PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN



FORUMA GİT : Fatih ALTAYLI - Sezer mi Demirel mi?


osenmer
08-04-2007, 08:05
http://www.ensonhaber.com/images/author/315_b.jpg
Fatih ALTAYLI
Sezer mi Demirel mi?



AK Partililerin Cumhurbaşkanı Sezer ile ilgili "düşünceleri" malum. Birkaç gün önce havaalanında karşılaştığım bazı AK Partili milletvekilleriyle sohbet ediyorduk.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Demirel'in görev süresinin uzatılmasıyla ilgili tartışmalar, ardından Sezer'in seçilmesini konuşuyorduk. Bugün AK Parti çatısı altında bulunan eski Fazilet Partililer, Demirel'in görev süresinin uzatılmasına o günlerde karşı çıkmış ve "ret" oyu vermişti.
Sezer'le de aralarının pek iyi olmadığını bildiğim için sordum: "Demirel'in görev süresinin uzatılmasına karşı çıktığınız için Sezer'le çalışmak zorunda kaldınız. O güne geri dönsek, Demirel'in görev süresini uzatır mıydınız?"
AK Parti içinde önemli bir görevi olan milletvekili hiç düşünmeden yanıtladı: "Asla. Sezer ne yaparsa yapsın Demirel'den iyidir."
Şaşırdım.
"Hangi açıdan" diye sordum.
Yanıtladı:
"Cumhurbaşkanı'nın bize karşı tavrı malum. Pek çok yasayı ve yüzlerce atamayı veto etti, durdurdu ama diğer yandan da pek çok yerde bizim yolumuzu açtı."
Çok ilginç sözlerdi. Biraz daha netleştirmesini istedim.
"Sayın Sezer içerde kendi siyasi düşüncesinde bazı engellemeler yapmış olabilir ama doğrusunu isterseniz özellikle dış politikanın belirlenmesinde AK Parti'ye çok destek verdi. Daha doğrusu engelleme yapmadı. Kıbrıs konusunda olsun, Ortadoğu politikasında olsun, AB ve ABD ile ilişkilerde olsun bizim politikalarımızı baltalamadı" dedi.
"Demirel olsa böyle olmaz mıydı" dedim.
"Olmazdı. Süleyman Bey rahat durmazdı. Kendi doğrultusunda bir dış politika oluşturulması için zorlardı" dedi.
Bunun üzerine ben de "Demek ki, bundan sonraki dönemde hükümetler en azından bu konuda Sezer'i arayacak. Atamalarda sorun yaşamayacaksınız ama politikada yaşayabilirsiniz" dedim.
Suratlar bir anda asıldı.
Doğruların yanına yanlışlar

Oramiral Özden Örnek'in günlüklerinde adı geçen kişilerden biri anlattı.
"Çok garip şeyler var. Özden Örnek'le birkaç kez görüştüm. Bu görüşmelerden birinde ikimiz baş başaydık ve yanımızda hiç kimse yoktu. Orada konuştuğumuz şeyleri ben hiç kimseye anlatmadım. Buna rağmen konuştuklarımız yapılan yayınlarda kelimesi kelimesine yer alıyor. Çok şaşırdım" dedi.
"Yani günlükler gerçek mi" diye sordum.
"Şaşırtıcı olan da bu" dedi.
"Yine benimle ilgili bir başka bölüm var.
Özden Örnek'le buluşup konuştuklarımla ilgili.
Ama ne öyle bir buluşma oldu, ne de öyle bir konuşma. Bir bölüm bire bir doğru. Diğer bölüm bire bir yalan."
Doğrusu bu durum beni hiç şaşırtmadı. Tipik bir dezenformasyon.
Biriyle ilgili karalayıcı bir rapor mu hazırlamak lazım.
Tam da bu yapılır.
Bilinen, birileri tarafından onaylanabilecek yüzde yüz doğrular yazılır.
Aralarına karalayıcı bölümler ustaca eklenir.
Raporu okuyan bilinen doğrulara aldanıp, yanlışları da doğru olarak kabul eder.
Özden Örnek günlükleri tam usta işi. Genç Parti'den yeni vaatler

Cem Uzan'ın televizyonlarda altyazı olarak geçen vaatlerinin etkili olduğu bir gerçek.
Lümpen kesimin yanı sıra, siyasetle çok da içli dışlı olmayan, Uzan Ailesi'nin icraatları ile ilgili bilgisi bulunmayanlar "Ben oyumu veririm" diyor.
Çok değil ama inanan var.
Bu arada Cem Uzan'ın vaatlerine bazı eklemeler de yapılıyor. Son duyduğum üçü beni hayli güldürdü.
Genç Parti iktidar olursa, "Hamilelik üç aya inecekmiş, 1001 Gece Şehrazat'ın fiyatı 10 YTL'ye düşecekmiş, 3 birinci lig olacakmış ve Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş her yıl şampiyon olacakmış."
Ne zaman adam oluruz?

Başkalarının güvenini kazanmanın tek yolunun kendimize güvenmek olduğunu anladığımız zaman...





08 Nisan 2007 Pazar