kaldırır,fakat olgun bir iş yapmamış olduğundan yüzüstü yere düşer. Yine emir gelir:

- Başını kaldır. Secdeden kalk da, yaptıklarından haber ver!...

Tekrar utana utana başını kaldırır ama, yine yılan gibi yüz üstü düşüverir. Hak tekrar sorar:

- Başını kaldır da söyle , kıldan kıla bütün yaptıklarını araştırmak istiyorum!...

Artık ayakta durmaya kudreti kalmadığından, Hakk’ın heybetli hitabı da canına tesir etmiş olduğundan, o ağır yükün altında ezilir , yere çöker, oturur.

Hak:

- Söyle bana ; sana nimet verdim, nasıl şükrettin?... Sermaye verdim, haydi göster kazandığını?... der.

Kul, sağ yanına dönüp peygamberlere, o ululara selam verip :

- Padişahlar, bu kötü kişiye şefaat edin , der.

Peygamberler:

- Çareye baş vuracak gün geçti. O , orada yapılacak bir şeydi. Elde alet oradaydı, orada kaldı. A bahtsız kişi , git oradan!.. Sen vakitsiz öten bir horozsun. Bırak bizi, kanımıza bulaşma, derler.

Bunun üzerine sol tarafa başını çevirir. Hısımından, akrabasından yardım ister. Onlar da:

- Sus!... Allah’a kendin cevap ver. Biz kim oluyoruz ki?.. Elini çek yakamızdan, derler.

Ne bu yandan bir çare olur, ne o yandan. O biçarenin canı da yüz parça olur. Herkesten ümidini keser de ellerini açar, duaya başlar :

- Yarabbi!... Herkesten ümidim kesildi. Evvel de sensin, âhir de. Senden başka önü, sonu olmayan yok!...

Namazdaki bu hoş işaretleri gör de, bunun eninde sonunda böyle olacağını bil. Namaz yumurtasından civcivi çıkarmaya bak!... Yoksa;

tane toplayan yolsuz yordamsız kuş gibi yere başvurup durma!...

Mesnevi: 3. Cilt - Sayfa:174- ... -177


Demek ki sen namaz kilmamis Konserdeki müzigin etkisi ile Yolsuz yordamsiz kus gibi yere bas vurup durmussun Sivasli kardesim ;ş ;ş ;ş

cezali
05-04-2008, 09:44
sen epey kitap okumuşsun da belli oluyor.
insan bir yerinden başlamalı. nerden biliyorsun Allah kabul eder belki namazını. belkide gayretinden ötürü en azından denemişti diye affeder.
hem senin mesneviden verdiğin örnek. herkesemi geçerli haşa Allahın Resülüde mi öyle oldu yada olacak. Kalpler Allahın elindedir sen ibadet et bi önce kıymetini Allah bilir ve verir. nelerin nelere vesile olacağını sen ben biilemeyiz ama doğru yerde ararsak daha kolay buluruz belki.

başörtüsü konusunda da bişeyler yazmışsın. Allahın resulü buyuruyorki. Kuranda bulamadığınız birşeyi sünnette arayınız. bak bakalım Efendimizin hanımlarının başı açıkmıymış.

sevgi
05-04-2008, 11:11
başörtüsü konusunda da bişeyler yazmışsın. Allahın resulü buyuruyorki. Kuranda bulamadığınız birşeyi sünnette arayınız. bak bakalım Efendimizin hanımlarının başı açıkmıymış.

cok dogru demissin arkadasim agzina saglik

alpi001
06-04-2008, 12:51
sen epey kitap okumuşsun da belli oluyor.
insan bir yerinden başlamalı. nerden biliyorsun Allah kabul eder belki namazını. belkide gayretinden ötürü en azından denemişti diye affeder.
hem senin mesneviden verdiğin örnek. herkesemi geçerli haşa Allahın Resülüde mi öyle oldu yada olacak. Kalpler Allahın elindedir sen ibadet et bi önce kıymetini Allah bilir ve verir. nelerin nelere vesile olacağını sen ben biilemeyiz ama doğru yerde ararsak daha kolay buluruz belki.

başörtüsü konusunda da bişeyler yazmışsın. Allahın resulü buyuruyorki. Kuranda bulamadığınız birşeyi sünnette arayınız. bak bakalım Efendimizin hanımlarının başı açıkmıymış.

Namaz Allah ile kul arasinda iliski ve diyalogun tüm türlerini bir araya getiren toplayici ibadettir.
Kuran da adi gecen zikir sükür tesbih tehlil secde ruku tefekkür gibi yakaris ve meditasyon hallerinin tümü namazda vardir..
Daha dogrusu namaz bu kavramlari fiile dönüstüren bir davranislar ve düsünceler bütünün adidir.

Sivasli arkadas Demis ki: Konseri düsünerek namaz kilmis.
O halde bu davranislar Düsüncelerden uzak kalmis.

Bunun " yolsuz yordamsiz kus gibi yere bas vurma " oldugunu Kendisi itiraf etmis.

Yani bunu " ne bilmeye " ve alim olmaya gerek yok.
Islam in istedegi yukarda yazdigim düsünceler ve davranislarin vuku bulmadigi namaz icin Kuran söyle der:

35.Onların o evdeki namazı/duası; ıslık çalmak, el çırpmak/engel olmaktan başka bir şey değildir... ( Enfal )

Peygamber in Eslerinin bas örtüsüne gelince:

Peygamber eslerinin giydigini Ebu Cehil in esleri de giyerdi..
Ama Onlar Kafirdi..
Demek ki Fistan ile din olmuyor.

alpi001
06-04-2008, 12:58
cok dogru demissin arkadasim agzina saglik
Hic Olmadi Hanimefendi;D

Islam Peygamberine Böyle bir cümleyi isnat etmekten Allah a siginirim.

Ne demek Kuran da bulamamak ?..
Kuran in Inis merkezi neresidir ?..
Hz. Muhammed in Yüregi !..
O halde Kuran da bulamamak diye bir sacmaliga son verin.
Peygamber e Kuran da olmayani Din olarak Koydu iftirasini atmayin.

Hadislerin en sahihi Zan ifade eder ( Buhari )

O halde Hadislerin Delil olma niteligi yoktur.
Cünkü Saniya dayanir.

En doğru kabul edilen iki hadis kitabından biri olan Müslim’de ve Hanbeli mezhebinin kurucusu İbni Hanbel’in Müsned’inde şu hadisi rivayet ederek Peygamber’in kendi sözlerinin yazımını yasakladığını kabul ederler. “Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin.” (Müslim, Sahihi Müslim Kitab-ı Zühd, Hanbel, Müsned 3Ğ12, 21, 33) Darimi’deki hadis ise şöyledir: “Sahabe Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istediler. Ancak onlara izin verilmedi.”(Darimi, es-Sünen) El Hatib’teki hadis şöyledir: “Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve yazdığınız şey nedir? dedi. Senden işittiğimiz hadisler (sözler) dedik. Hz. Peygamber Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.” (El Hatib, Takyid, sayfa 33) Tirmizi’den de bunu öğrenebiliriz: “Allah elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” (Tirmizi, es-Sünen, K. İlm, sayfa 11)


Hal böyle oldugu halde yani peygamber yasakladigi halde 750 bin hadis uydurmak da baska bir muammadir.

cezali
06-04-2008, 12:58
atacaklar beni forumdan ama ulan dengesiz Allah bilir. 8 9 yaşına gelen çocuklara namaz kıldırın diyor islam o çocuğun aklından geçenleri sen nerden bileceksin belki namazda aklından geçen şeylerden pişmanlık duyarak allaha daha samimi ibadet edecek. sen kimsinde kararını sen veriyorsun. sen o zaman şu kibirini bi kenara bırak islam kibiride yasaklamıştır.

Allahın Resulunun eşlerini giyiyor diye giysin kadınlarımız. ben diyormuyum ki ebu cehilin karısınınkini giysin. sen sünnete uy kim ne giyerse giysin Efendimiz yapmış yada taptırmışsa doğrudur. yaptırmamışsa yanlıştır. o kadar

alpi001
06-04-2008, 01:02
[quote=cezali;42188]atacaklar beni forumdan ama ulan dengesiz Allah bilir. 8 9 yaşına gelen çocuklara namaz kıldırın diyor islam o çocuğun aklından geçenleri sen nerden bileceksin belki namazda aklından geçen şeylerden pişmanlık duyarak allaha daha samimi ibadet edecek. sen kimsinde kararını sen veriyorsun. sen o zaman şu kibirini bi kenara bırak islam kibiride yasaklamıştır.

Islam Öyle bir sey demiyor:
Diyorsa ayetlerini getir.

Onu dese dese Senin Ilmihalin der.
Onun da dedigi onu baglar Kuran i Islam i degil..

Dinini ögren

alpi001
06-04-2008, 01:04
Allahın Resulunun eşlerini giyiyor diye giysin kadınlarımız. ben diyormuyum ki ebu cehilin karısınınkini giysin. sen sünnete uy kim ne giyerse giysin Efendimiz yapmış yada taptırmışsa doğrudur. yaptırmamışsa yanlıştır. o kadar

______
Sünnet nedir ?.
Kac cesittir ?..
Müslüman Hangisine uymak zorundadir Hangisine uymaz ?..

cezali
06-04-2008, 01:07
lan sen ne çeşit bi müslümansın neyi tartışıyorsun sen.

alpi001
06-04-2008, 01:10
lan sen ne çeşit bi müslümansın neyi tartışıyorsun sen.
Ben tartistigi insana " Lan " diye hitap etmiyecek derecede bir Müslümanim.
Sen bildiklerine pek benzemem.:rolleyes:

cezali
06-04-2008, 01:18
git işine be neye benzedeğin belli.

milletin kafasını bulandırma yalandan

alpi001
06-04-2008, 01:23
git işine be neye benzedeğin belli.

milletin kafasını bulandırma yalandan

Ben Hic yalan konusmam dostum;
Milletin kafasi da bulanmaz meraklanma sen ;ş
Ben simdi Sana:

Peygamber in iki rekat kildigi Cuma namazi nasil 16 rekat oldu desem cevabin olur mu ?..
Olmaz !..
Peygamber in Sahabe nin hayatinda hic yer almamis Kuran in da bildirmedigi " Kandiller " nereden cikti dersem Aslinda bu Kandil hikayesinin Müsriklerin bir gelenegini oldugunu söylesem Lat ve Uzza ya Kandil yakilirdi desem Kafan bulanir mi ?..
Bulanir !..
Iyisi mi Ne sen sor ne ben söyliyeyim ???

Benim Sana tek Tavsiyem olur nacizane :

Islam i ögren

cezali
06-04-2008, 01:28
ortalama 60 yıl sonra ikimizde göreceğiz.

alpi001
06-04-2008, 01:30
Hac, bilinen aylardadır. Kim o aylarda haccı kendisine gerekli kılarsa hacda kadına yaklaşmak, kötülüğe sapmak, kavga ve çekişmeye girmek yoktur. İyilik olarak yaptığınızı Allah bilir. Azık edinin. Hiç kuşkusuz azığın en güzeli takvadır. Ey akıl ve gönül sahipleri, benden sakının!

( bakara 197 )

Allah'ı sayılı günlerde anın. Kim hemen iki gün içinde işini bitirirse ona günah yoktur. Kim de bunu geciktirir-ertelerse, sakınıp korunduğu takdirde ona da günah yoktur. Allah'tan sakının ve bilin ki, siz O'nun huzurunda haşredileceksiniz.

(Bakara 203)

EVET DIN OYUNCAK DEGILDIR !..

Hac Islam in 5 temel Ibadetinden biridir.

Ama ne yazik ki Temel kurallari bile KURAN DISI gelenekcilikle belirlenen bir ibadet.
KURAN DISILIKLAR yüzünde her yil yüzlerce bazan binlerce Müslümanin ölümüne sebep olmaktadir.

Geleneksel Fikih Hacci yerine getirme süresinin 3 gün oldugunu söyler.

Bakara 197 ye acikca aykiri olan bu idda en ileri rakam ile bes yüz bin kisiyi barindirabilme kapasitesine sahip olan MEKKE kentine üc milyonu askin insanin dolmasina yol acmaktadir.

KURAN temel ibadetlerden biri olarak gösterdigi HACCIN Hac aylari diye bilinen 3 ay icinde yapilmasini bildirmektedir.Bunun sebebi aciktir.

Ilerki yillarda meydana gelecek izdiham..

Hac aylari Eshuru'l-HAC denen SEVVAL,ZILKADE ve ZILHICCE dir..Bazilari Zilhicce nin son 20 gününü istisna ederler.Bunun da KURANSAL bir dayanagi yoktur.Cünkü Bakara 197 ** Eshur malumat** ifadesini kullanmistir ki en az üc ayi gerekli kilan bir ifadedir.Onlarinda anilan 3 ay oldugunu herkes bilmektedir.

Ayrica bir kuransal incelik daha vardir:


Sana, doğan Aylardan sorarlar. De ki: "Onlar, insanların çeşitli yararları ve bir de hac için vakit ölçüleridir." Hayırda erginlik/dürüstlük evlere arkalarından girmeniz değildir. Hayırda ergin/dürüst o kişidir ki, takvaya sarılıp korunur. Evlere kapılarından girin. Allah'tan korkun ki kurtuluşa erebilesiniz.

( Bakara 189 )

Bu ayet esas alinirsa ayin dönüp dolastigi tüm aylarda Hac yapilabilir.

Bakara 189 ile 197 yi birlikte düsünür ve FIKIH usül penceresinden bakarsak söyleyebilecegimiz su olur:

Bakara 189 genel bir esbit getiriyor,Bakara 197 bu genel hükmü ( ani her ay hac yapilabilecegi hükmünü ) Tahsis ediyor ( özellestiriyor ) 3 aya indiriyor.

Bütün Kuransal gercekler ortada dururken gelenegi VAHIY in önüne gecirerek HACCI üc günlük bir süreye haps edip binlerce insanin ölümüe sebep olup binlercesinin de ( konan kotalar yüzünden ) hac yapamamasina sebep olmak ve dahasi ortaya cikan her facia dan Allah i ve kader i Töhmet altinda birakmak ve de bunu DIN sanmak Büyük bir rezalet SATANISLIK ve CINAYETTIR !..


Anladin ya Kuran in Islam dedigi ile sizin Islam dediginiz Birbirine pek uymuyor..

Neden 3 günde umre..
Hani Müsrikler Hudeybiye de Hz. Muhammed e 3 gün izin vermisti..
Sakin Bu gelenek sürdürülmek isteniyor olmasin ?..

Kim bilir ?..:o

alpi001
06-04-2008, 01:33
ortalama 60 yıl sonra ikimizde göreceğiz.
Hayirdir Insallah ?..
Kiyamet mi Kopuyor ?..

Yoksam Gayb i da mi biliyorsunuz ?..:'(

cezali
06-04-2008, 02:04
eğer yüz sene yaşamazsan anlarsın gaybı mı biliyorum.

alpi001
06-04-2008, 02:19
eğer yüz sene yaşamazsan anlarsın gaybı mı biliyorum.
Hele anlat da simdiden bilgimiz olsun..8)

alpi001
27-04-2008, 02:31
27 Nisan 2008 [Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] Ahmet HAKAN ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])



ahmethakan@hurriyet.com.tr (ahmethakan@hurriyet.com.tr)

[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] Kirli zihinli adam


BİR "kıtır" attım ortaya...

Dedim ki...

"İkide bir İslam’da tesettür falan gibi mevzularda fikir beyan eden şu tesettür tüccarına bir sorun bakalım, kaç eşi varmış."

Meslektaşlarım sordular...

"Kaç karın var?" diye...

Adam gayet pişkin...

"Üç karım var, kime ne?" deyiverdi...

Ardından da nasıl da kirli mi kirli bir zihne sahip olduğunu kanıtlayan laflar etmeye başladı...

"Ne yani? Metres mi tutsaydım? Kerhaneye mi gitseydim?" demeye getirerek... Çirkin, bayağı, kusturucu ve pespaye mazeretler üretmeye kalktı...

* * *

Bu adama buradan "Kudurdun mu be adam?" diye seslenmek isterim...

Ne yani?

"Metres tutmak" ya da "kerhaneye gitmek" ile "üç karıyla evlenmek" arasında bir tercih yapmak zorunda mı erkekler?

Sanki ömürlerini birbirlerine adamış erkek ve kadınlar hiç yaşamamış gibi, "Erkek çokeşlidir" falan diye genelleme yapıyor...

Sanki bütün erkekler, üç-dört ev açıp oradan oraya zıplamaya fena halde temayüllü imiş gibi, "Ne var bunda?" diye şaşabiliyor...

Sanki "metreslik", bu ülkede meşru, hoş görülen, geçerli ve hiç yadırganmayan bir kurummuş gibi, "Ama onların da metresi var... Biz ona bir şey diyor muyuz?" diye çıkışabiliyor...

Yaptığı kıyaslamanın nasıl bir sonuca gittiğinin farkında bile değil!

Tutmuş, "Çocuklarımın anaları" dediği kadınlarla metresleri kıyaslıyor...

"Çocuklarımın anaları" dediği kadınların karşısına kerhaneyi çıkarıyor...

Yuh olsun bu mantığa! Yuh olsun bu kirli zihne!

* * *

Aslında olay gayet basittir:

Adam parayı bulmuş, üç karı almış, fantezi yapıyor...

Ancak...

İkide bir ekranlara çıkıp fetva verdiğinden...

Ayet, hadis okuyarak tesettür ticaretine dini alet ettiğinden...

Ve bütün parasını İslami kesimden kazandığından...

"Fantezi yapıyorum... Kime ne?" diyemediği için...

Tutmuş, durumuna dinden imandan meşruiyet sağlamaya çalışıyor...

Bu toplumda "tekeşlilik" bir norm haline gelmiş, umurunda bile değil...

Dinin verdiği cevaz, bin tane şarta bağlanmış, umurunda bile değil...

"Babamızın üç karısı var" demek durumunda kalan, sayılarını bile açıklayamadığı çocukları ne düşünür, ne hisseder, umurunda bile değil...

Hangi kadının böyle bir durum içine siner, umurunda bile değil...

"Ben Müslüman’ım... Benim inançlarım var" falan diye şişinip duruyor ama dinin en önemli prensibi olan "kendine hákim olmak" düsturundan zerre kadar nasip almamış...

Ruhu üç karıyı, üç evi, oradan oraya zıplamayı kaldırabiliyor!

* * *

Ben aslında bu adama kızmıyorum...

Benim asıl kızdığım, bu tür adamları yeşerten atmosferi sağlayanlardır...

Şundan eminim:

Her konuda din adına ahkám kesen kalemler, bu kirli zihinli adam karşısında "gık" bile demeyeceklerdir...

Ne adam gibi kalkıp, "İslam’da çokeşlilik vardır... Hacı Mustafa Efendi dine, kitaba uygun bir yaşama sahiptir" diyeceklerdir...

Ne de Hacı Mustafa’nın "din" diye takdim ettiği kirli muhayyilesinin ürettiği tezlere küçük bir itirazda bulunacaklardır...

Susacaklardır...

Onlar sustukça da Mustafa Efendi, elindeki dini kılıfla, hem tesettür üzerinden para kazanmaya devam edecek, hem de dördüncü evliliğini yaparak fantezi dünyasını çeşitlendirecektir...

Ne diyelim...

Ortam müsait, istifade et Mustafa...


Hitap: Tesettür magzalari sahibi Mustafacigim a'dir

alpi001
27-04-2008, 02:34
Vakit yazarı 14 yaşında kıza tecavüzden tutuklandı

27 Nisan 2008Fuat KARS-Bülent CİVANOĞLU-Erdoğan PAÇİN(DHA)[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler] Gazetesi yazarı 78 yaşındaki Hüseyin Üzmez, 14 yaşındaki B.Ç. adlı genç kıza tecavüz suçlamasıyla Bursa’nın Mudanya İlçesi’nde tutuklandı. Üzmez’in B.Ç. adlı kızla ailesinin bilgisi dahilinde ilişkiye girdiği, genç kızın daha sonra şikayetçi olduğu bildirildi. Üzmez, 1952 yılında gazeteci Ahmet Emin Yalman’ı öldürmeye teşebbüsten 10 yıl hapis yatmıştı.

Böyle gözaltına alındı ([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
([Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler])
BEŞ yıl önce kendisinden 50 yaş küçük Ayşe Yılmaz’la nikah masasına oturan ve uzun süredir aşırı dinci Vakit Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapan Hüseyin Üzmez, küçük yaştaki kıza tecavüz ettiği ihbarı üzerine önceki gece 23.30 sıralarında Mudanya’daki yazlığında gözaltına alındı. İnegöl İlçesi’nde oturan 14 yaşındaki B.Ç’ye tecavüz ettiği iddia edilen Üzmez’le birlikte küçük kızın annesi ve babası da Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Polisteki sorgularından sonra yoğun güvenlik önlemi altında dün saat 13.50’de adliyeye sevkedilen üçlüden Hüseyin Üzmez’in bitkin olduğu ve koluna giren polislerin desteğiyle yürüdüğü dikkati çekti. Güvenlik güçleri gazetecilerin fotoğraf çekmesini önlemeye çalıştı.

KIZ ŞİKAYETÇİ OLDU

Üzmez’in, bir süre önce tanıştığı İnegöllü Ç. ailesini, işlerinde yardımcı olmaları için 14 yaşındaki kızları B.Ç. ile birlikte yazlığına getirdiği, daha sonra anne ve babasının bilgisi dahilinde kızla ilişkiye girdiği iddia edildi. Edinilen bilgiye göre dedesi yaşındaki Hüseyin Üzmez’le ailesinin baskısıyla ilişkiye giren B.Ç şikáyetçi olunca hem Üzmez hem de anne ve baba gözaltına alındı. B.Ç. koruma altına alındı.

ANNE DE TUTUKLANDI [Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]

5 saat savcıya ve ardından nöbetçi mahkemede hakime ifade veren Hüseyin Üzmez ’cinsel istismar’, ilişki kurduğu B.Ç.’nin annesi Livaze Ç. de ’Kızını fuhuşa zorlamak’ suçundan tutuklandı. Baba Bekir Ç. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Üzmez ile Livaze Ç., Bursa E Tipi Cezaevi’ne götürüldü. Üzmez adliyede ifade verirken fenalaşınca doktor çağrıldı. Üzmez’in ifadesi doktor kontrolunda alındı. Livaze Ç., poliste üç kez fenalaşınca doktor kontrolundan geçirilerek sorgulandı.

İLK SAĞ EYLEMCİ

Malatyalı olan Hüseyin Üzmez, 1952 yılında lise öğrencisiyken gazeteci Ahmet Emin Yalman’a suikast girişiminde bulunmaktan mahkûm oldu ve 10 yıl hapis yattı. Cezaevinden çıktıktan sonra liseyi, ardından da hukuk fakültesini bitiren Üzmez, bir dönem Turgut Özal Hükümeti’nde Sağlık Bakanı Mehmet Aydın’ın özel danışmanı oldu. Bazı sağ partilerde de görev yapan Üzmez, MÇP’de de genel başkan adayı olmuştu.

Üzmez’in 5 yıl önce, 9 Ocak 2003 tarihinde Bursa’da Nilüfer Evlendirme Dairesi’nde nikah masasına oturduğu kendinden 50 yaş küçük Ayşe Yılmaz’ın ailesi, önce bu evliliğe karşı çıkmış ve nikaha gitmemişti. Kayınpeder Mustafa Yılmaz, sonradan evliliği onayladıklarını açıklamıştı.

KOMPLO KURDULAR

Gazetecilerin "Neden böyle yaptınız?" sorusuna Hüseyin Üzmez, "Büyük komplo yaptılar. Mahkemede konuşmayacağım. Daha sonra hesaplaşacağım"dedi. Gazetecilere, "15 gün sonra görüşeceğiz" diyen Üzmez, cezaevi yolunda sürekli cep telefonuyla görüştü.


Bu " Büyük Müslüman " dün: " Peygamberimiz Aise validemizle 9 yasindayken nikah kiymisti " diye geyirdigi icin
Bunu yazmayi Müslümanlik görevi olarak kabul ediyorum

Yakinda size : " PEYGAMBER EFENDIMIZ BUYURDU KI " basligi altinda Halki nasil dinden imandan
cikardiklarini verecegim Hem de KÜTÜB-Ü SITTE den..

Yani bu Zavalli Insanlarin " KUTSAL KITABI "ndan....

Siz ayird edin bakalim..

Kim Peygamber düsmani ?..
Kim Islam düsmani ?..

Bakalim Islam Peygamberine layik görülen hadisler neymis :

Detay a Inmeden sunu bir düsünün..
Bir Peygamber düsünün ki Alemlere Rahmet olarak gönderilmis;ve bu Peygamber 6 yasindaki bir kiza
nikah kiyip 9 yasinda gerdek yapiyor..


Bu mu Alemlere rahmet peygamber ?..
Tabii ki degil..

Bu sadece bu sapiklarin bu sübyancilarin Isledikleri korkunc günahin hayvani sehvetlerinden
kaynaklanan Uckur düskünlüklerinin Peygamber e isnat edilmesi..

Korkmuyorlar mi ?..
Hayir korkmuyorlar !..
Ne Allah dan korkuyorlar ne de Peygamberden utaniyorlar..

Aslan bunlar ASLAN !..


Soru : Hz Ayşe (ra.) validemiz, peygamberimizle evlendiğinde kaç yaşındaydı?

Cevap:

Peygamberliğin gelişinden on yıl sonra, 50 yaşındayken eşi Hz. Hatice’yi kaybeden peygamberimiz (asm.) kendisine hem ev işleri ve çocuklarının bakımında yardımcı olacak, hem de İslâm’a davet faaliyetlerinde destek olacak eşlere ihtiyacı vardı. Bunun için bir yandan yaşlı ve dul bir kadın olan Sevde’yi, öte yandan da en yakın arkadaşı olan Hz. Ebubekir’ in kızı Hz.Ayşe’yi istetti.

Hz. Peygamberin bu isteği, vahyin başlangıcından 10 yıl sonradır. Hz. Ayşe vahiy başlangıcından beş altı yıl önce doğmuştur. Dolayısıyla Hz. Ayşe’nin peygamberimizle evlendiği yaşın 17-18 olduğu ortaya çıkar.

Bu konu, daha detaylı bir şekilde Mevlana Şibli’ nin “Asr-ı saadet” kitabında geçer. (İst. 1928. 2/ 997)

Hz. Ayşe’nin evlendiği zaman yaşının büyük olduğunu, ablası Esma’nın biyografisinden kesin olarak anlıyoruz. Eski biyografi kitapları Esma’dan bahsederken diyorlar ki: “Esma 100 yaşındayken, hicretin 73. Yılında vefat etmiştir. Hicret vaktinde 27 yaşındaydı. Hz. Ayşe ablasından 10 yaş küçük olduğuna göre, onun da hicrette tam 17 yaşında olması icap eder. Ayrıca Hz. Ayşe, Hz. Peygamber’den önce Cübeyr’le nişanlanmıştı. Demek evlenecek çağda bir kızdı.” (Hatemü’l enbiya Hz. Muhammed ve hayatı, Ali Himmet Berki, Osman Keskioğlu, s. 210)

Gercek Bundan ibarettir.

__________________
sid=3179;channel=3179;w=336;h=280;wmid=1180;domain ="turkceforum.biz";kategori ="1";gosterim="TBF";adsrv=1;arkaplan="FFFFFF";baslik="0000FF";aciklama="009900";kenarlik="FFFFFF";jsai="e9ff9ce9fbfb55d9";

alpi001
27-04-2008, 02:36
Ben Bu büyük Müslümanlarin Allah tan korktuklarina katiyen inanmiyorum.

Öyle olsaydi;
Böyle olmazdi !..

Yaziklar olsun !...

Bu Insanlara iyi bakiniz !..
Bunlar Hz. Muhammed'i (S.a.v ) Kabe'ye sokmayan Tayfadir !..