PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN



FORUMA GİT : Türban Hakkında Sizin Fikriniz Nedir ?


maviii
15-02-2008, 12:45
Uzun süredir ülke gündemini meşgul eden türban konusu ülkemizi bir ayırımın eşiğine getirmektedir. Yıllardır var olan bu sorun, günümüzde yeniden popülerlik kazanmış durumdadır. Yerel seçimlerin yaklaşmasıyla partilerin ve özellikle mevcut hükümetimizce bu sorun bir seçim politikası olarak fitili ateşlenmiştir. Tüm haber programlarının ilk sıralarını mesgul eden bu sorunda bir çözüme ulaşılacak mıdır? bilemiyorum ama kendi açımdan artık tiksinti (sözlerim yanlış anlaşılmasın tiksinti derken kastım her haber programında bu konunun sakız gibi uzatılmasıdır) haline gelen bu sorunun artık bir nokta konulması taraftarıyım. Haber izlemekten soğutan bu sorun lütfen artık bitsin.
Sizlerin bu konudaki fikriniz nedir? Katılımınızı bekliyorum.

...::n@zlı::...
15-02-2008, 01:02
türbanda bi düşünce tarzının inanç sisteminin stile dönüşmesidir..herkes istediği gibi yaşamakda özgürdür fakat konu çok saptırılmakta..biran önce çözülse iyi olur gerçekten..

sevgi
15-02-2008, 04:00
bence türban konusu bu kadar büyütülmemeli isteyen takar istemeyen takmaz.
kadinlarin basindaki örtü,kimi neden rahatsiz ediyor ben anlamiyorum dogrusu.
bence türban sebest olmali.
ne güzel dinin kuralini yerine getiriyo o insanlar
bence yapmayanlar utansin diyorum;D

maviii
15-02-2008, 11:58
Sevgi keşke herşey senin dediğin kadar kolay olsaydı. Ama Türkiye'de dengeler hala yerine oturmadığı için senin dediğin kadar kolay olmuyor. Türkiye de herşey pamuk ipliğine bağlı. Küçücük bir hareket bile Türkiye'de ekonomiyi tepetaklak etmeye yetiyor.

mimi_remibase
18-02-2008, 10:51
ya türban hakkında fikrim:türkiyede dinimiz gereği başörtü takabiliyoruz ama takmayanların fıkrıne karısamayız aynı zamanda takanlarınkınede karısamayız.ne demk oluyo yani üniversiteye girememek fln sahsen benım annem kapalı değil ama benim fikrim bu ulkemiz özgürdür.Hemde olay olacak daha büyük meselelerimiz var örneğin küresel ısınma olsun ülkemizin işsizleri olsun bunlar bu olaylardan 1 kaçı türban konusu su ana kadar mesele oldudamı sımdı oluyor allah askına yahuu>:(

alicelik72
19-02-2008, 12:27
yahu doğru diyorsunuzda bak ne güzel forum sayfalarında dilediğimiz gibi konuşuyoruz.sanıyormusunuz bu iş türbanla kalacak bu işin sonu yok arkadaşlar örnekleri okadar çokki lütfen bukadar teslimiyetçi olmayın kolaymı kazanıldı bu cumhuriyet.tabiki herkes özgür ama devletinde bazı sınırları var onu sınırı zorlamamak lazım diye düşünüyorum.

akaa
19-02-2008, 10:26
yorumsuz.......

pamukamabeyazdegil
19-02-2008, 04:56
zor konu bu konu...ben yıllardır dusundum cozum bulamadım...cunku bır taraf ıcın cozum sayılcak dıgerı ıcın sorun oluyo....turban takan kardesler haklı acık gırene dur buda EMPERYALIZMIN UNUFORMASI DEMIYOSUN benımkı dını sımge olunca durduruyosun gırmek benımde hakkım dıyo ...bence dogru....ee otekıde ee ben bunun tarıhını bılıyorum yapanını turkıyede ınsanların aklına dını bır gereklılık zorunluluk mus gıbı sokan alman ajanını yaratan sadr ısımlı lubnanda kaybolmus rahıbelerden ozenerek şiii kadınına bayrak olsun dıye tasarlandıgını bılıyorum dıyo....unıversıteye gırmemesı evet bır hakkın verılmemesı ama unıversıteye gırıp bıtırdıkten sonra avukat ve doktor olamayacak kızlarında olası hakları yenecek dıyo....muslumanlık tahrıp edılıyo batı gudumunde yenı bır anlayıs getırmeye calısıyolar dıyo....bence haklı...pekı ne olucak??? dedımya yıllardır dusundum care bulamadım...yanlız surası kesın sımdı care bulunamaz ılerıdee zaman gecmesı lazımm uzarınden....dını ıyı ogretemedı devlet ogretmelımıydı dıycekler bılemıyorum...yanlız turk laıklıgını fransızlardan almıstır(kocaman bır sacmalık) eeee soyle boyle ...mesela mıne kırık kanat...mesela bu kadın notre damme de sıyon okulundan mezun rahıbe okulu:=) aynaya bakmaları yasaktı bbır zamanlar...o fransız laıklık anlayısıyla turkıyeyı yorumluyo...uygunsuz....bakın bu cuma saat bılmem kacta kanal b de bekleme odası var dınleyın bı cengız ozakıncıyı bence tabiii...ataturk oldugu gıbı alacak kadar vasıfsız bir lidermki? ihtimal dısıdır...bızde zaten laiklik anlayısı (bakın bence turkcesı mutlak yansız demektır ) demokrası anlayısı sosyal devlet anlayısı islamla baslamıstır....ne alaka dıyecekler olabılır...mutlak yansız ve tarafsız ve adıl olunamaz ama olmaya calısılır boyle bakılırsa bence

pamukamabeyazdegil
19-02-2008, 05:09
daha sevımlı gelısmeler olur....bır gorus mıllıyetcılık fransız devrımıyle ortaya cıktı sanar yada laıklıgı fransadan aldık eeee fransa ne yapıyosa bızde yapalım eee yapın....mehmet aydın hocayı bılırler belkı prof doktor mehmet aydın....devlet bakanı prof doktor mehmet aydın...turban konusunda fıkırlerı ne acaba basortusu emır mı dıyo yorum mu???? dini kural kavramı kullanılıyo arkadaslar din kural demektır...dını kural demek anlatım bozuklugu...sonra fetva olayı caızdır degıldır hukmu verılmesı....bakın arkadaslar bu hatayı herkes yapıyo dıye yapmada kusur bulmayan arkadaslar yargılamayı hukmu koyan yapar!!!! prof doktor yada dıyanet ıslerı baskanı yada seyh şıh yada peygamber dahı yargılayamazzzz karar allahındır sadece o bılır.....sadece bır mantık sunarak sozlerımı bıtırmelıyım....hırsızlık kotudur dımı??????? butun dınlerde ve hukuk sıstemlerınde...pekiiii sımdı sıze bır soru ıstıklöal savası ıcın ıngılız cepahelıgınden sılah calan ve bunu anadoluya gecırıp ıslamın bayragı turkıyeyı yenıden kuran lar ın yaptıgı hırsızlıkmıdır hırsızlıksa yapılmamalımıydı ...her hırsızlık kotumudur? hayat boyle bırseydır bırılerı kolaylastırmak adına sablonlar yaratır ama o sablon herzaman her olayı acıklayamaz....hayata sablonlarla bakmamalıyız....yada esneyebılen sablonlar uretmelıyız...tabi hepsı bence....ustune vazıfemı dıyceksınız....:) bilmiyorumm

akaa
20-02-2008, 12:01
şablon koyucu öyle bi şablon hazırlamış, öyle bi elbise dikmişki
aynı elbiseyi arap giyse tam oldu diyorsun,
ingilizi giyse çok güzel olduğunu söylüyorsun,
almanı giyse mükemmel uyumu ifadeye duruyorsun,
nasıl olurda aynı elbise milyarlarca insana uyar,
nasıl olurda birden fazla millet giyerde onda bi eksik göremezsin,

çünkü o araplara değil insanlığa, alem değil alemlere geldi,
onun biçtiği bu elbisede alemin sırtına uydu
hemde ne uydu
hemde ne güzel durdu

şimdi bilenler, bu işin ehilleri, kitabını okumuşlar derlerki bu vardır,
kitaptada vardır O'nun hayatındada vardır,

bizim gibi bu işi bilmeyip geveleyenlerde uğraşır dururlar,
şurasından şu kadar keselim şu kadar biçelim derken eline yüzüne bulaştırırlar

şimdi onun alemlere biçtiği bu elbisede madem buda vardır,
en yakışanıda budur madem,

birde bu işe öyle tarafsız bakamayız
bu benim kannaatim
yıllar boyu sen birilerini mağdur etmişsin,
şimdi bırakında bi robinlik yapalım
mağdurun mazlumun yanında saf tuttalım

sevgi
21-02-2008, 02:05
arkadaslar benim zoruma giden ney biliyormusunuz, bi alman tanidikla konustumda,laf türkiyedeki türban konusuna geldi kiz hayrete düstü,dediki:aaa türkiyede üniversitelerde türban yasakmi dedi.dogru yani kiz sasirmasinda ne yapsin onun ülkesinde serbest ama müslüman ülkesinde üniversitede türban serbest degil,iste yabancilar böyle gülüyo halimize bu benim tanik oldugum bi olay.ilerde almanyada üniversitelerinde kizlarimizin basindan türbani cekip cikarirsalar hic sasmayalim.diceklerki niýe zorunuza gidiyo sizin ülkenizdede böyle degil.benim sinirlendigim nokta iste burasi

Alanya
23-02-2008, 12:56
Türban bir islam gereği değil bir arab geleneğidir. biz arab olmadığımıza göre o şeylerle başımızı örtme gereğimiz yoktur.

akaa
25-02-2008, 11:44
merhum ecvitin bi sözünü aklıma getirdi alanya
"bu hanıma haddini bildiriniz"

sevgi
25-02-2008, 12:13
Türban bir islam gereği değil bir arab geleneğidir. biz arab olmadığımıza göre o şeylerle başımızı örtme gereğimiz yoktur.

yani sen Allah in ayetlerini inkar ediyorsun öylemi?
örtünmek istemiyorsan örtünmezsin fakat inkarda edemezsin
kimse kimseyi zorlayamaz öyle degilmi.
isteyen kapanir istemeyen kapanmaz
biz mini etek ve askili giyenleri niye giyiyosun niye aciksin diyomuyuz,onlarin bilecegi sey.

pamukamabeyazdegil
28-02-2008, 01:11
kuran okudunuz mu hic tek kaynak kurandir ne demek kuran 22 23 yilda tamamlandi sanirim bu nisa oteki araf suresi bunlar ortunmeye alakali ya ne zman inmis kuran vahy edilmeye basladiktan kac yil sonra acaba bence google kullanin arkdaslar .....eminim bunu basarabilirsiniz.....basliklari ben yaziyim mi islamda ortunme kuranda basortusu birde mumkunse dokuz on proftan bilgi alirsaniz kanaatim bu manasiz yazismalara gerek kalmiycak....sen kuranin ayetlerini m inkar ediyosun musss sevgi iiiiii bence alanyanin hakkini yiyosunnn bak bunun tovbeside gecmiyo biliyosun dimi.... ben sunu merak ediyorum yazdiktan sonra ben ne halt ettim diyeniniz oluyomu hic....

pamukamabeyazdegil
28-02-2008, 02:00
altin degil kalaysin hudhud degil sakasin birde robin hudsun ve nikinde akaaa bir isminde vardir eminim??? bir an önce bir karar vermelisin bence hangisi olucag?na tavs?ye vermek en buyuk hakarettir aama bence elini cabuk tut malisin ...zaman herkes icin hizli kime yarin ne olucagibelirsiz su dunyadan geldigi gibi gitmemeli bence adem olan....neyse ben kaçar doldu benim zaman ....bir günde ise yarar bir konuyu tartisirken :) saka saka hudhud degil saka :P aka siz amuda kalkarak yazmay? denediniz mi hiç ?ingiliz bilim adamlari ispatlamis bakin.... angutlar üzerinde yapilan deneylerde amuda kalkarak belli bir sure gec?ren angutlarin amuda kalkmayan angutlara oranla hayatta kalma oranlarinin arttigi gözlemlenmis...gercii ikinci gun tum kontol gurubbu telef olmus ama neticesinde anguttur ....angut degil mabudummm beyaz degil pammugummm .....

akaa
28-02-2008, 02:17
ANGUT nedir? Herkesin (haksız bir şekilde) kullandığı bir ifadedir "Angut". Birisi bir salaklık yapınca, bir laftan anlamayınca, böyle boş boş bakınca hemen "Angut'musun" der günümüzün insanı.. . Angut'un aslında bir kuş olduğunu bilmeyen bir ton "Angut!" var ülkemizde.. Angut kuşu'nun eşi öldüğü zaman (yanına o anda başka bir yırtıcı hayvan veya bir insan gelse dahi) gözlerini bir dakika bile eşinin ölüsünün üstünden ayırmadan o da ölene kadar onun baş ucunda bekler... İşte bu canlının yaptığı en büyük"Angut"luk budur.. Ayrıca bu olay bütün Angut
kuşları için geçerlidir, arada bir görülen birşey değildir.. Çok ürkek bir hayvan olmalarına rağmen eşinin ölüsünün başında bekleyen Angut kuşuna elini uzatsanız dahi oradan kaçmaz.. Hani derler ya "Angut gibi bakmasana lan".. keşke herkes Angut gibi bakabilse değer verdiklerine.. Bundan sonra bazılarına "Angut" demeden önce bir kere daha düşünün..
Bir "Angut" bile olamayan o kadar çok insan var ki artık günümüzde...



şimdiye kadar alıntı yapmaktan çok kaçındım ama bu yazı benim yerime cevap verdiğiği için noktasına dokunmadan kopyalayıp yapıştıdım.

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=5365

dileyen yukardaki linkten kontrol edebilir

Sadık-ı Aşk
09-04-2008, 03:48
Türban bir islam gereği değil bir arab geleneğidir. biz arab olmadığımıza göre o şeylerle başımızı örtme gereğimiz yoktur.


Böyle saçmalık görmedim.
Nasıl böyle düşünebiliyoruz acaba?
Kimse kimseye karışmamalı, arkadaşımın da dediği gibi biz her yerini açanlara bir şey diyor muyuz, demiyoruz, kime ne yani! Herkesin inancı, yaşam tarzı, geleneği farklıdır. Hele türbanı bir "arap" geleneği görenler olduğu sürece...

hulya
09-04-2008, 05:56
Arkadaslar türban ya da örtü bir arap gelenegi degildir!!!!
Islamiyet sadece Araplarin dini mi ki örtünme bir arap gelenegi olsun!!!!!
Bizler Türk'üz ve ülkemizde farkli dinlere inan insanlarda var.
Ozaman onlarda Türk geleneklerine göre mi dinlerini yasamalilar?
Bence bu cok sacma bir düsünce.......

Yüce Allah kadinlara söyle emretmistir.
" Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar. Irzlarını
korusunlar. Görülmesi tabii olan yerler hariç ziynet yerlerini açmasınlar. Baş
örtülerini yakalarının üzerine kadar salsınlar. Ziynet yerlerini izin verilenler
dışında kimseye göstermesinler. Bir de ayak bileklerine taktıkları gizli süsler
bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, (önceki kusurlarınızdan
dolayı) hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin, umduğunuza
nâil olursunuz." Nûr 24/31


Örtü bir ibadettir. İbâdet Allah rızâsı için yapılmalıdır.
Gelenek veya adet diye örtü takilmaz.
Isteyen örtünür ya da diger bir degisle tesettüre girer istemeyen
zaten yapmaz. Ama örtünenleride hedef haline getirip de her defasinda olumsuz
bicimde, anlamadan bilmeden elestirmek dogru degildir.
Basini örtmeyene sinirlar cizilmezken, her türlü imkandan en iyi sekilde
faydalamasi en dogal hakkiyken simdi digeri örtülü diye hayatini baskalarinin
sinirlarina göre mi yasamali ya da bazi imkanlardan mahrum mu birakilmali??
Neden?
Örtünenle örtünmeyen arasindaki fark ne?
Bence hicbir fark yok ikiside BIREY...
Kim örtünürse örtünsün kime ne ?? :mad: :mad:
Ya inanc ve düsünce özgürlügü hep demesine diyoruzda ama hic kimsenin inanacina
göre yasamasina ve düsüncesini acikca ifade etmesine saygi duymuyoruz. Bu ne
perhiz bu ne lahana tursusu...

Sadık-ı Aşk
09-04-2008, 06:07
Arkadaşım, çok yerinde ve güzel bir açıklama yapmışsın, hatta en doğru kaynağıyla birlikte.
Ama maalesef bu düşüncelerden insanımızı arındırmak çok zor. İnanmayan insan için ne yapsak zaten boş...
Tekrar kendi adıma teşekkür ediyorum Hülya'cım. :)

pamukamabeyazdegil
10-04-2008, 07:59
pes dıyorum....sız adamı ateıst yaparsınız .....sımdı bakın sızın allahın kelamı dıye sunduklarınızın cogu sadece sızın mınık dusuncelerınız anlasıldımı????????? ne tur bır zıhınden bunlar cıkmıs olabılır ya ?? ınanmayana yapıcak bırsey yokmus .....saka mısın sennnn artısss mısın senn tıpsız pıskopos.... kuranda turban yazıyomuymus???? alanya ne demıs turbanla BAŞ ÖRTMEK arap gelenegıdır demıs....ben ınancsızım mı demıs....sen kımsın de kıcına bakmadan ınsanların sozlerını alıp egıp bukup onları bırde ınancsızlıkla suclarsın mahluk...ne soylıycegımı bılmıyorum BU NE TUR BIR KIBIR sen kımsın kızımmmmmm sadıkı askmıs ask kım sen kım 3. sınıf yitik webzede...ask askınlık ıster bılmek ıster guc ıster akıl ıster ıster allah ıster ....allahttan ınsan oglu olumlu ......

pamukamabeyazdegil
10-04-2008, 09:08
turbAN tak diye bir emır falan yoktur ıster turban tak ıstersen kendını evİne kıtle zerre umrumda degıl ??? <

Mü'min kadınlara da söyle: gözlerini sakınsınlar, ırzlarını muhafaza etsinler, ziynetlerini açmasınlar, zâhir olanı başka ve baş örtülerini yakalarının üzerine vursunlar, ziynetlerini açmasınlar, (elmalılı orjınal)

31. İnanan kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar ve açığa çıkanlardan, görünenlerden başka ziynetlerini göstermesinler ve örtülerini, göğüslerini örtecek bir tarzda omuzlarından aşağıya doğru salsınlar; (abdubaki golpınarlı)


Mümin kadınlara da söyle: Bakışlarını yere indirsinler. Cinsel organlarını,ırzlarını korusunlar. Süslerini/zînetlerini, görünen kısımlar müstesna, açmasınlar. Örtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar. Süslerini şu kişilerden başkasına göstermesinler: (yasar nuri)


Mü'min kadınlara söyle: 'Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar. .... (buda sizin ali bulaç)


nerde turban ?????

pamukamabeyazdegil
10-04-2008, 10:10
Bayanlar namaz kılmak için abdest alırlarken başlarını örtmeli mi? Bir bayanın namaz kılarken en makbul şekildeki örtünmesi nasıldır?

Başın örtülmesi hiçbir durumda zorunlu değildir. En makbul örtünme derecesi el, ayak ve baş dışındaki bölgelerin örtülmesidir. İsteyen başını da örtebilir, bu bir tercih işidir.



Tesettürün tarih boyunca, özellikle kadınların sosyal statüsünün sağlanmasında gerekli olduğunu görmekteyiz. (köle-hür ayrımı) Bu yüz yılda bu ayrım kalktığı için saçların örtünmesinin önemi kalmış mıdır?

Yaklaşımınız saçların örtünmesi açısından doğrudur. Abdest uzuvları tesettüre tabi değildir. Baş da bir abdest uzvudur.



Hıristiyanlık ve YAHUDİLİKTE kadın ve erkeklerin giyimi hakkında kurallar var mıdır? Tesettür gibi.

Vardır. Örneğin baş örtüsü İncil'de, Pavlus tarafından bugünkü şekliyle istenmektedir.



Başörtüsünün dindeki yeri bir tarafa, takmak isteyenlerin engellenmesi din açısından doğru mudur?

Başını örtmek isteyenlerin engellenmesi insan hakları açısından doğru değildir.



Başörtüsü konusunun 14 yüzyıl boyunca sizin görüşünüzden farklı anlaşılmasının nedenleri nelerdir?

Bu konuyu 14 yüzyıl boyunca benim gibi anlayanlar da vardır. Ancak eski zamanların böyle bir meselesi olmadığı için Kur?an?ın bu konudaki görüşü irdelenmemiştir. Herkes örfî hayatını yaşamaya devam etmiştir. Ortadoğu?da birçok ülkede sadece kadınlar değil erkeklerde başlarını kapatmaktadırlar. Anadolu?da yakın zamanlara kadar başı açık gezen erkeklere bile iyi gözle bakılmazdı. Bunlar bizim için ölçü değildir. Bizim için önemli olan Kur?an?ın ne dediğidir.



Başörtüsünün zorunlu olmadığını vurgulayan âlimlerden birisiniz. Diğer âlimler gerçeği kavrayamayacak kadar yetersiz mi?

Konunun gerçeği kavrayıp kavrayamamakla bir ilgisi yoktur. İşin esası, geleneği tedirgin etmeme hesabından kaynaklanmaktadır.



Başörtüsü konusundaki yorumunuza Hz. Peygamber döneminden dayanak bulabiliyor musunuz? Bu konuyu sizin gibi yorumlayan İslam âlimleri var mıdır?

Elbette benim gibi yorumlayan İslam âlimleri vardır. Hz.Peygamber döneminde cariye ve köle kadınlar baş açık dolaşıyor ve namazlarını o şekilde kılıyorlardı. O halde başı örtmek veya açmak din değil, örftür. Kur'an'ın istediği göğüslerin örtülmesidir.



Kur?an?dan ve sizin kitaplarınızdan anladığım kadarıyla örtünme emri GÖĞÜS?E yapılmış. Muhammed Esed?in mealinde de İmmar, müşrik kadınların süs olarak kullandığı şal. Benim başım kapalı, sınavlara girmedim. Ailem başımı açmama karışmıyor ancak saptığımı söylüyorlar. Ne yapabilirim?

Başınızı örtmeniz veya açmanız sizin tercihinize kalmıştır. Kur?an?ın sizden istediği abdest uzuvlarının dışındaki vücut bölgelerini kapatmaktır. Baş kapanma bölgesi dışındadır. Bunun aksini söyleyenler kendi tercihlerini dinleştirmiş olurlar.



"Başınızı örtmeniz veya açmanız sizin tercihinize kalmıştır. Kur?an?ın sizden istediği abdest uzuvlarının dışındaki vücut bölgelerini kapatmaktır. Baş kapanma bölgesi dışındadır. Bunun aksini söyleyenler kendi tercihlerini dinleştirmiş olurlar." diyorsunuz. "Baş, kapanma bölgesi dışındadır." Sizin mealinizde Nur Suresi 31 ise şöyle: "örtülerini/başörtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar." Siz de Kur'an mealinizde başörtüsü diyorsunuz; eğer baş kapanma bölgesi dışında ise başörtüsüne ne gerek var?

Emrin GEREKLİLİK(alanyanın yazdıklarını dıkkatlıce tekrar okuyun bakalım) ifade etmesi için açık ve kesin olması gerekir. Teknik ifadeyle ayetteki emrin müteallakı (ilişkin olduğu nokta) göğüstür. Yine teknik ifadeyle vücup göğse ilişkindir. Başın örtülmesi vücuba bağlanmamış, tercihe bırakılmıştır. Esasen Kur?an, abdest?i, vücudun açık havaya maruz kalan bölgelerine uygulatmaktadır. Yani başın örtülmesi emir değildir. Ayette başörtüsü kelimesinin geçmesi hiçbir şekilde başörtüsü ile ilgili bir emrin gerekçesi olamaz. Buna tefsir ve fıkıh kuralları da izin vermez. Kaldı ki kelimedeki başörtü anlamı aslî anlam değil örfî anlamdır. Kısacası emrin vücup (gereklilik) ifade etmesi manaya delaletin kesinliği şartına bağlıdır. Anılan ayette başın örtülmesine ilişkin değil kesin delalet, zannî delalet bile yoktur.



Siz başörtüsü takmamanın günah olmadığını söylüyorsunuz. Hollanda'dan yazıyorum ve buradaki bir cami hocası, kadınların görünen her bir saç kılı için 70-80 yıl cehennem azabı göreceğini söylüyor. Düşünceniz nedir?

O hoca , din adına yalan söylediği için cehenneme kendi gidecektir!!!!!



Siz örtünme emri İslam'da var ama başörtüsü takmak farz değildir diyorsunuz. Açıklar mısınız?

İslam'ın örtünme emri başı içermemektedir.



bir mealde Ahzap-59.ayet : "Ey Peygamber! eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine alsınlar. bu, onların tanınmaları ve incitilmemeleri için çok daha uygun bir yoldur. Allah gafûr'dur, rahîm'dir. " şeklinde tercüme edilmiş.

Burada kavramı çağdan çağa ve coğrafyadan coğrafyaya değişebilsin diye Kur'an "dış giysi" tanımını kullanmış. Bu tanım sadece "başörtüsü" nü işaret eder şeklinde yorumlamıyorum. Düşünceniz nedir?

O ayetin başörtüsüyle zaten bir ilgisi yoktur. Ayet, evlerinde neredeyse tamamen çıplak dolaşan Arap toplumuna dışarı çıkarken derli-toplu giyinmesini emrediyor.



İslam tarihinde başörtüsünü, sizin gibi örtülmesi zorunlu kısımlardan görmeyen ilim adamları var mıdır? Bunların günümüzde yaşayanları ve eski bilginler kimlerdir

Elbette vardır: Sait b. Cübeyr, el-Cassâs, Fazlurrahman, Hüseyin Atay, Hatemî...



Erkek ve kadının örtünme ölçüleri nelerdir? Bir erkek, karısının İslam?a aykırı olan örtünme şekline müdahale edebilir mi?

Kadınların abdest organları dışındaki yerlerini, erkeklerin ise edep yerlerini örtmeleri Kur?an?ın emridir. Erkeğin kadına örtünme konusunda önerileri ve teşvikleri olabilir. Ancak baskı uygulayamaz.



Siyah örtülerle sadece gözleri görünenler acaba örtünme ile ilgili Kur?an ayetlerini bilmiyorlar mı? Bayanların örtmesi gereken yerler belli iken neden kendilerine işkence ediyorlar?

Bu sorunun cevabını ben de çok merak etmekteyim.



İslam'da cariyelerin durumu nedir? Onlarla evlenmeden cinsel İLİŞKİYE girmek neden caizdir? Kur'an'da hür kadınlarla cariyelerin ayrılabilmesi için getirilen örtünme hükmüne ne diyorsunuz?

Kur'an'da "cariye" diye bir kelime yoktur." Cariyeler" için düzenlenmiş ayrı bir örtünme hükmü de yoktur. Ancak antlaşmalarla ilişki kurmak Kur'an'da geçmektedir. Buna muta denir. Çok sıkı şartları vardır.



Örtünen kadınlara sadece, "Örtünmeyen cehenneme gider." deniliyor. Yani sadece örtünmeleri, şeriatın kitabını yazan erkeklere göre, kadının sorumlulukları açısından yeterli. Esas diğer kurallar var. Kaldı ki, sizin mealinizde göğüs yırtmaçlarının kapatılması diye yazıyor. Her lafınızın üstüne atlayan muhalifleriniz niye bu lafınızın üzerine atlayıp günlerce tartışmadılar? Herhalde tartışmayarak konuyu kaynatmaya çalışıyorlar. Tv'de görüşü alınan türbanlı, yetkili bir bayana Nur Suresi'ndeki göğüs yırtmacı kelimesini sordum. Kem küm etti. En son göğüs kafesi dedi. Sonra da göğüs kafesi diye bir şey yok dedi. Bence bu işin üzerine biraz daha gidin. Bunlar konuyu tartıştırmayarak unutturmaya çalışıyorlar.

Örtünmeyle ilgili söylediklerinizin tümüne katılıyorum. Elimizden geleni yapacağız.



esas olan göğsün örtülmesidir, diyorsunuz. O zaman baş örtüsünü niye başımıza bağlıyoruz, onun yerine şalı boynumuza dolasak Allah'ın sözlerine uygun bir örtünme OLUR MU? Ayrıca bu baş örtüsü gelenekten ibarettir diyorsunuz. Gelenekse, Hz. Hatice'den veya Hz.Fâtıma'dan kalma bir gelenek midir yoksa farz olmadığına göre sünnet midir?

Örf anlamında sünnettir. Kimden kaldığı önemli değildir. Göğsünüzü istediğiniz şeyle kapatabilirsiniz. Şal şartı yoktur.





Nur Suresi'nin 31. ayetini (Örtülerini/başörtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar) şeklinde [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz !. Üye Olmak İçin Tıklayın !...] adresinde meal olarak vermişsiniz. Bu sitede ise aşağıdaki soruya verdiğiniz cevap çelişki yaratmıyor mu?

Soru: Müslüman kadınları kastederek ?Başın örtülmesi zorunlu değildir.? diyorsunuz. Böyle ise 1400 küsür yıldır Müslüman kadınların başlarını örtmeleri ve İslam ulemasının baş örtüsü gereklidir demelerinin hikmeti nedir?

Cevap: Yıl fazlalığı bir şeyin gerçeğini değiştirmez. 1400 yıldır kitleler tercihlerini öyle kullanmışlardır, buna saygı duyulur. Ancak zaman uzunluğu dinde hüküm gerekçesi değildir. 2800 yıllık gelenekler de vardır. Bunları da din mi sayacağız?



O ayetten teknik olarak çıkan mana, başların örtülmesi değil açılmasıdır. Baş örtüsü kelimesinin kullanılması, dikkatleri başın örtülmesinden göğsün örtülmesine çekmek içindir. Ne yazık ki geleneksel tutum, alışkanlıklarını dinleştirmek için bunun tersini yapmıştır. Nur 31. ayeti bütünüyle okumak ve abdestte yıkanan uzuvların açık tutulan bölgeler olduğunu unutmamak gerekir.



Abdest uzuvlarının örtülmeyeceği hangi ayetlerde belirtilmiştir?

Örtülen yerleri belirten ayetler, nerelerin açık kalacağını da göstermiştir.



Kadınların örtünmesi gereken yerlerini kitaplarınızda ve sohbetlerinizde açıklıyorsunuz. Ancak örtünmüş görünmekle beraber, son derece dar ve vücut ölçülerini âdeta verircesine bir örtünme ne derece iffete ve kadını korumaya yöneliktir?

Biz din adına kıyas yaparak ölçü koyamayız. Elbisenin şekli, rengi, deseni, inceliği, kalınlığı serbest bırakılmıştır. Bu sözünü ettiğiniz toplum örflerinin dikkate alınmasını, bu anlamda bir titizliği gerektirir ancak din adına haram-helal hükmü olmaz.



Müslüman kadınları kastederek ?başın örtülmesi zorunlu değildir.? diyorsunuz. Böyle ise 1400 küsür yıldır müslüman kadınların başlarını örtmeleri ve İslam ulemasının baş örtüsü gereklidir demelerinin hikmeti nedir?

Yıl fazlalığı bir şeyin gerçeğini değiştirmez. 1400 yıldır kitleler tercihlerini öyle kullanmışlardır, buna saygı duyulur. Ancak zaman uzunluğu dinde hüküm gerekçesi değildir. 2800 yıllık geleneklerde vardır. Bunları da din mi sayacağız?



Ayetlere göre Kur?an, kendisinde en ufak bir şüphe olmayan apaçık bir kitap. Ancak birçok emir farklı kişiler tarafından farklı algılanıyor. Örneğin baş örtüsü size göre dinin emri değilken başka birine göre farz. Açıklar mısınız?

Bahsettiğiniz tartışmalar Kur?an?dan çıkmıyor. Kendi mezhep anlayışlarını Kur?an diye kutsallaştıran gelenekçi taassuptan çıkıyor. Kur?an bir konuyu yoruma açık bırakmışsa bu bir tutarsızlık ve çelişme değil Kur?an?ın akla bıraktığı bir serbestlik alanıdır.



saçın abdest uzvu olduğunu söylüyor, dolayısıyla örtülmesinin şart olmadığını belirtiyorsunuz. Buna delil olarak Nur-31'i gösterenlere de karşı çıkıyorsunuz. Bizler kime uyacağımızı şaşırdık. Bu konuda rahatlatıcı bir-iki delil yazarsanız müteşekkir oluruz.

Delil, Nur Suresi 31 ve abdestin bizzat kendisidir. Ayeti sonuna kadar dikkatlice okuyun. Örtülmesi istenen göğüstür. Şaşıracak bir durum yok. Şaşırmak isteyen her zaman şaşırır.

pamukamabeyazdegil
10-04-2008, 10:29
Kuran'da Örtünme!..

İslamiyet, hem son semavi din oluşu hem de diğer semavi dinleri de kabul etmesi bakımından ayrı bir öneme sahiptir. Ancak, hiçbir semavi dini diğerine göre üstün ya da zayıf olarak nitelememiz mümkün değildir.
Dinlerin üstünlüğü, günümüze gelinceye kadar niteliklerini ne kadar koruyup koruyamadıklarıyla doğrudan ilişkilidir. Zira, diğer semavi dinler aksi ispatlanamadığı için tahrif edilip edilmediği hususunda tartışmaya açık konumdayken Kuran bu tartışmaların dışında kalmayı başarmıştır. Ayetlerin iniş tarihine göre sıralaması yerine, konulara göre sıralanarak bazı dillere çevrilmiş olmasının dışında yazılı hale getirildiği günden bu yana orijinal halini korumaktadır.

Biraz önce bahsettiğim orijinalite konusu, diğer din mensuplarından yayılmacı zihniyetleri temsil eden bazı çevreleri rahatsız ettiği için dinimize karşı saldırılar İslamiyet?in doğuşundan itibaren süregelmektedir. Bu yönde çeşitli yöntemler denenmekte ve büyük oranda başarı elde etmektedirler.

Müslüman toplumların uygulamaya yönelik farklılıklar nedeniyle bir araya gelemeyişlerinin sebebi de budur. Yine bu nedenledir ki Müslüman toplumlar gerek bilim ve teknoloji, gerekse sanatsal alanda dünya milletlerinin oldukça gerisinde kalarak sömürülen topluluklar durumuna düşürülmüşlerdir.

Ne yazık ki küresel anlamda son gelişmeler göstermektedir ki İslamiyet yer yüzünden tamamen tasfiye edilme noktasına getirilmiştir. Bu yönde ciddi ipuçları bariz bir şekilde görünmeye başlamıştır. Daha net belirtecek olursak, son büyük haçlı seferi hazırlıklarını tamamlamış, eli tetikte beklemektedir.

Bu açıklamadan sonra doğal olarak şöyle bir soru sorabilirsiniz;
Müslüman bir toplum ya da ülke, çağdaş medeniyetin gerisinde nasıl bırakılabilir? Dinimiz çağdaşlıkla çelişmekte midir ki bunu başarabilsinler?
Aslında bu sorunun cevabını başta Ortadoğu?da bulunan Müslüman ülkeler olmak üzere kendi ülkemize bakarak da herkes verebilir.
İzledikleri yöntem;
Hıristiyan ve Yahudi misyonerler vasıtasıyla Müslüman kisvesi altında bazı din alimleri ön plana çıkarılır. Faaliyet gösterdikleri bölgelerde kendilerine güven ortamı sağladıktan sonra fitne niyetler yavaş yavaş insanlara zerk edilir. Zerk edilen şey; Kuran?da ki ayetler referans gösterilerek içini boşaltmak ve ayetleri saptırıp Allah?ın emri diye insanlara sunmak şeklindedir. Bir süre sonra kendi cemaatini oluşturan söz konusu sözde alimler, önceleri ajanı oldukları yabancı odaklardan beslenirken artık güçlerini çevrelerinde topladıkları insanlardan almaya başlarlar.
Bu gün ülkemizde büyük rahatsızlıklar oluşturan, toplumu kutuplara ayıran ve ana başlığını türbanın oluşturduğu tartışma konusu, aslında yıllardır sabırla sürdürülen yabancı faaliyetlerin bir sonucudur. Biraz önce fitne niyet olarak betimlediğim zerk etme eylemiyle Allah?ın emri diye gösterilen örtünme konusu da bu kötü niyetli girişimlerin özenle seçmiş oldukları bir konudur.
Oysa ayet oldukça açıktır;
Nûr 31.Ayet : Mü?min kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte Allah?a tevbe edin ey mü?minler, umulur ki felah bulursunuz."


Burada ?Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar? kısmı çok açık bir şekilde örtünmenin şeklini de belirlemiştir. Görülmektedir ki annelerimizin, ninelerimizin kullandıkları tülbent bu tarife birebir zaten uymaktadır. Yani kadınlarımızın saçlarının görünmesinde bir behis yoktur.

Durum böyle iken, örtünme konusunu zorlayıcı emir olarak bize sunanlarda iyi niyet aramak mümkün müdür? İyi niyet beklentisi içinde olmak olsa olsa abesle iştigal etmek olur ki buna ne bireysel ne de toplumsal olarak tahammülümüz kalmamıştır. Zira onlar bizi dinimiz ile Allah ile kandırmayı kendilerine düstur edinmişlerdir.

Bakınız bu konuda Rabb?imiz ne buyuruyor;

Al-i İmran 78 :
Ehl-i kitaptan bir grup, okuduklarını Kitap?dan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğer bükerler (okuduklarını saptırırlar). Halbuki okudukları Kitaptan değildir. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde; Bu Allah katındandır, derler. Onlar bile bile Allah?a iftira ediyorlar.

Dini bildiklerini iddia ederek ?bu konuda biraz mürekkep yaladık? diyen siyasilere ve topluma fitne sokan softa alimlere yine bir ayetle seslenmek istiyorum.

Al-i İmran 71. Ayet : Ey ehl-i kitap! Neden doğruyu eğriye karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?

Sevgili okurlarım;
Türk milleti olarak oynanmakta olan oyunu hepimizin görmesi lazım. Başörtüsünü bahane ederek çağdaş Türkiye Cumhuriyeti?ne ve onun yasalarına rest çekenlere, toplu kalkışma içinde olanlara karşı el ele vererek direnmemiz lazım. Siyasilerin ve bir takım din simsarlarının analarımızın, bacılarımızın saçlarından kirli ellerini çekmeleri için hep birlikte sesimizi yükseltelim. Ülkemiz bir hukuk devletidir. İnancı ne olursa olsun herkes hukukun üstünlüğüne saygı göstermelidir. İnancımızı yaşamak başka bir şey hukuk ile yürüyen sisteme ayak uydurmak ve onun içinde yer almak başka. Yabancı kirli elleri kadınlarımızın başından söküp atabilirsek görülecektir ki ne üniversitelerde ne de başka alanlarda türbana karşı sert önlemler kalmayacaktır.
Saygılarımla...

Sadık-ı Aşk
10-04-2008, 08:55
Öncelikle terbiyeni takıp konuşursan sevinirim arkadaşım. Benim kendimi bir şey zannettiğim yok, ve arkadaşa "inanmayan" dediğim de yok. Herkesin düşüncesi kendine, bir şey yapamayız diyorum.
Bu ne terbiyesizlik yaa?!..

Sadık-ı Aşk
10-04-2008, 09:08
28. Eğer evde kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer size, “Geri dönün” denirse hemen dönün. Çünkü bu sizin için daha nezih bir davranıştır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.


29. İçinde size ait bir eşya olan, oturanı bulunmayan evlere girmenizde herhangi bir günah yoktur. Allah, açığa vurduklarınızı da, gizlediklerinizi de bilir.


30. Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.


31. Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut, kocalarının babalarından yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz

Ahsep suresi de meali açısından bakılıp okunması gereken bir suredir.

www.diyanet.gov.tr

Sadık-ı Aşk
10-04-2008, 09:10
Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar.


Söyleyecek çok sözüm var BAŞ ÖRTMEK konusunda fakat tartışırken karşımdakini küfre düşürmekten korkuyorum.

Haksızlık karşısında susuyorum. Bu konuda ağzı olan konuşuyor maalesef.

İşte böyle zamanlarda kendimden nefret ediyorum. En iyisi terbiyem ben de kalsın... :(

Sadık-ı Aşk
10-04-2008, 09:35
http://i207.photobucket.com/albums/bb152/superylmz/adsz.jpg


"Herkes İnandığı şekilde yaşar. Yaşadığı şekilde ölür.Ölüm şekli ilede haşrolunur....


Bu konuda tartışmaya girmem büyük bir hataydı zaten... Ne diyeyim artık...

akaa
11-04-2008, 11:31
saka denince bu hitap bana diyorum,
üstüme alınıyorum ve bana cevap hakkı doğdu deyip meseleye atlıyorum,
meselenin daha objektif değerlendirilebilmesi için,
ya din kelimesini, türban lafını duyunca tüğleri diken diken olanlar önce bu halden kurtulacak yada diyeceğizki tamam kardeşim bu islamın bi gereğidir
ama bi anlık senin dediğini doğru deyip oradan devam edelim
evet öte yandan bu bizim bilmem kaç senedir geleneğimizdir, doğrumudur
kimilerinin ar damarlarının namuslarının simgesidir, doğrumudur
kimilerinin iffetidir, ziynetidir, doğrumudur
kimileri için biz yanlızca birbirimize aitiz demenin ifadesidir, doğrumudur

o halde...
bırakalım bununla uğraşmayı

pamukamabeyazdegil
11-04-2008, 03:07
tamam akaa cım ne dıyosan sen o ama...baksana sımdı ınsanlar ne dusunurlerse dusuncekler...ben kımsenın dusuncesın degıstırmesıne cabalamıyorum...ama armutun bırı cıkıp yargılıyooo yargılayamazsın kardesım....ıcınden dekı ulan turbansızlar namussuzdur dee hatta buna ınan belkıde sen haklısındır bılemem ...ama turban gelenektır dıyenede sen ınancsızsınn yanacan kavrulacan dersen bende sana d erım kı senın farz sandıgın sey tartısmalıdır arkadasım....sana 20 tane adamdan alıntı yaparım burda

Gündem

28 Haziran 2006
'Başörtüsü Yahudi geleneğidir'

İsmail AKKAYA/KONYA, (DHA)

Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şahin Filiz, islam dininde başörtüsünün yeri olmadığını ve Kuran'da da başörtüsünün farz olduğuna dair herhangi bir ayetin bulunmadığını ileri sürdü. Doç. Dr. Filiz, başörtüsünün Yahudilikte bir gelenek olduğuna dikkat çekerek, Yahudi geleneğinin İslamı etkilediğini iddia etti.

Doç. Dr. Filiz, başörtüsünün İslam dininin bir emri olmadığını savunarak, bu konuda şu görüşleri ileri sürdü:

?Dini temeller bakımından başörtüsü, kesinlikle dinin bir emri, ya da farz ibadeti değildir. İnançla da ilgili uygulanan bir ibadet olmadığı halde, sanki dini bir emirmiş ve farzmış gibi yansıtılıyor. Başörtüsü takılmadığı takdirde de, dini yönden büyük cezaları varmış gibi hareket ediliyor.

Burada, siyasi ve sosyal anlamda çözüme ilişkin kamusal bir dinsellik yaratılmıştır. Normalde başörütüsü ile ilgili olduğu belirtilen ayetlerde Nur Suresi 30,31, 33. Ahzab Suresinin 59?uncu ayetlerinde, sadece bir tanesinin başötüsü ile ilgili olduğu iddia ediliyor. O da Arapların, İslam öncesinde başlarına taktıkları örtünün çeki düzeni ile ilgili bir ayettir. Daha önce Arap kadınlarının göğüsleri ve pek çok bölgeleri açıktı.

Hatta Kabe?yi bile çıplak tavaf ederlerdi. Çıplak tavaf etmenin bir fazilet olduğunu düşünürlerdi. Örtünme ayetleri, gerek kadının, gerekse erkeğin her ikisine birden geçerlidir. Temel, kaba avret yerlerinin açık olmasından dolayı toplum içinde hoş karşılanmayan kaba avret yerlerinin (ön ve arkalarını) ve kadınların göğüslerinin örtülmesine yönelik emirlerdir.

Ama son dönemlerde başörtüsü siyasallaştığı için, kamusal bir dinsellik yaratıldığından dolayı, insanın temel örtünmesine ilişkin ayetleri, tamamen başörtüsü simgesinde toplamışlar ve bunun bir farz ve emir olduğu söylenmiştir. ?Başörtüsüne özgürlük ve kadına özgürlük?, tamamen siyasi ve sosyolojik bir hadisedir. Başörtüsünün farz olduğunu kimse iddia edemez.?

?KURAN?DA BAŞÖRTÜSÜ DEĞİL, HIMAR GEÇİYOR?

Kuran da başörtüsü ifadesinin yer almadığını savunan Doç. Dr. Filiz, ?Kuran-ı Kerim?de sadce ?Hımar? kelimesi giçiyor. ?Hımar? kelimesi, normal bir örtüyü ifade etmektedir. Başörtüsünü değil. Giysi sıkıntısının çekildiği, hatta çıplak ibadet edildiği dönemde, Kuran?ı Kerim?in söylediği şuydu: ?Nasıl Hz. Adem ile Havva?nın cennet açıldığında ön ve arkaları açılınca, doğal olarak, kendi yaratılışları icabı örtündülerse, siz de öyle örtünün? demektedir. Yoksa başınızı, saçınızı örtün, örtmediğiniz takdirde yaptığınız haramdır anlamına gelmez.? dedi.

?KADININ İNSAN OLDUĞUNU HAZMEDEMEDİK?

Doç. Dr. Filiz, ?Başörtüsü söyleminin arkasında yatan unsur; İslamın, insana ve kadına vermiş olduğu hak ve şeref payesini, henüz islam toplumu içine sindirebilmiş değildir.

Kadını, insan diye görmeyen kültürden gelen müslümanlar, henüz daha islamın, kadını insan olarak görmesi emrini hazmetmiş değiller. Hala daha akademik seviyede bile cariyeler ve hür kadınlar şeklinde ayrımlar vardır. Hatta, deniyor ki, ?Hür kadınlar örtünür de, cariyeler örtünmez.? Peki kim bu cariyeler, denince. Buna cevap yok. Burada başörtüsünün, belirli sınıfa ait hür kadınların, bir simgesi olarak gösterilmesi ve başını açanların ise kadın bile sayılmadığı söylemleriyle karşılaşıyoruz.? dedi.

Hz. Muhammed?in de başörtüsü ile ilgili net bir hadisinin bulunmadığını belirten Filiz, başörtüsü ile ilgili olan rivayetlerin birbiri arasında çelişki içerdiğini söyledi.

?YAHUDİ GELENEĞİ İSLAMI ETKİLEDİ?

Başörtüsünün Yahudi geleneği olduğunu da anlatan Doç. Dr. Filiz, Tevrat ve Talmud?da başörtüsü ile ilgili ayetlerin bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

?Yahudi geleneğini inceledim. Yahudilerde, ?Başörtüsüz kadınlar iffetsizdir, namussuzdur. İffet ve namusun korunmasının ölçüsü baş örtüsüdür.

Baş çirkindir, örtülmesi gerekir. Başörtüsüz hiçbir kadın dışarı çıkmamalıdır? denilmektedir. Yahudi geleneği direkt olarak islamı etkilemiştir. Yoksa islamda başörtüsü kesinlikle söz konusu değildir. İslamda, oruç tutmadığınızda, tutmadığınız oruçu ya sonradan tutarak telafi edersiniz, ya da parasını ödersiniz.

Başörtüsü, örtemeyenler ile ilgili kesin bir ceza yoktur. 76 tane temel farzdan bahsedilmektedir. Bu 76 farzda kesinlikle başörtüsü geçmemektedir. Kesin bir dini emir diyeceksiniz ve yapmayan hakkında da bunun bir cezası yok diyeceksiniz. Allah ile kul arasında diyeceksiniz. Allah ile kul arasında ise, kamusal alana dinsellik taşınmak isteniyor. Dinsel kanıtlarda dil oyunu yapılıyor.?

yaptgım alıntıları okuyomusunuz?

pamukamabeyazdegil
11-04-2008, 03:14
alıntılara devam edıcem

Kitapta Beyaz Hoca, "Türban Kur'an'da yok. İncil'de var..." iddiasını ortaya atıyor ve şöyle devam ediyor: "Kur'an'ı Kerim'de türban anlamında açık hüküm ifade eden bir ayet bulunmadığı için bazı ayetlerin anlamlarını çarpıtarak ve manalarını değiştirerek iddialarına delil olarak ileri sürürler. Kur'an'da saç saklama örtüsü yani türban da yoktur. Aşırı bir tesettür taassubu da yoktur. Ayetlerin, anlamlarını saptırarak verilen hükümler dinen ve ilmen geçersizdir. Diyanetin tesettür kararında da maalesef ileriden beri yaygın biçimde tekrarlanan ayetlerin anlamları çarpıtma ve manalarını saptırma cinayeti aynen tekrarlanmış ve böylece diledikleri gibi tesettür taassubu gerektiren sakat hükümler elde edilmiştir..."

İşte bu müthiş iddia, türban konusunda yeni bir tartışma başlattı. Türban dini bir emir mi, yoksa Zekeriya Beyaz'ın iddia ettiği gibi "saptırma mı?"

Bu konuda en bilimsel yaklaşımı göstermesi gereken kurum Diyanet İşleri Başkanlığı... Ancak Diyanet, türbanla ilgili bu ciddi tartışmada sessiz kalıyor. Kamuoyu Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan bu çarpıcı iddialarla ilgili bir açıklama beklerken, Prof. Dr. Beyaz, hürriyet.com.tr'ye şu açıklamayı yaptı:

"Diyanet İşleri Başkanlığı kitabımdaki fikirlerle ilgili neden sessiz kalıyor bilemiyorum... Aslında, bu soruya onların cevap vermesi gerekir. Diyanet İşleri Başkanlığı her kitap hakkında yorum yapmayabilir. İkincisi, benim kitabımı görmemiş olabilirler. Fakat, bugüne kadar Diyanet İşlerinden herhangi bir açıklama gelmedi.

Diyanetle bizim bir tartışmamız yok. Başkanlık türbanla ilgili raporlar hazırladı. Bir toplantı organize ederek beni de o toplantıya davet ettiler. Fakat biz yalnız kaldık... Bir çok din adamı çağrılmıştı. Kimse gelmedi.

Ben yeni kitabımda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın raporlarını da eleştirdim. Kitabımda onların türban konusunda koydukları hadislerin uydurma veya geçersiz olduklarını da yazdım. Hepsi kitapta var."

TEK KAYNAK VAR KUR'AN'I KERİM

Kitapta ileri sürülen fikirlerin tümünün kaynağı olarak Kur'an'ı Kerim'i gösteren Zekeriya Beyaz, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Benim kaynağım Kur'an'ı Kerim'in kendisidir... Kitabın ilk basıldığı yıllarda çok şeyler yaşadım. Fikri bakımdan cevap veremeyenler canıma bile kastettiler. Ben fikri bakımdan bu konuları gerek Türkiye'de gerekse bütün İslami ülkeler çapında tartışmaya hazırım. Ortaya koyduğumuz konular islamiyetin özüne uygundur. Ben kitapta saptırmalara karşı çıktım." Nur Suresi 31. ayet Ahzap suresi 59. ayet 31. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.

59. Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

pamukamabeyazdegil
11-04-2008, 03:22
DİYANET İşleri eski Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, türban meselesinin uzun zamandan beri gündemi meşgul ettiğini ancak 1982?ye kadar Türkiye?de türban sorunu olmadığını söyledi. Türbanın 1982?de askeri yönetim döneminde gündeme geldiğini belirten Yılmaz, ?O günden beri çözülemedi? dedi.

Yılmaz, başörtüsünün Müslümanlığın olmazsa olmaz şartlarından olmadığını da vurgulayarak, ?Öyle olsaydı başı açık kadınların Müslümanlıkla alakası olmazdı. Bu kabul edilebilir bir şey değil? dedi.

Kızları başı açık üniversiteye gitti

Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, geçtiğimiz katıldığı bir televizyon programında Bardakoğlu ve Yılmaz?ın kızlarının üniversite sınavları sonrası, babalarına ?Okuyalım mı? Başımızı mı örtelim?? diye sorduklarını anlattı. Demirel, iki babanın da kızlarına ?oku? dediğini söylemişti.

buda sımdıkı dıyanet ıslerı baskanından....turban kısmına katılmasam da saygıdeger bır adam
Dinimizde el ve yüz hariç örtünme prensibi vardır?

Diyaten İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, CNN Türk?te katıldığı ?Eğirisi Doğrusu? programında şunları söyledi: ?14 asırdır Müslümanlar kadınların başını örtmesini dini gereklilik olarak görmüştür. Bu çok nettir. Kuran?dan, peygamberin uygulamalarından ve Müslümanların bunları anlayış tarzıyla bu böyle oluşmuştur. Ancak bir insanın Müslüman sayılması için Allah?a inanması da yeterlidir. Anadolu Müslümanlığında, kimse kimsenin dindarlığını yargılmaz.?

Şalvar ve çarşaf gereklilik değil

Bardakoğlu şöyle devam etti: ?Dinimiz sadece kadınların elleri ve yüzleri hariç örtünmeleri prensibini koymuştur. Şalvar ve çarşaf dini gereklilik değildir. Bu insanların estetik duygularıyla, şehirleşmesiyle ilgili.?

ANADOLU MUSLUMANLIGINDA DIYO BAKINNN KIMSE KIMSEYI YARGILAMAZ...ISTE BENIM DAYANAMADIGIM NOKTA BUUU...YARGILAMA INANIYOSAN INANCAN TABI BEN ISTESEMDE KARISAMAM SANA...

pamukamabeyazdegil
11-04-2008, 03:49
ADEMLE İLK INSANSA HAVVA IKI ONLARIN COCUKLARI ENSEST ILİŞKLİYEMI GIRDIDE INSANLIK COGALDI ??? bu konudada fıkrınız varmı? adem ılk ınsan mı ilk peygamber mı acaba yanlıs mı cevırdıler yoksa hocalar.....boyle onlarca sorun var nıye bılyomusunuz?? turkce ye d aha yenı gectıkte ondan ....bunlar 1400 yıldır boyleydıde sımdı mı degıstı dıyenler olucaktır...arkadaslar 1400 yıldır kac kısı dınnı bılıyodu kuranı okuyup anlıyodu sanıyosunuz kı? ıste cumhurıyetle turkcelestırıldıde anlasılmaya baslandı...o yuzden yanlıslıklar 1400 yıldır (buda ne temelsız bır soylemdır osmanlıyı baslangıc alırsan 500 600 yıl) selcukluyuda katıcaksan 800 900 yıl neyse selcukludada farsca oldugundan yıne dın bırcokları tarafından bılınmıyordu....sadece anlatılanlarla duyulanlarla bılındı yuzyıllarca....ıste mustafa kemalın kurtulus savasını kazanması ve bayraga hılalı koyması ıslam acısından bundan onemlıdır....emevının zulmunden dunyayı kurtarabılecek bakıs anadoludadır...ama anadolu malesef dınınden cok uzak....bırısı nurcudur bırısı alevı ıkısıde aynını soyler mehdı gelcek bızı kurtarcak:P mehdı anlasıyısı yahudılıkte var canımcım....ıslamda bızde yok ...ama bakın ıkısınıde bozmus...ıkısınede gırmıs....ama kuranda yokkkk....napcaz! basıt okuycaz ...ve dusuncez...ıste ben bır suru alıntı yazdım sızde merak edın ve okuyun okumandan pesınen hukum olusturmayın...olusturursanız daha cokkkkk dıdısırız....oku ilk emrı oku olan bır dın ben emınım basından sonuna okuyan cok azdır kuranı ....ama butun hadısler ogrenılmıstır /(buharıden) buharıyıde bılıyoruz dımı hadısın dogrulugunu ruyasında gorup gormedıklerıyle acıklayan bırı...kuran okuyun kuran okuyun....kuran okuyun....hz muhammed daha saglıgında kenıd sozlerının yazıldıgını gorunce toplatıp yaktırıyo(mus tabı bununda dogrulugu tartısmalıdır) hz muhammedın gorevı yokmu olmaz mı
kuran da ne dıyo namaz kıl...pekı nasıl kılcan ıste sana rehber...peygamber...ama hz muhammed bırgun namaz kılıyomus bır cocuk gecmıs namazını bozmus oda beddua etmıs cocuk bırazdan dusmus olmus...ne bu sımdı ??? saka mı bu...nurcular nbunu anlatıyo ...peygamber cocuga beddua edermı a saskınnn???? bunlar acı verıyo....peygamberler cocuklara beddua etmez dua eder...bızde cocuk masumdur en mamsumdur temızdır...guzeldır...bız derken ıslamda ...ıslamla hrıstıyanlıgın en buyuk farklarıdır....modern hukuk laıklık demokrası cumhurıyet adalet bırcok kavram ozu ıtıbarıyle dunyaya ıslamla yayılmıstır....hrıstıyanlıkta cocuk lekelı ılk gunahlı dogar vaftızle arnır temızlenır...neden sebeb buyuklerının ısayı carmıha germesı...babasının sucu cocuga gecermı? hak mı adalet mı bu???ıste boyle mantıksızlıklardan fransızlarrr eeeeee yeter demıs ve papazları kesmıs dınıde yasaklamıs...sımdı onlarda laık bızde ama bızde ne oyle bır dın var ne oyle dınadamı ne de boyle bır anlayıs...sımdı bızımkı onlardan ne kadar farklı gorebılıyomusunz? dusunursek gorebılırzz..ıslam herhangı bır bılımle hıc catısıyomu? aksıne kuantum mekanıgını bıle destekler....bız ademı topraktan yarattık dıyo....ama nasıl yarattıgını mekanızmasını soylemıyo...mekanızma bugun bılınıyo ama ıste on ayak olanlar materyalıst olduklarından kabul gormuyo...zoolojı okutulmuyo....bunlar bır toplumu curutur...ıste durum bu cahılll bılgısız bılımden korkan dınıne yabancı falan fılan.....boyle mı devam etcek

pamukamabeyazdegil
11-04-2008, 03:59
biz O BİZE EN BASTA BENDE DAHILIM az bılgıyle ahkam kesmeye kalkısıyoruz bırı baslatıyo ben dayanamıyorum ama sonucta kınadıgımı bende yapmıs oluyorum....hepımız aptalız...saka akaaa haklıdırrr...ama yınede kuran bolca okunmalıdır 3 5 kereylede yetmez 20 kz 30 kez cunku herkes nasınbınce paydalanır ama sureklıde degısır ınsan....kuranı ıyı bılenlerı ben goruyorum (ıyı bılen de cok oznel oldu kuranı cok okumus dıyelımm)çok okuyanlar boyle tartısmıyolar....onlar fıkırlerını kabul etttırmek ıcın degıl daha ıyı anlamak ıcın cabalıyolar....bırdaha ben bu konuda yzmamaya calısıcam anlamaya cabalamak harıcınde tabı...

akaa
14-04-2008, 04:07
kardeş şimdiye kadar birisi çıkar kurandan ayetlerle bu konuyu ispatlamaya çalışır, dedim ama kimse üzerine alınmadı,
ve herkeste bu olayı kabullenmişe benziyor,
birincisi bizim kabak çekirdeğinden beklentimizle bi kabak fidanından beklentimiz aynı olamaz olmamalı, hele hele bi kabak ağacından( kabağın ağacı olmaz ismini bilmiyorum) beklenti bir olamaz.
hz adem ve hz havva insanlık ağacının ilk çekirdeğidir,
elbette bu çekirdekten beklenti ile insanlık ağacından beklenti çok farklı şeylerdir,
evet ilk insanlığın çoğalması bu şekilde olmuştur.
her halükarda onlar kardeştir,
hz adem ilk insandır hz havva ikinci
ve bunlar allah görüp bilmiş, cennete görmüş kişilerdi
dünyaya indiklerinde her zaman bu bilip duymanın şuurunda ve bilincindelerdi,
onlar bi defa şeytana uymuşlardı birdaha uymamak için ellerinden geleni yapıyorlardı,
onların bu hallerini gören çocuklarının hiç günaha tevessül etmeleri imkanı varmı
işi direk kaynağından görüp öğreniyor, ve tam bi iteat içinde bulunuyorlardı,
çünkü karşılarında korkudan tirtir titreyen ana babalarını her daim görüyorlardı,
şimdi kaynağından beslenenlerin bu kural dışına çıkmaları düşünülübilirmi,
ve bundan daha önemlisi o devir daha insanlığın emekleme evresi bile değil,
daha kundak evresindedir,
kundak evresindeki insanlıktan beklentiler elbetteki yaşlılıkta beklenenlerden çok farklı olacaktır,
ilk insanlık olduğu için onlarda nesep bozulması gibi bi vakıa görülmeyecektir, ama artık olgunlaşan ve erginlik devresine gelen insanlıktan nesebini koruması da istenmesi gayet normaldir.
ve bunda asla abes bi iş göremezsin.,

pamukamabeyazdegil
15-04-2008, 01:22
bazen bir sey anlatmak ıstedıgımızde hıkayelerı kullanırız ....ders cıkarılmasını ve bu dersı bırazda dınleyenın sekıllendırmesını ısterız...aynı hıkaye ıcınde ımalar oldugu gıbı dırekt sozluk anlamlarını da elbettekı kullanırz...aliyle ayse konusuyolar mıs.... ali auseye demıskı ben de senı sevıyorum ...sımdı bız bunu tartıssak...cumleden ne cıkarabılırz desek....ne soylerdık...alinin ayseyı sevdıgını mı? evet tabıkıde...pekı baska bır anlamda cıkarmamız mumkunmu??? sımdı desem kı ben bu cumleden alının cok utangac bırı oldugunu anladım....çok mu mantıksız ? alının utangac ama cokkk utangac oldugunun mantıklı bır acıklamasını ben cumleden olusturabılır mıyım?...ama sunu ıddaa etmem alı KESINN cok utangactır...bır seyın mantıklı olması yada daha (ıstedıgım seklıyle) olmasında bır mantıgın varlıgı onu varedemez...ama olasılıklar arasında yer almasını saglar...ve olasılıklar arasında yeralması sonrakı bılgıler ve o bılgılerden saglanacak otekı mantıksal sureclerle kontrol edılebılır denenebılır....ıste ınsanların fıkır olusturma sekıllerı boyledır....ayse alıye bende senı sevıyorum demıstı...ben DE....ali turkcesı cok bozuk bırı degılse
DE ekı alinin bu cumlesınden once ayseden senı sevıyorum ali cumlesını duymus olma olasılıgını guclendırır...sımdı turkıye sartları ve kucuklugumuzde kı ıkılı ılişkilermızden edındıgımız tecrubeyle cogu zaman(her zaman degıl!!!) ayseler asktan ıkıyede bolunse gıdıp alılere sevgılerını acmıyolar...pekı genelden devam edersek madem ayse bunları soylemeye meyıllı degıl dı pekı NEDEN bunu soyledı...??? allının bunu asla yapamayacagını yapamayacaka kadar utangac oldugunu bılmesı ayseye bunu soyletmıs olabılırmıydı???? bence evettt....ben tecrubelerım bılgılerım turkıye su bu altalta koyup ustuste toplacınca eve bu cumleden buyuk ıhtımal(ıhtımalı buyuten herkesın yasadıkları ogrendıklerı) alı cok ama cok utangac bır herıfmıs dıyorum.....alının o cumlesınden bır cumle evvelını bılsem belkı tamamen fıkrımı degıstırcem bır sonrakı elbette fıkır degıstırtebılır....sımdı akaa ben adem konusunda da farklı dusunuyorrum....bu bır sembol olabılır olmayada bılır ama suna yuksek ıhtımalle ınanıyorumkı ınsanlıgın ılk zmanları da olsa kardes kardesle neslını devam ettıremez etmesı ıstenemez gıbı gelıyo....cennet dıyosun...pekı cehennemde varmıydı o zman? devlet yatırımlalrı gıbı atıl durumda bır cehennemmı vardı o zman??? bu ısın karamızah tarafı bılgı ıse sunu soyluyo (kesın degıl tabıkıde ) buna yorum getırenler var googleda adem ılk ınsanmıdır dıye aratsak??? orda yazanlalrı okusak!!! acaba bı ben mı boyle uc!!! dusunce sahıbıyım....bılemıyorum...olasılıklarr....tanıdık gelıyomus sıze bu soz ...OLASILIKLARRRR.....kuantum ...olalsıklar...kuantum..olasıklar...evett sımdı bırseylelr olusmus olmalı....what do we belıeve? orjınal adı bu sanırım...kuantumla hıc alakası olmayanlara kuantumu bır 2 saat ıcınde genel cerceve olarak anlatan bır fılm... duzeltıyorum WHAT THE BLEP DO WE KNOW mus :) olasıklar kelımeler kelımelere gızlenmıs manalar ılk bakısta gorunenden derın anlamlar...olabılır mı???? kendını yargılatmamak senmı benı yargılıycaksın dıyen bırı nedır kıbırlı??? yoksa asıl kıbır bırını yargılamayı kendıne hak gorenmı??(konuyla yada akaanın yazdıklalrıyla alakası yok sadece bır soru) hamdım pısdım YANDIMMM demek alcak gonullunun soylecegı bır sozmu? yada alcak gonullu olmak bıldıgını oldugunu soylememelımı??? kafalar karısmıyosa tekrar okuyun...kafanız karısıncaya kadar okuyun....kafası karısmayan gerceklıklerden hatta olasıklardan cok ama cokkk ama cokkkkkkkk uzaktadır.....ama cokkkk.....

zba
17-04-2008, 09:51
yemedim içmedim bu koca sayfayı okudum:)
buradan çıkan şuki birileri ya birilerine alet oluyo, yada
sistemli şekilde bensize empoze etmeye çalışmam deyip kanımıza en onulmaz ilacı zerk ediyo:mad: konunun açtığı sorular nedense hep birilerilerinin kafaları bulandırmak için sürülen sistemli sorular, ya arkadaşlarımız bu aralar bu kitapları okuyo yada bu işi çok bilinçli yapıyo
ben bu sorulardan sonra gelecek soruları biliyorum, ve şimdi size söyliyeyim
Allahın özü ve nitelikleri nedir, sonsuz enerjimidir
neden hepiz bir değiliz kimimiz kör kimimiz topal
neden herbişey ölüme dayandırılar, hayvanların yaşaması bitkininölünü, insannın yaşaması hayvanın ölümünü neden gerektirir
allah la tanrı arasındaki fark nedir.

işte böyle bu sorular devam eder gider siz işi asıl kaynağından öğrenmeye bakın sistemli soruların esiri olmadan

kafanızza şüphenin ş si takılmadan devam

Lavinnia.06
17-04-2008, 03:40
yeri geldiği zaman özgürlükten bahsedilir.ama bunun neresinde özgürlük...insanların başındaki örtü kendi seçimleridir kimse bunu eleştiremez eleştirmemeli.başı açmak medeniyetsee desenize hayvanlar insanlardan daha medeni..bu konununda bu kadar gündemde kalmasını esefle kınıyorum

niSA_
18-04-2008, 08:27
"..Senden sadece başını açmanı istiyoruz dediğinde kendime geldim. Benden ne istediklerini anladım. Kadın sürekli konuşuyordu. Kafam karıştı. O sırada kameranın cızırtısını fark ettim. "Bu kamera neyi çekiyor?" dedim. "Şenliği çekiyor." Diye yanıtladılar. "Bu şenlik mi? Evet, şenlik." İşte o an kan beynime sıçradı. Bağırmaya başladım. Susun, çekmeyin istemiyorum. Kendimi dışarı atmaya fırsat bulamadan, beş altı kişi etrafımı sardı. Aralarında polis de vardı. "Demek gerçekten zorla baş açtırıyorlar" diye düşündüm..."
Kitabın üçüncü bölümünü İkna Metodları ile detaylandırılmış. Burada yer alan alt başlıkları sıralanan metodlardan bazılarını kitapta geçen ifadelerden faydalanarak alıntı yapmak istiyorum.
Etiketleme
"İki duygu aslında çelişiyor. Yapılanlar adi bir suçtan ya da şahsi bir ayıptan dolayı değil, Allah'ın emrine teslim olmaktan dolayı yapılmaktadır. Allah rızası için bu duruma direnmem gerektiğini düşündüm. Bu yüzden kendimi çok güçlü hissettim. Çok gurur duydum. Ama diğer yandan, bir kategoriye konarak muamele gördüğüm için kendimi çok aşağılanmış hissettim.."
Bir Seçime Zorlama
"..'Önünüzde tek şart koşuluyor Ya okuldan ayrılıp rezil olacaksınız, ya başınızı açacaksınız. Burası Türkiye'nin en iyi okulu' gibi şeyler söyleyerek kaybettiklerimizi saydı.."
Kitap bu metodu iki seçenek arasında tercih yapma potansiyeli bulunduğu varsayılan ve hal-i hazırda 8 metrekarelik bir odaya da sıkıştırdıkları genç bir kızın tepesine çullanma girişiminde kullanılan en can alıcı baskı unsurları arasında gösteriyor. Ya okul.. ya başörtüsü...
Lakin bu metod herkes için ikna edici bir yöntem olamayabiliyor. Şöyle ki;
"Yazık değil mi? Son sınıfa gelmişsin. Ne güzel mezun olursun kariyer yaparsın v.b. şeyler söyledi. Ama benim İHL'li olmadığımı ve İtalya'da okuduğumu örenince tamamen değişti..."
Yalan
"..Belli bazı sorular var. Ailende örtülü var mı? Kur'an'da örtü yok, niye örtünüyorsun?..."
"..Oraya gittiğimde ilahiyattan bir öğretim üyesi Kur'an-ı Kerim'de başörtüsünün olmadığını, bahsedilen ayetin ziynet ile alakalı olduğunu, dolayısı ile başörtünün gereksiz olduğunu söyledi...."
İddia
"..Nasıl örtündün, kendi isteğinle mi? tarzındaki sorulardan sonra,sağlığın için iyi değil başörtüsü. D vitamini kemiklerin için gerekli ama alamıyorsun, saçların da sağlıksız oluyor tarzında sözler söylediler.."
Düşman Tespiti
".. Avcılar kampüsünde kamera ve film çekmeye başlanır gibi bir ortam var. Ailemizi soruşturuyorlar. İnancımızı yargılıyorlar.."
Otoriteye Sığınma
"Dünyanın ve bu ülkenin sahibi gibi davranıyorlardı. Egemen güç olduklarını hissettiriyorlardı. "bu kararları biz koyduk buna uyacaksınız" diyorlar ve kendilerini tartışılmaz bir yere koyuyorlardı."
Övgü
"Türkan Saylan "çok güzelsin niye böyle kapanıyorsun, bu güzelliği niye kapatıyorsun" dedi.
Tehdit
"Başını açtıktan sonra, benim koluma gireceksin, birlikte okulun içinde bir tur atacağız dedi. Aksi takdirde, 1 aydan 6 aya kadar uzaklaştırma alıyorsunuz. Bu devam etmek istemeyen öğrenci için mesele değil. Ama devam etmek isteyen için çok önemli."
Tecrit
"Yalnızlık hissettim. Moralim bozuldu.."
Teklif
"Sana burs veririz. Bu okulda daha iyi bir gelecek sağlarız. Yani vakıflardan, şuradan buradan sağlanan bursların dışında, Rektörlük bursu veririz deniliyor. Ayrıca iş imkanları sağlanıp, okulda kalabilirsin, kariyer yapabilirsin şeklinde şeyler de söyleniyor. Daha çok parayla ilgili teklifler."
Kitabın dördüncü bölümüne ilişkin olarak şöyle büyük bir cümle kurarsak sanırım bölümü anlatmış oluruz;
Bir işkenceci olarak iknacı, mahremiyete saldıran, kendisini sistemle özdeş gören, kendisini üstün gören, güçle belenen bir güvene sahip, gönüllü olarak çalışan, öğretmenliğini ikna aracı olarak kullanan, memur psikolojisine sahip, başörtülüleri hasta kabul eden, nefret sahibi, aşağılama arzusu ile yanıp tutuşan, kaybetme korkusunu da yaşayan, bilinçaltını açığa vuran, yalanı içselleştiren, İslam'ın gönüllü kabullenildiğine inanmayan, küçümseyen, değersiz gören, hafife alan, bilgisiz, tehlike algısı ile teyakkuz halinde, başörtüsü üzerinden dini reddeden ve asla iyi olamayacak bir kişidir. Bu cümlede kullandığım tabirler kitabın dördüncü bölümünü oluşturan başlıklardan ibarettir.
Şimdiye kadar içeriğine dair seçkilerde bulunduğumuz kitabın beşinci ve altıncı bölümünde bir kırılma noktası üzerinden hareketle ikna edilenler ve edilemeyenlerin ele alınışını görüyoruz. Bu bölümler de yine öğrencilerin ifadelerinden yola çıkılarak hazırlanmış. İkna edilenler için "Neyi Kaybetmek İstemediler?" başlığı tercih edilmişken, ikna edilemeyip okullarını bırakanlar için "Neden Okullarını Bıraktılar, Neyi Göze Aldılar?" başlığı seçilmiş. Bu başlıklarda yer alan soruları muhataplarına yönelttiğimizde elbette ki tek bir sonuçla karşılaşmayacağımız bir gerçektir. Her insanın ayrı bir gerekçeyle hareket ettiğini varsayabiliriz. Ancak sosyolojik anlamda meseleyi ele alma mecburiyeti içerisinde isek bir kategorizasyona da ihtiyaç duymaktayız. Gülşen Hanım'ın öğrencilerin tercihlerine ilişkin bölümlendirmeyi başarılı bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyebiliriz.
Bu kitaba görüşleri konu kızlardan birisi olan Nevin Öner'in söylediklerini kelimesi kelimesine alıntılamadan geçemeyeceğim:
"Tam ayrılırken, başıma çok kötü bir şey geldi. O ana kadarki tüm rahatlığımı yok eden bir şey. Çıkış için geçmem gereken kontrplak kapıyı açmaya çalıştım ama açamadım. Sanıyorum sıkışmış, ama o an, çok kötü şeyler düşündüm. O ana dek pek ciddiye almadığım bu odanın, gerçekten ikna odası olduğuna inandım. Beni ikna etmeye çalışan bir bayandı ama demek ki ikna edemeyince, kapı kilitleniyor ve açmıyorlar diye düşündüm. Başıma bir şeyler geleceğini düşündüm ve telaşla kapıya vurmaya başladım. Sonra dışarıdan bir görevli gelerek açtı. Dışarı çıktım ve dünyam birden genişledi..."
Bu cümleler bana Amin Maalouf'un Afrikalı Leo kitabında yer alan "Allah'ın ülkesi çok geniştir" cümlesini anımsattı.
Kitabın en can yakan bölümü olarak yedinci bölümü adlandırmakla sanıyorum hata etmiş olmayız. Yedinci bölüm "Öğrencilerin Psikolojisi" başlığını taşıyor. Uzun Vadeli İşkence, Hakkın Gaspedilmesi, Suçluluk Hissi, A-sosyalliğe İtilme, Başarıyı Etkileme, Çatışma, Utanç, Ağlamak, Algıda Değişmezlik ve Seçicilik, Uyku Sorunları, Hastalanma, Korku ve Endişe, Yalnızlık başlıklarında ele alınan sorunlar yumağına dair çözümlelemer aşağıda bazı örnekleri verilen beyanlardan yola çıkılarak oluşturulmuş.
"O dönemden bugüne kalan izler, şakaklarımda kapatamadığım beyazlamış saçlarımda gizli. Kendi kendime terapi yapıyorum ama bundan sonrası da beni ürkütüyor."
"Okul idealimdi. Hayatımı sürdürmek için bir meslek verebilirdi bana. Benzer kapasitede olduğumuz kişiler için yolun açık olması, bizler için ise kapalı olması beni üzüyor. Yüksek yapmak ve üniversitede kalmak isterdim oysa."
"İlk dönemin acısıyla, daha çok Kur'an-ı Kerim okudum. Sanırım zamanla yaptığıma alıştım ve ibadetlerim normalleşti. Fakat, yaptığımın günah olduğu duygusu hiç değişmedi. Ailem biraz destek olsaydı, asla bunu yapmazdım. Peruk bence iğrenç bir şey. İnsanlar bakınca irkilebilir. Bunu biliyorum ve özellikle tercih ediyorum. Ve belki böyle olmasa, nefsime yenilebilirdim. Bunun olmasından çok korktum. Her gün, aşama aşama başörtülü olmamayı kanıksamaktan ürktüm. Oysa bu duygumu korumak istiyordum."
"İnsanda heyecan gidiyor. Okulda, sosyal faaliyetlerde daha çok etkili olabilecekken, İstanbul Üniversitesi'nde okuyup, yasaklı olmak, beni toplumda kenara iten, incinen bir insan haline getirdi. Bir çok şeyin tadı gitti. Sadece derslerini verip geçmeye çalışan insanlar haline geldik. Başını açarak okuyan pek çok insan için bu söylediklerim geçerli. Alışmak çok zor.."
"Başımı açtığım ilk gün sınav boyunca ağladım. Soruları hatırlamıyorum."
"Çocuklarımla ilgili problemler yaşadım. Kızım 5 yaşlarındaydı. Ben ağlarken beni teselli ediyordu. Anne sen üzülme, Allah onları cezalandıracak diyordu. Oğlum 6 yaşlarında bana anne sen açık mısın, kapalı mısın? Diye soruyor. Utanıyorum, ona ne cevap verebilirim. Neden sorduğunu sordum. "Anne, sen okulda açıyorum diyorsun ya" diyor. Çocuk bunları duyuyor."
"Yerin dibine giriyorsunuz. O kadar berbat bir şey. Diğer zamanlarda bile, hemen okulun karşısında açıp, okula koşuyoruz."
"Dışarı çıktığım zaman sarılıp ağlamak istiyordum, başka hiçbir şey yoktu. Sadece sarılıp ağlamak istedim.."
Kitabın son bölümünde belki de doğal bir soru olarak kendimizi içerisinde bulduğumuz "Başarılı Oldular mı?" sorusu ile karşılaşıyoruz. Kitap boyunca devam ede gelen ilginç tespitler burada da gelip yakalıyor bizi.
Ve kitabın sonuç cümleleri :
"İkna odalarında kişinin rızası olmadan yapılan psikolojik müdahaleler, gayri ahlaki olmakla birlikte, ne tıbbi, ne de yasal mazeretle izah edilemez. Manevi bir zorbalık olarak, bilinçleri şartlama uğraşısı, ahlaki bir suç kapsamındadır. Nasıl ki, Manisa'da öğrencilere işkence eden (memur) polisler, haklı olarak yargı önüne çıkarılmaya zorlanmışsa, buradaki (memur) psikologlar da yargılanmalıdır.
Tarihe sessiz sedasız kaydolan bu cürümde, öncelikle muhataplarının bundan davacı olma sorumluluğu vardır. Televizyon ekranlarında "yardım ediyoruz" masalını anlatan, işlenen suçu meşru imiş gibi gösterenlerin pervasızlıkları, hukuken mahkum edilmeli, bu suçun örtbas edilip tarihe karışması engellenmelidir.
Tarih, iknacılar ile direnenleri, bir kez daha sayfalarında yan yana getirdiğinde, şüphesiz zalim ve mazlum sıfatlarını doğru olarak yazacaktır. Ancak, bu tarih sayfalarında, gelecek nesillerin, suskun ve sineye çekilmiş bir işkence olayı ile değil, hakkını sonuna dek aramış doğruların peşinden koşmuş, yaşadıklarının hesabını sormuş, başı dik mü'minler ile karşılaşması bugün yaşananların hasır altı edilmemesiyle mümkün görünüyor."



SANIRIM GÜLŞEN DEMİRKOL ÖZER n İKNA ODALARI (Psikolojik bir baskı metodu olarak)kitabında anlattığı gayet açık ve nettir....

akaa
21-04-2008, 08:44
akla bakın yahu,
bunu inanmış biri söylemez, söyleyemez
kimbu nisa alnında kılıç resmi, elinde silah provakatör arkadaşın kankasımı,
yoksa danıştaya saldırısında heyecandan rolünü unutup allah allah diye bağırmayı unutan adammı,
atalar ne de güzel söylemiş: cahil dostun olacağına alim düşmanın olsun diye,
ben bu cehaletin karşısında pamuklu kardeşimin düşmanlığını bin defa yeğlerim,
benim peygamberim ne demişti;
acele ediyorsunuz sizden öncekiler başlarından testereyle ortadan kesilmiştide bişey dememişti,
kan kusturmak kim sen kim sen otur önce kendi kendine kus kinini nefretini ondan sonra al o eneni onuda kustuğunun içinde boğ

pamukamabeyazdegil
11-05-2008, 05:46
peygamberın torunlarını oldurenler, damadının kafasını camıde(!) kestılerde yıne, hatta donup allah yolunda yaptık dedıler.....sıffın de alı bıle yenıldı ırtıcaya o kı halıfeydı...sonra bırılerıde vardır kı ellerıyle tutmadıkları gozlerııyle gormedıklerını anlayamaz szgıye ve hısse yukselememıstır gonul gozlerı ve sorgusuz ıman hrıstıyanlıgın geregıdır ve kuralı...ordodoks ahlakıyla ıslam yorumlanmaz...ıslamı anlamanın yolları olucaktır elbette...mesela mezhepler dımı??? oysa dınımızde mezhep yok ama sımdı var dımı? bırılerı dını anlayıslarını soyluyo otekılerı o anlayısa sahıp olanın dın dısı oldugunu....engızısyonlarda kurcanız mı ? seytanın ızı arıycanızmı makatta goz kapagı altında ....ortak bır dunya dınıne mensup olucakmısınız DIYALOG cabalarının sonucuna...turkmenın kestıgı etı yıycekmısınız yoksa artık? :) sivasta lokanta acılıcak mı baska ?? ahh su basının ortusunun derdıyle kor olmuslar yarın ıstanbulda depremde bır kefen bulabılecekmısınız yarınızı sevgılınızı yada kendınızı ortebılecek....yasıycaz gorcez...bırılerı seyredıp gorcek..baska bırılerı yon verıp gorucek....ebu cehil dilliler bakalım o zman ne dıyecek!! hz ısa ya roma valısı dıyo kı
madem allahın peygamberısın hadı ıkna et benı ınandır kı senı onlara vermıyım dıyo...hz ısa sesımı duydun bu ınanman ıcın yetmelıydı dıyo...(sorgula sakın gıbıde anlasılabılır bu nasıp ısıdır herkes nasıbınce alır ben oyle almadım) bi durmak lazım bazen durup bır dusunmek...neden acaba dıye...bır fılm vardı bırkac ıyı adamdı sanırım ısmı tom cruıse demı more falan oynuyo bırde jack nıkolsen avukatlardı hanı askerıye de bır durum olusuyodu ızlemıssınızdır...en son elemanlar sucsuz bulunuyo bazı suclardan ama bır suctan dolayı suclu bulunuyolar ve ORDUDAN SEREFSIZ OLARAK atılıyolar(terım oyle gıcıyo detay bılmıyorum) ıkı asker var tabı sanıklar ...askerın bırı SIGIRCA olan akıllıya soruyo bız nerde hata yaptıkk dawson dıyoo sadece bız bıze soylenenlerı yaptık emırlere uyduk dıyo...ama mahkeme onları suclu buluyo...hersey ınsan ıcındır ama hersey...ıyıde kotude beyazda lekede...bırını yargılayabılmek ıcın ya allah olucan ya allahla ortak...eger ınsansan yargılamayı d enemee ....adaletın yumrugu pektır sıkı vede acılıdır...allah kımseyı sozunu ıspata mecbur etmesınn kana kılıca atıf yapılırsa burasııı halaaaaaa turk yurdudur bız demır ehlıyız ve ondan ne yapılıyosa onunda mızraklarına kurandan ayetler takıp bır daha gelırse bırılerı ustune bu ulkenın hz alı gıbı davranmaya bılır bırılerıı ...durup dururken ne kadar gerıldı bakın ulke ne ugruna ?? bır bosbakanın ıhtıraslarıı...ve cahılll ve bılgısız bırde ukala bır nesıl...adam sevgı almamıskı sefkat le bakabılsın...nızamul mulk olunce acıkklanması vasıyetıyle yazdıgı sıyasetnamde soyler farabıı ARA da (ıdeal devlet) satır aralarında seyh edebadıl atamana(osman bey dıye bılınır sadece) yanı yabancıların ottoman ısmını takma sebeblerı olan ataman bey osmanlının ılk beyıne kızını verırken(devlet kurma yetkısının turk kulturundekı senedıdır) soylemıstı ve en son mustafa soyledı herkezın lakabı kemal dıye soyledıgı ama asıl adı MUSTAFA olann soz su ıdı ALLAH TURK DEVLETINI KIYAMETE KADAR DAİM KILSIN amin(alıntı)....yada mustafa nın kelımelerıyle TURKIYE CUMHURIYETI ILELEBET PAYIDAR KALACAKTIR ...yani kulturrr kaya gıbı anlıycagınız...sımdı kım bundan sıkayetcı olurkı burda dıye bakıcak herkez:) emevı tarafında mı olcan turk(ırk turk yoktur sıyasal bır bırlıktelıktır turkluk) tarafındamı...mıllıyetcılıkte elbette olcusuz oldugunda kotudur...ama en kotusu bır s eylerı allah adına yaptıgını soyleyerek kutsallastırmak...madem su serıat allahın(ıstenılen veya uygulanan) neden hersey oluyo orta doguda serıat yorumunuz mu yanlıs yoksa allahın serıatı yetmıyomu sızı kurtarmaya ? suphesızkı seraıt sanıldıgı gıbı tanrıdan olsa bızı yuceltır yukseltır ezdırtmez dı elın jonısıne bobısıne ...bayrak ay yıldızdır...bayrak ıslamın bayragıdır...ordu en saglam ordudur ...orduuu bayragını bılır onun ıcın olurrr ve onu korurrr....cunku bayrak ıslamın bayragıdır...peygamber ocagıdır ve bebelerıne mehmet denır (muhammed mehemmed mehmed mehmet) ssaygıdan muhammet ısmını kullanmayız bız...bız savasırken hz muhammedın koydugu kurallarla savasırız bılıyomusunz?? turk ordusu evetttt....aman dıleyese kadına cocuga yaslıya sılahsıza ve mazluma kılıc cekemeyız....senden su ısteyen kakrına bıle tecavuz etmıs olsa vermek zorundasındır bıızım kulturumuzde cunku hz huseyını susuz bırakarak oldurduler bız hz huseyını oldurenlere benzeyemeyız karımıza tecavuz etmıs bıle olsa esırımız...(canakkalede olanları falan dusunun ) ve ocagına sıgınanı teslım etmezsın asla ama aslaaa...(bunu malesef bazen bozduk) ve INSAFLI olmak ınsaflı olandan hersey olur gusel hersey tabı...