osenmer
13-05-2006, 12:36
Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdür Vekili Mine Acar, eleştiri getirilen görev ve çalışma yönergesiyle ilgili, "Tek amacım, çalışanlarımızın hem özlük hakları açısından önünü açmak, hem de görevde yükselmelerini sağlamaktır" dedi.
http://www.haberx.com/newspictures/25/255471SmallPicture.jpg
Acar, bazı maddelerinde değişiklik yapılan DT Görev ve Çalışma Yönergesi'nin ayrıntılarını AA muhabirine anlattı.
Bu yıl mevcut yönergeyi incelediklerini ve personelin bir kısmının önünün tıkalı olduğunu gördüklerini belirten Acar, ilgili birim amirlerinin yer aldığı 10-12 kişilik bir ekiple çalışma başlattıklarını söyledi.
Çalışma sonucunda da varolan yönergede 3-4 maddelik bir değişikliğe gittiklerini anlatan Acar, "Tek amacım çalışanlarımızın, sözleşmeli personelimizin, genç yönetmen arkadaşlarımızın hem özlük hakları açısından önlerini açmak, hem de görevde yükselmelerini sağlamaktır. İnsanların hakkı bu zaten..." diye konuştu.
"Reji Bölümü" mezunlarını ilgilendiren bir değişikliğe de yer verdiklerini belirten Acar, "Dedik ki, 6 oyunda usta yönetmenlerin yanında çalışsınlar ve başarılı referans alan arkadaşlarıma, eğer genel müdürlük uygun görürse, 1-2 reji denemesi yaptırır ve başarılı bulurlarsa da rejisör kadrosuna geçerler" sözleriyle bu düzenlemeyi aktardı.
Yönetmenlerle ilgili bir düzenlemeye de gittiklerini belirten Mine Acar, eski yönergenin rejisör olmak için en az 10 reji yapma koşulunu getirdiğini söyledi.
Bazı yönetmenlerin 3 reji yapmasına rağmen ödüller alarak takdir topladığını belirten Acar, "Bu insanın 10 rakamını tamamlamak için 50 yaşına gelmeyi beklemesinin bir anlamı yoktur. Bu insan beceriyordur ve yapmalıdır. Ama öte yandan bunun aksini de söyleyebilirim, bir arkadaşım da vardır, bu 10 rakamını eş, dost, ahbap ilişkileriyle belki tamamlamıştır. Ama 10 değil, 30 reji de yapsa rejisör niteliği olmayabilir" dedi.
Son derece iyi niyetle yola çıktıklarını ve kalabalık bir ekiple, hiçbir şeyi saklayıp gizlemeden bu çalışmayı yaptıklarını ifade eden Acar, şöyle konuştu:
"Bunun bu biçimde algılanması beni üzdü. Şahsıma direkt yöneltilen konuyu da şöyle anlatayım: Ben 25 yıldır bu kurumdayım. Bu kurumda dramaturgluk, başdramaturgluk, yönetmenlik, reji asistanlığı, bütün bunları yaptım. 'Genel müdürlük için önünü açmak' diyorlar. Ben zaten genel müdürlük yapıyorum burada. Yani tedbiren oturmuyorum. Tam yetkiyle, vekaleten oturuyorum.
Benim asaletimin gelmesi, benim özlük haklarımla ilgili bir şeydir. Üç kuruş alırım, almam. 860 YTL maaşla 18 saat çalıştım, bu kadar yükü, sorumluluğu üstlendim, 9 aydır da böyle çalışıyorum. Sesim de çıkmıyor. Eğer ben kendimi bir yere geçirmek isteseydim bu benim elimdeydi. Yani boş reji asistanı kadrosu vardı, bir sanat yönetim kurulu kararıyla da bunu yapacak olanağım vardı. Böyle bir şeyi yapmadım. Bir başvurum da yok bu konuda."
http://www.haberx.com/newspictures/25/255471SmallPicture.jpg
Acar, bazı maddelerinde değişiklik yapılan DT Görev ve Çalışma Yönergesi'nin ayrıntılarını AA muhabirine anlattı.
Bu yıl mevcut yönergeyi incelediklerini ve personelin bir kısmının önünün tıkalı olduğunu gördüklerini belirten Acar, ilgili birim amirlerinin yer aldığı 10-12 kişilik bir ekiple çalışma başlattıklarını söyledi.
Çalışma sonucunda da varolan yönergede 3-4 maddelik bir değişikliğe gittiklerini anlatan Acar, "Tek amacım çalışanlarımızın, sözleşmeli personelimizin, genç yönetmen arkadaşlarımızın hem özlük hakları açısından önlerini açmak, hem de görevde yükselmelerini sağlamaktır. İnsanların hakkı bu zaten..." diye konuştu.
"Reji Bölümü" mezunlarını ilgilendiren bir değişikliğe de yer verdiklerini belirten Acar, "Dedik ki, 6 oyunda usta yönetmenlerin yanında çalışsınlar ve başarılı referans alan arkadaşlarıma, eğer genel müdürlük uygun görürse, 1-2 reji denemesi yaptırır ve başarılı bulurlarsa da rejisör kadrosuna geçerler" sözleriyle bu düzenlemeyi aktardı.
Yönetmenlerle ilgili bir düzenlemeye de gittiklerini belirten Mine Acar, eski yönergenin rejisör olmak için en az 10 reji yapma koşulunu getirdiğini söyledi.
Bazı yönetmenlerin 3 reji yapmasına rağmen ödüller alarak takdir topladığını belirten Acar, "Bu insanın 10 rakamını tamamlamak için 50 yaşına gelmeyi beklemesinin bir anlamı yoktur. Bu insan beceriyordur ve yapmalıdır. Ama öte yandan bunun aksini de söyleyebilirim, bir arkadaşım da vardır, bu 10 rakamını eş, dost, ahbap ilişkileriyle belki tamamlamıştır. Ama 10 değil, 30 reji de yapsa rejisör niteliği olmayabilir" dedi.
Son derece iyi niyetle yola çıktıklarını ve kalabalık bir ekiple, hiçbir şeyi saklayıp gizlemeden bu çalışmayı yaptıklarını ifade eden Acar, şöyle konuştu:
"Bunun bu biçimde algılanması beni üzdü. Şahsıma direkt yöneltilen konuyu da şöyle anlatayım: Ben 25 yıldır bu kurumdayım. Bu kurumda dramaturgluk, başdramaturgluk, yönetmenlik, reji asistanlığı, bütün bunları yaptım. 'Genel müdürlük için önünü açmak' diyorlar. Ben zaten genel müdürlük yapıyorum burada. Yani tedbiren oturmuyorum. Tam yetkiyle, vekaleten oturuyorum.
Benim asaletimin gelmesi, benim özlük haklarımla ilgili bir şeydir. Üç kuruş alırım, almam. 860 YTL maaşla 18 saat çalıştım, bu kadar yükü, sorumluluğu üstlendim, 9 aydır da böyle çalışıyorum. Sesim de çıkmıyor. Eğer ben kendimi bir yere geçirmek isteseydim bu benim elimdeydi. Yani boş reji asistanı kadrosu vardı, bir sanat yönetim kurulu kararıyla da bunu yapacak olanağım vardı. Böyle bir şeyi yapmadım. Bir başvurum da yok bu konuda."