eSrA
15-06-2006, 05:54
Mustafa Kemal Gibi Düsünmek!..
>Tarih, 18 Mayis 2002... Yer, Italya'nin Perugia kenti...
>
>Genç Türk isadami Utku Oguz, bilgisayarinda kayitli son Atatürk
fotografini
>projeksiyon makinesinin aydinlattigi duvara yansitip sözlerini tamamladi:
>
>- Iste, Anadolu aydinlanmasini n temeli olan Türk Devrimi budur...
>
>Perugia'nin önde gelen kisilerinin olusturdugu Felsefe ve Tarih Kulübü'nün
>üyeleri ve konuklar büyük bir coskuyla alkisladilar genç adami. Genç adam
>da
>bir saatlik ''1918 -
>1939 arasi Türkiye ve Atatürk Reformlari'' konferansinin gördügü ilgiden
>mutlu, biraz da saskindi!.. Kulübün baskan yardimcisi Italyan dostu bir
>süre
>önce, "Su hayrani oldugun ve her karsilasmamizd a bana anlatip durdugun
>Atatürk'ü bizim kulüp üyelerine de anlatir misin?'' dediginde hiç
>tereddütsüz kabul etmis, ama böylesine yogun bir ilgi ve heyecanla
>karsilanacagin i düsünmemisti...
>
>Ama Utku Oguz için o 18 Mayis gecesini asla unutulmayacak kilan yorum,
>orada
>konuk olarak bulunan yasli bir Norveçliden geldi:
>
>- Norveç dilinde ''Mustafa Kemal gibi düsünmek'' diye bir deyim vardir...
>Herhangi bir problem karsissnda, çözümü imkansiz oldugu düsüncesiyle hemen
>kestirmeden teslim olma egiliminde olan, ne yapip edip bir çözüm üretmek
>için yaraticiligini zorlama zahmetine katlanmak istemeyen ruh ve zihin
>tembeli kisilere söylenir bu söz... Bu tip insanlara derhal, ''Hayir,
>yaniliyorsun bu problemin mutlaka bir çözümü olmali, biraz da Mustafa
Kemal
>gibi düsün'' deriz... Ancak sizin bu geceki sunusunuzdan sonra bu sözün
>arkasindaki anlami çok daha derin bir sekilde kavramis durumdayim; bu
güzel
>fotograflar esliginde yaptiginiz sunusunuz bana bu yasimda bir sey daha
>ögretti; yani benim anadilim olan Norveçceye yerlesmis olan eski bir
>deyimin
>arkasindaki gerçek ve derin anlami!.. Size bunun için minnettarim...
>
>Genç Türk'ün gözleri yasardi... Dünyanin bir baska ucundaki ülkenin
>anadiline bir deyim olarak yerlesmis büyük devrimciyi bir kez daha minnet
>ve
>özlemle andi... Yalnizca bir saatlik bir konferans olarak planlanan gece
>ancak 19 Mayisin ilk saatlerinde sona erebildi. Saatlerce süren tartisma
ve
>yorumlar ise su ortak yargiyla sonuçlandi:
>
>- Atatürk Devrimleri bütün ulkelere uygulanabilece k evrensel bir
>reçetedir... Zira din ve etnik ayirim temellerine dayanmayan çagdas devlet
>modeli ne kadar çok ülkede uygulanirsa, dünya o kadar daha huzur ve baris
>içinde bir yer olacaktir...
>
>Genç adam gecenin sessizliginde yürürken büyük bir iç sizisiyla ''Türk
>Devrimi'ni yikmak için yola çikan karsi devrimciligin ülkeyi sürükledigi
>batakligi, 'baska çare yok'
>diyerek IMF'nin önünde boyun büken siyasetcileri düsündü. Sonra büyük bir
>heyecan ve coskuyla yasli Norveçlinin bu kölelik zincirini kirmak için
>müthis bir formül sundugunu
>animsadi:
>
>- Mustafa Kemal gibi düsünmek!.......
>
>Tarih, 18 Mayis 2002... Yer, Italya'nin Perugia kenti...
>
>Genç Türk isadami Utku Oguz, bilgisayarinda kayitli son Atatürk
fotografini
>projeksiyon makinesinin aydinlattigi duvara yansitip sözlerini tamamladi:
>
>- Iste, Anadolu aydinlanmasini n temeli olan Türk Devrimi budur...
>
>Perugia'nin önde gelen kisilerinin olusturdugu Felsefe ve Tarih Kulübü'nün
>üyeleri ve konuklar büyük bir coskuyla alkisladilar genç adami. Genç adam
>da
>bir saatlik ''1918 -
>1939 arasi Türkiye ve Atatürk Reformlari'' konferansinin gördügü ilgiden
>mutlu, biraz da saskindi!.. Kulübün baskan yardimcisi Italyan dostu bir
>süre
>önce, "Su hayrani oldugun ve her karsilasmamizd a bana anlatip durdugun
>Atatürk'ü bizim kulüp üyelerine de anlatir misin?'' dediginde hiç
>tereddütsüz kabul etmis, ama böylesine yogun bir ilgi ve heyecanla
>karsilanacagin i düsünmemisti...
>
>Ama Utku Oguz için o 18 Mayis gecesini asla unutulmayacak kilan yorum,
>orada
>konuk olarak bulunan yasli bir Norveçliden geldi:
>
>- Norveç dilinde ''Mustafa Kemal gibi düsünmek'' diye bir deyim vardir...
>Herhangi bir problem karsissnda, çözümü imkansiz oldugu düsüncesiyle hemen
>kestirmeden teslim olma egiliminde olan, ne yapip edip bir çözüm üretmek
>için yaraticiligini zorlama zahmetine katlanmak istemeyen ruh ve zihin
>tembeli kisilere söylenir bu söz... Bu tip insanlara derhal, ''Hayir,
>yaniliyorsun bu problemin mutlaka bir çözümü olmali, biraz da Mustafa
Kemal
>gibi düsün'' deriz... Ancak sizin bu geceki sunusunuzdan sonra bu sözün
>arkasindaki anlami çok daha derin bir sekilde kavramis durumdayim; bu
güzel
>fotograflar esliginde yaptiginiz sunusunuz bana bu yasimda bir sey daha
>ögretti; yani benim anadilim olan Norveçceye yerlesmis olan eski bir
>deyimin
>arkasindaki gerçek ve derin anlami!.. Size bunun için minnettarim...
>
>Genç Türk'ün gözleri yasardi... Dünyanin bir baska ucundaki ülkenin
>anadiline bir deyim olarak yerlesmis büyük devrimciyi bir kez daha minnet
>ve
>özlemle andi... Yalnizca bir saatlik bir konferans olarak planlanan gece
>ancak 19 Mayisin ilk saatlerinde sona erebildi. Saatlerce süren tartisma
ve
>yorumlar ise su ortak yargiyla sonuçlandi:
>
>- Atatürk Devrimleri bütün ulkelere uygulanabilece k evrensel bir
>reçetedir... Zira din ve etnik ayirim temellerine dayanmayan çagdas devlet
>modeli ne kadar çok ülkede uygulanirsa, dünya o kadar daha huzur ve baris
>içinde bir yer olacaktir...
>
>Genç adam gecenin sessizliginde yürürken büyük bir iç sizisiyla ''Türk
>Devrimi'ni yikmak için yola çikan karsi devrimciligin ülkeyi sürükledigi
>batakligi, 'baska çare yok'
>diyerek IMF'nin önünde boyun büken siyasetcileri düsündü. Sonra büyük bir
>heyecan ve coskuyla yasli Norveçlinin bu kölelik zincirini kirmak için
>müthis bir formül sundugunu
>animsadi:
>
>- Mustafa Kemal gibi düsünmek!.......
>