xtrails
21-12-2006, 03:49
İnternet neye göre denetlenecek?
Küçük çocuklara yönelik istismarların yaygınlaşması üzerine denetim ve cezalandırma unsurlarını da içeren çalışmada son noktaya gelindiği haberleri basında yankılanırken. Başbakan Erdoğan, internetin olumsuz kullanımıyla ilgili olarak internet kafeleri uyararak işlerini doğru yapmalarını istemiş ve geçtiğimiz günlerde: "Özellikle internet kafelere sesleniyorum: Bir defa kendinize çekidüzen verin.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]
Adam gibi bu mesleği icra edecekseniz ne ala. Ama adam gibi bu mesleği icra etmeyecekseniz bundan sonra gerek güvenlik güçleri gerekse hazırlayacağımız yasalarla bir defa tepenizdeyiz" demişti.
Oldukça aceleye getirildiği ve üzerinde çok fazla düşünülmemiş gibi duran bu 'ani yasalaşma ve kanun tasarısı' "B.A.H.D.B.S.H.K." (Bilişim Ağı Hizmetlerinin Düzenlenmesi Ve Bilişim Suçları Hakkında Kanun)olarak adlandırılıyor. Bu tasarı yürürlüğe girdiğinde, bu düzenlemeden etkilenecek ilgili tarafların görüşlerini öğrenme ve bir süredir “söylenti ve söylenme” biçiminde yapılan eleştirileri, taslak henüz son biçimini almadan açıkça duyurabilmek amacıyla yapılan bir çağrı üzerine,dün İstanbul’da bir toplantı yapıldı.
Bugünkü iletişimde evsahipliğini üstlenen “SuperOnline.Com”un, Beykoz, Kavacık’taki konferans salonunda yapılan toplantıya, Internet erişim ve hizmet sağlayıcıları, TBD, TİEV, TİD, MOBISAD gibi bilişim sektöründeki bazı mesleki ve sivil örgütler, Türk Telekom, Telekomünikasyon Kurumu ve “İvHP Gençlik” temsilcileri, hukukçular ve üniversiteliler ile sözkonusu tasarıyı hazırlayan Komisyon üyelerinden Doç.Dr. Yılmaz Yazıcıoğlu katıldı.
Toplantıda, Adalet Bakanlığı, Kanunlar Genel Müdürlüğü web sitesinde, “Görüşe Gönderilenler” alt bölümünden erişilen "B.A.H.D.B.S.H.K." tasarısı metnine göre, kanunun süjelerinden olup da toplantıda temsilcisi bulunanlar, bu düzenleme hakkında genel görüşlerini, kaygılarını ve beklentilerini belirttiler.
Toplantıda şu görüş ve eleştiriler ileri sürüldü: ** Çoğunluğun böyle bir kanunun yapılmakta oluşundan ve tasarıdan haberdar edilmediği,
** Tasarıdaki bilişim ağı hizmetleri konusundaki tanımların çok geniş ve muğlak olduğu,
** Internet üzerinde işlenen suçlar TCK da da düzenlendiği halde neden ikinci bir kanuna gerek duyulduğu,
** Ağ hizmetlerinde rol alanların, kullanıcıların bilgilerini saklama konusunda “aşırı” yükümlü kılındığı,
** Internet evlerinde kullanıcılara potansiyel suçlu muamelesi yapılırsa, “e-devlet olsa bile ‘e-millet’in bulunamayacağı”,
** Erişim sağlayıcıların sorumluları bulmada sorun yaşadığı,
** AB Direktiflerinde 6 ay olan bilgi saklamanın 5 yıl olarak öngörülmesinin dengesizliği,
** Internet ortamında suç sayılan fiiller varsa aynı fiillerin “elektronik ortam” sayıldığı için “telefon”dakileri niçin kapsamadığı,
** Erişim sağlayıcıların denetiminin Telekomünikasyon Kurumu’na verilmesinin, ikincinin altyapısal ve insan kaynakları açısından sınırlılığı nedeniyle elverişsiz olduğu,
** Kanunun yapımında “öz-düzenleme” ve “birlikte-düzenleme” yöntemlerine hiç prim verilmediği,
** Kanunun ABD’den mi AB’den mi daha çok etkilendiğinin anlaşılamadığı,
** Kanunun net olarak belirleyemediklerinin, sonradan çıkacak bir Yönetmelik’le tamamlamaya çalışılmasının sakıcalı olduğu, bunun “Yönetmelikle suç ihdası”na yol açabileceği,
** Bu tasarıdaki yaklaşımın, Türkiye’de Internet’in ilk yıllarında “genel ve tek bir Internet Kanunu olsa da herşeyi düzenlese” diye özetlenebilecek ve yanlış olan beklentiyi çağrıştırdığı...
Toplantının ikinci bölümünde söz alan Doç.Dr.Yazıcıoğlu, Internet’teki tasarı metninin değişmekte olduğunu, bu toplantıya katılma nedeninin de bundan dolayı olduğunu belirterek, yukarıda ileri sürülen olumsuzlukların pek çoğunun “zaten giderildiğini” söyledi.
Doç. Dr. Yazıcıoğlu’na metnin son halinin “neden görülemediği” sorulduğunda tasarının “gizli” olduğu yanıtı alındı.
“Gizli” tasarıyı yapan Komisyon üyelerinin “kimler olduğu” sorusuna da açık bir yanıt vermeyen Yazıcıoğlu’na daha sonra “bu yasal düzenlemeye karar verilmeden önce önce bir risk analizi yapılıp yapılmadığı” soruldu. Yazıcıoğlu, muhatabının kendisi olmadığını belirttiği bu soru üzerine “aslında buna gerek de yok, köprüden düşen zaten ölüyor” dedi..
Toplantı’yı Abdullah Raşit Güral kapattı ve “bilişim suçları yasası” diye bağımsız bir düzenlemenin yanlış olduğunu vurguladı.
Toplantıda alınan ortak karara göre, ilgili tüm taraflar görüşlerini daha net biçimde ve yazılı olarak Internet ve Hukuk Platformu iletişim ağında bir araya getirecekler.
Küçük çocuklara yönelik istismarların yaygınlaşması üzerine denetim ve cezalandırma unsurlarını da içeren çalışmada son noktaya gelindiği haberleri basında yankılanırken. Başbakan Erdoğan, internetin olumsuz kullanımıyla ilgili olarak internet kafeleri uyararak işlerini doğru yapmalarını istemiş ve geçtiğimiz günlerde: "Özellikle internet kafelere sesleniyorum: Bir defa kendinize çekidüzen verin.
[Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Linkleri Görebilmektedirler]
Adam gibi bu mesleği icra edecekseniz ne ala. Ama adam gibi bu mesleği icra etmeyecekseniz bundan sonra gerek güvenlik güçleri gerekse hazırlayacağımız yasalarla bir defa tepenizdeyiz" demişti.
Oldukça aceleye getirildiği ve üzerinde çok fazla düşünülmemiş gibi duran bu 'ani yasalaşma ve kanun tasarısı' "B.A.H.D.B.S.H.K." (Bilişim Ağı Hizmetlerinin Düzenlenmesi Ve Bilişim Suçları Hakkında Kanun)olarak adlandırılıyor. Bu tasarı yürürlüğe girdiğinde, bu düzenlemeden etkilenecek ilgili tarafların görüşlerini öğrenme ve bir süredir “söylenti ve söylenme” biçiminde yapılan eleştirileri, taslak henüz son biçimini almadan açıkça duyurabilmek amacıyla yapılan bir çağrı üzerine,dün İstanbul’da bir toplantı yapıldı.
Bugünkü iletişimde evsahipliğini üstlenen “SuperOnline.Com”un, Beykoz, Kavacık’taki konferans salonunda yapılan toplantıya, Internet erişim ve hizmet sağlayıcıları, TBD, TİEV, TİD, MOBISAD gibi bilişim sektöründeki bazı mesleki ve sivil örgütler, Türk Telekom, Telekomünikasyon Kurumu ve “İvHP Gençlik” temsilcileri, hukukçular ve üniversiteliler ile sözkonusu tasarıyı hazırlayan Komisyon üyelerinden Doç.Dr. Yılmaz Yazıcıoğlu katıldı.
Toplantıda, Adalet Bakanlığı, Kanunlar Genel Müdürlüğü web sitesinde, “Görüşe Gönderilenler” alt bölümünden erişilen "B.A.H.D.B.S.H.K." tasarısı metnine göre, kanunun süjelerinden olup da toplantıda temsilcisi bulunanlar, bu düzenleme hakkında genel görüşlerini, kaygılarını ve beklentilerini belirttiler.
Toplantıda şu görüş ve eleştiriler ileri sürüldü: ** Çoğunluğun böyle bir kanunun yapılmakta oluşundan ve tasarıdan haberdar edilmediği,
** Tasarıdaki bilişim ağı hizmetleri konusundaki tanımların çok geniş ve muğlak olduğu,
** Internet üzerinde işlenen suçlar TCK da da düzenlendiği halde neden ikinci bir kanuna gerek duyulduğu,
** Ağ hizmetlerinde rol alanların, kullanıcıların bilgilerini saklama konusunda “aşırı” yükümlü kılındığı,
** Internet evlerinde kullanıcılara potansiyel suçlu muamelesi yapılırsa, “e-devlet olsa bile ‘e-millet’in bulunamayacağı”,
** Erişim sağlayıcıların sorumluları bulmada sorun yaşadığı,
** AB Direktiflerinde 6 ay olan bilgi saklamanın 5 yıl olarak öngörülmesinin dengesizliği,
** Internet ortamında suç sayılan fiiller varsa aynı fiillerin “elektronik ortam” sayıldığı için “telefon”dakileri niçin kapsamadığı,
** Erişim sağlayıcıların denetiminin Telekomünikasyon Kurumu’na verilmesinin, ikincinin altyapısal ve insan kaynakları açısından sınırlılığı nedeniyle elverişsiz olduğu,
** Kanunun yapımında “öz-düzenleme” ve “birlikte-düzenleme” yöntemlerine hiç prim verilmediği,
** Kanunun ABD’den mi AB’den mi daha çok etkilendiğinin anlaşılamadığı,
** Kanunun net olarak belirleyemediklerinin, sonradan çıkacak bir Yönetmelik’le tamamlamaya çalışılmasının sakıcalı olduğu, bunun “Yönetmelikle suç ihdası”na yol açabileceği,
** Bu tasarıdaki yaklaşımın, Türkiye’de Internet’in ilk yıllarında “genel ve tek bir Internet Kanunu olsa da herşeyi düzenlese” diye özetlenebilecek ve yanlış olan beklentiyi çağrıştırdığı...
Toplantının ikinci bölümünde söz alan Doç.Dr.Yazıcıoğlu, Internet’teki tasarı metninin değişmekte olduğunu, bu toplantıya katılma nedeninin de bundan dolayı olduğunu belirterek, yukarıda ileri sürülen olumsuzlukların pek çoğunun “zaten giderildiğini” söyledi.
Doç. Dr. Yazıcıoğlu’na metnin son halinin “neden görülemediği” sorulduğunda tasarının “gizli” olduğu yanıtı alındı.
“Gizli” tasarıyı yapan Komisyon üyelerinin “kimler olduğu” sorusuna da açık bir yanıt vermeyen Yazıcıoğlu’na daha sonra “bu yasal düzenlemeye karar verilmeden önce önce bir risk analizi yapılıp yapılmadığı” soruldu. Yazıcıoğlu, muhatabının kendisi olmadığını belirttiği bu soru üzerine “aslında buna gerek de yok, köprüden düşen zaten ölüyor” dedi..
Toplantı’yı Abdullah Raşit Güral kapattı ve “bilişim suçları yasası” diye bağımsız bir düzenlemenin yanlış olduğunu vurguladı.
Toplantıda alınan ortak karara göre, ilgili tüm taraflar görüşlerini daha net biçimde ve yazılı olarak Internet ve Hukuk Platformu iletişim ağında bir araya getirecekler.
