PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN



FORUMA GİT : Hürriyet 'dinci' mi oluyor?.. (Yusuf Ziya Cömert/Yeni Şafak)


osenmer
28-08-2006, 11:06
Ertuğrul Özkök'ün, Yeni Şafak gazetesinin magazin haberleri yapacağı haberlerinin üzerine atlamasına yanıt çabuk geldi.

Yusuf Ziya Cömert/Yeni Şafak
Hürriyet dinci gazete olacak diyen yok ama...
Magazin olgusunu, bu sayfada daha önce de tartışmıştık. Ertuğrul Özkökün köşesinde yaptığı magazini okuyan bazı okurlarımız doğru mu diye sorduğu için yeniden değinmemiz gerekiyor.
Özkök’ü okumayanlar için hatırlatayım, Özkök, geçen hafta yazılarından birini Mehmet Gündem’in Yeni Şafak’ın Capris’te yaptığı toplantılarla ilgili haberine ayırmış. Yazısında, kendince fikir yürütmüş, fotoğrafları yorumlamaya çalışmış... ila ahir.
Salih Tuna, Özkök’ün bakışındaki ‘haller’i köşesinde güzelce anlatmış, tekrara lüzum yok.
Özkök, bir ‘ders’ çıkartmış yazısının sonuna doğru: “Bizlerin, ‘inanç’ hassasiyetlerine onların da modern dünyanın ‘hassasiyetlerine’ açılım yapmaları, hem sektör hem de Türkiye için önemli” diyor.
Mazisinde ‘bilimadamı’ sıfatı taşıyan bir yazarın ‘modern’ kelimesini rastgele kullanmasını, bugün tartışılan ‘din’ olgusunun, ‘modern’ bir olgu olduğunu bilmiyor gibi davranmasını yadırgamalı mıyım?
Modern dünya, dünyanın başka bir yerinde mi, içeriden bakılınca dışarısı görünmüyor da ondan mı topluma bu kadar yabancıyız... diye sormalı mıyım.
Bu soruları uzatmayacağım. Özkök’ün çıkardığı ‘ders’e değer veriyorum. ‘İnanç hassasiyetlerine’ açılım yapmaya karar vermek, iyi bir şey.
Gelelim, bazı okurlarımızın ‘takıldığı’ ‘magazin’ konusuna.
Ertuğrul Özkök’ün yazısına bakıp, ‘eyvah, Hürriyet dinci gazete oluyor’ diye endişeye kapılan oldu mu bilmiyorum. Ama, bize, “magazin’ gazetesi mi oluyorsunuz” diye soranlar oldu.
‘Magazin’ toplumda, sanatçı, artist, manken ‘taifesi’nin kendi aralarındaki dedikodularından,doğru-yanlış ilişkilerinden, bir kısmı ‘reklam’ maksatlı sansasyonlarından ibaretmiş gibi anlaşılıyor. Tabii ki böyle değil.
Bir haber veriyorsunuz. Diyelim, bir işadamı, bir politikacı, bir yerde konuşmuş. Memleketin selameti için bazı fikirler beyan etmiş. Haberi yazdınız. Adamın fikrini haberde tekrar ettiniz. Haber bitti. Bu, dümdüz bir haber. Tadı tuzu yok. Ya da tadı tuzu, tamamen konuşan zatın maharetine bağlı. Çok ‘farklı’ bir şey söylemişse tadı tuzu var, söylememişse yok. Bu haber ‘magazinsiz’ bir haberdir.
Eğer, detaylara girerseniz, mesela, işadamımızın, ya da politikacımızın, kürsüden indikten sonra arkadaşlarına bir fıkra anlattığını işitirseniz ve bunu da yazarsanız, habere bir ‘renk’ gelir.
Bana göre, buradan başlıyor magazin.
Önemli olan, buradan başlaması değil, buradan başlayıp nerelere kadar gittiği.
Daha önce de defalarca belirttiğim, ‘Türkiye’nin değerleri’, ‘bu topraklarda yaşayan insanların değerleri’ diye bir şey vardı. O değerlerle çatışmayan, kendi toplumuyla çatışmayan, aksine, o değerleri paylaşan bir habercilik. Başkalarının yaptığı gibi, toplumu ‘dejenere’ etmeyi amaçlamayan, aksine topluma güç veren, toplumun ‘hassasiyetleri’nin altını çizen bir habercilik. ‘Gayrımeşru’ olanı normalleştirmeyen bir habercilik.
Yeni Şafak buna her zaman özen gösterdi.
Ayrıca, yeni bir karar da değil, Yeni Şafak, başlangıcından bugüne yapabildiği ölçüde yaptı bu haberciliği.