arkadaşlar deli fıkralarını bu bölümde yayınlamaya devam edeceğiz...
ALIK TUTUYORUM
Deli duvara oturmuş.Elindeki oltanın ucu sokağa sarkmış....
Yoldan geçen soruyor;
- Orada balık mı tutuyorsun sen?
- Hayır alık tutuyorum.
- Tutabildin mi bari ?
- çook ... Seninle 23 oldu
DELİ ADAM
Delinin biri mektup yazıyormuş.Bunu görenler
- Kime yazıyorsun
Oda cevap verir:
- Kendime.
- Açta okuyalım.
- Olmaz daha göndermedim.
YOL VERMİYOLAR
Murat 131 aracın biri otobanda giderken benzininin bitmesi sonucu araç yerinde kalır aracın sahibi otobanda otostop yapmaya başlar tam o sırada mercedes marka bir arac murat 131 aracın yanında durur ve hayırdır kardeş der.:murat 131 aracın sahibi benzinim bittide size zahmet 20-30 km.ileride bir benzin istasyonu var giderken aracımıda çekermisiniz der. Mercedes aracın sahibi olur fakat ben buraları bilmem benzin istasyonuna yaklaştığımızda bana sellektör etki aracınızın farkına varayım ki benzin istasyonuna sizi bırakayım der. Murat 131 aracın sahibi aracını mercedese iyice halatla bağlar ve yola koyuyurlar.yaklaşık 10-15 km.giderken başka bir mercedes araba murat 131 mercedes arabaya yaklaşarak hız yapmaları için dalga geçer şeklinde murat 131 aracı çeken mercedes arabanın şöförüne hareket eder.bunu gören şöför dayanamayarak gaza basar ve murat 131 aracın varlığını bile unutur.(Bunun üzerine murat 131 arac benzin istasyonuna yaklaştığında boyuna sellektör eder.Bu sellektörleri murat 131 aracını çeken mercedes şöförü farkına varmaz.) Heligopterle trafik kontrollerini yapan trafik polisleri görürki 2 mercedes otobanda kapışmış ve süratlanmışlardır bunu derhal amirlerine haber verir amirim otoban yolunun üzerinde uçuyoruz fakat 2 mercedes kapışmış ve süratlı bir şekilde gidiyorlar demiş. Amirin cevabı olabilir orası otobandır karışma yetkimiz yoktur. demiş Trafik polisi tekrar ama amirim.: İKİ MERCEDES KAPIŞMIŞ GİDİYORLAR FAKAT ARKALARINDA BİR MURAT 131 ARACA BOYUNA SELLEKTÖR ETMESİNE RAĞMEN BU MURAT 131 ARACINA YOL VERMİYORLAR demiş.
DERS BİTTİ
Delileri uçağa bindirip, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı. Ama o kadar çok gürültü yapiyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı. Uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittigini görmek istedi.
Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı. Baktı, en başta bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.
Pilot:
-Sen neden bağırmıyorsun? diye sordu.
Adam :
- "Ben bunların öğretmeniyim. Onlarda benim öğrencilerim. Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum" diye cevap verdi.
Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti. Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.
Pilot:
- "Aman çok güzel!" diye sevindi. "Herhalde kendini öğretmen sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek" diye düşündü.
Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu. Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti. Gidip bakmak istedi. Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok! Dehşetle sordu :
-Ögrencilerin nerede?, diye...
Öğretmen:
- "Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!"
5 İLERİ 1 GERİ
Temel 0 model BMW cekmis altina ,Dursunun yanina gitmis söyle havali havali
" Dursun nasil buldun arabami,bununla Istanbul -Trabzon arasini 3-4 saatte katederum "
Dursun biraz saskin itiraz edecek olmus
" Temel araba güzel hos ama 3-4 saatte imkansiz demis"
Temel iddiaci tabii demis "denemesi kolay simdi yola cikliyorum 4 saat sonra beni Trabzondaki Hüsnü amcanin bakkalindan ara bak nasil orda olacagim"
Dursun" peki " demis deniyelim ,ve 4 saat sonra Trabzonda Hüsnü amcanin dükkani aramis gercektende telefona Temel cikmis biraz havali ,biraz kibirli sekilde "buna BMW demisler yavas bile geldim sayilir demis ,bak Istanbula 3 saatte dönecegim" telefonu kapatmis yola cikmis
5 gün sonra Istanbula varmis Dursun merak ile telasli sekilde sormus " ula Temel nerde kaldun ? "
Temel sinirli ve Hayal kirikligi icinde
"ula Dursun Gevur su dünyanin parasini aldigi arabaya 5 ileri vites koymusta,geri vites te cimrilik yapmis sadece 1 Geri vites koymus
DENEDİM
Yaşamaktan iyice bıkan delilerden biri intihar etmeye karar verir eline bir ip alır ipi önce beline sonra yüksek bir ağaca bağlar, başlar sallanmaya.
Durumu farkeden gardiyan sorar :
-Sen ne yapıyorsun
Deli:
-İntihar ediyorum, der.
Gardiyan :
Hiç öyle intihar edilir mi ipi beline bağlayacağına boğazına bağlasana, der.
Deli:
-Onuda denedim ama o zaman nefes alamıyorum, der.
JİMY VE MARY
Jim ve Mary akıl hastanesinde iki hastadır.Bir gün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırken;Jim aniden suya atlayıp en dibe batar.Bunu gören Mary,hemen suya atalayıp dibe kadar yüzer ve Jim'i kurtarır.Tabii Mary'nin bu kahramanca davranaşı olay olur.Bunu duyan başhekim de,Mary'nin artık iyileştiğini ve derhal taburcu edilmesi emrini verir....İşlemler yapılır,belgeler hazırlanır...Başhekim aynı gün Mary'nin yanına gider: " Sana bir iyi,bir de kötü haberim var. İyi haberim ; kahramanca yaptığın davranıştan ötürü anladık ki , akli dengen tamamen yerinde ve artık taburcu oluyorsun.Kötü habere gelinceeee....kurtardığın hasta.......Jim.......intihar etmiş........Az önce odasının banyosunda , kendini asmış olarak bulundu.."
Mary gayet sakin yanıt verir...."O intihar falan etmedi kiiii...ben astım onu oraya....kurusun diye !
EL ARABASI
Delinin biri hastanenin bahçesinde el arabasını ters çevirmiş ve sürmeye uğraşıyormuş.Bunu gören doktor:
- Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı.
Deli hemen cevap verir:
- Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm akşama kadar kum taşıttırdılar, enayimiyim ben!
GERİ GETİRDİM
Akıl hastanesinde delinin biri başhekimden iki tane şişe ister.
Başhekim şişe yerine,deliye iki tokat atar. Deli kızgın bir şekilde odasına döner.
Ertesi gün deli başhekimin odasına gider. Girer girmez başhekime iki tokat atar.
Ne olduğundan habersiz başhekim:
"Deliye naptığını zannediyorsun" diye çıkışır. Deli de:
"Birşey yaptıgım yok efendim,dün verdiğiniz şişeleri getirdim" der.
KARIŞTIRMADIN
İki deli hastanenin önündeki havuzun başında oturuyorlarmış
Birisi kalkıp havuza şeker atmış ve:
Havuzdan bir yudum almış sonra tükürmüş. Arkadaşına:
-Havuza şeker kattım ama tatlı olmadı
Arkadaşı :
-Tabi olmaz karıştırmadın da ondan
BU SEFERKİ
Delinin biri tımarhanenin bahçesinde yürürken bakmış başka bir deli ağacın altında oturmuş kahkahalar atıyor. Hemen yanına kosmuş ve sormuş "hey sen niye gülüyorsun öyle?", öbür deli "hiç, ben hep kendi kendime fıkra anlatırım ama bu seferkini hiç duymamıştım".
ANAHTAR
İki deli tımarhanede aynı odada kalıyorlarmış. Odanın kapısına bir anahtar uydurmuşlar her gece kaçıp geziyorlarmış. Bir gün görevli odanın kapısını açık unutmuş. Bunlar kapının yanına gelmişler kapı açık. Bir deli diğerine demiş ki:
- Eyvah bu gece kapı açık nasıl kaçacağız?
Öbürüde:
- Akıllıya bak bu gece de pencereden atlarız.
demiş.
KÜSÜM
Delinin biri hastane bahçesinin bir köşesinde oturmuş elinde bir mektup saatlerce mektuba bakıyormuş. Bunu farkeden başka deli yanına yaklaşarak:
- "Merhaba kardeş uzaktan seni seyrediyorum saatlerce mektup okuyorsun kimden?"
- "Eski bir arkadaşımdan kendisini çok severdim."
Mektubu merak eden öbür deli yan taraftan bir göz atar:
- "Ama bu mektup boş hiç birşey yok.?"
Metubu okuyan deli:
- "Arkadaşımla üç senedir küsüm."
DELİYİZ AMA APTAL DEĞİLİZ!!
Adamin biri arabasiyla akil hastanesinin onunden gecerken arabanin lastigi patlar ve firlar gider. Adam aracini zorla kontrol eder ve sans eseri zararsizca yolun kenarina ceker.Bagajindan stepne lastigi cikarir fakat onu takmak icin hic bijonu yoktur.Adamcagiz baslar kara kara dusunmeye. Bu sirada akil hastanesinin parmakliklarina bir deli tirmanir ve adama seslenir
"Hist n'apiyorsun orada?"
Adam:
"Ya sorma lastik patladi, yenisini takacagim ama hic bijonum yok"
Deli guler:
"O da dert mi, diger obur tekerleklerden al birer bijon, boylece her tekerde 3 bijonun olur istedigin yere guvenle gidersin"
Adam bu akla hayret eder ve deliye sorar:
"Ya sen bunu nasil dusunebildin be kardesim"
Deli yeniden guler:
"Deliyiz ama aptal degiliz"
miyav
İki deli, akılhastahanesinden kaçmaya karar vermişler. Gece vakti hızlı bir şekilde duvardan atlayarak
boşluktaki tarlaya çıkmışlar. Tellerin arasından sürünerek ilerlerken bir bekçi bunların hışırtısını duymuş.
Hemen bağırmış:
-Kim var orada?
Delilerden biri hemen:
-Miyaw, miyaww diye seslenmiş. Huşırtıyı kedinin çıkardığını zanneden bekçi tam geri dönecekken deliler yine
sürünmeye başlamışlar ve yine bir hışırtılar başlamış. Bekçi hemen dönmüş ve bağırmış:
-Kim var orada?
İyice sinirlenen deli:
Miyaw dedik ya lAn demiş.
FİTİL
Bir tımarhanede deliler ayaklanır ve binanın orta bahçesini işgal ederler. Hiçbiride dağılmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeliği açarlar ve aynısını uygulamaya karar verirler. Yönetmeliği göre bir doktoru çırıl çıplak soyar delilerin içine atarlar. Doktor içeri girince * BOMBAAA * diye bağırır. Bu gören deliler doktoru tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Bunun üzerine doktorlar tekrar toplanır ve konuşurlar. Bu işte bir yanlışlık vardır. Delilerin hepsinin dağılması gerekmektedir. Yeniden denerler. Bir doktoru daha soyup içeri atarlar ve oda * BOMBAAA * diye bağırır. Deliler onu da tutukları gibi camdan dışarı atarlar. Başhekim en sonunda bir de ben deneyim der ve soyunup delilerin arasına girer ve * BOMBAAA * diye bağırır. Bunun üzerine bütün deliler kaçışır ve binayı ve orta bahçeyi terk ederler. Doktorlar merak eder ve biraz akıllı olanlarından toplayarak bu durumu sorarlar. * Niçin siz ilk iki doktor girdiğinde binayı boşaltmadınız da son başhekim girdiğinde boşaltınız? * derler. Delilerde * İlk giren iki bombanın fitili uzundu ama son giren bombanın fitili kısaydı zamanımız yoktu çerde patlamasın diye böyle yaptık * derler.
tövbe tövbe
Deliler hastanesinde bir deli arkadaşına peygamber olduğunu iddia eder ve tabiki arkadaşıda ona inanmaz.
-"Oğlum kafayı yedikte bu kadarda değil".
Daha sonra diğer bir arkadaşının yanına gider ve der ki:
-"hasan peygamber olduğunu iddia ediyor".
Bunun üzerine diğer arkadaş:
-"Yalan, çünkü böyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum".
DELİMİYİM ?
Bir deli doktoru, delilerin dışardan deli gibi görünüp görünmediklerini merak etmiş ve yoldan geçenlere sormuş:
- "Ben deli miyim?"
- "Evet."
- "Nasıl anladınız?"
- "Kimse yoldan geçenlere ben deli miyim diye sormaz da ondan."
ÖNCE KAÇANLAR
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında,
- "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler...
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve,
- "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler...
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
- "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"
NAPOLYON
Akil hastenesini gezen saglik bakani bir hastanin yanina yaklasmis. Hasta ona bakmis,
- Yeni mi düstün?..
- Hayir, ben sağlik bakanıyım. Buraya sizleri ziyaret etmek için geldim...
- Heh heh heh, saglik bakanıymış... Bende Napolyon Bonapart, memnun oldum.
NAPOLYON
Napolyon akıl hastanesini ziyarete gider.Delinin biri yanına gelir.
-Babalık sende kimsin . der
-Ben napolyonum.
-Üzülme bendede böyle başlamıştı.
FARK VAR
Başhekim birgün deliler hastanesinde hastaları ziyarete çıkar ve bir köşede delilerin kendi aralarında bir rakam söyledikten sonra güldüklerini görür ve dayanamaz sorar :
- Neden söylediginiz her rakamdan sonra gülüyorsunuz?
Delinin biri cevap verir:
- Biz bütün bildiğimiz fıkralara numara verdik 5 dedigimiz zaman 5 numaralı fıkra aklımıza geliyor gülüyoruz 8 deyince 8 numaralı fikra aklımıza geliyor gülüyoruz demiş. Başhekim bir de ben söyleyeyim o zaman demiş 5 demiş çıt yok, 7 demiş çıt yok. Bakmış çıt yok ve sormuş:
- Ben soyleyince neden gülmüyorsunuz? Delinin biri cevap vermis :
- Başhekimim anlatmadan anlatmaya fark var.
ONDÖRT
adamın biri yolunda giderken bir deli hastahanesinin bahçesindeki seslere kulak vermiş.deliler on üç on üç diye bağırıyorlarmış.adam kafasını uzatmış,bakmış.deliler adamın kafasını içeriye uzatmışlar ve bağırmaya devam etmişler:on dört ondört
PİLOT
Uçak, Yeşilköy'den kalkmıştı. Bakırköy Akıl Hastanesinin üzerinden geçerken, pilot birden gülmeye başladı. Hostes bu gülüşün sebebini sorunca şu cevabı verdi :
- Başhekim kaçtığımı öğrenince kimbilir nasıl şaşıracak!!!
FENER
İki deli, tımarhaneden kaçmak için tünel kazıyorlarmış, birinin elinde fener, diğerinde kazma, kazıyorlarmış. Elinde fener olan deli, feneri tutmuş, ışık hüzmesini diğer deliye göstererek
- "bunun üzerinde yürürmüsün?" . Diğeri düşünmüş,
- "yaaa, demiş, yürümesine yürürüm ama, feneri kapatırsan düşerim."
kasap
İki deli, tımarhaneden kaçmak için tünel kazıyorlarmış, birinin elinde fener, diğerinde kazma, kazıyorlarmış Elinde fener olan deli, feneri tutmuş, ışık hüzmesini diğer deliye göstererek
- "bunun üzerinde yürürmüsün " Diğeri düşünmüş,
- "yaaa, demiş, yürümesine yürürüm ama, feneri kapatırsan düşerim "