osenmer
21-02-2007, 04:57
Gerçek Hayatla Dijital Dünyanın Sınırlarında Second Life
http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2007/02/21/manset1.jpg
Second Life, gerçek hayatla eş zamanlı ilerleyen, internet tabanlı görsel bir dünya. Oyuncuya, veya Second Life’ın yaratıcılarının dediği gibi Second Life “yerleşmeci”lerine ikinci bir hayat sunuyor. Bu üç boyutlu dünyada, gerçek hayatta yapabildiğiniz her şeyi yapabiliyorsunuz. Elbette tek bir farkla, burada sadece istediğiniz şeyleri istediğiniz zaman yapabilmek gibi gerçek hayatta kolay kolay bulunmayan bir lükse de sahipsiniz.
Gerçek dünya gibi gerçek haritaları ve gerçek arazileri olan Second Life’ta arazi satın almak, arazine kendi evini ve iş yerini tasarlamak mümkün. 2003 yılında Second Life ilk tasarlandığında sadece 259.000 metrekarelik arazi bulunan bu sanal dünyada şu anda 263.055.000 metrekarelik alan bulunuyor ve bu alanlar her geçen gün yeni katılan kullanıcılar ve yeni inşa edilen yapılarla genişlemeye devam ediyor.
Şu anda Second Life’ın 3.755.675 adet üyesi yani yerleşmecisi bulunuyor. Bu yerleşmecilerin 1.326.024 tanesini son 60 gün içerisinde kayıt olmuş kullanıcılar oluşturuyor.
Second Life’ın popülasyonu her geçen gün biraz daha artıyor ve bu artış beraberinde Second Life dünyasının genişliğinin de her geçen gün büyümesine sebep oluyor. Secon Life’ın dünyanın 100’den fazla ülkesinden kullanıcıları bulunuyor. Bu üç boyutlu, her geçen gün biraz daha büyüyen dünyada yerleşmeciler, kendi evlerini, araçlarını, eğlence mekanlarını, dükkanlarını, kıyafetlerini, manzaralarını ve oyunlarını kendileri yaratabiliyorlar. Kendi istedikleri hayatı kendileri en baştan tasarlayabiliyorlar. Fakat bu dünyanın kontrolsüz bir şekilde her geçen gün biraz daha büyümesi adeta dışarıdan sürekli göç alan bir metropol gibi plansızlığa ve kalitesiz mimariye yol açabiliyor.
http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2007/02/21/manset2.jpg
İnternet tabanlı görsel bir dünya yaratan Second Life, uluslararası kamuoyunun dikkatini 2006’nın sonlarına doğru çekmeye başladı. Bilgisayara yüklenebilen bir müşteri programı sayesinde yerleşmeciler birbirleriyle hareketli avatarlar eşliğinde iletişime geçebiliyor. Second Life ne kadar bir oyun gibi algılanıyor olsa da program içinde kaybedenler, kazananlar veya skorlar yok. Yerleşmeci denilen oyuncular bu programı adeta gerçek bir mekanı ziyaret edermiş gibi ziyaret edebiliyor. Diğer yerleşmecilerle karşılaşabiliyor, sosyalleşebiliyor, kişisel ve toplu etkinliklere katılabiliyorlar.
Yerleşmecilerine gerçek bir ikinci hayat vaad eden Second Life’ta yapabileceklerinizin neredeyse sınırı yok. Kulanıcılar avatarlarını istedikleri her an ve her şekilde değiştirebiliyor. Yaşınızı, dış görünüşünüzü, hatta cinsiyetinizi tam anlamıyla istediğiniz gibi belirleme ve her istediğinizde yenileme veya değiştirme şansına sahipsiniz. Second Life’ta birçok insanla iletişim kurmanın da birçok farklı yolu var. Ayrıca Second Life’ta gezebilirsiniz. Bunu ister yürüyerek, ister uçarak, isterseniz de çeşitli oyunlar vesilesiyle yapabilirsiniz. Gerçek dünyadan farklı olmayan bu dünyada hergün yeni bir bina yapılıyor, haritaya yeni mekanlar ve yeni özellikler ekleniyor. Bunun yanında gerçek hayatta olduğu gibi istediğiniz herhangi bir işte çalışabilir, hatta gerçek bir servete bile sahip olabilirsiniz.
http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2007/02/21/manset3.jpg
Second Life’ın en ilginç özelliklerin birisi ise kendi istediğiniz gibi üç boyutlu tasarımlar yapabiliyor olmanız. Second Life’a özgü, kullanımı oldukça kolay bir tasarım ve modelleme programıyla kendi evinizi, arabanızı, eşyalarını, kıyafetlerinizi ve hatta kendinizi tasarlayabiliyorsunuz ve yaptığınız bu tasarımları istediğiniz zaman geliştirebiliyor veya yenileyebiliyorsunuz. Ayrıca yaptığınız tasarımlarda Second Life içerisinde bulunmayan farklı dokuları, renkleri veya imgeleri ve objeleri de Second Life’a aktararak kullanabiliyorsunuz. Böylelikle Second Life dünyasını genişletebiliyorsunuz. Yaptığınız tasarımları diğer Second Life yerleşimcileriyle beraber, eş zamanlı veya kollektif de yapabiliyosunuz.
Second Life’ta kişisel binaların dışında mimari anlamda da gerçek hayatta gerçekleştiremediğiniz birçok şeyi gerçekleştirme şansına sahipsiniz. Hem iç mekan tasarımları hem de çok çeşitli işlevlere sahip binaları tasarlayabilir, bunları satabilir, yani mimarlık yapabilirsiniz.
Mimarlık ve tasarım anlamında çok geniş olanaklara sahip olan Second Life’ta maalesef bu olanaklar pek fazla kullanılmıyor. Deneysel çalışmalar yapmak için birçok olanağa sahip olan sistemde tasarıma dair yeni yeni bazı denemeler yapılıyor olsa da Second Life tasarım açısından yolun oldukça başında. Birçok insan sisteme girer girmez ilk buldukları araziye yerleşip, standart hatta kalıplaşmış bir ev seçip içini de tıka basa eşyayla dolduruyor.
http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2007/02/21/manset4.jpg
Yine de yapılan bazı ilginç çalışmalar mevcut. Bunlardan biri LaGuardia Havalimanı’nın yakınlarında tasarlanan Landing Lights Parkı. Bu parkı diğerlerinden ayıran iki önemli özellik var. Bunlardan ilki parkın Queens bölgesinde yaşayanalrın Second Life’ta kurdukları bir forum sonucunda parkın nasıl tasarlanacağına karar vermiş olmaalrı, bir diğeri ise parkın ileriki bir tarihte gerçekten de tasarlanacak olması.
Bu ilginç örneklerden bir diğeri ise Second Life’ta geçimini Second Life kullanıcıları için mekan tasarlayarak kazanan yani mimar olanlar da var. Bu mimarların çalışmalarını sergilediği alanları gezerek hem bilgi sahibi olmak hem de istediğiniz binayı seçerek satın almak mümkün.
Fakat bu tip tasarımcıların bulunmasına rağmen belki de Second Life’ın tasarım anlamında en büyük eksiği kentsel bir tasarımın, Second Life’ın sahip olduğu bütün alanın genel bir planlamasının bulunmaması.
Yine de umutsuz olmamak gerek çünkü Secon Life’ın tanınmaya başlamasının oldukça yeni olduğunu da düşündüğümüzde Second Life’ın sunduğu olanaklar deneysel çalışmalar yapmak isteyen mimar ve tasarımcıların her geçen gün biraz daha ilgisini çekiyor.
kaynak:arkitera.com
http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2007/02/21/manset1.jpg
Second Life, gerçek hayatla eş zamanlı ilerleyen, internet tabanlı görsel bir dünya. Oyuncuya, veya Second Life’ın yaratıcılarının dediği gibi Second Life “yerleşmeci”lerine ikinci bir hayat sunuyor. Bu üç boyutlu dünyada, gerçek hayatta yapabildiğiniz her şeyi yapabiliyorsunuz. Elbette tek bir farkla, burada sadece istediğiniz şeyleri istediğiniz zaman yapabilmek gibi gerçek hayatta kolay kolay bulunmayan bir lükse de sahipsiniz.
Gerçek dünya gibi gerçek haritaları ve gerçek arazileri olan Second Life’ta arazi satın almak, arazine kendi evini ve iş yerini tasarlamak mümkün. 2003 yılında Second Life ilk tasarlandığında sadece 259.000 metrekarelik arazi bulunan bu sanal dünyada şu anda 263.055.000 metrekarelik alan bulunuyor ve bu alanlar her geçen gün yeni katılan kullanıcılar ve yeni inşa edilen yapılarla genişlemeye devam ediyor.
Şu anda Second Life’ın 3.755.675 adet üyesi yani yerleşmecisi bulunuyor. Bu yerleşmecilerin 1.326.024 tanesini son 60 gün içerisinde kayıt olmuş kullanıcılar oluşturuyor.
Second Life’ın popülasyonu her geçen gün biraz daha artıyor ve bu artış beraberinde Second Life dünyasının genişliğinin de her geçen gün büyümesine sebep oluyor. Secon Life’ın dünyanın 100’den fazla ülkesinden kullanıcıları bulunuyor. Bu üç boyutlu, her geçen gün biraz daha büyüyen dünyada yerleşmeciler, kendi evlerini, araçlarını, eğlence mekanlarını, dükkanlarını, kıyafetlerini, manzaralarını ve oyunlarını kendileri yaratabiliyorlar. Kendi istedikleri hayatı kendileri en baştan tasarlayabiliyorlar. Fakat bu dünyanın kontrolsüz bir şekilde her geçen gün biraz daha büyümesi adeta dışarıdan sürekli göç alan bir metropol gibi plansızlığa ve kalitesiz mimariye yol açabiliyor.
http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2007/02/21/manset2.jpg
İnternet tabanlı görsel bir dünya yaratan Second Life, uluslararası kamuoyunun dikkatini 2006’nın sonlarına doğru çekmeye başladı. Bilgisayara yüklenebilen bir müşteri programı sayesinde yerleşmeciler birbirleriyle hareketli avatarlar eşliğinde iletişime geçebiliyor. Second Life ne kadar bir oyun gibi algılanıyor olsa da program içinde kaybedenler, kazananlar veya skorlar yok. Yerleşmeci denilen oyuncular bu programı adeta gerçek bir mekanı ziyaret edermiş gibi ziyaret edebiliyor. Diğer yerleşmecilerle karşılaşabiliyor, sosyalleşebiliyor, kişisel ve toplu etkinliklere katılabiliyorlar.
Yerleşmecilerine gerçek bir ikinci hayat vaad eden Second Life’ta yapabileceklerinizin neredeyse sınırı yok. Kulanıcılar avatarlarını istedikleri her an ve her şekilde değiştirebiliyor. Yaşınızı, dış görünüşünüzü, hatta cinsiyetinizi tam anlamıyla istediğiniz gibi belirleme ve her istediğinizde yenileme veya değiştirme şansına sahipsiniz. Second Life’ta birçok insanla iletişim kurmanın da birçok farklı yolu var. Ayrıca Second Life’ta gezebilirsiniz. Bunu ister yürüyerek, ister uçarak, isterseniz de çeşitli oyunlar vesilesiyle yapabilirsiniz. Gerçek dünyadan farklı olmayan bu dünyada hergün yeni bir bina yapılıyor, haritaya yeni mekanlar ve yeni özellikler ekleniyor. Bunun yanında gerçek hayatta olduğu gibi istediğiniz herhangi bir işte çalışabilir, hatta gerçek bir servete bile sahip olabilirsiniz.
http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2007/02/21/manset3.jpg
Second Life’ın en ilginç özelliklerin birisi ise kendi istediğiniz gibi üç boyutlu tasarımlar yapabiliyor olmanız. Second Life’a özgü, kullanımı oldukça kolay bir tasarım ve modelleme programıyla kendi evinizi, arabanızı, eşyalarını, kıyafetlerinizi ve hatta kendinizi tasarlayabiliyorsunuz ve yaptığınız bu tasarımları istediğiniz zaman geliştirebiliyor veya yenileyebiliyorsunuz. Ayrıca yaptığınız tasarımlarda Second Life içerisinde bulunmayan farklı dokuları, renkleri veya imgeleri ve objeleri de Second Life’a aktararak kullanabiliyorsunuz. Böylelikle Second Life dünyasını genişletebiliyorsunuz. Yaptığınız tasarımları diğer Second Life yerleşimcileriyle beraber, eş zamanlı veya kollektif de yapabiliyosunuz.
Second Life’ta kişisel binaların dışında mimari anlamda da gerçek hayatta gerçekleştiremediğiniz birçok şeyi gerçekleştirme şansına sahipsiniz. Hem iç mekan tasarımları hem de çok çeşitli işlevlere sahip binaları tasarlayabilir, bunları satabilir, yani mimarlık yapabilirsiniz.
Mimarlık ve tasarım anlamında çok geniş olanaklara sahip olan Second Life’ta maalesef bu olanaklar pek fazla kullanılmıyor. Deneysel çalışmalar yapmak için birçok olanağa sahip olan sistemde tasarıma dair yeni yeni bazı denemeler yapılıyor olsa da Second Life tasarım açısından yolun oldukça başında. Birçok insan sisteme girer girmez ilk buldukları araziye yerleşip, standart hatta kalıplaşmış bir ev seçip içini de tıka basa eşyayla dolduruyor.
http://www.arkitera.com/UserFiles/Image/news/2007/02/21/manset4.jpg
Yine de yapılan bazı ilginç çalışmalar mevcut. Bunlardan biri LaGuardia Havalimanı’nın yakınlarında tasarlanan Landing Lights Parkı. Bu parkı diğerlerinden ayıran iki önemli özellik var. Bunlardan ilki parkın Queens bölgesinde yaşayanalrın Second Life’ta kurdukları bir forum sonucunda parkın nasıl tasarlanacağına karar vermiş olmaalrı, bir diğeri ise parkın ileriki bir tarihte gerçekten de tasarlanacak olması.
Bu ilginç örneklerden bir diğeri ise Second Life’ta geçimini Second Life kullanıcıları için mekan tasarlayarak kazanan yani mimar olanlar da var. Bu mimarların çalışmalarını sergilediği alanları gezerek hem bilgi sahibi olmak hem de istediğiniz binayı seçerek satın almak mümkün.
Fakat bu tip tasarımcıların bulunmasına rağmen belki de Second Life’ın tasarım anlamında en büyük eksiği kentsel bir tasarımın, Second Life’ın sahip olduğu bütün alanın genel bir planlamasının bulunmaması.
Yine de umutsuz olmamak gerek çünkü Secon Life’ın tanınmaya başlamasının oldukça yeni olduğunu da düşündüğümüzde Second Life’ın sunduğu olanaklar deneysel çalışmalar yapmak isteyen mimar ve tasarımcıların her geçen gün biraz daha ilgisini çekiyor.
kaynak:arkitera.com