berat_41
26-03-2006, 11:24
Evrenin ve maddenin oluşumunu araştırma çalışmalarına artık Türkiye de katılıyor. Ankara'daki merkeze ayrılan bütçe ilk aşamada 16 milyon dolar
26/03/2006 (206 kişi okudu)
İBRAHİM GÜNEL (Arşivi)
ANKARA - Dan Brown'un satış rekorları kıran kitaplarından 'Melekler ve Şeytanlar', İsviçre'nin Cenevre kentinde bulunan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde (CERN) geçiyordu (www.cern.ch). Avrupa ülkelerinin 1954'te kurduğu ve 20 Avrupa ülkesinin tam üye olduğu bu merkezde bugün, 80 ülkeden 7 bin araştırmacı hızlandırıcı teknolojileri kullanarak maddenin derinliklerini ve evrenin oluşumunu anlamaya çalışıyor.
Türkiye'nin 50 yıldır es geçtiği bu tür yüksek teknolojik araştırmalar, 2010'lu yılların başından itibaren ülkemizde de yapılabilir hale gelecek. Devlet Planlama Teşkilatı'nca (DPT) desteklenen ve Ankara Üniversitesi'nce (AÜ) koordine edilen 'Türk Hızlandırıcı Merkezinin Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarının Kurulması Projesi' yaşama geçiyor. İlk adımı 2010'da tamamı ise 2017 yılında tamamlanacak projede, A.Ü, Gazi, Boğaziçi, İstanbul, Uludağ, Erciyes, Dumlupınar, Niğde ve Süleyman Demirel üniversitelerinden yedi profesör, dört doçent, sekiz yardımcı doçent, dört doktorla, 47 master ve doktora öğrencisi yer alacak. Projenin yürütücüsü Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisiliği Bölümü öğretim üyelerinden Prof.
Ömer Yavaş, şu bilgileri verdi:
# Proje, ilk iki aşamasını son sekiz yılda tamamladığımız Ulusal Hızlandırıcı Merkezi'nin hayata geçirilmesine yönelik ilk adım. Aslında bu, 1997'de başlattığımız bir süreç. DTP desteğiyle 2001'de tamamladığımız fizibilite çalışmasında içerisinde doğrusal ve dairesel hızlandırıcıların bulunacağı bir hızlandırıcı kompleksi önerimiz oldu. İkinci adımı oluşturan projeyi 2002'de sunduk. Bu proje kompleksin içeriğini tanımlamaya yönelikti.
Merkez Gölbaşı'nda
# 2006-2010 yıllarında hayata geçirilecek şu anki projemizin iki temel hedefi var. Bir tanesi merkeze kurulacak hızlandırıcıların ve donanımın teknik tasarımını yapmak. İkincisi ise tasarım çalışmaları yürütürken ilgili teknoloji ile tanışmak ve gençlerin yetişmesini sağlamak için, bizim adına 'test laboratuvarı' dediğimiz ülkemizde Ar-Ge amaçlı kullanılacak ilk parçacık hızlandırıcı laboratuvarını kurmak.
# Laboratuvarı, üniversitemizin Ankara Gölbaşı'nda inşası devam eden 50. Yıl Kampusü içerisinde yaklaşık 3 bin metrekarelik kapalı alanda kurmayı düşünüyoruz. Kurulacak araştırma laboratuvarları 2010'da dört deney istasyonuyla araştırmacıların hizmetine sunulacak.
# Kuracağımız laboratuvar iki elektron hızlandırıcısı ve dört deney istasyonundan oluşacak. Hızlandırıcılardan elde edilen elektron demetleri 20 ve 50 milyon elktronvolt enerjiye sahip olacak ve buradan 'optik kavite' dediğimiz düzenekler içerisine yerleştirilmiş çok kutuplu magnetlerden geçerek kızılötesi bölgede dalga boyuna sahip serbest elektron lazerleri elde edilecek. Elde edilen lazer dört deney istasyonunda nanoteknolojik, biyoteknolojik, yarı iletken ve medikal alanlarda uygulamalı Ar-Ge çalışmaları için kullanılacak.
# Projenin 2006-2010 yıllarını kapsayacak şimdiki adımı için DPT tarafından onaylanan bütçesi 16 milyon YTL civarında.
Ulusal kompleksin boyutu ise yaklaşık 150 milyon dolar civarında. Bunu da 2010-2017 periyodunda tamamlamayı planlıyoruz.
# Elektron hızlandırıcılardan elde edilen ışınlar, sağlık alanında kolestrollü damarların temizlenmesinden, elektron anjiyog rafisine, kanserli hücrelerin temizlenmesinden daha net görüntülerin elde edilmesine kadar, çeşitli alanlarda kullanılıyor. Endüstride ise birtakım yüzeylerin işlenmesi, yüzey ve ara yüzeylerin düzenlenmesi, yarı iletken ve çip üretimi gibi konularda yaygın olarak kullanılmaktadır.
Daha fazla bilgi için: http://bilge.science.ankara.edu.tr
Hızlandırıcılar ne işe yarar?
1900'lü yılların başına kadar maddenin temel parçasının atom olduğuna inanılıyordu. Daha sonra atomdan daha küçük parçacıklar olduğu anlaşıldı. Temel parçacıklar ve parçacıklar arasındaki ilişkiler ise yüksek enerji fiziğinin konusu oldu. Temel parçacıkları görebilmek için yüksek enerji gerekiyor. Bunun nedeni ışığın dalga karakteristiği. Bir şeyleri görebilmek için üzerine ışık düşürürüz. Ancak ışığın dalga boyundan daha küçük bir şeyleri görmek istediğimizde bu çok zor oluyor. Çözüm ise görmek istediğimiz parçacığı hızlandırmak. Parçacığa ne kadar büyük bir hız verilirse dalga boyu da o kadar azalıyor ve daha iyi çözünürlükte görülebiliyor. Parçacıklara ışık hızına yakın bu hızı ise 'hızlandırıcı'lar veriyor.
İsviçre'nin Cenevre kentindeki CERN, (Conseil Europen pour la Recherche Nucleaire- Avrupa Nükleer Araştırma Konseyi) dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırma merkezidir. Süper iletken teknolojisinin CERN hızlandırıcıları sayesinde ilerlemesi, yeni temiz enerji kaynaklarının araştırılması, yeni reaktör sistemlerinin geliştirilmesi, bilgisayar teknolojisi, tıpta tedavi ve teşhis uygulamaları, yeni elementlerin bulunuşu en önde gelen araştırmalardır.
26/03/2006 (206 kişi okudu)
İBRAHİM GÜNEL (Arşivi)
ANKARA - Dan Brown'un satış rekorları kıran kitaplarından 'Melekler ve Şeytanlar', İsviçre'nin Cenevre kentinde bulunan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde (CERN) geçiyordu (www.cern.ch). Avrupa ülkelerinin 1954'te kurduğu ve 20 Avrupa ülkesinin tam üye olduğu bu merkezde bugün, 80 ülkeden 7 bin araştırmacı hızlandırıcı teknolojileri kullanarak maddenin derinliklerini ve evrenin oluşumunu anlamaya çalışıyor.
Türkiye'nin 50 yıldır es geçtiği bu tür yüksek teknolojik araştırmalar, 2010'lu yılların başından itibaren ülkemizde de yapılabilir hale gelecek. Devlet Planlama Teşkilatı'nca (DPT) desteklenen ve Ankara Üniversitesi'nce (AÜ) koordine edilen 'Türk Hızlandırıcı Merkezinin Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarının Kurulması Projesi' yaşama geçiyor. İlk adımı 2010'da tamamı ise 2017 yılında tamamlanacak projede, A.Ü, Gazi, Boğaziçi, İstanbul, Uludağ, Erciyes, Dumlupınar, Niğde ve Süleyman Demirel üniversitelerinden yedi profesör, dört doçent, sekiz yardımcı doçent, dört doktorla, 47 master ve doktora öğrencisi yer alacak. Projenin yürütücüsü Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisiliği Bölümü öğretim üyelerinden Prof.
Ömer Yavaş, şu bilgileri verdi:
# Proje, ilk iki aşamasını son sekiz yılda tamamladığımız Ulusal Hızlandırıcı Merkezi'nin hayata geçirilmesine yönelik ilk adım. Aslında bu, 1997'de başlattığımız bir süreç. DTP desteğiyle 2001'de tamamladığımız fizibilite çalışmasında içerisinde doğrusal ve dairesel hızlandırıcıların bulunacağı bir hızlandırıcı kompleksi önerimiz oldu. İkinci adımı oluşturan projeyi 2002'de sunduk. Bu proje kompleksin içeriğini tanımlamaya yönelikti.
Merkez Gölbaşı'nda
# 2006-2010 yıllarında hayata geçirilecek şu anki projemizin iki temel hedefi var. Bir tanesi merkeze kurulacak hızlandırıcıların ve donanımın teknik tasarımını yapmak. İkincisi ise tasarım çalışmaları yürütürken ilgili teknoloji ile tanışmak ve gençlerin yetişmesini sağlamak için, bizim adına 'test laboratuvarı' dediğimiz ülkemizde Ar-Ge amaçlı kullanılacak ilk parçacık hızlandırıcı laboratuvarını kurmak.
# Laboratuvarı, üniversitemizin Ankara Gölbaşı'nda inşası devam eden 50. Yıl Kampusü içerisinde yaklaşık 3 bin metrekarelik kapalı alanda kurmayı düşünüyoruz. Kurulacak araştırma laboratuvarları 2010'da dört deney istasyonuyla araştırmacıların hizmetine sunulacak.
# Kuracağımız laboratuvar iki elektron hızlandırıcısı ve dört deney istasyonundan oluşacak. Hızlandırıcılardan elde edilen elektron demetleri 20 ve 50 milyon elktronvolt enerjiye sahip olacak ve buradan 'optik kavite' dediğimiz düzenekler içerisine yerleştirilmiş çok kutuplu magnetlerden geçerek kızılötesi bölgede dalga boyuna sahip serbest elektron lazerleri elde edilecek. Elde edilen lazer dört deney istasyonunda nanoteknolojik, biyoteknolojik, yarı iletken ve medikal alanlarda uygulamalı Ar-Ge çalışmaları için kullanılacak.
# Projenin 2006-2010 yıllarını kapsayacak şimdiki adımı için DPT tarafından onaylanan bütçesi 16 milyon YTL civarında.
Ulusal kompleksin boyutu ise yaklaşık 150 milyon dolar civarında. Bunu da 2010-2017 periyodunda tamamlamayı planlıyoruz.
# Elektron hızlandırıcılardan elde edilen ışınlar, sağlık alanında kolestrollü damarların temizlenmesinden, elektron anjiyog rafisine, kanserli hücrelerin temizlenmesinden daha net görüntülerin elde edilmesine kadar, çeşitli alanlarda kullanılıyor. Endüstride ise birtakım yüzeylerin işlenmesi, yüzey ve ara yüzeylerin düzenlenmesi, yarı iletken ve çip üretimi gibi konularda yaygın olarak kullanılmaktadır.
Daha fazla bilgi için: http://bilge.science.ankara.edu.tr
Hızlandırıcılar ne işe yarar?
1900'lü yılların başına kadar maddenin temel parçasının atom olduğuna inanılıyordu. Daha sonra atomdan daha küçük parçacıklar olduğu anlaşıldı. Temel parçacıklar ve parçacıklar arasındaki ilişkiler ise yüksek enerji fiziğinin konusu oldu. Temel parçacıkları görebilmek için yüksek enerji gerekiyor. Bunun nedeni ışığın dalga karakteristiği. Bir şeyleri görebilmek için üzerine ışık düşürürüz. Ancak ışığın dalga boyundan daha küçük bir şeyleri görmek istediğimizde bu çok zor oluyor. Çözüm ise görmek istediğimiz parçacığı hızlandırmak. Parçacığa ne kadar büyük bir hız verilirse dalga boyu da o kadar azalıyor ve daha iyi çözünürlükte görülebiliyor. Parçacıklara ışık hızına yakın bu hızı ise 'hızlandırıcı'lar veriyor.
İsviçre'nin Cenevre kentindeki CERN, (Conseil Europen pour la Recherche Nucleaire- Avrupa Nükleer Araştırma Konseyi) dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırma merkezidir. Süper iletken teknolojisinin CERN hızlandırıcıları sayesinde ilerlemesi, yeni temiz enerji kaynaklarının araştırılması, yeni reaktör sistemlerinin geliştirilmesi, bilgisayar teknolojisi, tıpta tedavi ve teşhis uygulamaları, yeni elementlerin bulunuşu en önde gelen araştırmalardır.