PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN



FORUMA GİT : Düzce


osenmer
10-01-2007, 03:54
Düzce

Düzce; Orta Anadolu'nun denize açılan kapısı...
Düzce'nin olduğu kadar, Anadolu'nun da denize açılan kapısı, Ankara'nın İstanbul'un ön bahçesi olarak anılan Akçakoca, turizm anlayışına Türkiye'de ilk hizmet veren yerlerin başında geliyor. Bu bölümde Düzce merkez ve çevresinde yer alan ilçelerin özelliklerini, sahip olduğu tarihi, dini değerleri, aktivite imkânlarını, doğal güzelliklerini geziyoruz.http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/e.jpg

Düzce'nin, Gölyaka, Cumayeri, Akçakoca, Yığılca, Gümüşova, Çilimli, Kaynaşlı olmak üzere 7 ilçesi ve bu sınırlar içinde sayısız gölleri, şelaleleri, yaylaları, mesire yerleri, şifalı kaplıcaları, sivil mimari birbirinden güzel yapıları, türbeleri bulunuyor. 1999 yılında il olan Düzce bir eli denizde, bir eli dağda, yaylada olan eşsiz güzellikte bir ilimiz. Geçirmiş olduğu deprem sonrası yeniden toparlanıp ayağa kalkan Düzce, bir tarafta kalıcı konutlarıyla modern kent anlayışının en güzel örneklerinden birini yansıtırken, diğer tarafta yöresel değerlerini de korumayı sürdürüyor.

http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/f.jpg
Tarihi
1390-800 yılları arasında Hitit medeniyetine dek uzanan tarihiyle Düzce, Batı Karadeniz'in tek antik kenti. 15. yüzyıldan buyana yerleşimlere ev sahipliği yapmış olan kenti, Bitinyalılar Devri, Roma ve Bizans Devri, Osmanlılar Devri, Cumhuriyet Devri olarak dört zaman diliminde incelemek mümkün olabilir. Şimdi bereketli topraklara yayılmış olan ilçelerde ne var ne yok bakarak gezimize başlıyoruz.
(Akçakoca, Kaynaşlı, Gölyaka'yı ayrı bölümler halinde sihirli tur'da bulabilirsiniz).

Konuralp
Antik şehir Hypius dağının güneyinde bulunan, Hypios (Melen) çayı ile tabak çayı arasında yer alan savunması kolay ve ovaya hâkim bir tepede kurulmuş. Şehrin tarihi M.Ö.3. yüzyıla (Helenisti çağ) a kadar iniyor. Antik kent bu dönemde yakınında ki melen çayından dolayı Hypia veya Hypios olarak tanınmaktadır. Şehir daha sonraki dönemlerde ise Kieros olarak ve ilk yerleşenlerin Bebrykler olduğu biliniyor. Antik kent hakkında en iyi bilgileri veren yazar Memnon'a göre Bithynia Kralı 1. Prusias M.Ö.2. yy da Kieros kentini zapt ederek Herakleialılar'dan alır, Bithynia topraklarına katar.

http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/i.jpg
İsmini de adına izafeten Prisias olarak değiştirir. Aynı ismi taşıyan Prusias adlı şehirden ayırmak için kente Prusias Pros Hypios (Hypios önündeki Prusias) denilmiş. Prusias pros Hypios kenti M.Ö.74 yılına kadar Bithyn hâkimiyetinde kalmış, sınırları bir taraftan Herakleia, diğer taraftan Prusa'ya (Bursa) kadar genişleten Bithynia krallığı hâkimiyetinde yaşayan antik kenti son Bithynia kralı 4. Nikomedas M.Ö. 74 yılında Roma krallığına bağışlar. Roma imparatorluğuna devredilen şehir, Latin kültürü etkisinde kalarak Prusias ad Hypium adını alır. Kentin nüfusu bu dönemde artmış, kente yoğun imar faaliyetleri başlamış, sosyal ve kültürel yapılar oluşmuş. Şehir merkezi birçok sanat eseri ile süslenmiş.
http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/p.jpg
Bugün şehir surlarında, değişik yerlerde ve müzede sergilenen yazıtlardan antik şehrin önemine ait bilgiler ediniyoruz. Bu yazıtlardan birinde Roma imparatoru şehri ziyaret etti, imparator Caracalla 215 Nisanında şehirden geçti. Muhtemelen Caracalla çağına ait olan ve 5 yılda bir yapılan Augustus ve Antoninus şenlikleri ile ilgili bir kitabe ile Severius Aleksander şerefine dikilmiş bir şeref kitabesi şehrin önemini gösteriyor. Fransız arkeolog Georges Perrot'un ilim âlemine kazandırdığı kitabeye göre bu dönemde şehirde on iki phyle (kabile) vardı ve her phyle'nin phylarche denilen bir reisi olurdu. Bunların isimleri Tebais, Sebastene, Germanike, Sabiniane, Faustiane, Dionysias, Tiberiane, Prusias, Adriane, Megaris, Juliane Antoniane'dir. Roma çağı sonrasında imparatorluğun her yerinde olduğu gibi burada da M.S. 4. ve 5. asırda Hiristiyanlık gizli ve açık olarak yayılmaya başlamış, kentte Hiristiyanların sayısı artmış. Roma devrinin sonuna doğru bilinmeyen sebeplerden dolayı imparator 1.Theolosius (378- 395) Paphlogonia ve Bithynia eyaletlerindeki bazı şehirleri oğlu Honorius adına kurduğu Honorius eyaletine katmıştır. Prusias ad Hypium da bu yeni eyaletin içinde Claudiopolis ten sonra ikinci önemli şehir olarak yerini korumuştur. Prusias ad Hypium kenti Roma imparatorluğunun bölünmesinden sonra Doğu Roma (Bizans) sınırları içersinde kalmış.
http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/q.jpg
Bizans imparatorluğu zamanında gelişmesini sürdüren antik şehir daha sonra diğerleri gibi yavaş yavaş önemini kaybetmiş. Bağlık bahçelik olan şehir 1323 de Orhan Bey'in Komutanlarından Konuralp Bey tarafından alınarak Osmanlı topraklarına katılır. Bu tarihten itibaren Konuralp ili veya kısaca Konrapa olarak anılır. Konuralp Bey o sırada Düzpazar olarak anılan Düzce dâhil olmak üzere geniş bir bölgenin idarecisi olmuş, vefatından sonra Konuralp'te yapılan türbesine gömülmüş. Şehrin fethi sırasında Konuralp'in arkadaşlarından Ali Hamza Bey şehit olmuş.
http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/u.jpg
Türbesi Konuralp Belediyesinin Parkındadır. Konuralp halkı zamanla ovaya doğru yayılır ve çevreyi bağlarla donatırlar. Bu nedenle eski bağ anlamında Üskübü adı da diğer isminin yanında yer alır. Düzce iline bağlı bir belde konumunda olan Konuralp tarihin ayak izlerini bugünlere taşıyan bir kent olarak önemini koruyor.
http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/h.jpg
Tiyatro
Prusias ad Hypium'un antik zenginliğini gösteren en önemli harabesi tiyatrosudur. Halk arasında 40 basamaklar olarak bilinen antik tiyatro İ.S 1. yüzyıla kadar yöreye hâkim olan Prusias döneminin sanatsal zenginliğini gösteren en canlı eserler arasındadır. Günümüzde sahnesi yıkılmış, oturma kademeleri ise yarı yarıya yok olmuş bir eser görünümünde tepenin üst kısmına yaslanmaktadır. http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/g.jpgBu sebeple yarı daire planlı olması gerekirken, yarı dairenin iki ucu yanlardan kesilmiş, oturma kademeleri, yani gradenleryarı daireden daha kısa bir şekil almış. Güneye bakan tiyatronun uzunluğu100 metre genişliği 74 metredir. Beyaz sağlam ve mahalli güzel kalkerli taşlardan yapılmıştır. Çevresinde birçok yazıt bulunmaktadır. Üst kısımdaki oturma kademelerinin yarısı iyi korunabilmiş, Aslanpençeleri ile süslenmiş oturma kademelerini bölümlere ayıran yedi merdiven bulunuyor.http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/s.jpgSahne binası büyük dikdörtgen şeklinde olan tiyatronun sağda ve solda bir koridora açılan kemerli geçitleri ile orkestranın bulunduğu bölüme geçiliyor. Kemerlerden yalnızca en sağdaki, yarı daire şeklinde ve örtülü olanı bugüne kadar ayakta kalmış. Sahnenin oturma sıraları önünün sonradan devşirme ya da tiyatronun kendi mimari elemanları ile yükseltilmiş olması gladyatör ya da vahşi hayvan kavgaları için kullanılmış olabileceğini düşündürüyor. Sahnenin önündeki üç büyük kemerli kapıdan ise sadece biri sağlam olarak duruyor. Cephede korniş altında büyük harflerle yazılı Yunanca kitabeden ise küçük bir parçası bugüne dek muhafaza edilebilmiş.http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/r.jpg
Köprü, Surlar, Su Kemerleri dönemim izlerini taşırken şehir merkezinin güneyinde Düzce'den gelen ana caddenin sağında Antik tiyatroya uzanan dar bir yol üzerinde atlı kapı olarak anılan bir atlı kapı bulunuyor. Sokağa da adını veren atlı kapının ikinci defa kullanılmış olan mahal bir taştan büyük bir lento su bulunuyor. Üzerinde at tasviri ve Yunanca bir kitabe bulunan taşın bir Prusias vatandaşı tarafından annesine mezar kitabesi olarak yapıldığı sanılıyor. http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/t.jpg1931 yılında bulunan ve günümüzde İstanbul Arkoloji müzesinde sergilenen 2,60metre yükseklikteki Bereket tanrıçası Tyche'yi tasvir eden İ.Ö 4. yy da ki heykeltıraşlık okullarının tesiri altında İS 2. yy da yapılmış olan bu büyük heykelle birlikte bir de üzerinde 10 satırlık kitabesi bulunan heykel kaidesi ortaya çıkarılmıştır. Şehrin sembolü olan Tanrıça Tyche'nin sol eli çeşitli meyve toprak ürünlerinden meydana gelen bir bereket boynuzu tutmakta. Aynı kolu üstünde ise elindeki üzüm salkımı ile çocuk heykeli de yine aynı müzede sergilenmektedir. 1991 yılında Konuralp'in güneyinde ki bir tarlada Roma imparatoru Antonıus Pius'un (İ.S. 138- 161) büstü bulunmuştur. Büst Konuralp müzesinde sergileniyor. Sarafiye mevkiinde bulunan ve İ.S. 3. yy ait mermer çocuk heykeli de İstanbul Arkoloji Müzesine gönderilen eserler arasındadır. Konuralp'in batısındaki Tepecik nekropolünde 1937 yılında bulunan bir lahit Konuralp Müze bahçesinde görülebilir. Mermerden yapılan bu eser 1.20 yükseklik, 1.22 m genişlik, 2.47 m uzunluğa sahiptir. Lahitin tüm yüzeylerinde kabartma boğa başlarıyla birbirlerine bağlanan girlandlar içinde rozet ve insan başları işlenmiştir. Ön yüzde içinde kitabesi olmayan bir tabula ile altta aslan, kartal, yaban domuzu ve balıkçıl kuşu tasvirleri bulunmaktadır. Lahit İ.Ö. 1. yy tarihlenmektedir.
Konuralp müzesi içinde ise birinci katta bölgede bulunan toprak ve metal eşyalar heykelcikler, ikinci katta silahlar, etnoğrafik değerler yöresel kıyafetler, gelin odası, ev mekânı cansız manken komposizyonları ile sergileniyor. Müzede 1789 adet arkeolojik, 456 adet etnoğrafik ve 3837 adet sikke olmak üzere toplam 6082 adet eser bulunuyor.
Konuralp gezimiz sırasında antik tiyatronun eteğinde Konuralp Cami ve yanında Konuralp Türbesi önünden geçerek Akçakoca yoluna girerken bazı sivil mimari örnekler estetik görünümleri ile dikkat çekiyor.

Çilimli
Düzce ilinin 15 km yakınında bulunan Çilimli yolu üzerinde yol alırken önümüze yine yemyeşil tepeler, halı gibi kaplı çim vadiler, kent yaşamı içinde bunalanlar için özlenen tabloları oluşturuyor.http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/j.jpg Geniş bahçeli köy evleri, köy yaşantısı, buraya yerleşme adına emeklilik hayalini körüklüyor. Yeni Vakıflar Köyü girişinde yer alan yöresel mimariye özgü cami ve çevresine yapılan çiçekli düzenleme mola verme arzusu uyandırıyor. Çilimli İlçesi merkezinden yukarı dönünce bu defa Yukarı Karaköy Köyünde bulunan Şeyh Müslahaddin Türbesi'ne gelmiş oluyorsunuz. Cami yanındaki güller ve çeşitli çiçeklerle bezenmiş türbeye iki taraflı merdivenle çıkılıyor ve ziyaret ediliyor. Türbe içinde Büyük Evliya Müslahaddin Hazretleri, Şeyh Müslahaddin Hazretlerinin oğlu Şeyh Ali Efendi, Şeyh Ali Efendinin oğlu Şeyh Abdülşekür ve Şeyh Ali, Şeyh Hasan Efendi, sandukaları bulunuyor.
Yukarı Karaköy Camin arka bahçesinde Yabalı dede ve köyün yakınında Çoban dede Türbesi bulunuyor.

Cumayeri
Çilimli'den ayrılıp Cumayeri'ne doğru gidiyor ilçe merkezinde 3 km sonra Dokuz değdirmen Köyüne geliyoruz. Köy, içinden geçen akarsular üzerine kurulmuş su değirmenlerinden dolayı bu isimle anılıyor ama günümüzde değirmenlerin ancak üç tanesi çalışıyor. Ahşap barakalar içinde yıllara ve teknolojiye meydan okuyan değirmenlerinin garip bir çekim gücü hissediliyor, merakınıza yenilip önce dışından bir kolaçan edip sonrada içine giriliyor. Sular aktıkça ağır ağır dönen değirmen taşı altında un ufak olan mısır tanelerini ve sırada bekleyen mısır çuvallarını görüyorsunuz. http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/l.jpgHiç acelesi yokmuş gibi görünüp değirmen taşının dönüş hızına razı değirmenci, bir taraftan değirmen gıcırtısı dinliyor, hem de gün boyu aralıklarla yaptığı şekerlemesine devam ediyor. Sular akıyor, değirmen taşı dönüyor, altına dökülen daneler un olup geldikleri çuvallara doluyor, traktörlerle taşınıyorlar. Bu monoton çark böyle dönüyor, değirmencinin saçları burada ağarıyor!http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/k.jpg
Köy meydanı klasiği kahve, konukların olduğu kadar köy ihtiyarlarının da toplantı yeri. 700 yaşında olduğu tahmin edilen ve gövdesini tarif etmeye kelime bulmakta güçlük çekilen çınar ağacı, içinin boşalıp geniş bir oda olmasına rağmen Melen Çayının suyu ile hayatına devam ediyor. Eski evler, karşılıklı nispetleşen su değirmenleri arasında bulunan Rafting Tesisleri meydana hayat veren bir başka mekân. Pencereye kolunu dayamışçasına çayın kıyısında hizmet veren balkonlu restoran Melen Çayını seyrediyor. Toprak rengi hâkimiyetinde yemyeşil bitki dokusu arasında boz bulanık akan Büyük Melen, kıvrımları, akıntıları, küçük şelaleleri ile raftingcilerin son beş yılda dikkatini çekmeyi başarmış. Doğaya karşı zafer kazanmayı zevk haline getirenlerin gözde sporu rafting severler, özellikle hafta sonları botlarını depolardan çıkarıp köprü altından başlıyorlar kürekleriyle Melen Çayı ile mücadeleye.

Gümüşova
Düzce'ye 19 km uzaklıkta bulunan ilçe içinden geçen yolun iki yanında yer alan kent mimarisi ile dikkat çekiyor. http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/bb.jpgGümüşovalılar ilçeye yeni kazandırılmış olan oyun bahçeli estetik parkta yorgunluk atıyorlar. Gümüşova içinden geçen yolun üzerinde ilk uğrak noktamız Selamlar Köyü Çeşmesi oluyor. Cami köşesinde yer alan çeşme, üzerinde eski Türkçe yazılı kabartmalar taşıyor. İbrahimağa olan köyün eski ismi Büyük Önder Atatürk tarafından Selamlar Köyü olarak değiştirilmiş. Köyden Düzce'ye doğru giderken yolun sağ tarafında yemyeşil tepeler, meşe ve çınarlardan oluşan ulu ağaçlar ve iç açıcı bir hava ile karşılaşıyoruz.http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/aa.jpg
Gümüşova'nın piknik yeri olarak değerlendirilen doğal klimalı mesire alanında, mazisi 350 - 400 yıl öncesine dayandığı belirtilen Çaybüker Dede Koru Türbesi ve yanı başında Dede Koru Camisi bulunuyor.
İlçe merkezinden 4 km uzaklıktaki Ada Köyü, Çay bükü arası Eski Büyük Melen Köprüsü mimarisi ile dikkat çekiyor etrafı doğal kır çiçekleri ile kaplı, toprak renkli Büyük Melen amatör balıkçılığa sportif amaçlı kullanılıyor.

Yığılca
Düzce'den çıkıp Akçakoca yönüne devam ederken sağ tarafta ayrılan yol, bizi Düzce'nin bir başka ilçesi Yığılca'ya götürüyor. http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/dd.jpgFakat ilçe merkezinden önce, bizi şaşırtıcı olduğu kadar hayranlık uyandıran, gözümüzü, gönlümüzü açan güzellikte bir doğa harikası Hasanlar Barajı su toplama havzası karşılıyor. Göze sığmayan büyüklükte ve güzellikte ki göl, her kıvrımından, her yüksekliğinden değişik manzaralar, pastoral lezzetler sergiliyor. Göle paralel devam eden kaliteli yol, ara sıra göl kıyısına dek iniş müsaadesi verirken bazı ailelerin bu imkânı değerlendirerek kıyıda piknik yaptıkları görülüyor.http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/ee.jpg
Her yıl düzenlenen yelken yarışları bir yana, Hasanlar baraj gölü zengin balık kaynakları ile amatör olta balıkçılığı için uygun sahilleri ile de dikkat çekiyor. Barajın bitimine doğru en uzak köşesinde yemyeşil tepelerden yürüyerek veya aracınızla balık tutacağınız kıyıya kadar iniyor, kimseye bir kuruş ödemeden balıkları tutuyor, ruhunuzu dinlendiriyorsunuz. Baraj gölünün yüzeyine düşen yansımalara ve gün batımında asil ışıklarla yıkanan manzarayı seyretmeye doyum olmuyor.http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/fft.jpg
Yığılca'dan Yedigöller'e
Yığılca, Saklıkent Şelalesi, Sarıkaya, Gökçekaya Mağarası gibi daha birçok bilinen doğa güzelliğine sahip, şimdi de ilçe merkezinden ayrılarak şiirsel güzellikte bir güzergâhtan bir başka cennete, kısacası yılların klasiği Yedigöller Milli Parkına kadar gidiyor yol boyunca ne var ne yok bakıyoruz.http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/gg.jpg
Profesyonel haritalarda manzarası güzel yollar yeşil hatla belirtiliyor. Yığılca, Yedigöller yol ağı da bunlardan birisi. Yeşil renge doyacağınız bu güzergâhta belirgin özellik yöresel köy evleri, ekili alanlar, ürünleri kuşlardan korumak amacıyla konulmuş esprili korkuluklar, koyun, kuzu sürüleri, zengin flora, zengin fauna (Hayvan varlığı) olarak özetlenebilir. Bu yolu tercih etmemizin bir başka nedeni ise özellikle Büyütmek için tıklayınİstanbulluların en kısa tatillerinde bile huzur sığınağı olarak gördükleri Yedigöller'e klasik yoldan değil, farklı bir rota'da yol alırken farklı ortamları tanıyabilmek. Eğer aceleniz yoksa otoyolu kullanmak yerine kent yaşamını üzerinizden sıyırıp atmak isterseniz, geze geze bu güzergâhı kullanabilirsiniz.
Yığılca merkezi bir cami ve yanı başında çeşmesi, arka tarafında yeni yapılmış bir dinlenme parkı, binalar, evler arasında geçilince, doğa ile baş başa kalıyorsunuz. İlk köy olan Yağcılar sağınızda yer alıp, sırayla dizili saman depoları, köy evleri, tarım arabaları, köy fırını gibi tipik yaşantılara şahit oluyorsunuz. Yörede alabalık üreten bir restoran hizmet veriyor. Çınar, kavlan, kayın, çam, meşe ağaçları gölgesinde devam ettiğiniz yolda, cılız bir dere yol boyunca size eşlik ediyor.Büyütmek için tıklayın Beraberinizde piknik malzemesi varsa su kenarı ağaç gölgeli adım başı uygun alanlar buluyor, su ve kuş sesine kendinizi teslim edebiliyorsunuz. Yolun devamında köprü ile karşılaşıyor, sola Karakaş, Yedigöller yoluna giriyorsunuz. Yol, küçük bir köprüyle derenin solundan sağına geçip devam ediyor. Amatör yön tabelalarının çoğu ağaç gövdelerine asılmış güzergâh, fındıkçıların korunakları, bağ evleri ile göz okşuyor. Yükseklerde uçan doğan, şahin, akbaba gibi kuşlar ilginizi çekiyor, uzak da olsalar fotoğraflamak istiyorsunuz. Yine bir köprü yine ikiye ayrılan bir yol ile karşılaşıyor, sol yönü takip ediyorsunuz. Yol bu defa sizi Karataş Köyü içinden geçirip tepelere çıkartarak karşıdan ve yükseklerden seyir imkânı veriyor. Koyun sürüleri, kademelerle sıralanan gölgeli tepeler, Yoğun Pelit Köyüne dek uzanıyor. Bir zamanlar kervan yolu olup, günümüzde define arayıcıların da ziyaret ettiği, sert inişli kaya yapısıyla ilgi çeken Ayıkaya, Kapıkaya yı uzaktan görüp, Yaylatepe, Mengen gibi köyler arasından Yedigöller'e ulaşıyorsunuz.http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/cc.jpg
Yolun büyük bölümü asfalt toprak bölümlerde var. Çevreyi görerek gidebilmek için gündüz yolculuğu tercih sebebi olabilir, yakıt ikmali yol öncesi yapılmalı. Hız yapılmamalı.


Düzce El Sanatları
Düzce Kooparatifcilik ve El sanatları Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarla ustalar nezaretinde yetişen öğrencilerin yaptıkları çeşitli objeler hayranlık uyandırıyor. http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/n.jpgKayın, Çam, meşe ve ceviz ağaçlarına ustalıkları ile yepyeni boyutlar kazandıran ağaç işleme ustaları inanılmaz tasarımlar uygularken sedef kullanarak yaptıkları dolap, masa sehpalar kadar, değerli doğal taşlardan, kıymetli madenlerden yapılan takılar ve süs objeleri de beğeniliyor.http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/o.jpg Koltuk ve sandalyeler oyna büro masaları, komodin, makyaj aynası, paravan, etajer, gazetelik, kabartma resimler, çerçeveler ve oyma sandıklar, kütüphane, ağaç hayvan figürler örneklerini satın alabiliyor veya sipariş verebiliyorsunuz.

Uzun Mustafa Mahallesi Tekniker Sokak No: 8 numaralı teşhir salonunda objeleri görme imkânı bulunuyor.
Tel: (0380) 523 47 23
Faks: (0380) 524 82 63

Çeşitli konularda sorularınız için İl Turizm ve Kültür Müdürü Özcan Budak'a ulaşabilirsiniz.
Santral: 0(380) 524 94 33
Fax: 0(380) 524 91 62 Gsm: 0(532) 446 86 42
e-mail: ozcanbudak@kulturturizm.gov.tr

osenmer
10-01-2007, 03:55
NASIL GİDİLİR?
İstanbul'dan özel araçla çıkanlar paralı yol ile rahat bir yolculuk sonrası, iki saat içinde Düzce de olabilirler. Otoyol üzerinde akaryakıt istasyonu, dinlenmek için park sahaları yer alıyor.

Düzce Çevresi
Düzce İstanbul ……215 km
Düzce Ankara …....235 km
Düzce İzmir ……....550 km
Düzce Adana …….720 km
Düzce Antalya ……645 km
Düzce Bursa ……...230 km
Düzce Nevşehir …..510 km
Düzce Trabzon …...865km

Düzce'nin çevre illere olan uzaklıkları
Düzce Akçakoca ….37 km
Düzce Cumayeri …..20 km
Düzce Çilimli ……...15 km
Düzce Gölyaka ……20 km
Düzce Gümüşova…..19 km
Düzce Kaynaşlı ……15 km
Düzce Yığılca ……...36 km

osenmer
10-01-2007, 03:56
NE YENİR?
Düzce İstanbul Caddesi Ankara Pastanesi üstünde hizmet veren Platin Közde Kebap salonu çeşitleri ile beğeni topluyor.
Tel: 0(380) 524 77 76
http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/v.jpg
Konuralp'den çıkıp Yeni Aynalı Köyü yönünde yol alırken yolun sağında Alkanlar et mangal restoran bulunuyor. Açık ve kapalı kısımlarında yıl boyu konuk ağırlayan restoran ızgara et, tandır, balık çeşitleri bulunuyor.
http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/d.jpg
Rafting Tesisleri
Cumayeri İlçesinden 3 km uzaklıkta Doku Değirmen Köyünde bulunan Rafting Tesisleri Restoranı ise Büyük Melen Çayı kıyısında rafting başlangıç noktasında yer alıyor gerek manzarası gerekse hizmeti ile göz dolduran restoranda mezeler, et ve balık çeşitleri yenebiliyor. Süzme yoğurtlu semizotu, haydari, acılı ezme, soslu patlıcan kızartması mancı, alabalık veya deniz ürünleri, salatalar beğeniliyor. Bir şubesi de İstanbul Kumkapı'da bulunan Rafting Tesisleri Restoranda yemek sonrası en çok siparişi verilen krep üstü meyve oluyor. Krep üzerine dizilen mevsim meyveleri ceviz, fındık serpilerek sunuluyor.
http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/b.jpghttp://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/c.jpg
Yığılca Hasanlar Baraj gölü kıyısında bazı lokantalar hizmet verirken Hasanlar Köyü girişinde karayolları köprüsü altında çay kenarında Ecevit'in Yeri isimli bir restoran bulunuyor.
Tel: 0(380) 557 86 91

osenmer
10-01-2007, 03:57
NEREDE KALINIR?
Düzce kent merkezinde bulunan oteller Konsopa Otel, Kaya Otel, Park Otel, Öğretmen evi veya Akçakoca sahilinde bulunan çeşitli konaklama tesisleri Düzce ve çevresine yapacağınız gezilerde çabuk ulaşabileceğiniz alternatifler olabilir.
Konsopa Otel:
Ankara İstanbul yolu kenarında bulunan otel ikisi süit toplam 14 odadan oluşuyor. İki yataklı odaların tamamında duş kabinli banyo ve 28 TV uydu yayını, telefon, mini bar bulunuyor. Restaurant, seminer, konferans organizasyonu için salon imkânı, açık bahçe alanı, otopark hizmeti sunan otel sadece iki katlı ve çatısının hafif bir malzeme ile kaplanmış olması gönül rahatlığı ile konaklama yapmanızı sağlıyor.
Tel : 0(380) 524 80 99
http://www.sihirlitur.com/gezi/duzce/images/a.jpg

jasmineay
25-04-2007, 09:20
Bugün tam Düzce ve turizm ile ilgili bişeyler yazacaktım ama siz okadar güzel anlatmışsınız ki Düzceyi ve Abantı bende bir ikinci tekrar yapmak istemedim...

aslankral
19-05-2007, 10:05
paylaşım içiin sağol