PDA

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN



FORUMA GİT : Can DÜNDAR - Adı gizlenen suçlu


osenmer
16-04-2007, 05:41
http://www.ensonhaber.com/images/author/231_b.jpg
Can DÜNDAR
Adı gizlenen suçlu
16 Nisan 2007 Pazartesi 06:25




Başkent, Erdoğan'ın Köşk yoluna barikat kurdu önceki gün...
Gençler, yaşlılar ama ille de ve en çok kadınlardı, "Hayır" diye haykıranlar...
Cumhuriyet, balo salonlarından dışarı taştı; kırmızı beyaz kostümlü bir şenliğe dönüştü.
"Ordu göreve" diye bağırmadılar; "Cumhuriyet sahipsiz değil. Biz varız" mesajı, sadece hükümete değil, darbe özlemcilerine de gitti.
3 ortak payda yüz binleri meydana, milyonları ekrana toplamaya yetmişti:
Atatürk...
Cumhuriyet...
Ve Erdoğan'ı Köşk'e çıkarmama azmi...
* * *
Ne yazık ki bu 3 ortak payda, o coşkun insan selinden bir siyasal oluşum çıkarmaya yetmiyor.
Bayrağını kapıp mitinge koşanlar, siyasal arenada ne istemediklerini çok iyi biliyor ve gayet net ifade ediyorlar.
Lakin ne istediklerine gelince kafalar karışıyor.
"Laiklik", "Cumhuriyet değerleri", "Atatürkçü idare..."
Ama hangi partiyle, hangi liderle, hangi cumhurbaşkanı adayıyla?..
Sonu Anıtkabir'de "Ata'ya şikâyet"le biten bu yürüyüşler, somut bir siyasal programla, iktidar hedefiyle ya da alternatif isimlerle buluşmadıkça sonuçsuz kalıyor.
Herkes "Görevimizi yaptık" duygusunun memnuniyetiyle otobüslerine binip 10. Yıl Marşı eşliğinde kentine geri dönüyor; Ankara, bildiğini okumaya devam ediyor.
* * *
Mitingde "Cumhuriyetin altını oyan ve Erdoğan'a Köşk'ü sunan" herkes eleştirilerden nasibini aldı:
Gericiler, din tacirleri, liberaller, medya, AB'ciler, ABD'ciler, Sorosçular, numaralı Cumhuriyetçiler vs...
Oysa bu listenin başında yer alması gerekip de adı sayılmayan birileri vardı ki kürsüdekilere bu eksiği kitleler anımsattı:
"Birleşin" sloganları buna atıftı.
Alanda 2 sosyal demokrat parti lideri vardı ve bırakın "birleş"meyi, yan yana gelip el sıkışmayı bile istemediler. Oysa el ele kürsüye çıkmaları bile orada bambaşka bir rüzgâr estirebilirdi.
Ortaya çıkan sonuçta, AB'cilerin, Sorosçuların, medyanın rolü vardı da, seçime ayrı kulvarlarda girmekte, bir araya gelmemekte ısrar edip ve daha da önemlisi, toplumun sola olan inancını tüketip sağın önünü açanların hiç rolü yok muydu?
O yürüyüşün yapıldığı Ankara şehrinin, nasıl iki sol aday inadıyla hem de 3 seçimdir Melih Gökçek'e teslim edildiğini unuttuk mu sanıyorlar?
Aynı hata, yıllardır ulusal ölçekte de tekrarlanmıyor mu?
* * *
Evet, bu dev miting, Köşk için bavul toplayan Erdoğan'ı düşündürmelidir.
Ama en az onun kadar, laik kitleleri dağınık, sahipsiz bırakan, onlara tutarlı bir program, inandırıcı bir önderlik sunamayan siyasal partileri de düşündürmelidir.
Şimdi şikâyet ettikleri Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı, biraz da onların eseridir.
Dileriz, solun sloganlarıyla iktidar olan bir hareketin Köşk'e tırmanması ve laik kitlelerin Ankara'daki çağrısı, sağır kulaklara küpe olur.
"Mitingin seyirci başkanları"nı bekleyen iş, "14 Nisan dayanışması"nı, cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından beklenen baskın seçimde sandığa yansıtma işidir.