yakamoz
26-03-2006, 11:23
Kibir, kisinin kendisini baskasindan üstün görmesidir. Kendini baskasindan üstün görmekle, kalbi rahat eder. Kibir; kötü huydur. Haramdir. Halikini, Rabbini unutmanin alametidir. Çok din adami, bu kötü hastaliga yakalanmistir. Hadis-i serifte, (Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse, Cennete girmez) buyuruldu.
Kibirli kimseye karsi kibirli görünmek, sadaka vermek gibi sevabdir. Kibir sahibine karsi tevazu eden kimse, kendisine zulmetmis olur. Bid’at sahiplerine ve zenginlere karsi da kibirli görünmek caizdir. Bu durum kendini yüksek göstermek için degildir. Onlara ders vermek, gafletten uyandirmak içindir. Harpte, cihadda düsmana karsi kibirli görünmek de sevabdir.
Kibir çesitlerinin en kötüsü Allahü tealaya karsi kibirli olmaktir. Nemrud böyle idi. Tanri oldugunu ilan etti. Allahü tealanin gönderdigi Peygamberi atese atti. Fir’avn da böyle ahmaklardan biri idi. Misir’da ilahlik iddiasinda bulundu. Ben sizin güçlü tanrinizim, dedi. Allahü teala, nasihat vermek için, Musa aleyhisselami gönderdi. Buna inanmadi. Allahü teala, onu Süveys denizinde bogdu.
Bunlar gibi, bu dünyanin yaraticisina inanmayanlara, eski tabirle Dehri ya’ni ateist denir. Her asirda böyle ahmaklar gelmistir. Böyle zalimler, milyonlarca insani öldürerek ve iskence yaparak ve din, islam adamlarini ve kitaplarini yok ederek, milletlerini sindirmisler, korkutmuslardir.
Her istediklerini zorla yaptirarak simarmislardir. Ilaha, ma’buda mahsus üstünlüklere sahip olduklarini sanmislar ve söylemislerdir. Islam kitaplarinin memleketlerine sokulmasini, okunmasini yasak etmisler, dinden, Allahü tealadan bahsedenleri öldürmüslerdir. Sonunda, Allahü tealanin gadabindan yok olmuslardir.
Tarihte geçen bütün zalimler gibi, la’net ve nefret ile anilmislardir. Ihtilal ve hile yolu ile, ba’zi arab memleketlerinin basina geçen, zehirli propagandalarla beyinleri yikanmis zalimler, diktatörler de, o ateistleri taklid ediyor, islam düsmanligi yapiyorlar. Tarih kitaplarinda okuduklari zalimlerin feci sonlarindan ibret almiyorlar. Dünyada, ahirette baslarina gelecek olan azablari, felaketleri hiç düsünmüyorlar.
Resulullaha karsi da kibirlenenler, üstünlük taslayanlar oldu. "Allahin gönderdigi Peygamber bu mudur?" dediler. "Bu Kur’an, Mekke sehrinin ileri gelenlerine indirilseydi iyi olurdu" dediler.
Tarih boyunca, islamin büyüklerine karsi da, böyle tekebbür edenler, alay edenler, hiç eksik olmadi. Bu kibirlenmeleri, aciz, zavalli, elinden birsey gelmeyen, hatta kendinden ve bedeninin yapisindan haberi olmayan kulun, kendine, sahibine, kuvveti, gücü sonsuz olan Rabbine karsi bir savas idi.
blis de, böyle kibirlendi. Adem aleyhisselama karsi secde etmesi emir olununca, o topraktan yaratildi, topraga karsi niçin secde edeyim? Ben ondan daha üstünüm. Beni atesten, onu çamurdan yarattin diyerek, Rabbine karsi geldi. Atesin alevini, latifligini ve isik yaydigini görünce, onu sudan ve topraktan üstün sandi.
Halbuki üstünlük, kendini üstün görmekte degil, tevazu, alçak gönüllülük göstermektedir. Cennette toprak vardir ve misk gibi kokacaktir. Cennette ates yoktur. Ates, Cehennemde azab vasitasidir.
Ates, harap etmeye, toprak, bina yapmaya yarar. Mahluklar toprak üstünde yasamaktadir. Hazineler, defineler toprakta bulunur. Ka’be topraktan yapilmistir. Atesin isigi gecelere son verir, gündüzü getirir ise de, topraktan çiçekler, meyveler hasil olmaktadir. Kainatin, varliklarin en üstünü olan Muhammed (S.A.V) yeri topraktir.
Kibirli kimseye karsi kibirli görünmek, sadaka vermek gibi sevabdir. Kibir sahibine karsi tevazu eden kimse, kendisine zulmetmis olur. Bid’at sahiplerine ve zenginlere karsi da kibirli görünmek caizdir. Bu durum kendini yüksek göstermek için degildir. Onlara ders vermek, gafletten uyandirmak içindir. Harpte, cihadda düsmana karsi kibirli görünmek de sevabdir.
Kibir çesitlerinin en kötüsü Allahü tealaya karsi kibirli olmaktir. Nemrud böyle idi. Tanri oldugunu ilan etti. Allahü tealanin gönderdigi Peygamberi atese atti. Fir’avn da böyle ahmaklardan biri idi. Misir’da ilahlik iddiasinda bulundu. Ben sizin güçlü tanrinizim, dedi. Allahü teala, nasihat vermek için, Musa aleyhisselami gönderdi. Buna inanmadi. Allahü teala, onu Süveys denizinde bogdu.
Bunlar gibi, bu dünyanin yaraticisina inanmayanlara, eski tabirle Dehri ya’ni ateist denir. Her asirda böyle ahmaklar gelmistir. Böyle zalimler, milyonlarca insani öldürerek ve iskence yaparak ve din, islam adamlarini ve kitaplarini yok ederek, milletlerini sindirmisler, korkutmuslardir.
Her istediklerini zorla yaptirarak simarmislardir. Ilaha, ma’buda mahsus üstünlüklere sahip olduklarini sanmislar ve söylemislerdir. Islam kitaplarinin memleketlerine sokulmasini, okunmasini yasak etmisler, dinden, Allahü tealadan bahsedenleri öldürmüslerdir. Sonunda, Allahü tealanin gadabindan yok olmuslardir.
Tarihte geçen bütün zalimler gibi, la’net ve nefret ile anilmislardir. Ihtilal ve hile yolu ile, ba’zi arab memleketlerinin basina geçen, zehirli propagandalarla beyinleri yikanmis zalimler, diktatörler de, o ateistleri taklid ediyor, islam düsmanligi yapiyorlar. Tarih kitaplarinda okuduklari zalimlerin feci sonlarindan ibret almiyorlar. Dünyada, ahirette baslarina gelecek olan azablari, felaketleri hiç düsünmüyorlar.
Resulullaha karsi da kibirlenenler, üstünlük taslayanlar oldu. "Allahin gönderdigi Peygamber bu mudur?" dediler. "Bu Kur’an, Mekke sehrinin ileri gelenlerine indirilseydi iyi olurdu" dediler.
Tarih boyunca, islamin büyüklerine karsi da, böyle tekebbür edenler, alay edenler, hiç eksik olmadi. Bu kibirlenmeleri, aciz, zavalli, elinden birsey gelmeyen, hatta kendinden ve bedeninin yapisindan haberi olmayan kulun, kendine, sahibine, kuvveti, gücü sonsuz olan Rabbine karsi bir savas idi.
blis de, böyle kibirlendi. Adem aleyhisselama karsi secde etmesi emir olununca, o topraktan yaratildi, topraga karsi niçin secde edeyim? Ben ondan daha üstünüm. Beni atesten, onu çamurdan yarattin diyerek, Rabbine karsi geldi. Atesin alevini, latifligini ve isik yaydigini görünce, onu sudan ve topraktan üstün sandi.
Halbuki üstünlük, kendini üstün görmekte degil, tevazu, alçak gönüllülük göstermektedir. Cennette toprak vardir ve misk gibi kokacaktir. Cennette ates yoktur. Ates, Cehennemde azab vasitasidir.
Ates, harap etmeye, toprak, bina yapmaya yarar. Mahluklar toprak üstünde yasamaktadir. Hazineler, defineler toprakta bulunur. Ka’be topraktan yapilmistir. Atesin isigi gecelere son verir, gündüzü getirir ise de, topraktan çiçekler, meyveler hasil olmaktadir. Kainatin, varliklarin en üstünü olan Muhammed (S.A.V) yeri topraktir.
