PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN

FORUMA GİT : Alparslan Aslan'dan inanılmaz itiraflar...


xtrails
11-08-2006, 02:43
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]

Danıştay saldırısının faili Alparslan Aslan'ın mahkeme salonundan kaçmaya çalışması güne damgasını vurdu. Aslan, duruşma sırasında cuma namazı kılmak istediğini ifade edince Mahkeme Başkanı Orhan Karadeniz ile ilginç bir diyalog yaşadı. Karadeniz, "Yargılama da ibadettir. Sen daha iyi bilirsin, ulul emre itaat vardır" deyince, Aslan, "Allah'a itaat etmeyen ulul emre itaat yok" dedi. Aslan savunmasında kendisine Danıştay üyeleriyle ilgili adres ve bilgilerin yer aldığı gazete bilgisini, Fethullah Gülen'in yeğeni olduğunu iddia ettiği Kemalettin Gülen'in verdiğini öne sürdü. Aslan'ın inanılmaz itirafları detayda...

Danıştay'a gerçekleştirilen kanlı saldırının faili Alparslan Aslan, duruşma sürerken cuma namazını kılmak istediğini söyledi. Mahkeme Başkanı Orhan Karadeniz, "Yargılama da ibadettir. Bunu sen de bilirsin, ulul emre itaat var" demesi üzerine Aslan, "Allah'a itaat etmeyen ulul emer itaat yok" dedi ve kaçmaya kalkıştı.
Danıştay saldırının ilk duruşması olaylı başladı. Sabah saatlerinde Alparslan Aslan'ın babası İdris Aslan'ın yaptığı açıklamaların etkisi sürerken, bu sefer cuma namazı için Alparslan Aslan'ın mahkeme salonundan kaçmaya çalışması güne damgasını vurdu. Olay şöyle gelişti:
Duruşma sürerken cuma namazı sesi duyan Alparslan Aslan, "Cuma namazı vakti geldi. Cumaya gitmem lazım, Allah'ın emrini yerine getirmem lazım. Cuma namazını kılmak istiyorum" dedi. Mahkeme Başkanı Orhan Karadeniz, bunun üzerine "Mahkemeye talimat veremezsin" dedi. Karadeniz, "Yargılama da bir ibadettir. Hepimiz Allah'ın kuluyuz. Hem sen de bilirsin, ulul emre itaat var" dedi. Bunun üzerine Alparslan Aslan, "Allah'a itaat var. Allah'a itaat etmeyen ulul emre itaat yok. Savunma yapmıyorum, namaza gitmek istiyorum" dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, savunma yapmama isteğine saygı duyduğunu belirterek, kenara çekilmesini istedi. Yerine oturan Alparslan Aslan, tanıkların önünde bulunan bariyeri atlayarak kaçmaya kalkıştı ve güvenlik kuvvetlerince etkisiz hale getirildi.
FETHULLAH GÜLEN'İN YEĞENİ YARDIM ETTİ İDDİASI
Alparslan Aslan, yaptığı savunmada Cumhuriyet'e ve Danıştay'a yapılan saldırıları kendisinin işlediğini söyledi. Aslan, kendisinin suça meyilli bir yapısı olduğunu ve benzeri kurumlara eylem yapmayı sürekli kafasında tasarladığını belirtti. Danıştay 2'nci Dairesi'nin aldığı türban kararı sonrasında buraya da saldırı düzenlemek istediğini ifade etti. Aslan, "Fethullah Gülen'in yeğeni Kemalettin Gülen'le karşılaştım. Kendisiyle yemek yedik. Bu sırada Mustafa Birden'in adresi ve resimlerinin vakit gazetesinde yer aldığını bana söyledi. Ayrılırken, o gazeteyi ve adresleri muhafaza etmesi gerektiğini kendisine söyledim. Kemalettin Gülen de bana 'bana da bir şey düşerse bana da söyle' dedi. Konuşmamız sırasında Mustafa Birden'i kendisinin de evinden arayarak telefonda küfrettiğini söyledi" diye konuştu.
"ECZACIBAŞI İŞYERİNİ BOMBALAMAK İSTEDİM"
Duruşmanın başında Danıştay 2'nci Dairesi ve Cumhuriyet Gazetesini bombalama eylemlerini neden yaptığına ilişkin soruya, susma hakkını kullanmak istediğini belirterek yanıt vermeyen Aslan, yine de Başkan Orhan Karadeniz'in sorularına yanıt verdi. Aslan, İstanbul'da bulunan ve Bülent Eczacıbaşı'na ait olduğunu zannettiği bir işyerine bomba atmayı da düşündüğünü itiraf etti. Aslan, "Salih hocanın evinden 4 kişi arabayla çıktık. Bu arada Bülent Eczacıbaşı'na ait olan ve onun tarafından yapıldığını zannettiğim bir inşaatın önünden geçtik. Ben buraya iki roket atmak istediğimi söyledim. Bunu Süleyman, Salih ve Abdulsultan'a dedim" diye konuştu. Aslan neden roket atmak istediğiyle ilgili soruya, Eczacıbaşı'nın Sebatayist, Yahudi olmasını neden gösterdi.
"ERBİL'DEN NEFRET EDİYORUM"
Alparslan Aslan, Mehmet Ali Birand ve Mehmet Ali Erbil'le ilgili eylem hazırlığında olduğunu da söyledi. Aslan'ın Mehmet Ali Erbil'le ilgili olarak, "Ondan hala nefret ediyorum, ahlaksız, adi şerefsiz biri" sözleri nedeniyle Mahkeme Başkanı sert bir şekilde uyardı. Başkan Karadeniz, yargılama sırasında hiç kimseye hakaret edemeyeceğini ifade etti. Aslan, Mehmet Ali Birand'la ilgili olarak o dönem çalıştığı kanaldan bilgi topladığını ve kanalda çalışan Cihad adlı birisinden Mehmet Ali Birand'la ilgili bilgi almaya çalıştığını da iddia etti.
"1.5 MİLYARA KELEŞ"
Cumhuriyet'e atılan bombalar için Süleyman Esen'le görüştüğünü söyleyen Aslan, "Süleyman Esen'e bomba lazım dedim. Eniştesi Özel Harp Dairesinde subaydı sanırım. Oda bana temin edebileceğini söyledi. Sonra 2 milyara üç tane bomba getirdi. Kimden aldığını bilmiyorum" dedi. Aslan, eylemlerde kullanmak için bir de kalaşnikof silahı satın aldığını belirterek bunu da Osman Yıldırım'ın akrabalarının kendisine temin ettiğini söyledi. Aslan, kalaşnikof silahı 1.5 milyara satın aldığını söyledi. Silahın, daha önce oturduğu Fikri Cora'ya ait evde bıraktığını ifade eden Aslan kalaşnikofun akıbetiyle ilgili bir bilgisi olmadığını söyledi.
Duruşmada kısık sesle ve hakimin sorduğu soruları aynı şekilde kendisi de tekrarlayarak konuşması dikkat çeken Aslan'ın, sakal bıraktığı gözlendi.

Danıştay 2. Dairesi üyelerine yönelik silahlı saldırının faili olarak yargılanan Alparslan Arslan, savunmasında, “Cumhuriyet Gazetesi'ne bomba attım, Danıştay başkan ve üyelerine saldırıda bulundum” dedi.



Danıştay 2. Dairesi ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik saldırılarla ilgili dava, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Duruşmada kimlik tespiti yapılan Alparslan Arslan, nerede oturduğunun sorulması üzerine, “Sincan F Tipi Cezaevi'nde” dedi.

Mahkeme Başkanı Mehmet Orhan Karadeniz'in tutuklanmadan önce nerede oturduğu yönündeki ısrarlı sorusu üzerine Arslan, “İkametim şu anki adresim değil. Yeni adresim Sincan F Tipi Cezaevi” yanıtını verdi. Arslan'ın bu ifadesi, mahkeme tutanağına aynen geçti.

"HUKUKÇUYUM, SABIKAM YOK"

Arslan, kimlik tespitinde, hukukçu olduğunu ve daha önce bir sabıkasının bulunmadığını söyledi. Diğer sanıklardan kimlik tespiti yapılan Tekin Irşi, İstanbul'da barmenlik yaptığını, Erhan Timuroğlu da bar çalıştırdığını kaydetti.

Kimlik tespitinin ardından, Mahkeme Başkanı Karadeniz, sanıklara iddianameyi okuyup okumadıklarını sordu. Alparslan Arslan, iddianamenin kendisine ulaştığını, ancak okumadığını ifade etti. Karadeniz, bunun üzerine iddianameyi okuyarak Arslan'a, “Ne diyorsun? Böyle bir iş yaptın mı?” sorusunu yöneltti.

CUMHURİYET'E BOMBAYI İTİRAF ETTİ

“Evet, Cumhuriyet Gazetesi'ne bomba attım, Danıştay başkan ve üyelerine saldırıda bulundum” diyen Arslan, Karadeniz'in, “Niye yaptın?” sorusu üzerine, başını öne eğerek, uzun süre sessiz kaldı. Başkan Karadeniz'in ikazına karşılık Arslan, susma hakkını kullanacağını kaydetti.

Ancak daha sonra Alparslan Arslan, Başkan Karadeniz'in sorularını yanıtladı. Sanıklardan Süleyman Esen'in “lideri olduğunu” daha önceki sorgularında söylediğini dile getiren Karadeniz, Arslan'a, “Ne lideri bu?” sorusunu yöneltti. Arslan, Süleyman Esen'in Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ndeyken Ülkü Ocakları Başkanı olduğunu, mevcut olaylarda bir liderliğinin söz konusu olmadığını söyledi.

ECZACIBAŞI'NIN İNŞAATINA ROKET ATMA FİKRİ

Esen'in kendisine “bunu böyle, şunu böyle yap” demediğini ifade eden Arslan, sık sık tutuksuz sanık Salih Kurter'in evinde toplanıp sohbetler yaptıklarını anlattı.

Arslan, Salih Kurter'in evindeki bir toplantıdan ayrıldıkları bir gece arabayla işadamı Bülent Eczacıbaşı'nın yaptırdığı bir alışveriş merkezi inşaatının önünden geçerken kendisini otodakilere “iki roketle buranın uçurulması gerektiğini” söylediğini aktardı.

Sanık Esen'in kendisine buna gerek olmadığını söylediğini kaydeden Arslan, “Ama ben yapılması gerektiğini düşünüyordum. Eczacıbaşı'nı Sabeyatist Yahudi olarak bildiğim için insanların bu alışveriş merkezine gitmemesi gerektiğini söyledim. Eczacıbaşı'nın inşaatının önünden geçerken birisi 'Polat' demişti. Aklıma roket atmak geldi” diye konuştu.

Arabada bulunan “Salih Hoca” dedikleri bir kişiye bu fikrini açıkladıktan sonra kendisinin, “Bizim memleketimizin insanı olan Cevahir İş Merkezi'nin daha çok para kazanması lazım” dediğini ifade eden Arslan, Salih Hoca'nın da bunu onayladığını kaydetti.

“BU TİP OLAYLARI BEN TASARLIYORDUM”

Salih Kurter'in evindeki sohbet toplantılarında namaz kılıp dini konulardan konuştuklarını da anlatan Arslan, Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan saldırıların da bazı sohbetlerde konuşulduğunu söyledi.

Danıştay'a saldırı ve Cumhuriyet Gazetesi'ne bomba atma olaylarını kafasında kurduğunu belirten Alparslan Arslan, “Bu tip olayları ben tasarlıyordum. Buna meyilli bir yapım söz konusuydu. Kendimi yavaş yavaş bu noktaya adapte etmeye başladım” dedi.

“MEHMET ALİ BİRAND'I DA ÖLDÜRMEK İSTİYORDUM”

CNN Türk'te görev yapan “Cihat” adında Kayserili bir arkadaşı olduğunu, bu arkadaşına Mehmet Ali Birand'ı öldürmek istediğini söylediğini ve adresini istediğini anlatan Arslan, “Medyada çalışan Cihat aklıma geldi. Onunla görüştüm, sadece adres istedim” diye konuştu.

Sanatçı Mehmet Ali Erbil'den de nefret ettiğini belirten Arslan, Erbil'e hakaretlerde bulundu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Karadeniz, mahkeme salonunda hakaret edemeyeceği yönünde Arslan'ı uyardı.

Cihat adlı arkadaşıyla görüştüğünde Cumhuriyet Gazetesi'ndeki ”başörtüsü takmış domuz” karikatürünü kendisine söylediğini aktaran Arslan, böylece kafasında Cumhuriyet Gazetesi'ne saldırı olayının şekillendiğini, bir Cumhuriyet Gazetesi satın alarak adresini öğrendiğini ve bir gün de adres tespiti amacıyla gazetenin Şişli'deki bürosuna gittiğini belirtti.

O günün gecesinde Salih Kurter'in evine gittiğini ve Cumhuriyet Gazetesi olayını konuştuklarını ifade eden Alparslan Arslan, bu sırada önünde bulunan mikrofona bakarak, “Ben mikrofonu başka bir şey olarak algılamaya başlıyorum, ben zannetmeye başlıyorum” dedi.

Karadeniz'in sorularına devam etmesi üzerine Arslan, Cumhuriyet Gazetesi'ne bombalı eylem olayıyla ilgili Kurter'in, “Bomba atanlar dikkat etsin, yakalanmasın” dediğini aktardı. Sanık Arslan, konuyla ilgili Süleyman Esen'in ise kendisine bir daha bu tip konuları Kurter ile açık açık konuşmaması gerektiğini söylediğini kaydetti.

2 BİN YTL'YE BOMBA ALDI

Cumhuriyet Gazetesi'ne saldırı olayında bomba temini için Osman Yıldırım ile diyaloğa geçtiğini anlatan Arslan, bu sırada da ”Osmanlı'ya karşı aşırı derecede bir sempatim var” dedi. Tekrar konuya dönen Arslan, Yıldırım'ın Sultanbeyli'de bomba bulabileceğini söylediğini, Esen'in eniştesinin de özel harekat dairesinde astsubay olarak görev yaptığını anlattı. Cumhuriyet Gazetesi'ne atmak amacıyla üç bombayı 2 bin YTL karşılığında Esen'den aldığını belirten Arslan, Esen'in, kendisinin bombayı Cumhuriyet Gazetesi'ne atacağını bilmediğini söyledi.

DANIŞTAY SALDIRISINI TASARLADI

Bazı eylemlerde kullanmak üzere 1500 YTL'ye bir kaleşnikof da temin ettiğini ifade eden Alparslan Arslan, bu silahı Osman Yıldırım'ın Kars ve Erzurum'daki akrabaları aracılığıyla bulduğunu, silahı Danıştay saldırısını gerçekleştirmek üzere Ankara'ya gelirken Fikri Cura adlı arkadaşının evine bıraktığını kaydetti.

Alparslan Arslan, sorular üzerine, Fethullah Kaya'nın evinde yatarken Danıştay 2. Dairesi'nin başörtüsüyle ilgili kararını düşündüğünü, beyin jimnastiği yaptığını ifade etti. Aradan 1 hafta geçtikten sonra Fethullah Gülen'in yeğeni olarak bildiği Kemalettin Gülen ile görüşerek bu konuları konuştuğunu söyleyen Arslan, Kemalettin Gülen'in kendisine Danıştay'da türban kararını veren üyelerin fotoğraflarının Vakit Gazetesi'nde yer aldığını ve “bana bir şey düşerse yardımcı olurum” dediğini belirtti. Arslan, Kemalettin Gülen'in ayrıca, Danıştay 2. Dairesi Başkanı Mustafa Birden'i evinden telefonla arayarak, türban kararıyla ilgili küfürler içeren hakarette bulunduğunu kendisine söylediğini aktardı.

KurtBay
11-08-2006, 03:37
yaptıklarını tasvip etmiyorum ama bu adamı seviyorum 8)