!
FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !
ÜYELİK İÇİN BURAYA TIKLAYARAK GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN
FORUMA GİT
: fıkra
jasmineay
06-06-2007, 11:01
bir adar lokantanın birine girer ve çorba iste garson çorbayı getirir
-çok şanslısınız beyfendi bu kalan son limandu
neyse adam çorbasını içer ve çıkar. Başka bir müşteri gelir ve çorba ister
-garson çorba var ama limon yok sonunu demin bir vatandaş sıktı der
adam
-getirin o limonu bana ben ortasiklet boks şampiyonuyum limondan su çıkarırım der ve haketende limonu sıkar ve su çıkar çorbasını içer ve gider daha sonra başka bir müşteri gelir ve çorba ister garson tekrar anlatır
çorba var ama limon yok bir vatandaş sıktı hatta sonra dünya orta siklet boks şampiyonu sıktı der adamda iyi ya işte getirin o limonu bana ben dünya ağır siklet boks şampiyonuyum der neyse getirirler sıkar ve limondan su çıkar
başka biri gelir çorba ister garson çorba var ama limon yok der ve son limonun başına gelenleri anlatır adam ben dünya bilek güreşi şampiyonuyum getirin limonu bana der sıkar ve suyu çıkar
-başka biri gelir ufak tefek mini minnacık bir adam çorba varmı der var ama limon yok der garson son limonun başına gelenleri anlatır adam getirin o limonu bana der herkes adama bakar ve dalga geçer bumu sıkıp su çıkaracak diye neyse limon gelir ve adam sıkar gerçektende su çıkarır sorarlar siz ne iş yapıyosunuz diye
adam
ben icra müdürüyüm der;l
adamın iliğini bile alırlar avukatın yanında çalıştığımda icraya gitmiştim alıyorlar :D
icracılardan allaha sığınırım
asi_melek_cemre
24-03-2008, 04:44
yorumsuz;l :a015:
Erbakan ölmüş ve cennete gitmiş..
Meleklerin karşısında, cennet kapsında dururken arkasında saatlerle dolu çok büyük
bir kapı görmüş ve sormuş: 'Bu saatler ne böyle?'
Melekler cevap vermiş: 'Bunlar yalan saatleri. Dünyadaki herkesin bir yalan saati
vardır. Her yalan söyleyişinde saatteki ibre hareket eder.'
Erbakan: 'Ooo, peki bu kimin saati?'
Melekler cevap vermiş: 'Bu ATATÜRK'ün saati.. İbre hiçbir zaman oynamadı, yani hiç
yalan söylememiş.'
'İnanılmaz' demiş Erbakan. 'Peki bu kimin saati?'
Melekler cevap vermiş: 'Bu İsmet İnönü'nün saati. İbre iki kez hareket etti, yani İnönü
tüm yaşamında sadece iki kez yalan söyledi...'
Erbakan dayanamamış ve sormuş: 'Peki Tayyibin saati nerede?'
Melekler cevaplamış: 'Tayyibin saati AZRAİL'in ofisinde, AZRAİL onu
vantilatör olarak kullanıyor.
Adamın biri eve gelmiş ve gelen 3 milyarlık telefon faturasını görünce afallamış.
Faturanın detayını istemiş, bakmış ki tüm aramalar eşi, dostu...
— Napalım ödeyeceğiz artık demiş.Ama bir yandan gözü içerideki papağanına kaymış,'acaba papağan aramış olabilir mi' ?
diye düşünmüş ve yatmış. Bir süre sonra kalkıp papağanı kontrol etmiş, bir de bakmış papağan kafesten çıkıyor, telefonu
açıyor, arayıp birileriyle muhabbet ediyor. Papağanı kanatlarından yakaladığı gibi duvara yapıştırmış, iki kanadını germiş
ve papağanı duvara çivilemiş ;
— Bi süre böyle kal da aklın başına gelsin demiş. Papağan bir süre sonra karşı duvarda asılı olan İsa heykelini görmüş.
O da aynı papağan gibi çivilenmiş, sormuş ;
— Bilader sen ne zamandır burdasın,
İsa ;
— Valla 2000 yıl oldu.
Papağan;
— Ooha nereyi aradın lan öyle !
:):):)
Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor.İçinden Allah'a
> >şöyle bir dua edeceği tutuyor:
> >'Allah'ım, her gün işe gidip 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin rahatı için
> >çalışıyorum. Eşim ise sadece oturuyor. Ne olur, bir gün benim yerime
> >geçip, ne kadar zor bir hayat yaşadığımı görmesini sağla.'
> >Hikaye bu ya, birdenbire adamın dileği yerine geliyor. Ertesi sabah ,
> >karısının bedeninde uyanıyor.
> >
> >Hemen yataktan fırlıyor.
> >Eşinin kahvaltısını hazırlıyor.
> >Çocuklarını uyandırıyor.
> >Elbiselerini hazırlıyor.
> >Onların da kahvaltılarını yaptırıyor.
> >Beslenme çantalarını hazırlıyor.
> >Çocukları okula götürüyor.
> >Eve dönüp, evi toparlıyor.
> >Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları hallediyor.
> >Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon faturasını ödemek
> >için bankaya gidip sıraya giriyor. Faturayı ödedikten ve temizlikçiye
> >uğradıktan sonra, akşam yemeği için alışverişe gidiyor.
> >Eli kolu dolu bir vaziyette eve dönüyor.
> >
> >Bu arada öğlen oluyor.
> >
> >Evi süpürmeye başlıyor.
> >Eşyaların tozunu alıyor.
> >Mutfağı siliyor.
> >Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor.
> >Eee artık çocukları okuldan alma zamanı da geliyor.
> >Yolda onlarla sohbet ediyor.
> >Okulda olanlar konusunda akıl fikir veriyor.
> >Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, çalışma masalarına oturmalarını
> >sağlıyor.
> >Süt ve kek getiriyor.
> >Bu arada yıkadığı çamaşırları ütülemesi gerekiyor.
> >Ütü bittiğinde ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar vaktinin kaldığını
> >fark ediyor.
> >Hemen patatesleri soymaya başlıyor.
> >Salata malzemelerini yıkıyor.
> >Pilav için pirinci ıslatıyor.
> >Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor.
> >Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları yerleştirirken buluyor.
> >Akşam yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişiriyor.
> >Masayı topluyor ve bulaşıkları hallediyor.
> >Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği kıyafetleri kontrol ettikten
> >sonra çocukları yatırıyor.
> >Onlara hikaye okuyor.
> >Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona dönüyor ki, eşi onu
> >yatak odasına çağırıyor.
> >Ne de olsa , adamcağız bütün gün onlar için çalışıp, yoruldu, şimdi
> >rahatlaması ve gevşemesi gerekiyor.
> >Bu da zaten onun görevi.
> >
> >Ertesi sabah uyandığında hemen Allah'a yalvarmaya başlıyor :
> >
> >
> >
> >'Allah'ım özür dilerim. Ben ne dediğimi bilmiyormuşum. Karımın hayatını
> >rahat zannetmekle ne halt ettiğimi şimdi anladım. Lütfen beni eski halime
> >döndür.'
> >
> >Allah cevap veriyor :
> >
> >'Evet, dersini aldığını görüyorum. Herşeyi değiştireceğim ama maalesef 9 ay
> >beklemek zorundasın, çünkü dün gece hamile kaldın. :):):)
Yil: 1967
> >
> > 'Karşıma aniden çıkınca ziyadesiyle şaşakaldım ve çok mütehassis oldum...
> > Nasil bir edâ takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim.
> > Buna mukâbil az bir müddet sonra kendimi toparlar gibi oldum.
> > Cemalinde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm vardı...
> > Üstümü başımı toparladım, kendimden emin bir sesle
> > 'Akşam-i şerifleriniz hayrolsun' dedim..'
> >
> > Yıl: 1977
> >
> > 'Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım ve hislendim..
> > Ne yapacağıma karar veremedim. heyecandan ayaklarım titredi.
> > Ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni rahatlatan
> > bir gülümseme vardi.. Üstüme çeki düzen verdim. kendimden emin bir sesle
> > 'iyi akşamlar' dedim..'
> >
> > Yil : 1987
> >
> > 'Karşıma aniden çıkınca fevkalâde şaşırdım ve duygulandım.. .
> > Nitekim ne yapacağıma hüküm veremedim, heyecandan ayaklarım titredi.
> > Amma ve lâkin kısa bir süre sonra kendime gelir gibi oldum: Nitekim yüzünde
> > beni ferahlatan bir tebessüm vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendimden emin
> > bir sesle 'Hayırlı akşamlar' dedim..'
> >
> > Yil : 1997
> >
> > 'Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım ve duygulandım...
> > Fena halde kal geldi yani.. Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor,
> > bu iş tamamdır dedim... Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle
> > 'selam' dedim..'
> >
> > Yıl: 2007
> >
> > 'Abi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yani ve duygu durumum kabardı...
> > Oğlum bu is bizi kasar dedim, fena göçeriz dedim, enjoy durumları yani...
> > Ama concon muyum ki ben, baktım ki o da bana kesik.. Sarıl oğlum dedim, bu manita
> > senin... 'Hav ar yu yavrum?''
> >
> > Yil : 2017
> >
> > 'Karşıma aniden çıkınca korktum. Kapkara çarşafın içinde kara bir hayalet gibiydi.
> > Ulan ne halt ettik de 2007de bu yobazlara oy verdik. O gün bugündür gitmediler
> > başımızdan. Şimdi şu karşıma çıkan dünya güzeli midir yoksa kaknemin teki midir gelde anla
> > Bi daha bunlara oy verirsem diyecem ama oy verme falan da kalmadı ki. Kadılar konseyi midir
> > nedir bisey çikti. Basinda da Fetullah Hoca. Dedikleri kanun oluyor. Tüüüh namaz vakti geçiyor.
> > Ulan kariya daldik yiycez şimdi dayagi islam devriyesinden. Geçen Cuma namazinda agzimda sakiz
> > unutmusum, daha onun morluklari geçmedi.........''
> >
:):):):)
EVLİĞİN İLK HAFTASINDA:
Damat: Ah! Nihayet rüya gerçek oluyor!!
Gelin: Senden ayrılmamı ister misin?
Damat: Hayır! Bu lafı bir daha asla söyleme!
Gelin: Sen.. Bana aşık mısın?
Damat: Taaaabiki.
Gelin: Beni terketmeyi düşünür müsün?
Damat: Tabi ki hayır.
Gelin: Peki bana bir öpücük verir misin?
Damat: Evet hem yüzüne hem gözüne.
Gelin: Peki bana bir gün vuracak mısın?
Damat: Asla! Ben o tür erkeklerden değilim.
Gelin: Sana güvenebilir miyim?
Damat: Evet.
Gelin: AŞKIM.
EVLİLİĞİN YEDİNCİ SENESİNDE:
[ lütfen YUKARIDAKİ konuşmayı aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz bu kez !!!!]:D
HALKIM YURDUM İNSANINDAN SEÇMELER:) BİR FORUMDAN ALINTIDIR
...
İşte ! aradığım kız bu
İlk yemeğe çıkışımızda cep telefonu çaldı. Elini çantasına attı. Kurcaladı, kurcaladı. Telefon uzun uzun çalmaya devam ediyordu. Bir türlü bulamadı.
Sonra o güzel cümle döküldü dudaklarından: 'Evde mi bıraktım acaba?' İşte o an aradığım kız bu dedim.
Pişmanlık
Bilinçli tüketim, bilinçli üretimle olur 18.000 YTL kredi kartı borcum olduğunu öğrenen babamın ilk tepkisi; 'Keşke korunsaydım'
Altıncı his
6. His filmini izledin mi dedim. Hayır ama çok övdüler dedi. Bende filmin CD'si var, istersen vereyim izle, ben de çok beğendim dedim. Şimdi izlersem bir şey anlamam,
ilk 5 tanesini izlemem lazım önce dedi. Sustum. Gülmedim bile. Artık görüşmüyoruz.
Öncelik
Evlenmeyi düşündüğü erkek arkadaşının 'benden önce biriyle oldun mu?' sorusuna, 'buraya gelmeden önce mi?' cevabını vererek evlilik umutlarını magmalara atan hatunun
gerçek sarışın olduğunu söylememe bilmem gerek kaldı mı?
Suyu ısıt
Geçenlerde köyde komşunun evinin önünden geçiyordum. Yaşlı amca hanımına şöyle dedi: 'Hanım suyu ısıt;olursa olur olmazsa çay demleriz.' Hala gülmekteyim.
Maalesef Kaybettik
Aniden fenalaşan annelerini apar topar hastanenin acil servisine taşıyan, ancak yarım saat sonra doktorun 'maalesef annenizi kaybettik' demesiyle annelerinin öldüğünü öğrenemeyen(!)
bunun yerine 'ulan nasıl kaybedersiniz koca kadını daha demin buradaydı!' deyip doktoru bir güzel döven komşularım var duyurulur...
Ramazan geldi
Her zaman canım, aşkım diyen kocacığım Ramazan geleli beri, orucu bozulmasın diye bana 'kanka' diyor ya..
Danger
Önümüzde ilerleyen tankerin üzerindeki 'DANGER' yazısını görüp de 'Allah'ın akıllısı, tanker yazacağına danger yazmış' diyen ve arkasından kahkahalarla gülen teyzemi nerelere göndersem acaba?
Kıbleye çevirin
Bu zamana kadar hiçbir şeyi alkışlatamamıştım kısmet bugüneymiş. Lütfen o büyük alkışlarınız pilota 'Uçağı kıbleye çevirin, namaz kılacağım' diyen gurbetçi vatandaşımıza gelsin.
Haberi gördüğümde ben öyle yaptım da.
Efendi Çocuklar
Lütfen bir alkış da benim anneme zira kendisi geçen gün televizyonda zap yaparken, Aydın ve Fatih Ürek'i görünce, 'Ben bunları çok severim, mankenlerle falan dedikoduları çıkmıyor,
terbiyeli çocuklar' dedi.
astegmen
23-04-2008, 07:38
hımm güzelmiş,tesekkürler..
Tüm Hakları Saklıdır ©
Turkceforum.biz

Powered by vBulletin® Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.