osenmer
26-01-2007, 11:43
'Müslümanların Mandela'sı olun'
Friedman'dan Hatemi'ye ilginç bir soru: "Neden Müslümanların Mandela'sı siz olmuyorsunuz"
http://www.ensonhaber.com/images/news/23341.jpg
Davos Zirvesi Alman Şansölyesi Angela Merkel'in ve Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu Klaus Schwab'ın açılış konuşmalarıyla resmen başladı. 2 bin 500 kişilik rekor katılım Davos kasabasını bir kez daha dünyanın zirvesi konumuma getirdi. Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu Klaus Schwab 'şizofrenik bir dünyada yaşıyoruz' diyerek sözlerine başlarken bir yandan görkemli bir büyüme, refah içinde yaşayan bir kitle, diğer yanda dengesiz, eşitsiz ve kontrolsüz bir dünya düzenine gidiş olduğuna dikkat çekti.
KRİTİK UÇURUMLAR
Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Başmuzakereci Ali Babacan'ın temsil ettiği bu seneki zirve "Değişen Güç Dengeleri" ana temasıyla gerçekleşiyor. İlk gün oturumları küreselleşme ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin bu seneki zirveye damgasını vuracağının ilk sinyallerini verdi. Time Dergisinin baş editörü Eric Pooley'ın yönettiği panelde konuşan Çin Merkez Bankası yardımcısı Min Zhu yaşanan görkem verici ekonomik büyüme karşısında Çin'in de Amerika'nın da kritik bir uçurumla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Popülist ve serbest ticareti kısıtlayıcı koruma politikalarının da uzun vadede sonuç getirmeyeceğine dikkat çeken Zhu, "kontrollü küreselleşme" modelinin üzerinde durdu. Dünyaca ünlü Ekonomist Robert Shiller de kontrolsüz kapitalizmin yarattığı kozmopolitan sınıfın giderek güçlendiğine ancak gelir dağılımındaki eşitsizliğin küresel anlamda geri tepeceğine dikkat çekti. Bu bağlamda "verimli vergilendirme modelleri" de öne çıkan konu başlıkları arasında yer aldı. İlk gün oturumlarında aralarında Türkiye'nin de olduğu gelişen ekonomilerin son yıllarda kazandığı ivmenin şimdiden dünya ticaretinde yüzde 50'lik bir dilimde söz sahibi olduğuna dikkat çekildi. Avrupa ekonomilerinin Lizbon stratejilerindeki hedefleri tutturamaması ve Euro'nun yükselişi ile hantallaşan ihracat kapasitesinin kıtanın rekabet gücünü ciddi anlamda etkilediğine dikkat çekildi.
FRANSA GÖLGEDE
İngiltere Başbakanı Tony Blair ve kendisinden görevi almaya hazırlanan Gordon Brown için aynı ilgi mevcut değil Davos'ta. Fransa Ticaret Bakanı Christine Lagarde da Mısır ekonomi bakanı Rachid M. Rachid'in gölgesinde kalıyor bu sene Davos'da. Avrupa'nın ve liderlerinin dünya gündemimden düşmesinde kuşkusuz kıtada yaşanan seçim ve liderlerin değişim süreci önemli rol oynuyor. Seçime giden İngiltere ve Fransa'dan hem ticaret hem de dış politikaya yönelik net mesajlar alamayan uluslararası kamuoyu Avrupa'da Angela Merkel'i muhatap almayı ilgisini de gelişen ekonomilere çevirmeyi tercih ediyor. AB'nin ticaret başmüzakerecisi Peter Mandelson, Davos zirvesi sırasında 25'e yakın ticaret bakanının bir araya geleceğine dikkat çekerek tarım politikaları ve tarifler konusunda Amerika ile ilerleme kaydetmeyi ümit ettiklerini dile getirdi. Bu noktada Doha sürecini yeniden canlandırmak ve tarifeleri minimuma indirmek için Amerika ve Avrupa'nın alacağı inisiyatif yeterli olmayacak. Fransa uzlaşmaz tutum sergilerken Çin, Hindistan ve Brezilya ikna edilmesi gereken önemli oyuncular olarak öne çıkıyor. İkinci gün oturumlarında Irak Başkan yardımcısı Al Mahdi'nin komşu 6 ülkeyi kapsayacak 'Bölgesel Forum'a İran'ın alınmasına ışık yakarak gündeme damgasını vurdu. Türkiye'nin de bu forumda etkin rol alması bekleniyor. Amerikan Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Richard Haas'ın yönettiği panelde konuşan Al Mahdi, özellikle yeni petrol yasasında eşit dağılım ilkesine büyük önem verdiklerine dikkat çekti. Amerika'nın yeni Irak planıyla uyumlu olarak ilk hedeflerinin Bağdat ve çevresindeki güvenliği sağladıktan sonra ülkenin tamamında istikrarı elde etmek olduğuna dikkat çekti. Panelde Haas'ın Irak'ta olası bir Birleşmiş Milletler gücüne sıcak bakmaması dikkat çekti.
HATEMİ KONUŞULDU
Iran Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi de zirvenin ikinci gününün en çok konuşulan isimleri arasında yer aldı. New York Times gazetesi yazarı Thomas Friedman'ın yönettiği panelde konuşan Hatemi, modernizasyon içinde vakum oluştuğuna dikkat çekti. Bir yandan batı da bazı kesimlerin neo-emperyalist bir çizgide doğuyla zıtlaştığına dikkat çeken Hatemi İslam dünyası içindeki marjinal grupların da aynı mantıkla şiddete yöneldiğini söyledi. Kendine güvensiz bu iki kutbun dünyayı facianın eşiğine götürdüğünü söyleyen Hateminin konuşması defalarca alkışlarla kesildi. Thomas Friedman Siiler ve Sunniler arasında artan çatışmalara dikkat cekerek "Sayın Hatemi neden Müslümanların Mandela'sı siz olmuyorsunuz" diyerek desteğini dile getirdi. Sonuç olarak "Değişen Güç Dengeleri" ana teması sadece ekonomik konu başlıklarında değil siyasi gündem maddelerinde de öne çıktı. Friedman dünyanın giderek küçüldüğünü ancak bu sürece paralel gelişmesi gereken diyalog ortamının aynı hızla kurulamadığına dikkat çekti.
AA
Friedman'dan Hatemi'ye ilginç bir soru: "Neden Müslümanların Mandela'sı siz olmuyorsunuz"
http://www.ensonhaber.com/images/news/23341.jpg
Davos Zirvesi Alman Şansölyesi Angela Merkel'in ve Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu Klaus Schwab'ın açılış konuşmalarıyla resmen başladı. 2 bin 500 kişilik rekor katılım Davos kasabasını bir kez daha dünyanın zirvesi konumuma getirdi. Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu Klaus Schwab 'şizofrenik bir dünyada yaşıyoruz' diyerek sözlerine başlarken bir yandan görkemli bir büyüme, refah içinde yaşayan bir kitle, diğer yanda dengesiz, eşitsiz ve kontrolsüz bir dünya düzenine gidiş olduğuna dikkat çekti.
KRİTİK UÇURUMLAR
Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Başmuzakereci Ali Babacan'ın temsil ettiği bu seneki zirve "Değişen Güç Dengeleri" ana temasıyla gerçekleşiyor. İlk gün oturumları küreselleşme ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin bu seneki zirveye damgasını vuracağının ilk sinyallerini verdi. Time Dergisinin baş editörü Eric Pooley'ın yönettiği panelde konuşan Çin Merkez Bankası yardımcısı Min Zhu yaşanan görkem verici ekonomik büyüme karşısında Çin'in de Amerika'nın da kritik bir uçurumla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Popülist ve serbest ticareti kısıtlayıcı koruma politikalarının da uzun vadede sonuç getirmeyeceğine dikkat çeken Zhu, "kontrollü küreselleşme" modelinin üzerinde durdu. Dünyaca ünlü Ekonomist Robert Shiller de kontrolsüz kapitalizmin yarattığı kozmopolitan sınıfın giderek güçlendiğine ancak gelir dağılımındaki eşitsizliğin küresel anlamda geri tepeceğine dikkat çekti. Bu bağlamda "verimli vergilendirme modelleri" de öne çıkan konu başlıkları arasında yer aldı. İlk gün oturumlarında aralarında Türkiye'nin de olduğu gelişen ekonomilerin son yıllarda kazandığı ivmenin şimdiden dünya ticaretinde yüzde 50'lik bir dilimde söz sahibi olduğuna dikkat çekildi. Avrupa ekonomilerinin Lizbon stratejilerindeki hedefleri tutturamaması ve Euro'nun yükselişi ile hantallaşan ihracat kapasitesinin kıtanın rekabet gücünü ciddi anlamda etkilediğine dikkat çekildi.
FRANSA GÖLGEDE
İngiltere Başbakanı Tony Blair ve kendisinden görevi almaya hazırlanan Gordon Brown için aynı ilgi mevcut değil Davos'ta. Fransa Ticaret Bakanı Christine Lagarde da Mısır ekonomi bakanı Rachid M. Rachid'in gölgesinde kalıyor bu sene Davos'da. Avrupa'nın ve liderlerinin dünya gündemimden düşmesinde kuşkusuz kıtada yaşanan seçim ve liderlerin değişim süreci önemli rol oynuyor. Seçime giden İngiltere ve Fransa'dan hem ticaret hem de dış politikaya yönelik net mesajlar alamayan uluslararası kamuoyu Avrupa'da Angela Merkel'i muhatap almayı ilgisini de gelişen ekonomilere çevirmeyi tercih ediyor. AB'nin ticaret başmüzakerecisi Peter Mandelson, Davos zirvesi sırasında 25'e yakın ticaret bakanının bir araya geleceğine dikkat çekerek tarım politikaları ve tarifler konusunda Amerika ile ilerleme kaydetmeyi ümit ettiklerini dile getirdi. Bu noktada Doha sürecini yeniden canlandırmak ve tarifeleri minimuma indirmek için Amerika ve Avrupa'nın alacağı inisiyatif yeterli olmayacak. Fransa uzlaşmaz tutum sergilerken Çin, Hindistan ve Brezilya ikna edilmesi gereken önemli oyuncular olarak öne çıkıyor. İkinci gün oturumlarında Irak Başkan yardımcısı Al Mahdi'nin komşu 6 ülkeyi kapsayacak 'Bölgesel Forum'a İran'ın alınmasına ışık yakarak gündeme damgasını vurdu. Türkiye'nin de bu forumda etkin rol alması bekleniyor. Amerikan Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Richard Haas'ın yönettiği panelde konuşan Al Mahdi, özellikle yeni petrol yasasında eşit dağılım ilkesine büyük önem verdiklerine dikkat çekti. Amerika'nın yeni Irak planıyla uyumlu olarak ilk hedeflerinin Bağdat ve çevresindeki güvenliği sağladıktan sonra ülkenin tamamında istikrarı elde etmek olduğuna dikkat çekti. Panelde Haas'ın Irak'ta olası bir Birleşmiş Milletler gücüne sıcak bakmaması dikkat çekti.
HATEMİ KONUŞULDU
Iran Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi de zirvenin ikinci gününün en çok konuşulan isimleri arasında yer aldı. New York Times gazetesi yazarı Thomas Friedman'ın yönettiği panelde konuşan Hatemi, modernizasyon içinde vakum oluştuğuna dikkat çekti. Bir yandan batı da bazı kesimlerin neo-emperyalist bir çizgide doğuyla zıtlaştığına dikkat çeken Hatemi İslam dünyası içindeki marjinal grupların da aynı mantıkla şiddete yöneldiğini söyledi. Kendine güvensiz bu iki kutbun dünyayı facianın eşiğine götürdüğünü söyleyen Hateminin konuşması defalarca alkışlarla kesildi. Thomas Friedman Siiler ve Sunniler arasında artan çatışmalara dikkat cekerek "Sayın Hatemi neden Müslümanların Mandela'sı siz olmuyorsunuz" diyerek desteğini dile getirdi. Sonuç olarak "Değişen Güç Dengeleri" ana teması sadece ekonomik konu başlıklarında değil siyasi gündem maddelerinde de öne çıktı. Friedman dünyanın giderek küçüldüğünü ancak bu sürece paralel gelişmesi gereken diyalog ortamının aynı hızla kurulamadığına dikkat çekti.
AA
