osenmer
07-12-2006, 04:32
Bursa Nutku
Subat 1933'te Bursa Ulucami'de toplanan 100 kadar irticaci camilerde Turkce ezan okunmasina karsi bir ayaklanma girisiminde bulunurlar. Ayaklanma kisa surede bastirilir. Ataturk Bursa'ya gider. Cekirge yolu uzerinde bulunan bir koskte aksam yemegi yenildigi sirasinda bir kisi Ataturk’e ayaklanmayla ilgili olarak soyle diyecek olur: "Bursa gencligi olayi hemen bastiracakti, fakat zabita ve adliyeye olan guveninden oturu..." Ataturk hemen konusmakta olan kisinin sozunu keser ve asagidaki konusmayi yapar:
Turk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekcisidir. Bunlarin geregine, dogruluguna herkesten cok inanmistir. Yonetim bicimini ve devrimleri benimsemistir. Bunlari gucsuz dusurecek en kucuk ya da en buyuk bir kipirti ve bir davranis duydu mu, "Bu ulkenin polisi vardir, jandarmasi vardir, ordusu vardir, adalet orgutu vardir" demeyecektir. Elle, tasla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapitini koruyacaktir.
Polis gelecek, asil suclulari birakip, suclu diye onu yakalayacaktir. Genc, "Polis henuz devrim ve cumhuriyetin polisi degildir" diye dusunecek, ama hicbir zaman yalvarmayacaktir. Mahkeme onu yargilayacaktir. Yine dusunecek, "demek adalet orgutunu de duzeltmek, yonetim bicimine gore duzenlemek gerek"
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karsı cikislarda bulunmakla birlikte bana, basbakana ve meclise telgraflar yagdirip, haksiz ve sucsuz oldugu icin saliverilmesine calisilmasini, kayirilmasini istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanc ve kanaatimin geregini yaptim. Araya girisimde ve eylemimde hakliyim. Eger buraya haksiz olarak gelmissem, bu haksizligi ortaya koyan neden ve etkenleri duzeltmek de benim gorevimdir."
Iste benim anladigim Turk Genci ve Turk Gencligi!
Mustafa Kemal Ataturk
Bursa, 5 Subat 1933
Subat 1933'te Bursa Ulucami'de toplanan 100 kadar irticaci camilerde Turkce ezan okunmasina karsi bir ayaklanma girisiminde bulunurlar. Ayaklanma kisa surede bastirilir. Ataturk Bursa'ya gider. Cekirge yolu uzerinde bulunan bir koskte aksam yemegi yenildigi sirasinda bir kisi Ataturk’e ayaklanmayla ilgili olarak soyle diyecek olur: "Bursa gencligi olayi hemen bastiracakti, fakat zabita ve adliyeye olan guveninden oturu..." Ataturk hemen konusmakta olan kisinin sozunu keser ve asagidaki konusmayi yapar:
Turk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekcisidir. Bunlarin geregine, dogruluguna herkesten cok inanmistir. Yonetim bicimini ve devrimleri benimsemistir. Bunlari gucsuz dusurecek en kucuk ya da en buyuk bir kipirti ve bir davranis duydu mu, "Bu ulkenin polisi vardir, jandarmasi vardir, ordusu vardir, adalet orgutu vardir" demeyecektir. Elle, tasla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapitini koruyacaktir.
Polis gelecek, asil suclulari birakip, suclu diye onu yakalayacaktir. Genc, "Polis henuz devrim ve cumhuriyetin polisi degildir" diye dusunecek, ama hicbir zaman yalvarmayacaktir. Mahkeme onu yargilayacaktir. Yine dusunecek, "demek adalet orgutunu de duzeltmek, yonetim bicimine gore duzenlemek gerek"
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karsı cikislarda bulunmakla birlikte bana, basbakana ve meclise telgraflar yagdirip, haksiz ve sucsuz oldugu icin saliverilmesine calisilmasini, kayirilmasini istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanc ve kanaatimin geregini yaptim. Araya girisimde ve eylemimde hakliyim. Eger buraya haksiz olarak gelmissem, bu haksizligi ortaya koyan neden ve etkenleri duzeltmek de benim gorevimdir."
Iste benim anladigim Turk Genci ve Turk Gencligi!
Mustafa Kemal Ataturk
Bursa, 5 Subat 1933