parpali08
16-04-2007, 11:52
29 alfabeyle okuyup yazan tek millet biziz
Târih, yazının bulunmasıyla başladı.
Yazıyı icad eden ilk millet Sümerler. Sümerce’de 500’e yakın Türkçe kelime bulunuyor. Sümerler bizimle akraba millet.
Dünyada her milletin bir tek alfabesi var. Arab’ın, Yahudi’nin,Ermeni’nin, İngiliz’in alfabesi var. Dünyada 29 ayrı alfabe kullanan tek millet biziz. Neden acaba?
Bizim ilk alfabemiz Orhun Alfabesi!Sonra Uygur Alfabesine geçtik. Müslümanlığı benimseyince Arap elifbasını aldık. Bin yıl Arap elifbasıyla okuyup yazdık.
1926 yılına kadar bütün dünya Türklüğü bir elifba kullanıyordu. Bu Arap elifbasıydı.
Ruslar kendi hâkimiyetleri altındaki Türklerle, Anadolu, İran, Irak ve Balkan Türkleri arasındaki kültür birliğini koparmak istediler. Bunun için, önce bizim alfabemizi değiştirmeyi plânladılar. Ruslar Osmanlı’nın son dönemlerinde , İstanbul’a Mirze Feteli Ahundof isimli Türk asıllı bir kimse gönderdiler. Feteli Ahundof, İstanbul’daki İlim Cemiyeti’nin önüne çıktı.
Dedi ki:
‘’Arap elifbası zordur! Lâtin alfabesi kolaydır. Milletimizi bir an önce okur yazar hâle getirebilmek için, hükûmet Arap elifbasını atmalı, yerine Lâtin alfabesini almalıdır!’’
İlim Cemiyeti’miz Ahundof’un teklifini kabul etmedi. ‘’Lâtin alfabesi, Arap elifbasından kolay olabilir’’ dedi. ‘’Biz bin yıldan beri Arap elifbasıyla okuyup yazıyoruz. Bu elifbayla basılmış onbinlerce eserimiz milyonlarca arşivimiz var. Onlardan bir çırpıda kopamayız. Sonra, bütün dünya Türklüğü bu eski Türkçe’yle okuyup yazıyor. Biz, alfabe değişikliğine gittik mi bütün dünya Türklüğü ile bağlarımızı koparmış oluruz. Bu bakımdan alfabemizi değiştiremeyiz’’ deye itirazda bulundu.
Feteli Ahundof Moskova’ya eli boş döndü. Bizim kararlı tavrımız üzerine Ruslar, 1926 yılında Azerbaycan ve Türkmenistan Türkleri’nin alfabesini değiştirdiler. Onlara Lâtin alfabesi getirdiler. Ama Ruslar, Sovyetler’deki Yahudi’lerin, Ermeniler’in, Gürcüler’in o zor alfabelerini değiştirmediler. Neden acaba?
Rusya’daki alfabe değişikliğinden iki yıl sonra biz de Lâtin alfabesine geçtik. Böylece Türkistan ve Azerbaycan Türkleri’yle Türkiye Türkleri alfabeleri bir oldu.
Ama bin defa hayret! Türkiye Lâtin alfabesine geçer geçmez Moskova yeni bir karar aldı. Türkistan ve Azerbaycan Türkleri’nin alfabesini Kiril alfabesiyle değiştirdi. Aramızdaki alfabe birliği tekrar ortadan kaldırıldı. Ruslar, bununla kalmadılar. Her Türk boyuna ayrı bir alfabe ayrı bir dil, ayrı bir millet uydurdular. Böylece ortaya, yirmiden fazla alfabe ve millet çıktı.
Alfabeyle birlikte, dil de, milliyet de, vatan da parçalandı. Türkçe yerine Azerbaycanca, Türkmence, Özbekçe, Kazakça, Kırgızca, Tatarca, Başkurtça, Gagavuzca... gibi diller icat edildi. Türk milleti ise: Azerbaycan halkı, Türkmen halkı, Özbek halkı, Kırgız, Kazak, Uygur, Tatar, Başkurt, Çuvaş, Karaçay, Gagavuz halkı diye bölünüp parçalandı. Sonra bu halklar, birbirine hasım hâline getirildi. Rusya ve Çin, milletimizi bu bölünmeye götürürken, biz de Azerbaycan ve Türkiye Türklüğü ile Türkistan Türklüğü ile arasındaki ortak kelimeleri dilimizden çıkarıp atmak yanlışlığına, gafletine düştük.
1982 yılında Azerbaycan’da, Hazar Denizi’nin bir uç noktasında Rusya’nın bu alfabe ve dil siyâsetini Prof. Dr. Abbas Zamanof’a sordum:
‘’Abbas emmi’’ dedim. ‘’Bir zamanlar alfabemiz birdi. Sonra sizi 1926 yılında önce Lâtin alfabesine geçirdiler. Alfabe birliğimiz bozuldu. 1928 yılında bizde Lâtin alfabesini aldık. Alfabemiz tekrar bir olunca bu defa Ruslar, Azebeycan ve Türkistan Türkleri’ne Kiril alfabesini uyguladılar. İnanıyorum ki şimdi Türkiye, kiril alfabesini kabul etse, Ruslar buradaki Türkleri çivi yazısına veya japon alfabesine bağlayacaklardır.’’ Alfabemiz ne zaman yine bir olacak Abbas emmi? Bu çile ne zaman bitecek?
Prof. Dr. Abbas Zamanof’un verdiği cevabı hiç unutmayacağım:
-‘’Yavuz Bülent! Eğer Türkiye’ye dönmek istiyorsan, burada değil böyle sorular sormak, bunları aklından bile geçirmeyeceksin. Bunlar çok tehlikeli sorulardır. Aman dikkat et?’’ dedi.
Bir milleti, alfabesiyle, diliyle, toprağıyla yirmidokuza bölmenin faciasını ve dehşetini 29 çiltlik bir eserle bile anlatamayız.
Yavuz Bülent Bâkiler – Sözün doğrusu 1
Târih, yazının bulunmasıyla başladı.
Yazıyı icad eden ilk millet Sümerler. Sümerce’de 500’e yakın Türkçe kelime bulunuyor. Sümerler bizimle akraba millet.
Dünyada her milletin bir tek alfabesi var. Arab’ın, Yahudi’nin,Ermeni’nin, İngiliz’in alfabesi var. Dünyada 29 ayrı alfabe kullanan tek millet biziz. Neden acaba?
Bizim ilk alfabemiz Orhun Alfabesi!Sonra Uygur Alfabesine geçtik. Müslümanlığı benimseyince Arap elifbasını aldık. Bin yıl Arap elifbasıyla okuyup yazdık.
1926 yılına kadar bütün dünya Türklüğü bir elifba kullanıyordu. Bu Arap elifbasıydı.
Ruslar kendi hâkimiyetleri altındaki Türklerle, Anadolu, İran, Irak ve Balkan Türkleri arasındaki kültür birliğini koparmak istediler. Bunun için, önce bizim alfabemizi değiştirmeyi plânladılar. Ruslar Osmanlı’nın son dönemlerinde , İstanbul’a Mirze Feteli Ahundof isimli Türk asıllı bir kimse gönderdiler. Feteli Ahundof, İstanbul’daki İlim Cemiyeti’nin önüne çıktı.
Dedi ki:
‘’Arap elifbası zordur! Lâtin alfabesi kolaydır. Milletimizi bir an önce okur yazar hâle getirebilmek için, hükûmet Arap elifbasını atmalı, yerine Lâtin alfabesini almalıdır!’’
İlim Cemiyeti’miz Ahundof’un teklifini kabul etmedi. ‘’Lâtin alfabesi, Arap elifbasından kolay olabilir’’ dedi. ‘’Biz bin yıldan beri Arap elifbasıyla okuyup yazıyoruz. Bu elifbayla basılmış onbinlerce eserimiz milyonlarca arşivimiz var. Onlardan bir çırpıda kopamayız. Sonra, bütün dünya Türklüğü bu eski Türkçe’yle okuyup yazıyor. Biz, alfabe değişikliğine gittik mi bütün dünya Türklüğü ile bağlarımızı koparmış oluruz. Bu bakımdan alfabemizi değiştiremeyiz’’ deye itirazda bulundu.
Feteli Ahundof Moskova’ya eli boş döndü. Bizim kararlı tavrımız üzerine Ruslar, 1926 yılında Azerbaycan ve Türkmenistan Türkleri’nin alfabesini değiştirdiler. Onlara Lâtin alfabesi getirdiler. Ama Ruslar, Sovyetler’deki Yahudi’lerin, Ermeniler’in, Gürcüler’in o zor alfabelerini değiştirmediler. Neden acaba?
Rusya’daki alfabe değişikliğinden iki yıl sonra biz de Lâtin alfabesine geçtik. Böylece Türkistan ve Azerbaycan Türkleri’yle Türkiye Türkleri alfabeleri bir oldu.
Ama bin defa hayret! Türkiye Lâtin alfabesine geçer geçmez Moskova yeni bir karar aldı. Türkistan ve Azerbaycan Türkleri’nin alfabesini Kiril alfabesiyle değiştirdi. Aramızdaki alfabe birliği tekrar ortadan kaldırıldı. Ruslar, bununla kalmadılar. Her Türk boyuna ayrı bir alfabe ayrı bir dil, ayrı bir millet uydurdular. Böylece ortaya, yirmiden fazla alfabe ve millet çıktı.
Alfabeyle birlikte, dil de, milliyet de, vatan da parçalandı. Türkçe yerine Azerbaycanca, Türkmence, Özbekçe, Kazakça, Kırgızca, Tatarca, Başkurtça, Gagavuzca... gibi diller icat edildi. Türk milleti ise: Azerbaycan halkı, Türkmen halkı, Özbek halkı, Kırgız, Kazak, Uygur, Tatar, Başkurt, Çuvaş, Karaçay, Gagavuz halkı diye bölünüp parçalandı. Sonra bu halklar, birbirine hasım hâline getirildi. Rusya ve Çin, milletimizi bu bölünmeye götürürken, biz de Azerbaycan ve Türkiye Türklüğü ile Türkistan Türklüğü ile arasındaki ortak kelimeleri dilimizden çıkarıp atmak yanlışlığına, gafletine düştük.
1982 yılında Azerbaycan’da, Hazar Denizi’nin bir uç noktasında Rusya’nın bu alfabe ve dil siyâsetini Prof. Dr. Abbas Zamanof’a sordum:
‘’Abbas emmi’’ dedim. ‘’Bir zamanlar alfabemiz birdi. Sonra sizi 1926 yılında önce Lâtin alfabesine geçirdiler. Alfabe birliğimiz bozuldu. 1928 yılında bizde Lâtin alfabesini aldık. Alfabemiz tekrar bir olunca bu defa Ruslar, Azebeycan ve Türkistan Türkleri’ne Kiril alfabesini uyguladılar. İnanıyorum ki şimdi Türkiye, kiril alfabesini kabul etse, Ruslar buradaki Türkleri çivi yazısına veya japon alfabesine bağlayacaklardır.’’ Alfabemiz ne zaman yine bir olacak Abbas emmi? Bu çile ne zaman bitecek?
Prof. Dr. Abbas Zamanof’un verdiği cevabı hiç unutmayacağım:
-‘’Yavuz Bülent! Eğer Türkiye’ye dönmek istiyorsan, burada değil böyle sorular sormak, bunları aklından bile geçirmeyeceksin. Bunlar çok tehlikeli sorulardır. Aman dikkat et?’’ dedi.
Bir milleti, alfabesiyle, diliyle, toprağıyla yirmidokuza bölmenin faciasını ve dehşetini 29 çiltlik bir eserle bile anlatamayız.
Yavuz Bülent Bâkiler – Sözün doğrusu 1
