PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN



FORUMA GİT : Karabay: 'Biz gafil avlanmadık'


osenmer
20-12-2006, 09:30
Karabay: 'Biz gafil avlanmadık'
Köksal Karabay, "Çuval skandalı" için, "Gözcüleri satın alıp Türkleri gafil avladık" diyen Amerikan tim liderine, "Gafil avlanmadık, Kerkük’ten itibaren takipteydik' yanıtını verdi.
http://image.haber7.com/haber/48225.jpg
HELİKOPTERİ DE Mİ GÖRMEDİ BİZİMKİLER

Emekli Korgeneral Köksal Karabay, Amerikalı, ’Türk askeri hazırlıksız yakalandı, baskın konusunda uyarılmadı’ diyor. Bu tamamen gerçek dışıdır. Nasıl oluyor, Kerkük’ten itibaren takip ediyoruz. Araçlarının Talabani’nin sarayına doğru gittiğini, sonra bizim sokağa geldiğini... Sokağa gelmeden önce dışarıda görevlendirilen iki astsubay gelip bilgi verdi. O sırada bir helikopter (0) çizerek havada dolaşıyor, ama bizimkilerin haberi yok diye iddia ediyor

DERDEST ETTİKLERİ KYP’NİN PEŞMERGELERİ

’Parayla satın alındıklarını söylediği’ kapıdaki peşmergeler gözcü değil, KYB’nin tahsis ettiği nöbetçiler. Biz onları gözcü olarak tutmadık. ’Aşağıda bir kaç kişiyi derdest ettiklerini’ söylüyor. Yanlış. Bizimkiler o sırada yukarıda. Derdest ettik dedikleri peşmergeler. ’Televizyon izliyorlardı’ diyor. Bu da yanlış. Televizyon sadece aşağıda peşmergelerin odasında var. Yukarıda televizyon yok.

TÜRK ASKERİ ÇATI VE BALKONDA MEVZİDEYDİ

’Savaşmaya bile fırsatları olmadı’ diyor. Tamamen yanlış. Sokağa girdiklerinde bizim askerlerin hepsi silahlarının başındaydı. Biri çatıda, biri balkonda mevzi almışlardı. ’Türk askerinin sayısı 12 ila 15 idi. Askerlerin silahlarına davranacak zamanı olmadı’ diyor, bu da yanlış. ’Askerler üst kattaydılar’ diyor, bu ifade de şöyle doğru değil. Bizim personelimiz ’ateş etmeyin’ emrinden sonra yukarıda toplandılar. ’Silahlarını bırakmışlar’ diyor. Personelin kendi kullandığı silahların dışındaki malzemeler tabii ki üst kattaydı. ’Müttefik bir ülkenin askerine yapılması gereken muameleyi yaptık ve saygıda kusur etmedik’ diyor. Eğer saygı buysa saygısızlık nedir bunu sizin ve kamuoyunun takdirine bırakıyorum

HERHALDE BİRİLERİ LAFLARI ONA SÖYLETTİ

Bu konuşan kişinin makamı, mevkisi bu kadar siyasi bir konuşmayı yapmaya yeterli mi bilemiyorum. Ama barış bundan önce bozulmuştu da bu mu tamir etti? Konuşan kim? Rütbesi nedir? Çavuş mudur, astsubay mıdır bilmiyorum. Kerkük’teki barıştan söz ediyor bu kişi. Ondan önce Kerkük’te büyük bir olay, gürültü yok ki. Bu baskın Kerkük’te barışı mı sağladı yoksa daha büyük sorunlar mı çıkardı, takdir sizlerin. Herhalde biri ona bunları söyletti. Yoksa onun söyleyeceği bir laf değil bu.

VALİYE SUİKAST YANLIŞ İSTİHBARAT

’Valiye suikast yapılması riskini göze alamazdık’ diyor. Neticede görüldü ki öyle bir şey yok. Yanlış bir istihbarata kurban gittiklerini kabul etmeliler. Valiye bir suikast var mıydı, bunu ortaya çıkarabildiler mi? Bu da yanlış.

Müttefikin kalleşini tahmin edemedik

Amerikalı kendi yönünden böyle anlatıyor. Sanki büyük bir başarı göstermişler. Bizim tim uyuyormuş... Bizim tim adım adım takip ediyor kendilerini. Ölümden korktukları için ateş etmedikleri iddiası yanlış. Bu çocuklar defalarca ölümden dönmüşlerdir. Hepsi de kahraman arkadaşlardır. Memleketleri için canlarını vermekten asla korkmazlar. Canlarını seve seve feda ederler. Bunlar (Amerikalılar) bizim müttefikimiz, o binaya daha önce de gelmişler, oturmuşlar, konuşmuşlar, çay içmişler. ’Bir müttefikin böyle bir kalleşlik yapabileceğini tahmin etmedim’ diyor bizim tim komutanı, bundan daha açık nasıl ifade etsin.

Acemiydiler... Ateş etseydik 60-70’i ölürdü

Köksal Karabay, Türk askerinin neden ateş etmediği konusunda da şunları söyledi: "Bizim tim komutanımız neden ateş edilmediğini Amerikalı General Slyvester’a açıklamıştı. Amerikalıların gerçekten teknik imkanları çok güçlü olabilir. Ama o kadar acemice giriyorlar ki sokağa, ateş emri verilse 60-70 Amerikan askeri ölürdü. Bizimkiler de ölürdü. Ama sonuçta iki ülke arasında öyle bir yara açılırdı ki, bu kolay kolay kapanmazdı. Birincisi bu nedenle ateş emri verilmedi."

Peşmergelerle birlikte oradaydı

Çuval olayı döneminin Genelkurmay Harekat Başkanı olan emekli Korgeneral Köksal Karabay, Celal Talabani’nin oğlunun operasyonu filme almasıyla ilgili olarak da, "Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin oğlu Bafel Talabani kesinlikle oradaydı.

Peşmergelerin arasındaydı. Cipin içindeydi. Zaten onlar da bu konuda lafı çeviriyorlar." Türk timine yapılan baskının görgü tanıkları, Talabani’nin oğlu Bafel Talabani’nin olayı bir cipin içinden video filmine çektiğini söylemişlerdi. Görgü tanıklarının basına da yansıyan ifadelerine göre, Bafel Talabani saat 14.45’de başlayıp yaklaşık bir saat süren operasyondan önce beyaz Land Cruiser marka cipini, Türk askerlerinin bulunduğu eve 100 metre mesafedeki KYB Dış İlişkiler Bürosu’nun önünde park etti. Görgü tanıkları, İngiltere’de eğitim gördüğü ve Özel Peşmerge Kuvveti Kobra Gücü’ne komutanlık ettiği bildirilen Bafel Talabani’nin sonra da operasyonu cipin içinden görüntülediğini de anlattılar.

Baskın fotoğrafları internet sitesinde

Süleymaniye baskını fotoğraflarından bu konuyla ilgili kitap yazan Michael Todd sayesinde haberim oldu.

Baskında Türklerle birlikte tutuklanan İngiliz Michael Todd, 3 yıldır Amerikalı askerlerden resim ve malzeme topluyordu. Fotoğrafları bana o gösterdi. Todd bununla ilgili bir kitap yazıyordu ve baskında bulunan Amerikalı tim komutanının kardeşiyle yazışıyordu. Todd’un aracılığıyla Amerikalı tim komutanının kardeşine ulaştım. Kardeşi sayesinde de tim komutanıyla bağlantı kurdum. Günlerce e-mail ile yazıştık. Röportajı geçtiğim Nisan ayında yayına hazırladım. Fakat daha ayrıntılı bir dizi yapabilmek için Todd’un kitabını tamamlamasını bekleme kararı aldık. Ancak, emekli Korgeneral Köksal Karabay, televizyon programına çıkınca, Hürriyet Yazıişleri yaptığım röportajı ve baskın fotoğraflarını yayınlama kararı aldı. Bu arada da, bana verilen fotoğrafların baskına katılan bir Amerikalı asker tarafından açılan internet sitesine konulduğunu öğrendim. Dolayısıyla, Türk gazetelerinde ilk kez yayınlanan Türk timine baskının fotoğrafları, www. sitesinde de yer alıyordu.

Amerikalı askerlerin yüzlerine tükürdü

AMERİKALI E-4 tim liderinin kaç kişiyle tim binasını bastıklarını açıklaması üzerine Süleymaniye’deki Türk Özel Kuvvetleri mensupları, Amerikalı askerlerin çok ağır silahlarla geldiğini ve baskını sis bombaları atarak başlattıklarını anlattı. Amerikalı tim liderinin açıklamalarına yanıt Türk timinden yer alan bir görevliden geldi ve "Operasyona 60+ Amerikalı asker katılmış olabilir ama çemberdeki askerlerle birlikte sayıları 200-250 kişiyi buluyordu. Kürtlerin sayısı da 200’ün üzerindeydi. Toplam 400-450 kişi ediyorlar. Amerikalı asker Sikorsky helikopterden ve hava savunma roketlerinden söz etmiyor. Sanki büyük bir savaşa girer gibi ağır silahlarla gelmişlerdi" dedi. Tim mensubu özetle şunları anlattı:

NÖBETÇİ İKAZ ETTİ

"Bizim tarafımızdan tutulan gözcü yoktu. Çevredeki silahlı 8 peşmerge merkezin açılması planlandığında KYB ile Türkiye arasında yapılan protokol gereği, Kürtlerin sözde misafirlerini korumak maksadıyla yerleştirilmişlerdi. Asıl maksatları bizi kontrol ederek günlük rapor vermekti. Peşmerge muhafızların emniyet değil, emniyetsizlik olduğunu bilmemize rağmen, PKK tarafından yapılacak bir olumsuzlukta onların işe ortak olmasını engellemek için göz yumduk. Amerikalı askerin söylediği gibi sofalı odada TV yoktu. Onun sofalı oda diye adlandırdığı yer binanın duvarlarının dışında KYB peşmergelerinin ikamet ettiği tek gözlü beton binadır. İlk ele geçirdiklerini söyledikleri para verdikleri gözcüler, 5 KYB peşmergesidir. Bu 5 peşmerge bizimle beraber Kerkük’e kadar getirildi. Sonra işlerine yaramayınca Amerikalılar salıverdi. Biz ABD askerleri binaya girmeden önce kendi nöbetçimiz tarafından ikaz edildik ve 9 tim mensubu üst kattaki telsizin yanında toplu haldeydik. Diğer iki kişi, çatışma ihtimaline karşı Türkmen misafirlerin yanında ikinci bina alt katta bulunuyordu."

8-9’U ÜZERİNE ÇULLANDI

Amerikalıların yanlarındaki Kürtlerin malzemelerinin bir kısmını kamyona taşıdığını, bir kısmını aşırdığını söyleyen Türk timindeki görevli, "Bizim komutanın dövülmesi olayına gelince. Bir genç astsubay arkadaşımız önce silahını teslim etmek istemedi. Komutan elinden silahını teslim aldı. Genç asker yere yatırılmasına itiraz ederken dövmeye kalkıştılar. Komutan askerinin dövülmesine müdahale ederken Amerikalı askerlerin üzerlerine tükürdü. Bir anda sekiz dokuz Amerikalı asker üzerine çullandı. Onu yerde, tekmelerken kaburgalarını ezdiler."


Hürriyet